Türkiye'de aile içi şiddetle mücadele, hukukun ve toplumun öncelikli meselelerinden biridir. Bu bağlamda, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2021/XXXX Esas, 2021/YYYY Karar sayılı emsal kararı, aile içi şiddetin boşanma davalarında ağır kusur teşkil ettiğini ve mağdurun korunması ilkesinin önemini vurgulamıştır. Kararda, fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kalan eşin, bu durumu ispatlaması halinde, diğer eşin tam kusurlu kabul edilmesi ve mağdur eşin lehine maddi-manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilebileceği belirtilmiştir. Bu içtihat, şiddet mağdurlarının hukuki haklarının korunması ve faillerin eylemlerinin sonuçlarına katlanması noktasında yargının kararlılığını açıkça ortaya koymaktadır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, özellikle Keçiören ve çevresinde aile içi şiddete maruz kalan bireylerin hukuki haklarını eksiksiz bir şekilde kullanabilmeleri için gerekli tüm yasal süreçleri titizlikle yürütmekteyiz. Ankara'da avukatlık hizmeti sunan büromuz, mağdurların kendilerini güvende hissetmeleri ve adalet arayışlarında yalnız kalmamaları için profesyonel destek sağlamaktadır.
Aile İçi Şiddet Nedir ve Keçiören Bağlamında Önemi Nedir?
Aile içi şiddet, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'da geniş bir yelpazede tanımlanmıştır. Bu tanım sadece fiziksel şiddeti değil; cinsel, psikolojik, ekonomik ve dijital şiddeti de kapsamaktadır. Kanun, "şiddet" terimini, kişinin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketler olarak belirlemiştir. Bu, tehdit ve baskıyı da içerir. Keçiören gibi büyük ve kalabalık bir ilçede, sosyo-ekonomik ve kültürel çeşitliliğin getirdiği farklı dinamikler nedeniyle aile içi şiddet olayları ne yazık ki sıkça karşılaşılan bir sorundur. Bu durum, mağdurların hukuki haklarını bilmelerini ve bu hakları kullanmak için yerel mercilere kolayca ulaşabilmelerini daha da kritik hale getirmektedir. Keçiören Adliyesi'nin ve kolluk birimlerinin bu konudaki hassasiyeti ve hızlı müdahale yeteneği, mağdurların güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır.
Aile içi şiddet, sadece mağdurun değil, aynı zamanda çocukların ve diğer aile bireylerinin de yaşam kalitesini ve psikolojisini derinden etkileyen toplumsal bir yaradır. Yargıtay içtihatları, şiddetin sadece fiili bir eylem olmadığını, sözlü taciz, tehdit, psikolojik baskı ve ekonomik bağımlılık yaratma gibi davranışların da şiddet kapsamında değerlendirildiğini defalarca vurgulamıştır. Bu geniş tanım, mağdurların yaşadıkları deneyimleri daha doğru bir şekilde yasal zemine taşıyabilmeleri için bir çerçeve sunmaktadır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, mağdurların yaşadıkları her türlü şiddet eyleminin hukuki karşılığını bulması için gerekli adımları atmalarına destek olmaktayız.
6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruyucu ve Önleyici Tedbirler
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, aile içi şiddet mağdurlarının korunması ve şiddetin önlenmesi amacıyla kapsamlı tedbirler öngörmektedir. Bu kanun, şiddet mağdurlarının can güvenliğini sağlamayı ve onlara destek mekanizmaları sunmayı hedefler. Kanunun temel amacı, şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan kişilere karşı koruyucu ve önleyici tedbir kararları alınmasını sağlamaktır. Bu tedbirler, mağdurun talebi üzerine veya re'sen (kendiliğinden) hakim, savcı veya kolluk birimleri tarafından alınabilir. Keçiören'deki şiddet mağdurları, bu kanun kapsamında haklarını kullanmak için doğrudan emniyet birimlerine, jandarmaya, Cumhuriyet Savcılığına veya Aile Mahkemelerine başvurabilirler. Kanun, şiddet mağdurunun cinsiyetine bakmaksızın herkesi kapsar; ancak istatistiksel veriler ve kanunun ruhu, kadınların ve çocukların daha fazla mağdur olduğunu göstermektedir.
Şiddet Mağduru ve Aile Bireylerinin Korunması
6284 sayılı Kanun uyarınca alınabilecek koruyucu ve önleyici tedbir kararları oldukça çeşitlidir ve mağdurun durumuna göre şekillendirilebilir. Koruyucu tedbirler, şiddet mağduru ve çocukları için hayati önem taşır. Bu tedbirler arasında; barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım yapılması, psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal destek hizmeti verilmesi yer alır. Özellikle barınma yeri sağlanması, şiddet mağdurlarının güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdürmeleri için temel bir adımdır. Keçiören'de bu tür hizmetlere erişim noktasında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı kuruluşlar önemli rol oynamaktadır.
Önleyici tedbirler ise şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan kişiye yönelik olup, şiddetin tekrarlanmasını engellemeyi amaçlar. Bu tedbirler şunları içerebilir:
- Şiddet mağduruna ve çocuklarına yaklaşmama, iletişim kurmama.
- Müşterek konuttan uzaklaştırma ve konutun mağdura tahsisi.
- Mağdurun iş yerine veya okuluna yaklaşmama.
- Mağdurun şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermeme.
- Silahlarını kolluk kuvvetlerine teslim etme.
- Alkol veya uyuşturucu bağımlılığı varsa tedaviye yönlendirme.
- Şiddet önleme ve rehabilitasyon programlarına katılma.
Yargı, bu tedbirlerin uygulanmasında mağdurun beyanını esas almakta ve hızla karar verme eğilimindedir. Örneğin, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin birçok kararında, şiddet iddialarının ciddi bir şekilde değerlendirilmesi ve mağdurun can güvenliğinin öncelenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu kararlar, 6284 sayılı Kanun'un etkinliğini artırmaktadır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Keçiören'deki müvekkillerimizin en uygun ve etkin tedbir kararlarını alabilmeleri için tüm yasal süreçlerde yanlarında durmaktayız.
Tedbir Kararlarının Süresi ve İhlali Halinde Ne Yapılmalı?
Tedbir kararları, ilk başta en çok altı ay süreyle verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulama tehlikesinin devam etmesi halinde, resen veya talep üzerine süresi veya şekli değiştirilerek yahut kaldırılarak yeniden verilebilir. Yani bu süre uzatılabilir ve mağdurun korunmaya devam etmesi sağlanabilir. Tedbir kararlarının ihlali durumunda ise kanun çok net ve caydırıcı hükümler içermektedir. Şiddet uygulayan kişi, hakkında verilen tedbir kararına aykırı davrandığında, 6284 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca "tazyik hapsi"ne çarptırılabilir. Bu hapis cezası, üç günden on güne kadar olabileceği gibi, ihlalin tekrarı durumunda on beş günden otuz güne kadar da uygulanabilir. Tazyik hapsi, doğrudan mahkeme tarafından verilen ve para cezasına çevrilemeyen bir ceza türüdür. Bu durum, şiddet uygulayanların tedbir kararlarını ciddiye almalarını sağlamak amacıyla konulmuştur. Mağdurların, tedbir kararının ihlal edildiği her durumda derhal kolluk kuvvetlerine başvurması hayati önem taşır. Keçiören Emniyet Müdürlüğü veya ilgili karakollar, bu tür ihlallere hızlıca müdahale etmekle yükümlüdür. Bir avukatın rehberliği, bu süreçte doğru ve hızlı adımlar atılmasını sağlayacaktır. Sincan avukatlık büromuz aracılığıyla da destek sunmaktayız.
Aile İçi Şiddetin Ceza Hukuku Boyutu: Şikayet ve Yargılama Süreci
Aile içi şiddet eylemleri, sadece medeni hukukun değil, aynı zamanda ceza hukukunun da konusunu oluşturur. Şiddet uygulayan kişinin eylemleri, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında çeşitli suçları teşkil edebilir ve bu suçlar için cezai yaptırımlar öngörülmüştür. Mağdurlar, uğradıkları şiddet nedeniyle suç duyurusunda bulunma hakkına sahiptirler. Bu suç duyurusu, Cumhuriyet Savcılığına doğrudan dilekçe ile yapılabileceği gibi, kolluk kuvvetlerine (polis veya jandarma) sözlü veya yazılı başvuru yoluyla da gerçekleştirilebilir. Kolluk birimleri, kendilerine ulaşan bu tür ihbarları derhal Savcılığa bildirmekle yükümlüdür.
Aile içi şiddet kapsamında en sık karşılaşılan ve ceza hukuku anlamında sonuç doğuran suçlar şunlardır:
- Kasten Yaralama (TCK Madde 86): Fiziksel şiddetin en yaygın biçimidir. Vücutta acı veren veya sağlığı bozulan her türlü eylem bu kapsamdadır. Eğer yaralama, eşe veya üstsoy-altsoy gibi yakın akrabaya karşı işlenirse, ceza artırım sebebi olarak kabul edilir.
- Tehdit (TCK Madde 106): Mağdurun hayatına, vücut bütünlüğüne, cinsel dokunulmazlığına veya malvarlığına yönelik ciddi bir zarara uğratılacağı yönünde yapılan sözlü veya fiili beyanlardır. Eşe karşı tehdit, nitelikli hal olarak daha ağır cezayı gerektirir.
- Hakaret (TCK Madde 125): Mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek söz veya davranışlardır. Yüz yüze, telefonla, mesajla veya sosyal medya üzerinden işlenebilir.
- Cinsel Saldırı (TCK Madde 102): Bir kişinin cinsel dokunulmazlığını ihlal eden her türlü fiil bu suçu oluşturur. Evlilik birliği içinde dahi olsa, eşin rızası olmaksızın gerçekleştirilen cinsel eylemler cinsel saldırı suçunu teşkil edebilir ve Yargıtay içtihatlarıyla bu durum sabitlenmiştir.
- İşkence (TCK Madde 94) / Eziyet (TCK Madde 96): Sistematik ve uzun süreli şiddet eylemleri bu suçlara dönüşebilir. Özellikle çocuklara karşı işlenen eziyet suçu, ağır yaptırımları olan bir suçtur.
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK Madde 109): Mağdurun rızası dışında bir yerde tutulması, hareket özgürlüğünün kısıtlanması bu suçu oluşturur.
Yargılama süreci, suç duyurusunun ardından Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma ile başlar. Savcı, delilleri toplar, tanık ifadelerini alır, adli tıp raporlarını ister ve olayın tüm yönlerini aydınlatmaya çalışır. Yeterli delil bulunması halinde, Savcı iddianame düzenleyerek dava açar. Dava, Keçiören Adliyesi'nde bulunan ilgili Ceza Mahkemesi'nde (Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi) görülür. Yargılama süresince mağdur, davaya müşteki (şikayetçi) sıfatıyla katılarak haklarını savunabilir. Bu süreçte bir avukatın desteği, mağdurun haklarının eksiksiz kullanılmasını ve adaletin tecelli etmesini sağlamak açısından kritik öneme sahiptir. Yargı, aile içi şiddet suçlarında mağdurun korunmasına özel bir hassasiyet göstermektedir. Örneğin, Yargıtay kararlarında, mağdurun ruhsal ve fiziksel bütünlüğünün korunması gerektiği, şiddet uygulayanın eylemlerinin cezasız kalmaması gerektiği sıkça vurgulanır. Etimesgut avukat ekibimiz, Keçiören'deki mağdurların haklarını koruma konusunda tecrübelidir.
Aile Hukuku Kapsamında Haklar: Boşanma, Nafaka ve Velayet
Aile içi şiddet, evlilik birliğinin temelden sarsılmasına yol açan en önemli nedenlerden biridir ve boşanma davası açmak için haklı bir gerekçe teşkil eder. Türk Medeni Kanunu (TMK), şiddet mağdurlarına bu durumda boşanma davası açma ve şiddet nedeniyle uğradıkları zararların tazminini talep etme hakkı tanımaktadır. Boşanma davaları, Keçiören Aile Mahkemelerinde görülür.
Şiddetin Boşanma Sebebi Olması
Türk Medeni Kanunu, aile içi şiddeti doğrudan boşanma sebebi olarak düzenlemese de, şiddet eylemleri TMK Madde 162'de yer alan "Hayata Kast, Pek Kötü Muamele veya Onur Kırıcı Davranış" veya TMK Madde 166'da yer alan "Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması" genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirilir. Şiddet, evlilik birliğini çekilmez hale getiren ve eşlerin bir arada yaşamasını imkansız kılan bir durumdur. Yargıtay kararları da, fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik şiddetin, boşanma davasında şiddet uygulayan eşin tam kusurlu sayılmasına yol açtığını açıkça belirtmektedir. Şiddet mağduru eş, bu durumu ispatladığında, diğer eşin kusurlu davranışları nedeniyle evliliğin sona erdiğini kanıtlamış olur.
Nafaka Türleri ve Velayet Düzenlemeleri
Boşanma davalarında, şiddet mağdurlarının en önemli haklarından biri de nafaka ve çocukların velayetidir. Türk Medeni Kanunu, boşanma sürecinde ve sonrasında mağdur eşin ve çocukların yaşam standartlarını korumak amacıyla çeşitli nafaka türleri öngörmektedir:
- Tedbir Nafakası (TMK Madde 169): Boşanma davası devam ederken, eşlerden birinin ve çocukların geçimini sağlamak amacıyla mahkeme tarafından geçici olarak hükmedilen nafakadır. Şiddet mağduru eşin, dava süresince maddi olarak zor durumda kalmaması için önemlidir.
- İştirak Nafakası (TMK Madde 182): Boşanma sonrasında müşterek çocukların bakım, eğitim ve sağlık giderlerine katkı amacıyla, velayeti kendisine verilmeyen eşin ödemekle yükümlü olduğu nafakadır. Şiddet uygulayan eşin geliri ve çocuğun ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenir.
- Yoksulluk Nafakası (TMK Madde 175): Boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olan, daha az kusurlu veya kusursuz eşe, diğer eşin kusuru daha fazla ise veya kusursuzsa, ödemekle yükümlü olduğu nafakadır. Aile içi şiddete maruz kalan ve bu nedenle ekonomik olarak dezavantajlı duruma düşen eşin en temel haklarından biridir.
Velayet düzenlemelerinde ise çocuğun üstün yararı ilkesi esastır. Aile içi şiddetin varlığı, çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebileceğinden, velayetin şiddet uygulayan ebeveyne verilmesi neredeyse imkansızdır. Mahkeme, velayeti genellikle şiddet mağduru ve çocuğun gelişimini daha iyi sağlayacak ebeveyne verir. Hatta şiddetin yoğunluğuna ve çocuğa yönelik olup olmadığına bağlı olarak, şiddet uygulayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurması dahi kısıtlanabilir veya denetimli bir şekilde sağlanabilir. Yargıtay, bu konudaki kararlarında, çocuğun güvenliğinin ve psikolojik sağlığının her şeyin üstünde tutulması gerektiğini belirtmektedir.
Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri
Şiddet mağduru eş, boşanma davasıyla birlikte veya ayrı bir dava ile şiddet nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini de talep edebilir. TMK Madde 174 uyarınca:
- Maddi Tazminat: Şiddet nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen eş, maddi tazminat isteyebilir. Örneğin, şiddet nedeniyle işini kaybeden, tedavi masrafları oluşan veya ev eşyaları zarar gören eş, bu zararlarının karşılanmasını talep edebilir.
- Manevi Tazminat: Şiddet nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan, ruhsal bütünlüğü bozulan, elem ve ızdırap çeken eş, manevi tazminat talep edebilir. Yargıtay, aile içi şiddetin manevi tazminat gerektiren en ağır ihlallerden biri olduğunu kabul etmektedir.
Bu tazminat talepleri, şiddetin ispatı ve uğranılan zararın boyutunun mahkemeye sunulmasıyla değerlendirilir. Keçiören'de ve genel olarak Ankara'da avukat desteği, bu süreçte mağdurun haklarını en etkin şekilde savunması için hayati önem taşır. Hukuk büromuz, müvekkillerimizin bu türden haklarını eksiksiz bir şekilde talep etmeleri ve adil bir sonuca ulaşmaları için profesyonel destek sunmaktadır.
Delillerin Toplanması ve Hukuki Süreçte Kanıtların Önemi
Aile içi şiddet durumunda hukuki hakların korunması ve adaletin sağlanması için en önemli adımlardan biri, şiddet eylemlerini kanıtlayacak delillerin doğru ve eksiksiz bir şekilde toplanmasıdır. Deliller, hem ceza yargılamasında failin cezalandırılması hem de aile hukukunda boşanma, nafaka, velayet ve tazminat taleplerinin kabul edilmesi açısından kritik bir role sahiptir. Yargı, bu tür davalarda maddi gerçeğe ulaşmak için her türlü delili değerlendirmektedir. Mağdurun beyanı esas olmakla birlikte, bu beyanların somut delillerle desteklenmesi davanın seyrini olumlu yönde etkileyecektir.
Şiddet mağdurlarının toplayabileceği başlıca delil türleri şunlardır:
- Doktor Raporları ve Adli Tıp Kurumu Raporları: Fiziksel şiddet durumunda, darp raporu veya Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak detaylı raporlar, yaralanmaların niteliğini, şiddetle olan illiyet bağını ve mağdurun beyanının doğruluğunu kanıtlar nitelikte en güçlü delillerdendir. Keçiören'deki devlet hastanelerinden veya özel sağlık kuruluşlarından bu raporlar alınabilir.
- Tanık Beyanları: Şiddet olayına tanık olan komşular, akrabalar, arkadaşlar veya diğer kişiler, davanın aydınlatılmasında önemli rol oynar. Tanıkların olayı objektif bir şekilde anlatmaları ve mahkemede bu beyanlarını tekrarlamaları gerekmektedir.
- Yazılı Deliller: Şiddet uygulayan kişinin gönderdiği tehdit içerikli mesajlar (SMS, WhatsApp, e-posta), mektuplar, sosyal medya paylaşımları veya şiddet eylemlerini belgeleyen fotoğraflar ya da videolar önemli kanıtlar teşkil eder. Bu delillerin ekran görüntüsü alınarak veya dijital ortamdan yedeklenerek saklanması gereklidir.
- Kolluk Kayıtları: Şiddet nedeniyle daha önce polise veya jandarmaya yapılan başvurular, açılan soruşturmalar, alınan ifadeler ve tutulan tutanaklar da önemli delillerdir. Bu kayıtlar, şiddet olayının sürekliliğini ve ciddiyetini gösterir.
- Banka Kayıtları ve Faturalar: Ekonomik şiddet durumunda, mağdurun banka hesap hareketleri, kredi kartı ekstreleri, yapılan harcamalar veya zorla imzalatılan senetler gibi belgeler delil olarak kullanılabilir.
- Kamera Kayıtları: Güvenlik kameraları, apartman veya iş yeri kameraları gibi görüntüler, şiddet anını veya sonrasını kaydetmişse, çok güçlü bir delil niteliği taşır.
Delillerin toplanması ve hukuki süreçte sunulması profesyonel bir yaklaşım gerektirir. Hukuki destek almadan hareket etmek, önemli delillerin gözden kaçırılmasına veya usulüne uygun toplanmamasına yol açabilir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Keçiören'deki müvekkillerimizin yaşadıkları şiddet olaylarına ilişkin tüm delilleri titizlikle toplamakta, doğru bir stratejiyle mahkemeye sunmakta ve mağdurun haklarını en güçlü şekilde savunmaktayız. Yargı, özellikle aile içi şiddet davalarında, delillerin değerlendirilmesinde mağdurun kırılgan durumunu göz önünde bulundurarak vicdani kanaatiyle hareket etmektedir. Bu nedenle, olayın tüm boyutlarını eksiksiz bir şekilde ortaya koymak büyük önem taşır.
Keçiören'de ve Çevresinde Hukuki Destek ve Danışmanlık
Aile içi şiddetle mücadele süreci, hem hukuki karmaşıklığı hem de mağdurlar üzerindeki psikolojik yükü nedeniyle son derece zorlu olabilir. Bu süreçte doğru ve zamanında hukuki destek almak, mağdurların haklarını etkin bir şekilde kullanabilmeleri ve kendilerini güvende hissedebilmeleri için hayati öneme sahiptir. Keçiören'de aile içi şiddetle karşılaşan bireylerin başvurabileceği çeşitli hukuki destek mekanizmaları bulunmaktadır.
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, aile içi şiddet mağdurlarına yönelik kapsamlı hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sunmaktayız. Büromuz, Ankara'nın Etimesgut/Sincan bölgesinde konumlanmış olmasına rağmen, Keçiören ve çevresindeki müvekkillerimize de aktif olarak hukuki destek sağlamaktadır. Uzman avukatlarımız, şiddet mağdurlarının yaşadıkları olayların hukuki boyutlarını analiz ederek, en uygun yasal yolları belirlemekte ve süreci baştan sona titizlikle yürütmektedir.
Sunulan hizmetler arasında şunlar yer almaktadır:
- 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı alınması: Mağdurun ve çocuklarının korunması amacıyla uzaklaştırma, konut tahsisi gibi koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının alınması için gerekli başvuruların yapılması ve takibi.
- Ceza davalarının takibi: Şiddet uygulayan kişi hakkında suç duyurusunda bulunulması, soruşturma aşamasının takip edilmesi, ceza davalarında mağdurun veya vekilinin temsili ve adaletin sağlanması için gerekli tüm hukuki adımların atılması.
- Boşanma davalarının yürütülmesi: Şiddet nedeniyle evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı boşanma davalarının açılması, nafaka (tedbir, iştirak, yoksulluk nafakası) ve velayet taleplerinin mahkemeye sunulması, maddi ve manevi tazminat taleplerinin hazırlanması ve dava sürecinin yönetilmesi.
- Delil toplama ve değerlendirme: Şiddet olaylarını kanıtlayacak tüm delillerin (darp raporları, tanık beyanları, yazışmalar, kamera kayıtları vb.) usulüne uygun şekilde toplanması ve mahkemeye sunulması.
- Hukuki danışmanlık: Şiddet mağdurlarına, hakları, yasal süreçler ve atılması gereken adımlar hakkında detaylı ve güvenilir hukuki bilgi verilmesi.
Büromuz, şiddet mağdurlarının bu zorlu süreçte yalnız olmadıklarını hissetmelerini sağlamayı ve onların hukuki mücadelesinde en güçlü destekçileri olmayı ilke edinmiştir. Keçiören'deki mağdurlar, adli yardım imkanlarından da faydalanabilirler. Ankara Barosu bünyesinde Adli Yardım Bürosu, avukatlık hizmeti almakta zorlanan kişilere ücretsiz veya cüzi ücretlerle hukuki destek sağlamaktadır. Ancak, uzman bir avukatla çalışmak, sürecin daha hızlı, etkin ve mağdurun lehine sonuçlanmasını sağlayabilir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin mahremiyetine ve hassasiyetine en üst düzeyde önem vererek, güven odaklı bir hizmet anlayışı benimsemekteyiz. Sincan bölgesindeki uzman avukat kadromuzla da hizmet vermekteyiz.
Sık Sorulan Sorular
Keçiören'de aile içi şiddete uğradığımda ilk nereye başvurmalıyım?
Keçiören'de aile içi şiddete uğradığınızda öncelikle can güvenliğiniz için en yakın kolluk kuvvetlerine (polis veya jandarma karakolu) başvurmalısınız. Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayabilirsiniz. Ayrıca, Cumhuriyet Savcılığına veya Aile Mahkemesi'ne de doğrudan başvurarak 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı talep edebilirsiniz. Hukuki süreçler için ise bir avukattan destek almanız, haklarınızı eksiksiz kullanmanız açısından büyük önem taşımaktadır.
Uzaklaştırma kararı ne kadar süreliğine alınabilir ve ihlal edilirse ne olur?
Uzaklaştırma kararı, ilk etapta en fazla altı ay süreyle verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulama tehlikesinin devam etmesi halinde, mahkeme kararı uzatabilir. Eğer şiddet uygulayan kişi hakkında verilen uzaklaştırma kararını ihlal ederse, 6284 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca tazyik hapsi cezasına çarptırılır. Bu hapis cezası üç günden on güne kadar sürebilir ve ihlalin tekrarında bu süre otuz güne kadar çıkabilir.
Şiddet nedeniyle boşanma davası açarken hangi delilleri sunmam gerekir?
Şiddet nedeniyle boşanma davası açarken, şiddet olaylarını kanıtlayacak her türlü delili sunmanız gerekmektedir. Bunlar arasında; darp raporları, Adli Tıp Kurumu raporları, tanık beyanları, şiddet içerikli mesajlaşmalar (SMS, WhatsApp), e-postalar, sosyal medya paylaşımları, fotoğraflar, videolar, kolluk kayıtları (şikayet tutanakları), banka kayıtları (ekonomik şiddet için) ve varsa kamera kayıtları sayılabilir. Bu delillerin toplanması ve usulüne uygun şekilde mahkemeye sunulması için profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Keçiören'de avukatlık hizmeti almak için Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık ile nasıl iletişime geçebilirim?
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık büromuza, web sitemizdeki iletişim bilgileri üzerinden, telefonla veya e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz. Ankara'nın Etimesgut/Sincan bölgesinde olmamıza rağmen, Keçiören'deki müvekkillerimize de etkin hukuki danışmanlık ve temsil hizmetleri sunmaktayız. İlk görüşme için randevu alarak durumunuzu değerlendirebilir ve atılması gereken adımlar hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz. Uzman ekibimiz, size özel çözümler sunmak için hazırdır.
Aile içi şiddet mağdurları için ücretsiz hukuki yardım imkanları var mıdır?
Evet, aile içi şiddet mağdurları için ücretsiz hukuki yardım imkanları bulunmaktadır. Maddi durumu yetersiz olan bireyler, Ankara Barosu bünyesinde faaliyet gösteren Adli Yardım Bürosu'na başvurarak ücretsiz avukatlık hizmetinden faydalanabilirler. Ayrıca, bazı sivil toplum kuruluşları da hukuki danışmanlık ve destek hizmetleri sunmaktadır. Ancak, bu süreçlerin hızlı ve etkin yürütülmesi için uzman ve deneyimli bir avukatın rehberliği oldukça önemlidir.
Uzman Görüşümüz
Aile içi şiddet, toplumun en derin yaralarından biri olup, mağdurların yalnızca fiziksel değil, psikolojik ve sosyal yaşamlarını da derinden etkileyen ciddi bir insan hakları ihlalidir. Keçiören'de veya başka bir yerde bu tür bir durumla karşı karşıya kalındığında, hukuki haklarınızı bilmek ve zamanında profesyonel destek almak, hem kendi güvenliğiniz hem de adaletin tecellisi için vazgeçilmezdir. Hukuk sistemimiz, 6284 sayılı Kanun ve Türk Ceza Kanunu gibi mevzuatlarla şiddet mağdurlarını koruma altına almıştır. Bu karmaşık süreçlerde, doğru adımları atmak ve haklarınızı eksiksiz savunmak için deneyimli bir hukuk bürosundan danışmanlık almak, güvende bir gelecek inşa etmenizin ilk ve en önemli adımı olacaktır. Unutmayın, yasal haklarınız sizin en güçlü kalkanınızdır ve bu kalkanı doğru kullanmak uzmanlık gerektirir.
AVUKAT BURAK SAĞLAM | Hukuk & Danışmanlık
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Ankara Etimesgut ve çevre ilçelerinde avukatlık hizmeti sunan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, hukuki ihtilafların en kısa sürede çözümlenmesi için çalışmaktadır. Ceza davaları, velayet, nafaka ve boşanma davaları gibi hassas konularda hak kaybına uğramamak adına uzman bir Etimesgut avukatı ile yol almanız önerilir. Gerek Etimesgut ceza avukatı kadromuzdan danışmanlık almak gerekse Etimesgut boşanma avukatı olarak davalarınızı takip ettirmek için aşağıda yer alan iletişim kanallarımızdan veya haritamızdan faydalanabilirsiniz.
Adres: Yeşilova Mah. 4001. Cad. No:10 Linova Apt. B Blok Daire:27 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

