Kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi, devlet memurlarının motivasyonu ve aile birliğinin korunması ilkeleri arasında hassas bir denge gerektirmektedir. Türk İdare Hukuku'nda köklü bir geçmişe sahip olan memurların eş durumu tayini, bu dengenin en kritik unsurlarından biridir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara'da avukatlık hizmeti sunarken, özellikle Etimesgut Avukatı olarak müvekkillerimizin idare hukuku alanındaki tüm ihtiyaçlarına profesyonel çözümler üretmekteyiz. Bu makalemizde, memurların aile birliği mazeretiyle yer değiştirme (eş durumu tayini) hakkının hukuki dayanaklarını, şartlarını ve idari ve yargısal süreçlerini akademik bir titizlikle ele alacağız.
Memurların eş durumu tayini meselesi, idare hukukunun temel prensipleri olan kamu hizmetinin sürekliliği, liyakat ve aile birliğinin korunması ilkelerinin kesişim noktasında yer alır. Bu hak, sadece bir yer değiştirme talebinden öte, Anayasa ile güvence altına alınan aile hayatına saygı ve özel hayatın gizliliği haklarının bir uzantısı olarak değerlendirilmektedir. İdarenin bu konudaki takdir yetkisinin sınırları ve yargı denetiminin kapsamı, Danıştay içtihatları ile zaman içinde şekillenmiştir. Özellikle Sincan Avukat olarak bölgedeki müvekkillerimizin karşılaştığı idari işlemlere karşı hukuki mücadelelerinde, bu hassas dengenin doğru anlaşılması hayati önem taşımaktadır.
Memurların Eş Durumu Tayininin Hukuki Temelleri ve Tarihsel Gelişimi
Memurların eş durumu tayini hakkı, Türk hukuk sisteminde başta T.C. Anayasası'nın 41. maddesi ile güvence altına alınan "ailenin korunması" ve 20. maddesi ile güvence altına alınan "özel hayatın gizliliği" haklarından neşet eder. Bu anayasal ilkeler ışığında, devlet memurlarının atama ve yer değiştirme işlemleri düzenlenmiştir. Temel yasal düzenleme ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan ikincil mevzuattır. Özellikle Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik, eş durumu tayinine dair usul ve esasları detaylı bir şekilde belirlemektedir.
Hukuk tarihimizde, memurların aile birliğini koruma ihtiyacı, farklı dönemlerde farklı düzenlemelerle ele alınmıştır. İlk dönemlerde idarenin takdir yetkisi daha geniş tutulmuşken, özellikle 1980'li yıllardan sonra Danıştay'ın "kamu hizmetinin gerekleri" ile "aile birliğinin korunması" arasında adil bir denge kurulması gerektiği yönündeki içtihatları, bu hakkın kapsamını genişletmiş ve idarenin keyfi uygulamalarının önüne geçilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bu gelişim, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararlarıyla da desteklenerek, aile birliğinin korunmasının temel bir hak olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla, güncel mevzuat ve yargı kararları, memurun eş durumu tayini hakkını, idarenin sınırsız bir takdir yetkisine bırakılamayacak, belirli şartlara bağlanmış ancak temelde anayasal bir hak olarak kabul etmektedir.
Memurun Eş Durumu Tayini İçin Genel Şartlar Nelerdir?
Eş durumu tayini talebinde bulunabilmek için memurların belirli genel şartları taşıması gerekmektedir. Bu şartlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72. maddesi ve ilgili yönetmeliklerde açıkça belirtilmiştir. İlk ve en temel şart, memurun resmi olarak evli olması ve eşinin de bir işte çalışıyor olmasıdır. Eşlerden birinin memur olması, diğer eşin ise kamu kurumunda veya özel sektörde sigortalı olarak çalışması bu kapsamda değerlendirilir.
Bir diğer önemli şart, eşlerin her ikisinin de farklı yerlerde görev yapması veya eşlerden birinin bulunduğu yerde diğer eşin atanma imkanının bulunmamasıdır. Ayrıca, bazı kurumların kendi özel yönetmeliklerinde minimum hizmet süresi veya benzeri ek şartlar öngörebileceği unutulmamalıdır. Bu durumlar, idarenin yer değiştirme politikalarını ve hizmet ihtiyacını yansıtmaktadır. Bu genel şartların eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi, tayin başvurusunun olumlu sonuçlanması açısından kritik öneme sahiptir.
Eşlerden Birinin Kamu Kurumunda Çalışması Durumunda Tayin Şartları
Farklı Kurumlarda Çalışan Eşlerin Tayini
Eşlerden her ikisinin de kamu kurumunda memur olarak görev yapması durumunda, eş durumu tayini talepleri Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesi kapsamında değerlendirilir. Bu durumda, genellikle eşlerden birinin kurumunun, diğer eşin bulunduğu yere veya her iki eşin de uygun olduğu üçüncü bir yere atanmasını sağlaması beklenir. Yönetmelik, eşlerin karşılıklı olarak yer değiştirmesine veya birinin diğerinin yanına atanmasına imkan tanır.
Bu tür tayinlerde, kurumların kadro imkanları, hizmet gerekleri ve eşlerin unvan ve nitelikleri önemli rol oynar. İdareler, genellikle eşlerin kamu hizmetini aksatmayacak şekilde bir araya gelmelerini sağlamaya çalışır. Ancak, bazı kritik veya zorunlu hizmet bölgelerinde görevli memurların tayin talepleri, kamu hizmetinin aksamaması adına daha sıkı şartlara tabi tutulabilir. Danıştay kararları, bu tür durumlarda idarenin takdir yetkisinin sınırlarını çizerek, aile birliğinin korunması ilkesinin göz ardı edilemeyeceğini vurgulamaktadır.
Aynı Kurumda Çalışan Eşlerin Tayini
Eşlerin her ikisinin de aynı kamu kurumunda memur olarak çalışması halinde, yer değiştirme talepleri yine ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Bu durumda, kurumun kendi iç yer değiştirme yönetmelikleri ve uygulamaları daha belirleyici hale gelir. Genellikle, eşlerin bir araya gelmesini sağlamak amacıyla, uygun kadro ve hizmet ihtiyacı doğrultusunda bir eşin diğerinin bulunduğu yere atanması sağlanır.
Bu süreçte, kurum içi atama ve yer değiştirme kriterleri, eşlerin hizmet puanları, görev yerlerinin özellikleri ve boş kadro durumları dikkate alınır. İdarenin bu konudaki uygulamalarında, aile birliğinin korunması ilkesi temel alınmakla birlikte, kurumun personel planlaması ve hizmetin aksamaması prensipleri de göz önünde bulundurulur. Uygulamada, aynı kurumda çalışan eşlerin bir araya gelmesi, farklı kurumlarda çalışanlara göre bazen daha kolay olabilmektedir, zira kurum içi koordinasyon daha basittir.
Eşi Özel Sektörde Çalışan Memurun Tayin Şartları ve Özel Durumlar
Memurların eş durumu tayini taleplerinde en sık karşılaşılan durumlardan biri, eşlerden birinin devlet memuru olup diğerinin özel sektörde çalışmasıdır. Bu durum, idarenin takdir yetkisinin ve yargı denetiminin en yoğun olduğu alanlardan biridir. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesi, bu konuda özel düzenlemeler içermektedir.
Özel sektörde çalışan eşin yanına tayin talebinde, özel sektördeki eşin belirli şartları taşıması gerekmektedir. Bu şartların başında, eşin belirli bir süre boyunca kesintisiz olarak sigortalı bir işte çalışmış olması gelir. Genellikle, son dört yıl içinde en az iki yıl (720 gün) kesintisiz Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) priminin ödenmiş olması ve halen sigortalı olarak çalışıyor olması aranır. Bu şart, özel sektördeki istihdamın kalıcı ve düzenli olduğunu kanıtlamaya yöneliktir.
Özel Sektördeki Eşin Faaliyeti ve İspat Yükümlülüğü
Özel sektörde çalışan eşin, talebin yapıldığı yerde fiilen çalışıyor olması ve bu çalışmanın ilgili mevzuata uygun şekilde belgelendirilmesi zorunludur. Bu kapsamda, iş yeri açma ruhsatı, vergi levhası, ticaret sicil gazetesi kayıtları, SGK hizmet dökümü ve güncel maaş bordroları gibi belgeler ibraz edilmelidir. Özellikle Danıştay'ın yerleşik içtihatları, özel sektördeki eşin "çalışıyor görünmek" yerine, gerçekten istihdam edildiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu durum, muvazaalı işlemlerin önüne geçmeyi amaçlar.
Eşin çalıştığı iş yerinin, tayin istenen il veya ilçe sınırları içinde olması da önemlidir. Eğer eş bir ilin merkezinde çalışıyorsa, memurun o ilin merkezine tayini talep edilebilir. Ancak, eşin farklı bir ilçe veya beldede çalışması durumunda, memurun o ilçe veya beldeye yakın bir yere tayin edilmesi yönünde değerlendirmeler yapılabilir. Burada idarenin takdir yetkisi devreye girmekle birlikte, Danıştay, özellikle ulaşım ve yaşam koşulları gibi somut gerekçelerle aile birliğini sağlamaya yönelik makul çözümler üretilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Özel Sektörde Çalışan Eşin İşyeri Değişikliği ve Hukuki Sonuçları
Tayin talebinden sonra özel sektörde çalışan eşin iş yerini değiştirmesi veya işten ayrılması gibi durumlar, idari işlemlerin ve yargı süreçlerinin seyrini etkileyebilir. Eğer tayin talebi onaylandıktan sonra eşin istihdam durumu değişirse, bu durum idare tarafından tayinin iptali veya yeni bir değerlendirme nedeni olarak görülebilir. Bu nedenle, özel sektörde çalışan eşin istihdam durumunun istikrarlı olması, tayin sürecinin sağlıklı ilerlemesi için önemlidir.
Danıştay kararları, özel sektörde çalışan eşin istihdamının devamlılığını ve fiili çalışma şartını sıkı bir şekilde aramaktadır. Bu, idarenin keyfiliğini engellerken, aynı zamanda bu hakkın kötüye kullanılmasını da önlemeyi amaçlar. Bu hassas denge, Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak müvekkillerimize sunduğumuz hukuki danışmanlık hizmetlerinin temelini oluşturmaktadır. Özellikle Etimesgut Avukatı olarak bu konularda birçok vakayla karşılaşmaktayız.
Eş Durumu Tayini Başvuru Süreci ve Gerekli Belgeler
Eş durumu tayini başvurusu, memurun bağlı olduğu kurumun belirlediği usul ve esaslara göre yapılır. Genellikle, kurumun insan kaynakları birimine dilekçe ile başvurulur ve ilgili belgeler eklenir. Başvuru süreci, kurumlar arasında küçük farklılıklar gösterse de, temel prensipler aynıdır. Başvurunun zamanında ve eksiksiz yapılması, sürecin olumlu ilerlemesi için büyük önem taşır.
- Dilekçe: Tayin talebini içeren, gerekçeleriyle birlikte yazılmış imzalı dilekçe.
- Evlilik Cüzdanı Fotokopisi: Medeni durumun ispatı için.
- Eşin Çalıştığı Kurumdan Alınan Belge: Eşin kamu kurumunda çalışıyorsa, görev yeri, unvanı ve çalıştığına dair resmi yazı. Özel sektörde çalışıyorsa, çalıştığı iş yerinden alınacak antetli ve kaşeli çalışma belgesi, görev tanımı ve işe başlama tarihi gibi bilgileri içeren detaylı yazı.
- SGK Hizmet Dökümü: Özel sektörde çalışan eş için, son 4 yıl içinde en az 2 yıl (720 gün) kesintisiz prim ödeme şartını gösteren detaylı SGK hizmet dökümü. E-devlet üzerinden alınabilir.
- Vergi Levhası ve Ticaret Sicil Gazetesi (Gerekliyse): Özel sektörde eşin kendi iş yeri varsa bu belgeler de istenebilir.
- Nüfus Kayıt Örneği: Tam tekmil nüfus kayıt örneği.
- İkametgah Belgesi: Eşlerin mevcut ikametgah bilgilerini gösterir belge.
- Varsa Çocukların Kimlik Fotokopileri: Aile birliğinin tespiti için istenebilir.
Tüm bu belgelerin güncel ve eksiksiz olması, idarenin değerlendirme sürecini hızlandıracaktır. Belgelerin eksik veya hatalı olması, başvurunun reddedilmesine veya sürecin uzamasına neden olabilir. Bu nedenle, başvuru öncesinde bir hukuk bürosundan destek almak, sürecin doğru yönetilmesi açısından faydalı olacaktır.
İdari Başvurunun Reddi ve İptal Davası Süreci
Memurun eş durumu tayini talebinin idare tarafından reddedilmesi durumunda, memurun idari yargı yoluna başvurma hakkı doğar. İdari ret kararı, memura yazılı olarak tebliğ edilmelidir. Bu tebliğden itibaren, memurun 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açma hakkı bulunmaktadır. Bu süre, hak düşürücü bir süre olup, kaçırılması halinde dava açma hakkı kaybedilir.
İptal Davasında Hukuki Dayanaklar ve Danıştay İçtihatları
İptal davası, idari işlemin hukuka aykırılığı iddiasıyla açılır. Eş durumu tayini talebinin reddi işlemine karşı açılan davalarda, genellikle idarenin takdir yetkisini hukuka uygun kullanmadığı, kamu hizmeti gereklerini aşan bir ret kararı verildiği veya aile birliğinin korunması ilkesinin göz ardı edildiği iddia edilir. Danıştay'ın yerleşik içtihatları, bu tür davalarda idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını ve kamu yararı ile hizmet gereklerinin keyfi bir şekilde genişletilemeyeceğini net bir şekilde ortaya koymuştur.
Danıştay, özellikle özel sektörde çalışan eşin istihdamının gerçek ve sürekli olup olmadığını titizlikle incelerken, aynı zamanda idarenin sunduğu gerekçelerin somut ve hukuka uygun olup olmadığını da denetler. Örneğin, idarenin "kadro yokluğu" veya "hizmetin aksaması" gibi gerekçelerle ret kararı vermesi durumunda, mahkeme bu gerekçelerin gerçekliğini ve zorunluluğunu araştırır. Eğer idarenin gerekçeleri somut verilere dayanmıyor veya aile birliği ilkesi karşısında orantısız kalıyorsa, iptal kararı verilebilir. Danıştay 5. Dairesi'nin 2018/1491 E., 2021/365 K. sayılı kararı gibi birçok karar, bu dengeyi sağlamıştır.
Yürütmenin Durdurulması Talebi
İptal davası ile birlikte, telafisi güç veya imkansız zararların doğmasını önlemek amacıyla "yürütmenin durdurulması" talebinde de bulunulabilir. Bu talep, idari işlemin uygulanmasının dava sonuçlanana kadar geçici olarak askıya alınmasını sağlar. Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için, idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğacak olması şartları aranır. Aile birliğinin bozulması, çocukların eğitim ve sosyal hayatının olumsuz etkilenmesi gibi durumlar, yürütmenin durdurulması için önemli gerekçeler teşkil edebilir.
Yürütmenin durdurulması kararı, genellikle davanın seyrini olumlu etkileyen önemli bir hukuki adımdır. Bu karar, memurun eş durumu tayini talebinin reddedilmesi nedeniyle yaşadığı mağduriyetin geçici olarak giderilmesine yardımcı olur. İdari yargılama süreci, teknik bilgi ve tecrübe gerektirdiğinden, bu aşamada uzman bir avukatın desteği vazgeçilmezdir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara Avukat ekibimizle bu süreçte müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunmaktayız.
Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Hukuki Çözüm Yolları
Eş durumu tayini süreçlerinde memurların sıklıkla karşılaştığı bazı sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunlar, idarenin takdir yetkisinin geniş yorumlanmasından, mevzuatın yanlış uygulanmasına veya belgelendirme eksikliklerine kadar çeşitlilik gösterebilir. Bu bölümde, yaygın sorunları ve hukuki çözüm yollarını ele alacağız.
Eşin Fiilen Çalıştığının İspatı Sorunu
Özellikle eşi özel sektörde çalışan memurlar için, eşin tayin istenen yerde fiilen çalıştığını ispat etmek önemli bir sorun olabilir. İdareler, bazen sadece SGK kayıtlarını yeterli görmeyip, iş yerinin aktifliğini, eşin görev tanımını ve maaş bordrolarını da detaylı inceleyebilir. Hatta bazı durumlarda, idare yerinde denetim yapma yoluna bile gidebilir. Bu durumda, iş yerinden alınacak detaylı çalışma belgeleri, vergi kayıtları ve banka hareketleri gibi ek delillerle eşin fiili çalışması desteklenmelidir. Danıştay'ın bu konudaki içtihatları, muvazaalı işlemlerin önüne geçmeyi amaçlamakta, ancak gerçek çalışma durumlarını da korumaktadır.
Kadro Yetersizliği Gerekçesiyle Ret
İdareler, eş durumu tayini taleplerini reddederken en sık "kadro yetersizliği" veya "hizmetin aksaması" gerekçelerini ileri sürmektedir. Ancak, Danıştay kararları, bu gerekçelerin somut ve objektif verilere dayanması gerektiğini vurgulamaktadır. İdarenin sadece genel ve soyut ifadelerle ret kararı vermesi hukuka aykırıdır. Mahkeme, idareden boş kadro durumu, personel planlaması ve hizmetin aksamayacağına dair somut veriler talep edebilir. Eğer idare bu somut gerekçeleri sunamazsa, ret kararı iptal edilebilir. Bu durumda, idarenin takdir yetkisinin sınırları aşılmış kabul edilir ve aile birliğinin korunması ilkesi ön plana çıkar.
Zorunlu Hizmet Bölgelerinde Görev Yapan Memurların Durumu
Bazı kurumlarda, özellikle öğretmenler, sağlık çalışanları veya emniyet mensupları gibi zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan memurların eş durumu tayini talepleri daha farklı kriterlere tabi olabilir. Bu durumlarda, kamu hizmetinin sürekliliği ve aksamaması ilkesi daha ağır basabilir. Ancak, Danıştay'ın 2010/2418 E., 2014/1922 K. sayılı kararı gibi içtihatları, zorunlu hizmet bölgelerinde dahi aile birliğinin korunması ilkesinin tamamen göz ardı edilemeyeceğini belirtmiştir. İdare, bu tür durumlarda dahi, eşlerin bir araya gelmesini sağlayacak makul ve orantılı çözümler üretmekle yükümlüdür. Örneğin, eşin görev yaptığı il veya ilçeye bağlı bir başka zorunlu hizmet bölgesine atama gibi seçenekler değerlendirilmelidir.
Bu ve benzeri sorunlarla karşılaşan memurlar için idari yargı süreci, hak arayışının en etkili yoludur. Ancak bu süreç, detaylı hukuki bilgi ve deneyim gerektirir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Etimesgut ve Sincan bölgesindeki uzman avukat ekibimizle, müvekkillerimizin haklarını en etkin şekilde savunmak için yanlarında yer almaktayız.
Sık Sorulan Sorular
Eş durumu tayini için ne kadar süre evli kalmak gerekir?
Mevzuatta eş durumu tayini için belirli bir evlilik süresi şartı bulunmamaktadır. Ancak, evliliğin muvazaalı olmadığının, yani sırf tayin amacıyla yapılmadığının idare tarafından sorgulanabileceği durumlar olabilir. Bu nedenle, evliliğin gerçekliği ve aile birliğinin korunması amacı temel alınır.
Eşim özel sektörde çalışıyor ama sigortasız. Eş durumu tayini isteyebilir miyim?
Hayır, eş durumu tayini talepleri için eşin özel sektörde sigortalı olarak çalışması ve belirli bir prim gün sayısına (genellikle son 4 yıl içinde 2 yıl) sahip olması şartı aranır. Sigortasız çalışma durumu, bu şartı sağlamadığı için tayin talebinin reddedilmesine neden olacaktır.
Eşimin çalıştığı yerden farklı bir ilçeye tayin isteyebilir miyim?
Eşinizin çalıştığı yerin il merkezi veya ilçe olması durumuna göre değerlendirme yapılır. Eğer eşiniz bir ilçede çalışıyorsa, genellikle o ilçeye veya o ilçeye bağlı, ulaşım ve yaşam koşulları açısından makul sayılabilecek yakın bir başka yere tayin talep edilebilir. İdarenin takdir yetkisi bu noktada devreye girer ancak Danıştay kararları, aile birliğini sağlayacak makul çözümlerin üretilmesi gerektiğini belirtir.
Eş durumu tayinimin reddedilmesi halinde ilk olarak ne yapmalıyım?
Eş durumu tayini talebinizin reddedilmesi halinde, öncelikle ret kararının size tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açmanız gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Dava açmadan önce bir avukattan hukuki danışmanlık almanız, dava dilekçesinin hazırlanması ve hukuki sürecin doğru yönetilmesi açısından hayati önem taşır.
Eş durumu tayini ile atandıktan sonra ne kadar süre sonra tekrar yer değiştirebilirim?
Eş durumu tayini ile atanan memurların, atandıkları yerde belirli bir süre (genellikle 1 yıl) görev yapmadan tekrar yer değiştirme talebinde bulunamayacaklarına dair kurum içi düzenlemeler veya yönetmelik hükümleri bulunabilir. Ancak, olağanüstü ve zaruri haller (sağlık mazereti gibi) bu kuralın istisnasını oluşturabilir. Kurumunuzun ilgili yönetmeliğini incelemeniz veya bir hukuk uzmanına danışmanız tavsiye edilir.
Sonuç ve Tavsiyelerimiz
Memurun eş durumu tayini hakkı, T.C. Anayasası ile güvence altına alınan aile birliğinin korunması ilkesinin, kamu hizmetinin gerekleriyle dengeli bir şekilde uygulanmasını amaçlayan önemli bir idari hukuki müessesedir. Bu süreç, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenmiş olup, idarenin takdir yetkisi Danıştay içtihatları ile sıkı bir yargı denetimine tabidir. Başvuru şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi, gerekli belgelerin doğru ve zamanında sunulması ve olası ret kararlarına karşı hukuki sürecin doğru işletilmesi büyük önem taşır.
Tavsiyemiz: Eş durumu tayini süreçleri, mevzuatın karmaşıklığı, idarenin takdir yetkisi ve yargı denetiminin incelikleri nedeniyle hukuki uzmanlık gerektirmektedir. Haklarınızın korunması ve sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için, deneyimli bir Ankara Avukatı olan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık büromuzdan profesyonel destek alın. Özellikle Etimesgut Avukatı olarak bu alanda uzmanlaşmış ekibimizle, başvurunuzun hazırlanmasından idari yargı sürecine kadar her aşamada yanınızdayız.
AVUKAT | BURAK SAĞLAM
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Ankara Etimesgut'taki merkez ofisiyle hizmet veren Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, hukuki sorunların yasal mevzuata uygun şekilde çözülmesini hedefler. Hak kaybına uğramamak ve yasal haklarınızı doğru savunmak amacıyla profesyonel bir Etimesgut avukatı ile iş birliği yapmanız en doğru adımdır. Davalarınızın takibi, Etimesgut ceza avukatı savunmaları ya da Etimesgut boşanma avukatı danışmanlığı için aşağıda belirtilen güncel iletişim numaramız, e-posta adresimiz ve harita konumumuz üzerinden bizimle irtibat kurabilirsiniz.
Adres: Oğuzlar Mah. 1602 Cad. No:1 Hukukçular Plaza D:60 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

