Taciz, bireyin fiziksel, psikolojik veya duygusal bütünlüğüne yönelik, rızası dışında gerçekleştirilen her türlü istenmeyen davranış ve eylemi ifade eder. Ne yazık ki, toplumumuzda bu hassas konu hakkında birçok yanlış bilgi ve yanılgı bulunmaktadır. "Tacize uğruyorum, ne yapmalıyım?" sorusu, birçok mağdurun aklını kurcalayan ve acil hukuki yardım gerektiren bir çığlıktır. Bu makalede, tacizin hukuki boyutlarını, mağdurların sahip olduğu hakları ve başvuru süreçlerini Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak sizler için detaylı bir şekilde açıklayacağız. Özellikle Ankara avukat camiasında bu tür davalarda deneyimli bir hukuk bürosu olarak, doğru bilgilere ulaşmanızın önemini vurguluyoruz.
Taciz Kavramının Hukuki Tanımı ve Kapsamı
Toplumda yaygın bir yanılgı, tacizin sadece fiziksel temas içeren veya cinsel içerikli eylemlerle sınırlı olduğudur. Ancak hukuki gerçeklik çok daha geniştir ve taciz kavramı, farklı yasal düzenlemeler altında çeşitli biçimlerde tanımlanmaktadır. Türk hukukunda taciz, yalnızca cinsel taciz suçuyla sınırlı olmayıp, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, tehdit, mobbing gibi birçok farklı fiili kapsayan geniş bir alandır. Bu geniş kapsam, mağdurların haklarını ararken hangi yasal çerçeveye başvuracaklarını doğru tespit etmelerini gerektirir.
Örneğin, Türk Ceza Kanunu (TCK)'nda "cinsel taciz" (TCK Madde 105) açıkça bir suç olarak düzenlenmişken, "kişilerin huzur ve sükununu bozma" (TCK Madde 123) maddesi, ısrarlı telefon aramaları, mesajlar veya takip gibi eylemleri suç kapsamına alır. İş yerinde yaşanan psikolojik taciz (mobbing) ise doğrudan İş Kanunu'nda bir suç olarak tanımlanmasa da, işverenin işçiyi koruma borcu ve kişilik haklarına saygı yükümlülüğü çerçevesinde tazminat sorumluluğu doğurabilir. Tüm bu farklı taciz türleri, mağdurun yaşadığı olayın niteliğine göre farklı hukuki yolları açmaktadır.
Tacize Uğradığınızda Sahip Olduğunuz Temel Haklar
Taciz mağdurlarının en sık düştüğü yanılgılardan biri, olayın kendiliğinden çözüleceğini düşünmek veya hukuki haklarının sınırlı olduğunu zannetmektir. Oysa Türk hukuk sistemi, mağdurlara kapsamlı haklar ve koruma mekanizmaları sunmaktadır. Mağdur olarak, öncelikle şikayet ve ihbar hakkınız bulunmaktadır. Bu hak, taciz fiilini yetkili makamlara bildirerek yargı sürecini başlatmanızı sağlar.
Ayrıca, kişilik haklarınızın ihlal edilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etme hakkınız da mevcuttur. Taciz sonucunda uğradığınız her türlü zararın tazmini için hukuki yollara başvurabilirsiniz. Özellikle cinsel taciz veya şiddet içeren taciz durumlarında, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruma tedbirleri talep etme hakkınız vardır. Bu tedbirler, tacizcinin size yaklaşmasını yasaklayabilir veya iletişim kurmasını engelleyebilir.
Taciz Türleri ve Hukuki Başvuru Yolları
Taciz, farklı şekillerde ortaya çıkabilir ve her bir türü için başvurulacak hukuki yollar ve yasal düzenlemeler farklılık gösterebilir. Bu durum, mağdurların doğru adımları atmasını zorlaştırabilir. Bu bölümde, başlıca taciz türlerini ve bunlara karşı izlenebilecek hukuki süreçleri detaylandıracağız.
Cinsel Taciz Suçu ve Hukuki Süreç
Cinsel taciz, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak rahatsız etme fiilidir. Bu suç, genellikle sözlü ifadeler, imalar, jest ve mimikler veya dijital ortamda gönderilen mesajlar yoluyla işlenir ve fiziksel teması gerektirmez. Türk Ceza Kanununun 105. maddesi, cinsel tacizi açıkça suç olarak düzenlemektedir. Bu maddeye göre, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin çocuğa karşı işlenmesi veya kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi gibi durumlarda ceza artırılır. Cinsel taciz suçu, şikayete bağlı bir suçtur; yani mağdurun şikayeti olmadan savcılık resen soruşturma başlatamaz. Şikayet süresi, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır.
Cinsel tacize uğradığınızda, öncelikle delil toplama yoluna gitmelisiniz. Mesajlaşmalar, e-postalar, sosyal medya paylaşımları, tanık beyanları ve varsa ses veya görüntü kayıtları önemli delillerdir. Bu delillerle birlikte Cumhuriyet Savcılığına veya kolluk kuvvetlerine (polis, jandarma) suç duyurusunda bulunmanız gerekmektedir. Şikayet dilekçenizde olayı tüm detaylarıyla anlatmalı, varsa delillerinizi sunmalı ve şüphelinin kimlik bilgilerini belirtmelisiniz. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, bu süreçte delillerin hukuka uygun toplanması ve doğru bir şikayet dilekçesi hazırlanması konusunda profesyonel destek sağlıyoruz.
İş Yerinde Taciz (Mobbing) ve İş Hukuku Boyutu
İş yerinde taciz, genellikle "mobbing" olarak adlandırılan, bir işçinin iş arkadaşları veya yöneticileri tarafından sistematik bir şekilde psikolojik tacize uğraması durumudur. Mobbing, işçinin kişiliğine, onuruna, sağlığına veya mesleki konumuna zarar veren, çalışma motivasyonunu düşüren, işten ayrılmaya zorlayan, düşmanca ve etik olmayan davranışlar bütünüdür. İş Kanunu'nda mobbinge ilişkin açık bir madde bulunmamakla birlikte, işverenin işçiyi gözetme borcu ve kişilik haklarını koruma yükümlülüğü (Türk Borçlar Kanununun 417. maddesi) çerçevesinde değerlendirilir. Yargıtay kararları da mobbingin bir haksız fiil olduğunu kabul etmektedir.
İş yerinde mobbinge maruz kalan bir işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını talep edebilir. Ayrıca, uğradığı manevi zarar nedeniyle mobbing uygulayan kişiye ve/veya işverene karşı manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Mobbing delillerinin toplanması zorlu bir süreç olabilir; e-postalar, tutanaklar, tanık beyanları, doktor raporları (psikolojik destek alındığına dair) ve hatta iş yeri kamera kayıtları delil olarak kullanılabilir. Ankara avukat ekibimiz, iş hukuku alanındaki deneyimiyle bu tür davalarda mağdurlara yol göstermektedir.
Siber Taciz ve Dijital Ortamda Hak İhlalleri
Günümüz dünyasında taciz, dijital ortamlara da taşınmıştır. Sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları veya e-posta yoluyla gerçekleştirilen taciz eylemleri siber taciz olarak adlandırılır. Siber taciz, hakaret, tehdit, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması, ısrarlı takip (stalking) veya cinsel taciz gibi farklı suçları barındırabilir. Örneğin, bir kişinin sosyal medyada sürekli rahatsız edici mesajlar göndermesi, TCK Madde 123 kapsamında "kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçunu oluşturabilir. Hakaret içerikli paylaşımlar ise TCK Madde 125'teki hakaret suçunu teşkil eder. Tehdit içerikli mesajlar ise TCK Madde 106'da düzenlenen tehdit suçunun kapsamına girer.
Siber tacizde delil toplamak hayati öneme sahiptir. Mesajlaşmaların ekran görüntüleri, e-posta kayıtları, sosyal medya paylaşımlarının linkleri ve arama kayıtları delil olarak kullanılabilir. Bu delillerin eksiksiz ve hukuka uygun şekilde toplanması, savcılık soruşturması ve olası davalar için temel teşkil eder. Mağdurlar, bu delillerle birlikte Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunarak hukuki süreci başlatabilirler. Etimesgut avukat kadromuz, siber suçlar ve dijital delil toplama konularında bilgi birikimine sahiptir.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu
Bazen taciz, doğrudan cinsel içerikli olmasa da, mağdurun huzurunu ve yaşam düzenini ciddi şekilde etkileyen ısrarlı davranışlar şeklinde ortaya çıkar. Türk Ceza Kanununun 123. maddesi "Kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçunu düzenler. Bu maddeye göre, "Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon etmesi, mesaj göndermesi, elektronik posta yollaması, mektup yazması, fiziki takip yapması ya da benzeri şekillerde musallat olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Bu suç, özellikle ısrarlı takip (stalking) durumlarında sıkça uygulanmaktadır.
Bu tür bir tacize maruz kalan kişiler, ilgili delilleri (arama kayıtları, mesaj içerikleri, kamera görüntüleri vb.) toplayarak savcılığa şikayette bulunmalıdır. Suçun şikayete bağlı olması nedeniyle, mağdurun süresi içerisinde şikayet hakkını kullanması önemlidir. Bu suçun mağduru olan kişilerin, yaşadıkları rahatsızlığı ve tacizcinin ısrarlı davranışlarını detaylı bir şekilde ifade etmeleri, soruşturmanın sağlıklı ilerlemesi için kritik öneme sahiptir.
Tacize Uğradığınızda İzlemeniz Gereken Başvuru Süreci
Tacize uğradığınızda atmanız gereken adımlar, hukuki sürecin doğru ve etkili bir şekilde işlemesi için büyük önem taşır. Mağdurların çoğu zaman panik veya çaresizlik içinde yanlış adımlar attığı görülmektedir. Ancak hukuki bir stratejiyle hareket etmek, haklarınızın korunmasını sağlayacaktır.
Adım 1: Delil Toplama ve Koruma
Taciz olaylarında en önemli aşama delil toplamadır. Ortam veya zaman fark etmeksizin, tacize dair her türlü kanıtı saklamalısınız. Bu kanıtlar şunları içerebilir:
- Yazılı İletişimler: Taciz içerikli SMS, WhatsApp mesajları, e-postalar veya sosyal medya paylaşımlarının ekran görüntülerini, mümkünse orijinal halleriyle kaydedin. Dijital delillerin orijinal formatında saklanması, ilerideki hukuki süreçte delil niteliğinin korunması açısından önemlidir.
- Ses ve Görüntü Kayıtları: Taciz anına veya tacizcinin itirafına dair ses veya görüntü kayıtları varsa, bunları güvenli bir yerde saklayın. Ancak, ses ve görüntü kayıtlarının hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması büyük önem taşır. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller yargılamada kullanılamayabilir.
- Tanık Beyanları: Olaylara şahit olan kişilerin kimlik bilgilerini ve iletişim bilgilerini not alın. Tanıkların beyanları, birçok davada kilit rol oynar.
- Doktor Raporları: Taciz nedeniyle fiziksel veya psikolojik bir zarar gördüyseniz, derhal bir sağlık kuruluşuna başvurarak durumunuzu belgeleyen bir rapor alın. Bu raporlar, özellikle manevi tazminat davalarında önemli kanıt teşkil eder.
- Diğer Belgeler: Tacizin yaşandığı yere veya olayın niteliğine göre kamera kayıtları, güvenlik raporları, iş yeri tutanakları gibi diğer belgeleri de toplamaya özen gösterin.
Adım 2: Şikayet ve İhbar Süreci
Topladığınız delillerle birlikte yetkili makamlara başvurarak şikayette bulunmalısınız. Başvuru yapabileceğiniz merciler şunlardır:
- Cumhuriyet Savcılığı: En etkili yollardan biridir. Bir dilekçe ile doğrudan Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Savcılık, suç duyurunuz üzerine soruşturma başlatacak ve gerekli delilleri toplayacaktır.
- Kolluk Kuvvetleri (Polis/Jandarma): En yakın karakola giderek sözlü veya yazılı şikayette bulunabilirsiniz. Kolluk kuvvetleri, şikayetinizi tutanak altına alacak ve savcılığa iletecektir.
- CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi): Dijital ortamda CİMER üzerinden de şikayette bulunabilirsiniz. CİMER, şikayetinizi ilgili savcılığa veya kolluk birimine yönlendirecektir.
- İş Yerinde Mobbing İçin: İş yerinde mobbinge uğruyorsanız, öncelikle iş yerindeki insan kaynakları birimine veya üst yönetime yazılı olarak başvuruda bulunabilirsiniz. Bu başvurular, gelecekteki davalar için önemli bir kanıt teşkil eder. Ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Alo 170 hattına da şikayette bulunabilirsiniz.
Adım 3: Koruma Tedbirleri Talebi
Tacizin türüne ve şiddetine göre, kendinizi korumak adına acil tedbirler talep edebilirsiniz. Özellikle can güvenliğinizin tehlikede olduğu veya tacizin ısrarla devam ettiği durumlarda:
- 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma Kararı: Aile Mahkemesinden veya ilgili kolluk birimlerinden (polis, jandarma) uzaklaştırma kararı, iletişim yasağı, konuta yaklaşmama gibi tedbirlerin alınmasını talep edebilirsiniz. Bu kanun, sadece aile içi şiddeti değil, kadına yönelik şiddeti ve ısrarlı takibi de kapsar.
- Savcılıktan Koruma Talebi: Cumhuriyet Savcılığına yaptığınız şikayetle birlikte, gerekli görülürse koruma tedbirleri alınmasını da talep edebilirsiniz.
Adım 4: Dava Süreçleri
Şikayetiniz üzerine savcılık tarafından yapılan soruşturma sonucunda, suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunursa kamu davası açılır. Bu ceza davasının yanı sıra, taciz nedeniyle uğradığınız zararlar için tazminat davası da açabilirsiniz. Tazminat davası, genellikle ceza davasından bağımsız olarak yürütülür ve Borçlar Hukuku hükümlerine tabidir. Manevi tazminat, kişilik haklarınızın ihlal edilmesi nedeniyle duyduğunuz acı ve üzüntünün karşılığı olarak talep edilirken, maddi tazminat ise taciz nedeniyle uğradığınız somut ekonomik kayıpları (tedavi masrafları, iş göremezlik vb.) kapsar.
Bu süreçler karmaşık ve uzun olabilir. Bu nedenle, Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık gibi alanında uzman bir hukuk bürosundan destek almak, haklarınızın eksiksiz korunması ve sürecin doğru yönetilmesi açısından hayati öneme sahiptir. Sincan avukat kadromuzla, müvekkillerimizin bu zorlu süreçlerde yalnız kalmamalarını sağlamaktayız.
Yaygın Yanılgılar ve Hukuki Gerçekler
Taciz konusunda toplumda yanlış bilinen pek çok husus, mağdurların haklarını aramasını engellemekte veya onları yanlış yönlendirmektedir. Bu bölümde, sıkça karşılaşılan yanılgıları ve bunların hukuktaki gerçek karşılıklarını ele alacağız.
Yanılgı 1: Sözlü Tacizin Yasal Karşılığı Yoktur ve Ciddiye Alınmaz.
Hukuki Gerçek: Toplumda yaygın bir kanaat, fiziksel temas içermeyen sözlü tacizin hukuken önemsiz olduğu yönündedir. Ancak bu kesinlikle doğru değildir. Sözlü taciz, cinsel içerikli ise TCK Madde 105 kapsamında "cinsel taciz" suçunu oluşturur. Eğer taciz, kişinin huzur ve sükununu bozucu nitelikte ısrarlı davranışlar içeriyorsa, TCK Madde 123 kapsamında "kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçunu teşkil edebilir. Ayrıca, hakaret içeren sözler TCK Madde 125 gereği "hakaret" suçu olarak değerlendirilir. Hukuk, bireyin sözlü veya yazılı ifadelerle kişilik haklarına saldırılmasını kesinlikle koruma altına almıştır. Önemli olan, bu tür eylemlerin hukuken hangi maddeye denk geldiğini doğru tespit etmektir.
Yanılgı 2: Tacizciyi Affetmek veya Şikayetten Vazgeçmek Her Şeyi Bitirir.
Hukuki Gerçek: Şikayetten vazgeçme, bazı suçlarda (şikayete bağlı suçlar) davanın düşmesine neden olabilir. Ancak bu durum, her zaman geçerli değildir ve tacizin türüne göre değişiklik gösterir. Örneğin, TCK Madde 105'te düzenlenen cinsel taciz suçu şikayete bağlıdır ve şikayetten vazgeçme davayı düşürebilir. Ancak, bu suçun nitelikli halleri (örneğin çocuğa karşı işlenmesi) veya cinsel saldırı gibi daha ağır suçlarda kamu davası resen devam eder ve şikayetten vazgeçme davanın düşmesini sağlamaz. Ayrıca, ceza davasından vazgeçmek, uğranılan zararlar için açılan manevi tazminat davasını etkilemez; mağdur hala tazminat talep etme hakkına sahiptir. Hukuki süreçler arasındaki farkları bilmek, mağdurların hak kaybına uğramaması için elzemdir.
Yanılgı 3: Somut Delil Olmadan Şikayet Edilemez veya Dava Açılamaz.
Hukuki Gerçek: Mağdurlar genellikle tacize uğradıklarında yeterli somut delile sahip olmadıklarını düşünerek hukuki yollara başvurmaktan çekinirler. Ancak her somut olayın kendine özgü bir delil durumu vardır. Başlangıçta doğrudan bir ses veya görüntü kaydı olmasa bile, tanık beyanları, mesajlaşma geçmişleri, e-postalar, sosyal medya paylaşımları, doktor raporları, banka kayıtları gibi dolaylı deliller ve emareler de önemli kanıtlar teşkil edebilir. Savcılık soruşturması sırasında, ilgili makamlar tarafından da delil toplama faaliyetleri yürütülür. Mağdurun beyanı, olayın ciddiyetini ortaya koymada ve soruşturmanın başlamasında yeterli olabilir. Önemli olan, durumu gecikmeksizin yetkili makamlara bildirmek ve Ankara avukat ekibimizden destek alarak hukuki süreci doğru yönetmektir.
Avukat Desteğinin Önemi
Taciz mağdurlarının hukuki haklarını tam olarak kullanabilmeleri ve sürecin karmaşıklığı içinde kaybolmamaları için uzman bir avukattan destek almaları hayati önem taşır. Bir avukat, olayın hukuki niteliğini doğru tespit etmenize, delillerinizi hukuka uygun bir şekilde toplamanıza ve bunları yetkili makamlara sunmanıza yardımcı olur. Ayrıca, şikayet dilekçelerinin hazırlanması, dava süreçlerinin takibi ve olası itirazların yapılması gibi konularda profesyonel rehberlik sağlar. Hukuki süreçlerin zaman çizelgeleri, delillerin kabul edilebilirliği ve mahkeme prosedürleri hakkında bilgi sahibi olmak, başarılı bir sonuç elde etmek için kritik öneme sahiptir.
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara ilinde, özellikle Etimesgut avukat ve Sincan avukat bölgelerinde taciz mağdurlarına kapsamlı hukuki danışmanlık ve temsil hizmetleri sunmaktayız. Tecrübeli avukatlarımız, müvekkillerimizin yaşadığı travmatik süreçte hem hukuki hem de manevi destek sağlamakta, haklarını en iyi şekilde savunmaktadır. Unutmayın, hukuk, mağdurları korumak için vardır ve bu haklarınızı kullanmak sizin en doğal hakkınızdır.
Sık Sorulan Sorular
Taciz şikayetimi geri çekebilir miyim?
Taciz suçu şikayete bağlı ise (örneğin TCK Madde 105'teki cinsel taciz suçu gibi), şikayetinizi geri çekmeniz durumunda kamu davası düşer. Ancak cinsel saldırı gibi re'sen takip edilen suçlarda veya tacizin nitelikli hallerinde şikayetten vazgeçme davanın düşmesini sağlamaz. Ayrıca, ceza davasından vazgeçmeniz, taciz nedeniyle açtığınız manevi tazminat davasını etkilemez; tazminat talebiniz devam edebilir.
Dijital tacizde ekran görüntüleri delil sayılır mı?
Evet, dijital tacizde elde edilen ekran görüntüleri, mesajlaşmalar, e-postalar ve sosyal medya paylaşımlarının çıktıları veya dijital kopyaları delil olarak kabul edilir. Ancak bu delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması ve doğruluğunun teyit edilebilir olması önemlidir. Bir avukatın rehberliğinde bu delilleri toplamak ve sunmak, hukuki süreçte daha güçlü bir konumda olmanızı sağlar.
Taciz davası ne kadar sürer?
Taciz davasının süresi, olayın karmaşıklığına, delil durumuna, mahkemelerin iş yüküne ve itiraz süreçlerine göre değişiklik gösterir. Soruşturma aşaması birkaç ay sürebilirken, ceza davası ve olası istinaf/temyiz süreçleriyle birlikte toplamda bir yıldan birkaç yıla kadar uzayabilir. Tazminat davaları da benzer sürelerde sonuçlanabilir. Sürecin hızlandırılması ve etkin takibi için uzman bir avukatla çalışmak önemlidir.
Sonuç ve Tavsiyelerimiz
Tacize uğramak, bireyin yaşam kalitesini ve psikolojisini derinden etkileyen ciddi bir sorundur. Ancak Türk hukuk sistemi, mağdurların haklarını korumak ve tacizcileri cezalandırmak için çeşitli mekanizmalar sunmaktadır. Önemli olan, bu hakların farkında olmak ve doğru adımları atmaktan çekinmemektir. Yaşadığınız taciz olayının hukuki niteliğini doğru tespit etmek, delilleri eksiksiz ve hukuka uygun şekilde toplamak ve yasal süreçleri etkin bir şekilde takip etmek, haklarınızın korunması için elzemdir.
Tavsiyemiz: Haklarınızın korunması ve hukuki sürecin sağlıklı ilerlemesi için, tacize uğradığınızda zaman kaybetmeden Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık gibi uzman bir hukuk bürosundan profesyonel destek alın. Ankara avukat ekibimiz, size özel durumunuzu değerlendirerek en uygun hukuki stratejiyi belirlemenize yardımcı olacaktır.
AVUKAT | BURAK SAGLAM
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Ankara'nın Etimesgut ve Sincan bölgeleri başta olmak üzere tüm il genelinde faaliyet gösteren Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık; ceza davaları, boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıkları, işçi-işveren alacakları ve gayrimenkul davalarında müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır. Hukuki süreçlerinizi alanında uzman ve tecrübeli bir Etimesgut avukatı ile takip etmek, hak kayıplarının önüne geçilmesi ve sürecin başarıyla yönetilmesi açısından son derece önemlidir. Özellikle Etimesgut ceza avukatı veya Etimesgut boşanma avukatı arayışınızda hızlı randevu almak, dava analizi yaptırmak ve büromuzun konumuna kolayca ulaşmak için aşağıdaki iletişim kanallarını kullanabilir ya da Google Haritalar üzerinden büromuzu ziyaret edebilirsiniz.
Adres: Oğuzlar Mah. 1602 Cad. No:1 Hukukçular Plaza D:60 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

