Evlilik birliği içerisinde yaşanan şiddet, maalesef toplumumuzun kanayan yaralarından biridir ve derin travmalara yol açabilmektedir. Fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik veya dijital fark etmeksizin her türlü şiddet, hukuken suç teşkil etmekte ve mağdurun korunması için ciddi mekanizmalar sunmaktadır. Şiddet mağduru kadınlar için en önemli adım, sessiz kalmamak ve haklarını aramak üzere hukuki destek almaktır. Bu makalemizde, eşinden şiddet gören bir kadının atması gereken adımları, yürürlükteki güncel mevzuatı ve yargı kararları ışığında detaylı bir şekilde ele alacak, Ankara'da avukatlık hizmeti sunan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak bu zorlu süreçte sizlere nasıl destek olabileceğimizi açıklayacağız.
Şiddet Nedir ve Hukuk Nezdinde Nasıl Tanımlanır?
Şiddet, yalnızca fiziksel darp olarak algılanmamalıdır. 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddeti çok daha geniş bir perspektifle tanımlamaktadır. Kanun, “şiddet” terimini; kişinin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, tehdit ve baskıyı ya da özgürlükten keyfi yoksun bırakmayı da içeren her türlü tutum ve davranış olarak ele almaktadır. Bu kapsamda, hakaret, tehdit, aşağılama, ekonomik özgürlüğün kısıtlanması, cinsel taciz veya tecavüz gibi eylemler de şiddet türleri arasında sayılmaktadır. Mağdurların bu geniş tanımın farkında olması, hak arama süreçlerinde büyük önem taşır.
Farklı Şiddet Türleri ve Hukuki Karşılıkları
Şiddet, kendini birçok farklı şekilde gösterebilir ve her birinin kendine özgü hukuki sonuçları bulunmaktadır:
- Fiziksel Şiddet: Vurma, itme, tekmeleme, yakma, kesici aletle yaralama gibi bedensel bütünlüğe yönelik her türlü saldırı. Türk Ceza Kanunu'nda kasten yaralama (TCK Madde 86) ve nitelikli halleri olarak düzenlenmiştir.
- Psikolojik Şiddet: Tehdit etme, hakaret etme, aşağılama, küçümseme, sürekli eleştirme, kıskançlık bahanesiyle kısıtlama, çocukları veya evcil hayvanları kullanarak baskı yapma, intiharla tehdit etme gibi kişinin ruh sağlığına zarar veren davranışlar. Bu tür eylemler tehdit (TCK Madde 106), hakaret (TCK Madde 125) veya eziyet (TCK Madde 96) suçlarını oluşturabilir.
- Cinsel Şiddet: Cinsel ilişkiye zorlama, cinsel taciz, tecavüz, cinsel içerikli görüntülerle tehdit etme gibi rıza dışı her türlü cinsel eylem. Cinsel saldırı (TCK Madde 102), cinsel taciz (TCK Madde 105) gibi suçlar bu kapsamdadır.
- Ekonomik Şiddet: Çalışmaya engel olma, gelirini elinden alma, borçlandırma, parasız bırakma, ailenin ekonomik kaynaklarını kendi başına kullanma, nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeme. Bu durumlar, boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebileceği gibi, bazı hallerde dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma gibi suçlara da yol açabilir.
- Dijital Şiddet: Sosyal medya üzerinden taciz, özel fotoğraf veya videoları izinsiz yayma, siber zorbalık, konum takibi. Bu eylemler özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK Madde 134), kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi veya yayılması (TCK Madde 136) gibi suçları oluşturabilir.
Acil Durumda İlk Adımlar: Güvenliğinizi Sağlamak
Şiddete maruz kaldığınız anda atmanız gereken ilk ve en önemli adım, kendi güvenliğinizi ve eğer varsa çocuklarınızın güvenliğini sağlamaktır. Bu süreçte panik yapmak yerine soğukkanlılıkla hareket etmek, hem sizin hem de hukuki sürecin doğru ilerlemesi açısından hayati öneme sahiptir.
Şiddet Anında veya Hemen Sonrasında Yapılması Gerekenler
- Polis veya Jandarmayı Arayın (112 Acil Çağrı Merkezi): Fiziksel şiddet veya tehdit durumunda derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak kolluk kuvvetlerinden yardım isteyin. Şiddetin devam ettiği veya tekrar edeceği endişesi taşıyorsanız, bu durumun resmi kayıtlara geçmesi hukuki süreç için önemlidir. Kolluk kuvvetleri, olay yerine gelerek gerekli tutanağı tutacak ve sizi yönlendirecektir.
- Sağlık Raporu Alın: Fiziksel şiddete uğradıysanız, darp izleri henüz tazeyken en yakın sağlık kuruluşuna (devlet hastanesi, adli tıp birimi) giderek detaylı bir darp raporu almanız şarttır. Bu rapor, ceza yargılamasında ve boşanma davasında şiddetin en somut delili olacaktır. Doktor muayenesinde vücudunuzdaki tüm izleri eksiksiz bir şekilde belirtmeye özen gösterin.
- Güvenli Bir Yere Sığının: Şiddet uygulayan eşle aynı ortamda kalmak tehlikeli olabilir. Mümkünse güvendiğiniz bir yakınınızın evine veya Kadın Konukevlerine sığının. Kadın Konukevleri hakkında bilgi almak için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın Alo 183 hattını arayabilirsiniz.
- Delil Toplayın: Şiddetin ispatı için her türlü delil çok değerlidir. Darpa ait fotoğraflar, vücudunuzdaki morluklar, kesikler; eşinizden gelen tehdit veya hakaret içeren mesajlar (SMS, WhatsApp, e-posta); ses kayıtları (ancak kayıtların hukuka uygun elde edildiğinden emin olmak için bir avukata danışmak önemlidir); şahitlerin beyanları (komşular, akrabalar, arkadaşlar) gibi her şeyi muhafaza edin.
Bu ilk adımlar, hem kişisel güvenliğiniz hem de ileride başlatılacak hukuki süreçlerin sağlam temellere oturması için kritik öneme sahiptir. Unutulmamalıdır ki, bu adımları atarken yalnız değilsiniz ve hukuki destek almak, sürecin doğru yönetilmesi için elzemdir. Etimesgut avukat ve Sincan avukat olarak bölgede hizmet veren Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, bu aşamada sizlere rehberlik etmeye hazırdır.
6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruyucu ve Önleyici Tedbirler
6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, kadına yönelik şiddetle mücadelede en önemli yasal dayanağımızdır. Bu kanun, şiddet mağdurlarının ve şiddete maruz kalma riski taşıyan kişilerin korunmasını, şiddetin önlenmesini ve şiddet uygulayanlara yönelik caydırıcı tedbirlerin alınmasını amaçlar. Kanun, şiddet mağdurunun başvurusu üzerine hızla koruyucu ve önleyici tedbir kararları alınmasına olanak tanır.
Koruyucu Tedbir Kararları Nelerdir?
6284 sayılı Kanun kapsamında, şiddet mağduru veya şiddete uğrama riski bulunan kişiler için çeşitli koruyucu tedbirler öngörülmüştür. Bu tedbirler, Aile Mahkemesi Hâkimi tarafından, acil durumlarda ise kolluk kuvvetleri veya Cumhuriyet Savcısı tarafından alınabilir. Başvurunun yapıldığı tarihten itibaren hızlıca değerlendirilir ve en geç 24 saat içinde karar verilir. Bu kararların süresi genellikle 6 aydır ancak durumun ciddiyetine göre uzatılabilir.
- Barınma Yeri Sağlanması: Şiddet mağdurunun güvenli bir ortamda yaşaması için geçici barınma yeri (kadın konukevi) sağlanması.
- Geçici Maddi Yardım: İhtiyaç halinde geçici olarak maddi destek sağlanması.
- Psikolojik, Mesleki, Hukuki ve Sosyal Destek: Şiddetin etkilerini atlatmak ve yeniden hayata uyum sağlamak için ilgili kurumlar aracılığıyla destek hizmetlerinin sunulması.
- Geçici Koruma Kararı: Can güvenliği tehlikede olanlar için geçici koruma altına alınma.
- Çocuklara Yönelik Tedbirler: Çocukların kreş veya okul gibi eğitim kurumlarına devamının sağlanması, velayet ve kişisel ilişki kurma hakkının geçici olarak düzenlenmesi.
Önleyici Tedbir Kararları Nelerdir?
Bu tedbirler, şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan kişiye yönelik olarak verilir ve mağdurun güvenliğini sağlamayı amaçlar:
- Uzaklaştırma Kararı: Şiddet uygulayan kişinin şiddet mağduruna, çocuklarına veya bulunduğu konuta, okula, iş yerine yaklaşmaması. Bu, en sık uygulanan ve en etkili tedbirlerden biridir.
- Müşterek Konuttan Uzaklaştırma: Şiddet uygulayan kişinin müşterek konuttan derhal uzaklaştırılması ve konutun mağdura tahsis edilmesi.
- Silah Teslimi: Şiddet uygulayan kişinin silah taşıma ruhsatına sahip olsa dahi silahlarını kolluk kuvvetlerine teslim etmesi.
- İletişim Yasağı: Şiddet mağduru veya çocuklarıyla iletişim araçlarıyla dahi olsa ilişki kurmaması.
- Tedavi veya Danışmanlık: Gerekli görüldüğünde şiddet uygulayan kişinin alkol, uyuşturucu bağımlılığı tedavisi görmesi veya psikolog/psikiyatr danışmanlığına katılması.
Yeni düzenlemeyle birlikte artık, şiddet mağdurunun karakola veya savcılığa yaptığı başvuru üzerine, kolluk kuvvetleri veya savcılık tarafından da acil durumlarda derhal tedbir kararı alınabilmektedir. Bu durum, mağdurların mahkeme sürecini beklemeden anında korunmasını sağlamaktadır. Eski uygulamada ise, tedbir kararları genellikle doğrudan mahkeme tarafından verilir ve süreç bir miktar daha zaman alabilirdi. Bu değişiklik sizi nasıl etkiler? Artık çok daha hızlı ve etkin bir koruma mekanizmasına erişiminiz bulunmakta olup, can güvenliğinizin tehlikede olduğu anlarda devletin koruyucu kalkanı anında devreye girebilmektedir. Tedbir kararının ihlali durumunda ise şiddet uygulayan kişi hakkında doğrudan zorlama hapsi kararı verilebilir.
Ceza Hukuku Boyutu: Şiddet Suçlarının Yaptırımları
Şiddet uygulayan eşe karşı ceza hukuku kapsamında da adli süreç başlatılabilir. Türk Ceza Kanunu (TCK), şiddetin türüne göre farklı suç tanımları ve bunlara karşılık gelen cezalar öngörmektedir. Şiddet mağduru olarak, eşinizin işlediği suçun niteliğine göre şikayetçi olabilir ve kamu davası açılmasını sağlayabilirsiniz.
Yaygın Şiddet Suçları ve Cezaları
- Kasten Yaralama (TCK Madde 86): Fiziksel şiddetin en yaygın karşılığıdır. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikteki yaralanmalarda 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Ancak eşe karşı işlenmesi (TCK Madde 86/3-a) cezayı yarı oranında artırır. Yaralanmanın niteliğine göre (kemik kırığı, organ kaybı, hayati tehlike vb.) cezalar daha da ağırlaşır.
- Tehdit (TCK Madde 106): Yaşam hakkına, vücut bütünlüğüne, cinsel dokunulmazlığa veya malvarlığına yönelik bir zarardan bahisle korkutma eylemidir. Eşe karşı işlenmesi cezayı artırıcı nitelikli haldir (TCK Madde 106/2-d) ve 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülebilir.
- Hakaret (TCK Madde 125): Bir kişinin şeref, haysiyet ve saygınlığına zarar verecek söz veya davranışlarda bulunmaktır. Eşe karşı işlenmesi yine nitelikli haldir (TCK Madde 125/4) ve cezayı artırır. 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür.
- Eziyet (TCK Madde 96): Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal acı çekmesine neden olan davranışları sistemli bir şekilde gerçekleştirmektir. 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülür. Eşe karşı işlenmesi ise nitelikli hal olarak kabul edilir ve ceza artırılır.
- Cinsel Saldırı (TCK Madde 102): Bir kişiye karşı cinsel amaçlı ve rıza dışı fiziki temas içeren eylemlerdir. Eşe karşı işlenmesi durumunda ceza üçte bir oranında artırılır (TCK Madde 102/3).
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK Madde 109): Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere kapatma veya bir yerde tutma eylemidir. Eşe karşı işlenmesi nitelikli haldir (TCK Madde 109/3-a) ve ceza artırılır.
Şikayet Süreci ve Delillerin Önemi
Şiddet mağduru olarak, eşinizin işlediği suçlar hakkında Cumhuriyet Savcılığına veya kolluk kuvvetlerine (polis, jandarma) suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Bu şikayet, kamu davası açılmasına yol açar. Şikayet dilekçenizde olayı tüm detaylarıyla anlatmalı, elinizdeki tüm delilleri (darp raporu, fotoğraf, mesajlar, tanıklar) sunmalısınız. Delillerin güçlü ve hukuka uygun olması, yargılamanın lehinize sonuçlanması açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle Yargıtay içtihatları, eşler arasındaki şiddet eylemlerinde mağdurun beyanlarını ve elde edilen somut delilleri dikkatle değerlendirmekte, faillerin cezasız kalmaması için titiz bir yaklaşım sergilemektedir.
Ceza yargılaması süreci karmaşık olabilir ve bir avukatın desteği, mağdurun haklarının eksiksiz bir şekilde korunmasını sağlar. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara avukat ekibimizle ceza soruşturması ve kovuşturması aşamalarında müvekkillerimize etkin hukuki destek sağlamaktayız.
Aile Hukuku Boyutu: Boşanma ve Tazminat Hakları
Eşinden şiddet gören bir kadın için, evlilik birliğinin devamı çoğu zaman imkansız hale gelir. Bu durumda, şiddet, boşanma davası açmak için haklı ve güçlü bir sebep teşkil eder. Türk Medeni Kanunu (TMK), şiddeti farklı boşanma sebepleri altında değerlendirerek mağdura hukuki yollar sunmaktadır.
Şiddetin Boşanma Sebebi Olarak Değerlendirilmesi
Eşler arasında yaşanan şiddet, Türk Medeni Kanunu'na göre çeşitli boşanma sebeplerine dayanak oluşturabilir:
- Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK Madde 162): Bu madde, şiddetin en ağır hallerini kapsar. Eşin diğerinin hayatına kastetmesi, ona pek kötü davranması (işkence, eziyet, ağır darp) veya onur kırıcı davranışlarda bulunması durumunda, mağdur boşanma davası açabilir. Şiddet bu kapsamda değerlendirilir ve mağdurun boşanma kararı alması için yeterli bir sebeptir.
- Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (TMK Madde 166): Şiddet eylemleri, evlilik birliğini temelinden sarsan ve ortak hayatı çekilmez hale getiren önemli bir kusur sebebidir. Fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik, ekonomik veya cinsel şiddet de bu kapsamda değerlendirilerek boşanma nedeni olarak kabul edilebilir. Yargıtay kararları, evlilik birliği içinde eşe yönelik uygulanan her türlü şiddeti, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan ağır kusurlu bir davranış olarak kabul etmektedir.
Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri
Şiddet mağduru kadın, boşanma davasıyla birlikte veya ayrı bir dava ile maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir (TMK Madde 174). Şiddet nedeniyle uğradığı bedensel zararlar, tedavi giderleri, kazanç kaybı gibi somut zararlar için maddi tazminat; yaşadığı acı, üzüntü, elem ve ruhsal çöküntü için ise manevi tazminat talep edebilir. Bu tazminat taleplerinin hukuki dayanağını ve miktarını doğru belirlemek için profesyonel hukuki destek almak hayati öneme sahiptir. Tazminat miktarları, mağdurun yaşadığı şiddetin derecesine, süresine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre hâkim tarafından takdir edilir.
Nafaka ve Velayet Düzenlemesi
Boşanma sürecinde, şiddet mağduru eşin yaşamını idame ettirebilmesi için tedbir nafakası ve boşanma sonrası yoksulluk nafakası talep etme hakkı vardır. Şiddet uygulayan eşin kusurlu olması, nafaka yükümlülüğünün belirlenmesinde önemli bir faktördür. Ortak çocuklar varsa, çocukların velayeti de mahkeme tarafından düzenlenir. Şiddet uygulayan eşin velayeti alması, çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince, genellikle mümkün değildir. Çocukların fiziksel ve psikolojik sağlığı göz önünde bulundurularak, velayet genellikle şiddet mağduru anneye verilir. Çocuğun babasıyla kişisel ilişki kurma hakkı da, çocuğun güvenliği ve menfaati doğrultusunda, denetimli veya kısıtlı bir şekilde düzenlenebilir.
Boşanma davalarında delil sunumu büyük önem taşır. Daha önce alınan darp raporları, kolluk kuvvetleri tutanakları, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararları, tanık beyanları, mesajlaşma kayıtları gibi tüm unsurlar, şiddetin ispatı için kullanılabilir. Etimesgut avukat olarak, boşanma davalarında şiddet mağduru müvekkillerimizin haklarını en etkin şekilde savunmak için titizlikle çalışmaktayız.
Hukuki Süreçte Avukatın Rolü ve Önemi
Eşinden şiddet gören bir kadının, yaşadığı travmanın yanı sıra bir de karmaşık hukuki süreçlerle tek başına mücadele etmesi oldukça zorlayıcıdır. Bu noktada, uzman bir avukatın desteği hayati önem taşır. Avukat, sadece yasal süreçleri yürütmekle kalmaz, aynı zamanda müvekkiline psikolojik olarak da güç veren bir rehber olur.
Uzman Bir Avukattan Destek Almanın Avantajları
- Doğru ve Güncel Bilgilendirme: Hukuk mevzuatı sürekli değişmekte ve güncellenmektedir. Deneyimli bir avukat, yürürlükteki en güncel kanun maddeleri ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda size doğru bilgiyi sunar. Bu, hak kaybı yaşamanızı engeller.
- Etkili Delil Toplama ve Sunumu: Şiddetin ispatı için gerekli olan delillerin (darp raporu, tanık beyanları, elektronik deliller vb.) hukuka uygun şekilde toplanması ve mahkemeye doğru bir strateji ile sunulması kritik öneme sahiptir. Avukatınız, bu süreci en verimli şekilde yönetir.
- Dilekçe ve Evrak Hazırlığı: Şikayet dilekçeleri, koruma kararı başvuruları, boşanma dilekçeleri gibi tüm hukuki evrakların eksiksiz, doğru ve yasal formata uygun şekilde hazırlanması, sürecin hızlı ve lehinize ilerlemesini sağlar.
- Mahkemelerde Temsil ve Takip: Avukatınız, mahkeme duruşmalarında sizi temsil eder, savunmalarınızı yapar, tanıkların dinlenmesini sağlar ve hukuki sürecin her aşamasını titizlikle takip eder. Bu sayede mağduriyetinizin en aza indirilmesi hedeflenir.
- Süreç Yönetimi ve Strateji Belirleme: Şiddetle mücadele süreci, ceza hukuku, aile hukuku ve 6284 sayılı Kanun gibi farklı alanları kapsayan karmaşık bir yapıdır. Bir avukat, bu farklı süreçleri bir arada yürütecek doğru stratejiyi belirler ve haklarınızın tüm yönleriyle korunmasını sağlar.
- Psikolojik Destek: Her ne kadar doğrudan psikolojik destek sağlamasa da, hukuki süreçte yanınızda olan bir avukat, sizin adınıza yasal işlemleri yürüterek üzerinizdeki yükü hafifletir ve size güven verir.
Ankara'nın Etimesgut ve Sincan bölgelerinde uzmanlaşmış bir ekip olarak, Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, şiddet mağduru kadınların haklarını korumak ve adalete erişimlerini sağlamak için profesyonel ve duyarlı bir yaklaşımla hizmet vermektedir. Hukuki bilgi birikimimiz ve tecrübemizle, bu zorlu süreçte yanınızda olmaktan ve size en uygun hukuki çözümleri sunmaktan onur duyarız.
Psikolojik Destek ve Sosyal Yardımlar
Şiddet, sadece fiziksel değil, aynı zamanda derin psikolojik yaralar da açar. Bu nedenle, hukuki mücadelenin yanı sıra, psikolojik destek almak ve devletin sunduğu sosyal yardım olanaklarından faydalanmak, iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır. Şiddet mağdurlarının yalnız olmadığını bilmesi ve bu desteklere erişim yollarını öğrenmesi büyük önem taşır.
Devlet ve Sivil Toplum Kuruluşlarından Destek
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Bakanlık bünyesindeki Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) ve Kadın Konukevleri, şiddet mağdurlarına barınma, psikolojik destek, hukuki danışmanlık ve mesleki eğitim gibi kapsamlı hizmetler sunar. Alo 183 Sosyal Destek Hattı, 7/24 hizmet veren ve acil durumlarda rehberlik sağlayan önemli bir iletişim kanalıdır.
- Psikolog ve Psikiyatr Desteği: Şiddetin yol açtığı travma, depresyon, anksiyete gibi durumlarla başa çıkmak için profesyonel psikolojik destek almak çok önemlidir. Devlet hastaneleri bünyesinde veya özel kliniklerde bu hizmetlere erişim mümkündür. ŞÖNİM'ler aracılığıyla da psikolojik danışmanlık hizmetlerinden faydalanılabilir.
- Sivil Toplum Kuruluşları (STK'lar): Kadın dernekleri ve vakıfları, şiddet mağdurlarına gönüllü olarak hukuki, psikolojik ve sosyal destek sunmaktadır. Bu kuruluşlar, genellikle deneyimli avukatlar, psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarıyla işbirliği yaparak mağdurlara yol göstermektedir.
- Geçici Maddi Yardımlar: 6284 sayılı Kanun kapsamında ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla, şiddet mağdurlarına geçici maddi yardımlar sağlanabilmektedir. Bu yardımlar, mağdurun yeniden ekonomik bağımsızlığını kazanmasına kadar geçen sürede hayati destek sağlar.
Şiddetin etkileriyle başa çıkmak uzun ve zorlu bir süreç olabilir. Bu süreçte hem hukuki haklarınızı ararken hem de ruhsal iyiliğinizi gözetirken yalnız kalmamanız büyük önem taşır. Unutmayın, destek almak bir zayıflık değil, güçlü bir adımdır. Ankara avukat olarak, hukuki yol haritanızı belirlerken, aynı zamanda bu sosyal destek mekanizmaları hakkında da sizlere bilgi vermekten çekinmeyiz.
Sık Sorulan Sorular
Soru 1: Uzaklaştırma kararı nasıl alınır ve ne kadar sürer?
Uzaklaştırma kararı (koruyucu tedbir kararı), şiddet mağdurunun başvurusu üzerine Aile Mahkemesi, Cumhuriyet Savcılığı veya kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) tarafından alınabilir. Başvurunuz üzerine durum değerlendirilir ve genellikle 24 saat içinde karar verilir. Kararın süresi ilk etapta en fazla 6 ay olarak belirlenir; ancak şiddet riskinin devam etmesi halinde, mağdurun talebi üzerine veya re'sen (kendiliğinden) mahkeme tarafından süresiz olarak uzatılabilir.
Soru 2: Şiddet uygulayan eşe karşı delil toplarken nelere dikkat etmeliyim?
Delil toplarken hukuka uygunluk esastır. Fiziksel şiddet durumunda en önemli delil darp raporudur; bu nedenle darp izleri tazeyken bir sağlık kuruluşuna başvurarak rapor almalısınız. Fotoğraf ve video çekimleri (izinli veya izinli olduğu varsayılan ortamlarda), tehdit veya hakaret içeren mesajlar, e-postalar, ses kayıtları (ancak ses kaydı konusunda hukuka uygunluk için avukata danışılmalıdır), şiddete tanık olan kişilerin (akraba, komşu, arkadaş) beyanları önemli delillerdir. Tüm bu delilleri güvenli bir şekilde saklamalı ve bir avukatla paylaşmalısınız.
Soru 3: Şikayetimi geri çekersem ne olur?
Şiddet suçu, şikayete tabi olmayan suçlardan ise (örneğin kasten yaralama, tehdit gibi suçların eşe karşı işlenmesi genellikle resen takip edilir), şikayetinizi geri çekmeniz ceza davasının düşmesine neden olmaz. Kamu davası, Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen (kendiliğinden) yürütülmeye devam eder. Ancak hakaret gibi bazı şikayete tabi suçlarda şikayetin geri çekilmesi davanın düşmesine yol açabilir. Bu durum, her olayın kendi özelinde değerlendirilmesi gereken karmaşık bir konudur. Bu nedenle, herhangi bir adım atmadan önce mutlaka bir avukata danışmanız gerekmektedir.
Sonuç ve Tavsiyelerimiz
Eşinden şiddet gören bir kadın olarak yaşadığınız bu zorlu süreçte yalnız değilsiniz ve Türk hukuku, haklarınızı korumak için güçlü mekanizmalar sunmaktadır. Şiddetin her türlüsüne karşı sessiz kalmamak, ilk ve en önemli adımdır. Acil durumlarda güvenliğinizi sağlamak, kolluk kuvvetlerine başvurmak ve sağlık raporu almak gibi adımlar, hem kişisel güvenliğiniz hem de hukuki sürecin sağlıklı ilerlemesi için hayati öneme sahiptir. 6284 sayılı Kanun ile sağlanan koruyucu ve önleyici tedbirler, ceza hukuku kapsamında şiddet uygulayana yönelik yaptırımlar ve aile hukuku kapsamında boşanma, tazminat ve velayet haklarınız, yaşadığınız mağduriyeti gidermek adına önemli yasal yollardır.
Tavsiyemiz: Haklarınızın korunması ve tüm hukuki süreçlerin doğru bir şekilde yönetilmesi için uzman bir avukattan profesyonel destek alın. Ankara'da Etimesgut ve Sincan bölgesinde hizmet veren Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, şiddet mağduru kadınların yanındayız ve hukuki haklarını sonuna kadar savunmak için hazırız. Uzman ekibimizle, bu hassas süreçte sizlere güvenilir ve etkili hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktan onur duyarız.
AVUKAT | BURAK SAGLAM
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Ankara Etimesgut ilçesinde kurulu olan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık; ceza hukuku, işçi alacakları, kira uyuşmazlıkları ve boşanma davaları alanlarında haklarınızı savunmaktadır. Yasal süreçlerin karmaşıklığı karşısında profesyonel bir Etimesgut avukatı ile temsil edilmek, davanızın gidişatını doğrudan etkiler. Özellikle Etimesgut ceza avukatı soruşturma süreçleri ya da Etimesgut boşanma avukatı dava hazırlıkları için aşağıda listelenen telefon, e-posta ve Google Maps konumu üzerinden büromuzla doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
Adres: Oğuzlar Mah. 1602 Cad. No:1 Hukukçular Plaza D:60 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

