Tüketici hakları, modern hukuk sistemlerinin temel taşlarından biridir ve bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları mal ve hizmet alışverişlerinde korunmasını amaçlar. Ancak ne yazık ki, toplumda tüketici haklarına ilişkin yaygın yanılgılar ve yanlış bilgiler bulunmaktadır. Özellikle ayıplı ürün ve hizmetlerle karşılaşıldığında tüketicilerin hangi haklara sahip olduğu, bu hakların nasıl kullanılacağı ve hukuki sürecin nasıl işleyeceği konusunda ciddi bilgi eksiklikleri gözlemlenmektedir. Oysa Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK), tüketicilere güçlü güvenceler sunmaktadır. Bu makalemizde, Mamak bölgesindeki tüketicilerin sıkça karşılaştığı ayıplı ürün ve hizmet davaları bağlamında doğru bilinen yanlışları ele alacak, yasal gerçekleri güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında açıklayacağız. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara'da avukatlık hizmeti veren büromuz, Mamak başta olmak üzere tüm bölgelerdeki tüketicilere bu süreçte profesyonel destek sağlamaktadır.
Yaygın Yanılgı: "Ayıp Sadece Gözle Görülür Bozukluktur."
Toplumda yaygın bir yanılgı, satın alınan bir malın ayıplı sayılması için gözle görülür bir hasara veya bozukluğa sahip olması gerektiği yönündedir. Örneğin, yeni alınan bir buzdolabının çalışmaması veya bir kıyafetin yırtık olması gibi durumlar "ayıp" olarak algılanır. Ancak hukuki gerçeklik, ayıplı ürün kavramının çok daha geniş bir kapsamı olduğunu ortaya koymaktadır.
Hukuki Gerçek: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Kapsamında Ayıp Tanımı ve Kapsamı
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 8. maddesi, ayıplı malı net bir şekilde tanımlar. Buna göre, "Sözleşmeye aykırı olan mal ayıplı maldır." Bu maddeye göre, bir malın ayıplı sayılması için sadece fiziksel bir kusur taşıması gerekmez. Malın, sözleşmede kararlaştırılan örnek ya da modele uygun olmaması, objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması, ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklere sahip olmaması da ayıp sayılır. Örneğin, bir ürünün vaat edilen performansı göstermemesi, kullanım ömrünün beklenenden kısa olması veya güvenlik standartlarına uymaması da ayıplı kabul edilebilir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/17395 E., 2018/318 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, satıcının vaat ettiği veya objektif olarak maldan beklenen faydayı sağlamayan her türlü eksiklik veya kusur ayıptır. Bu durum, tüketicilerin sadece gözle görülen hasarlar için değil, aynı zamanda beklenen performansı sunmayan veya vaat edilen niteliklere sahip olmayan ürünler için de haklarını aramalarının önünü açmaktadır. Dolayısıyla, Mamak’ta bir tüketici olarak satın aldığınız bir ürünün sadece bozuk olması değil, aynı zamanda reklamında belirtilen özellikleri taşımaması veya kullanım amacına uygun olmaması da yasal olarak ayıplı kabul edilebilir.
Yaygın Yanılgı: "Hizmetlerde 'Ayıp' Kavramı Geçerli Değildir, Sadece Mallar Ayıplı Olur."
Bir diğer yaygın yanılgı ise "ayıp" kavramının sadece fiziksel mallar için geçerli olduğu, hizmetlerin ise bu kapsam dışında kaldığı düşüncesidir. Birçok tüketici, örneğin bir tamir hizmetinden veya bir eğitim programından memnun kalmadığında, bunun yasal olarak "ayıplı hizmet" kapsamında değerlendirilebileceğini bilmez ve hak arayışına girmez. Oysa hukuki gerçeklik, hizmetlerin de tıpkı mallar gibi ayıplı olabileceğini açıkça belirtmektedir.
Hukuki Gerçek: Ayıplı Hizmet Nedir ve Tüketici İçin Hangi Hakları Doğurur?
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 13. maddesi, ayıplı hizmeti tanımlamaktadır. Bu maddeye göre, "Sözleşmede belirlenen süre içinde başlamayan veya bitirilmeyen ve/veya sözleşmede belirlenen niteliklere sahip olmayan hizmet ayıplı hizmettir." Malda olduğu gibi, hizmetin de sözleşmede kararlaştırılan veya objektif olarak kendisinden beklenen özellikleri taşımaması, reklam ve ilanlarında belirtilen nitelikleri sağlamaması ayıplı kabul edilir. Örneğin, bir boya ustasının sözleşmeye aykırı kalitede malzeme kullanması, bir nakliye firmasının eşyaları hasarsız teslim etme taahhüdüne uymaması veya bir web tasarım hizmetinin vaat edilen özellikleri içermemesi ayıplı hizmete örnektir.
Ayıplı hizmetle karşılaşan tüketici, TKHK Madde 15 uyarınca çeşitli seçimlik haklara sahiptir. Bu haklar, tıpkı ayıplı mallarda olduğu gibi, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet bedelinden indirim yapılması, sözleşmeden dönme veya zararın tazmin edilmesini içerir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/14609 E., 2019/332 K. sayılı kararı, ayıplı hizmetin kapsamını ve tüketicinin bu durumlarda sahip olduğu hakları teyit etmektedir. Mamak'ta bir hizmet aldığınızda ve bu hizmetin sözleşmede belirtilen veya beklenen nitelikleri taşımadığını gördüğünüzde, Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak hukuki destek almak, haklarınızı eksiksiz kullanmanız açısından kritik öneme sahiptir.
Yaygın Yanılgı: "Ayıplı Ürün Karşısında Sadece Ürünü İade Edip Paramı Geri Alabilirim."
Tüketiciler arasında yaygın bir diğer düşünce, ayıplı bir ürünle karşılaştıklarında tek seçeneklerinin ürünü iade edip ödedikleri parayı geri almak olduğu yönündedir. Bu haklardan biri olsa da, yasal gerçeklik tüketicilere çok daha geniş bir yelpazede seçimlik haklar sunmaktadır. Bu durum, tüketicinin mağduriyetini gidermenin birden fazla yolu olduğunu ve duruma göre en uygun seçeneği belirleyebileceğini göstermektedir.
Hukuki Gerçek: Tüketicinin Ayıplı Mal veya Hizmet Karşısında Sahip Olduğu Seçimlik Haklar
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 11. maddesi, ayıplı mal karşısında tüketicinin sahip olduğu seçimlik hakları açıkça düzenlemektedir. Bu haklar birbirinin alternatifi olup, tüketici bunlardan birini tercih edebilir:
- Sözleşmeden Dönme Hakkı: Tüketici, ayıplı mal veya hizmeti iade ederek ödediği bedelin tamamını geri isteyebilir. Bu, en bilinen ve sıkça tercih edilen haktır. Ancak bu hakkı kullanırken, ayıbın önemli olup olmadığı ve satıcı için fahiş bir külfet yaratıp yaratmadığı gibi unsurlar da göz önünde bulundurulabilir.
- Satış Bedelinden Oranında İndirim Hakkı: Tüketici, ayıplı mal veya hizmeti elinde tutarak, ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasını isteyebilir. Örneğin, bir mobilya takımında küçük bir çizik varsa ve bu, ürünün kullanımına engel değilse, tüketici indirim talep edebilir.
- Ücretsiz Onarım Hakkı: Tüketici, aşırı bir masraf gerektirmediği sürece, malın ücretsiz olarak onarılmasını isteyebilir. Bu hak, özellikle teknolojik ürünlerde veya kolayca giderilebilecek kusurlarda önem arz eder. Satıcı, bu talebi reddedemez ve ürünü tamir etmekle yükümlüdür.
- Malın Yenisiyle Değiştirilmesi Hakkı: Tüketici, malın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini talep edebilir. Özellikle seri üretim ürünlerde veya onarımın mümkün olmadığı durumlarda bu hak sıkça kullanılır.
Bu seçimlik haklar, ayıplı hizmetler için de TKHK Madde 15 uyarınca benzer şekilde uygulanır. Hizmetin yeniden görülmesi, bedelden indirim yapılması veya sözleşmeden dönme gibi seçenekler mevcuttur. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/19222 E., 2017/632 K. sayılı kararı, tüketicinin bu seçimlik haklarını kullanma serbestisini ve satıcının bu haklara riayet etme yükümlülüğünü vurgulamaktadır. Mamak'ta karşılaştığınız bir ayıplı mal veya hizmet durumunda, hangi hakkın sizin için en avantajlı olduğunu belirlemek ve bu hakları doğru bir şekilde kullanmak için profesyonel hukuki danışmanlık almak büyük önem taşır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, bu süreçte size yol göstererek hak kaybı yaşamanızı engeller.
Yaygın Yanılgı: "Ayıplı Ürünü Fark Ettiğim Anda Hemen Dava Açabilirim ve İstediğim Zaman Hak Talep Edebilirim."
Tüketiciler arasında yaygın olan bir diğer yanılgı da, ayıplı bir ürün veya hizmetle karşılaştıklarında hukuki sürece başlamak için herhangi bir zaman kısıtlaması olmadığı veya fark edildiği an hemen dava açılabileceği düşüncesidir. Oysa Türk hukukunda, ayıplı mal ve hizmetlere ilişkin hakların kullanımı belirli sürelere ve usullere tabidir. Bu sürelerin kaçırılması, tüketicinin haklarını kaybetmesine neden olabilir.
Hukuki Gerçek: Ayıplı Ürün ve Hizmet Davalarında Zamanaşımı Süreleri ve Bildirim Yükümlülüğü
Tüketici haklarının korunması, belirli usul ve sürelere uyulmasını gerektirir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 12. maddesi, ayıplı maldan sorumluluk için zamanaşımı sürelerini net bir şekilde ortaya koyar. Buna göre, "Ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıldır." Taşınmazlar için bu süre beş yıldır. Bu süreler, malın gizli ayıplı olması durumunda dahi geçerlidir. Ancak, satıcının ağır kusuru veya hile ile ayıbı gizlemesi halinde zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.
Hizmetler açısından ise TKHK Madde 16, ayıplı hizmetten kaynaklanan sorumluluğun da hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtir. Bu süreler, hak düşürücü nitelikte olup, tüketicinin bu süreler içinde dava açması veya arabuluculuk sürecine başvurması gerekmektedir.
Zamanaşımı sürelerinin yanı sıra, tüketicinin ayıbı satıcıya bildirme yükümlülüğü de bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca, tüketici, malı teslim aldıktan sonra olağan bir gözden geçirme ile fark edebileceği ayıpları "uygun bir süre içinde" satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Gizli ayıplar için ise, ayıp ortaya çıktığında derhal bildirimde bulunulmalıdır. Bu bildirim, genellikle noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektupla yazılı olarak yapılmalıdır ki ispat kolaylığı sağlasın.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/13-162 E., 2019/312 K. sayılı kararı, ayıbın bildirim süresinin ve zamanaşımı hükümlerinin önemini defaatle vurgulamıştır. Tüketicilerin, Mamak'ta karşılaştıkları ayıplı ürün veya hizmet durumlarında bu sürelere ve bildirim yükümlülüklerine azami dikkat göstermesi gerekmektedir. Sürelerin kaçırılması, haklı bir davanın dahi reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle, bir Ankara avukatına başvurarak hukuki sürecin doğru yönetilmesi hayati önem taşır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, bu karmaşık süreçte müvekkillerine doğru ve zamanında rehberlik sunmaktadır.
Mamak Tüketici Hakları Avukatı ile Çalışmanın Önemi ve Sürecin Yönetimi
Ayıplı ürün ve hizmetlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar, çoğu zaman sanıldığından daha karmaşık hukuki süreçleri içerebilir. Tüketicilerin haklarını etkin bir şekilde arayabilmeleri için hem mevzuata hakimiyet hem de usul kurallarını bilmeleri gerekmektedir. Bu noktada, Mamak Tüketici Hakları Avukatı desteği almak, sürecin lehinize sonuçlanması açısından kritik bir avantaj sağlar.
Hukuki Süreçte Uzman Desteği Neden Önemlidir?
Bir tüketici olarak, ayıplı ürün veya hizmetle karşılaştığınızda, atacağınız ilk adımlar davanın seyrini doğrudan etkileyebilir. Satıcıya yapılacak doğru bir bildirim, haklarınızı içeren eksiksiz bir dilekçe veya arabuluculuk sürecinde etkin bir temsil, olumlu sonuç alma şansınızı artırır. Hukuki terimlerin, kanun maddelerinin ve Yargıtay içtihatlarının doğru anlaşılması ve uygulanması, uzmanlık gerektiren bir alandır. Bir avukat, bu süreçte:
- Tüketicinin sahip olduğu seçimlik haklardan hangisinin en uygun ve avantajlı olduğunu belirlemede yardımcı olur.
- Ayıbın tespiti, ispatı ve gerekli delillerin toplanmasında yol gösterir.
- Satıcıya veya sağlayıcıya yapılacak bildirimlerin yasal usul ve sürelerine uygun olarak yapılmasını sağlar.
- Arabuluculuk sürecinde tüketicinin menfaatlerini en iyi şekilde temsil eder.
- Dava açılması gerektiğinde, dava dilekçesinin doğru ve eksiksiz hazırlanmasını, ilgili mahkemeye sunulmasını ve dava sürecinin takibini yapar.
- Zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin doğru hesaplanarak hak kaybı yaşanmasının önüne geçer.
Ankara'da avukatlık hizmeti sunan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Mamak ve çevresindeki tüketicilere ayıplı ürün ve hizmet davalarında kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız. Uzman ekibimiz, karmaşık görünen bu süreçleri sizin için anlaşılır ve yönetilebilir kılar.
Ayıplı Ürün ve Hizmet Davalarında Yargıtay İçtihatları ve Emsal Kararlar
Tüketici hukuku davaları, yalnızca kanun maddeleri ile değil, aynı zamanda Yargıtay’ın zaman içinde oluşturduğu içtihatlarla da şekillenmektedir. Yargıtay kararları, benzer olaylarda alt mahkemeler için yol gösterici nitelikte olup, hukuki süreçlerin öngörülebilirliğini artırır. Ayıplı ürün ve hizmet davalarında da Yargıtay, tüketicinin korunması ilkesini esas alarak önemli kararlara imza atmıştır.
Yargıtay Kararları Işığında Tüketici Hakları
Yargıtay, ayıplı mal ve hizmet davalarında sıkça karşılaşılan bazı temel prensipleri belirlemiştir:
- Ayıbın İspat Yükü: Genel kural olarak, malın ayıplı olduğunu ispat yükü tüketiciye aittir. Ancak, TKHK Madde 10 uyarınca, malın teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda ispat yükü satıcıya geçer. Bu karine, tüketicinin lehine önemli bir düzenlemedir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/18250 E., 2018/254 K. sayılı kararı bu prensibi pekiştirmektedir.
- Garanti Süresi ve Ayıp: Garanti süresi içinde ortaya çıkan ayıplar, kural olarak garanti kapsamında değerlendirilir. Garanti belgesi, tüketicinin haklarını daha da güçlendiren bir belgedir. Yargıtay, garanti süresi içinde ortaya çıkan ayıplar için tüketicinin seçimlik haklarını kullanabileceğini ve satıcının bu ayıbı gidermekle yükümlü olduğunu belirtmektedir.
- Gizli Ayıplar: Kolayca fark edilemeyen, ancak kullanım sırasında ortaya çıkan gizli ayıplar için zamanaşımı süresi, ayıbın ortaya çıktığı tarihten itibaren başlar. Ancak bu süre de malın tesliminden itibaren TKHK Madde 12'de belirtilen genel zamanaşımı sürelerini aşamaz (iki yıl veya taşınmazlarda beş yıl).
- Manevi Tazminat Talepleri: Ayıplı ürün veya hizmet nedeniyle tüketicinin kişilik haklarının ihlal edildiği durumlarda, manevi tazminat talepleri de gündeme gelebilir. Ancak bu tür taleplerin kabulü için somut bir ihlal ve zarar ispatı gereklidir.
Bu içtihatlar, Mamak'ta ayıplı ürün veya hizmet mağduru olan tüketiciler için yol gösterici niteliktedir. Bir Sincan avukatına danışarak, Yargıtay kararları ışığında davanızın olası seyrini öngörmek ve haklarınızı en güçlü şekilde savunmak mümkündür. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, güncel Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek müvekkillerine en doğru hukuki stratejileri sunar.
Tüketici Mahkemeleri ve Arabuluculuk Süreci
Ayıplı ürün ve hizmetlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde, yasal süreçler genellikle Tüketici Mahkemeleri ve son yıllarda zorunlu hale gelen arabuluculuk kurumu aracılığıyla yürütülür. Bu süreçlerin doğru anlaşılması ve yönetilmesi, tüketici haklarının korunması açısından büyük önem taşır.
Tüketici Mahkemelerinin Yetki Alanı ve İşleyişi
Tüketici uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, genel olarak tüketici mahkemeleridir. Eğer bir yerde tüketici mahkemesi yoksa, asliye hukuk mahkemeleri tüketici mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Tüketici mahkemeleri, hızlı ve etkin bir yargılama süreci sunmayı hedefler. Davanın açılmasıyla birlikte mahkeme, tarafların delillerini toplar, bilirkişi incelemesi yaptırabilir ve mevcut mevzuat ile Yargıtay içtihatları doğrultusunda karar verir. Mamak'ta ikamet eden tüketiciler için, genellikle Ankara Tüketici Mahkemeleri yetkili olacaktır.
Tüketici Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk
7155 sayılı Kanun ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a eklenen 73/A maddesi uyarınca, değeri belirli bir miktarın üzerindeki tüketici uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu hale gelmiştir. Bu durum, yargılama yükünü azaltmayı ve taraflar arasında daha hızlı ve dostane çözümler bulmayı amaçlamaktadır. Arabuluculuk süreci, tarafsız bir arabulucu eşliğinde yürütülür ve tarafların anlaşması halinde anlaşma belgesi mahkeme ilamı niteliğinde olur. Anlaşma sağlanamaması durumunda ise tüketici dava açma hakkına sahip olur.
Arabuluculuk sürecinde bir avukatın desteği, tüketicinin menfaatlerinin en iyi şekilde korunmasını sağlar. Avukat, haklarınızı ve taleplerinizi arabulucuya ve karşı tarafa doğru bir şekilde aktarır, müzakereleri etkin bir şekilde yönetir ve olası bir anlaşma metninin hukuki geçerliliğini ve lehinize olup olmadığını kontrol eder. Etimesgut avukat ekibimizle, Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Mamak bölgesindeki müvekkillerimize arabuluculuk sürecinde de aktif ve profesyonel destek sunmaktayız.
Sık Sorulan Sorular
Ayıplı bir ürün satın aldığımda ilk olarak ne yapmalıyım?
Ayıplı bir ürünle karşılaştığınızda öncelikle ayıbı ve talebinizi (onarım, değişim, bedel iadesi veya indirim) yazılı olarak (iadeli taahhütlü mektup, noter ihtarı gibi yollarla) satıcıya veya sağlayıcıya bildirmelisiniz. Bu bildirim, yasal süreler içinde yapılmalı ve ispat edilebilir nitelikte olmalıdır. Belgelerinizi (fatura, garanti belgesi, yazışmalar vb.) eksiksiz saklamanız önemlidir.
Ayıplı ürün veya hizmet davalarında hangi mahkeme yetkilidir?
Tüketici uyuşmazlıklarında genel olarak Tüketici Mahkemeleri görevlidir. Eğer bulunduğunuz yerde Tüketici Mahkemesi yoksa, Asliye Hukuk Mahkemeleri tüketici mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar. Mamak'ta ikamet eden tüketiciler için Ankara Tüketici Mahkemeleri yetkili olacaktır. Dava açmadan önce belirli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar için zorunlu arabuluculuk sürecine başvurmak gerekmektedir.
Garanti süresi dolan bir ürün için hala hak talep edebilir miyim?
Evet, garanti süresi dolsa bile, malın teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi içinde (taşınmazlarda beş yıl) ayıplı maldan kaynaklanan haklarınızı talep edebilirsiniz. Ancak bu durumda, ayıbın varlığını ve malın teslim edildiği tarihte mevcut olduğunu ispat yükü genellikle size ait olacaktır. Satıcının hileli davranışla ayıbı gizlemesi durumunda ise zamanaşımı süreleri uygulanmaz.
Uzman Görüşümüz
Ayıplı ürün ve hizmetlerden kaynaklanan tüketici uyuşmazlıkları, karmaşık hukuki detaylar barındırır ve tüketicilerin haklarını eksiksiz kullanabilmeleri için doğru bilgi ve profesyonel rehberlik elzemdir. Süreçlerin doğru yönetilmesi, hak kayıplarının önüne geçilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi adına uzman bir tüketici hakları avukatının desteği vazgeçilmezdir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Mamak başta olmak üzere Ankara'nın tüm bölgelerindeki tüketicilere, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında etkin hukuki çözümler sunmaktayız. Haklarınızı korumak ve yasal süreçleri sorunsuz atlatmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Burak Sağlam
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Hukuki sorunların çözümünde profesyonel yaklaşımı benimseyen Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, Ankara Etimesgut bölgesinde müvekkillerine ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku alanlarında destek olmaktadır. Karşılaştığınız hukuki problemlerde süreci deneyimli bir Etimesgut avukatı eşliğinde yürütmek menfaatinizedir. Özellikle Etimesgut ceza avukatı danışmanlığı ya da aile mahkemelerindeki davalarınız için Etimesgut boşanma avukatı desteğine ihtiyaç duyduğunuzda, aşağıdaki haritadan büromuzun konumuna bakabilir ve randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Adres: Yeşilova Mah. 4001. Cad. No:10 Linova Apt. B Blok Daire:27 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

