Eşlerden birinin ortak hayatı terk etmesi, Türk Medeni Kanunu'nda özel bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Medeni Kanunumuzun 164. maddesi uyarınca, eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak konutu terk eder veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmezse, diğer eş bu duruma dayanarak boşanma davası açabilir. Bu makalede, evi terk eden eşe karşı boşanma davası açmanın şartlarını, sürecini ve hukuki sonuçlarını detaylı bir şekilde ele alacağız. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, bu hassas süreçte müvekkillerimize profesyonel hukuki destek sunmaktayız.
Türk Medeni Kanunu'nda Terke Dayalı Boşanma Nedir?
Terke dayalı boşanma, eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan görevlerini yerine getirmemek amacıyla ortak yaşam alanını terk etmesi ve bu terk eyleminin belirli bir süre devam etmesi halinde gündeme gelen bir boşanma türüdür. Kanun koyucu, bu durumu evlilik birliğini temelden sarsan bir davranış olarak kabul etmiş ve diğer eşe boşanma davası açma hakkı tanımıştır. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için yasal bazı şartların titizlikle yerine getirilmesi gerekmektedir.
Türk Medeni Kanunu'nun 164. maddesi, terke dayalı boşanmayı şu şekilde tanımlar: "Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk ettiği takdirde; terk tarihinden itibaren en az altı ay geçmiş ve terk eden eşe hakim veya noter aracılığıyla iki ay içinde ortak konuta dönmesi için ihtar çekilmiş olmasına rağmen dönmemişse, diğer eş boşanma davası açabilir." Bu madde, terk durumunda boşanma davası açabilmek için gerekli tüm koşulları açıkça ortaya koymaktadır.
Terk Nedeniyle Boşanma Davası Açma Şartları Nelerdir?
Eşin evi terk etmesi nedeniyle boşanma davası açabilmek için belirli yasal şartların bir arada bulunması zorunludur. Bu şartların her birinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi, davanın başarıyla sonuçlanması için kritik öneme sahiptir. Ankara avukat büroları arasında, terke dayalı boşanma davalarında uzmanlaşmış olan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, bu şartların doğru bir şekilde tespit edilmesi ve uygulanması konusunda size rehberlik edecektir.
Evlilik Birliğinden Doğan Yükümlülükleri Yerine Getirmeme Amacıyla Terk
Terk eyleminin temelinde, eşin evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumluluklardan kaçınma amacı bulunmalıdır. Bu, sadece fiilen ortak konuttan ayrılmak değil, aynı zamanda eşlerin birbirine karşı olan sadakat, yardım, dayanışma gibi temel yükümlülüklerini kasten yerine getirmemeyi hedeflemesi anlamına gelir. Örneğin, eşin ekonomik katkıda bulunmaktan kaçınması, çocukların bakımına iştirak etmemesi gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Müşterek Konuttan Ayrılma ve Geri Dönmeme
Eşlerden birinin ortak yaşam alanını terk etmiş olması ve bu ayrılığın devam etmesi gerekmektedir. Terk eyleminin fiili olarak gerçekleşmesi, yani eşin evden ayrılmış olması şarttır. Önemli olan, eşin ortak konuttan ayrılışının geçici bir durum olmaması, sürekli bir ayrılık niyetini taşımasıdır. Kısa süreli ayrılıklar veya iş seyahatleri gibi haklı ve geçici durumlar terk sayılmaz.
Haklı Bir Sebep Olmaksızın Terk
Terk eyleminin haklı bir nedene dayanmaması büyük önem taşır. Eğer eş, fiziksel veya psikolojik şiddet, ağır hakaret, eşin başka birisiyle yaşaması, hayati tehlike veya ciddi hastalık gibi haklı ve makul bir sebeple evi terk etmişse, bu durum terke dayalı boşanma davasına konu edilemez. Haklı sebep, terk eden eş tarafından ispatlanması gereken bir savunma mekanizmasıdır. Yargıtay kararları, haklı sebeplerin kapsamını geniş tutarak eşler arasındaki genel geçimsizliği de bu kapsamda değerlendirebilmektedir.
En Az Altı Ay Süreyle Devam Eden Terk
Terk eyleminin üzerinden en az altı ay geçmiş olması gerekmektedir. Bu altı aylık süre, ihtar çekme şartından önce tamamlanması gereken bir süredir. Yani eş evi terk ettikten sonra en az altı ay geçmeden ihtar çekilemez ve dolayısıyla dava da açılamaz. Bu süre, eşlerin barışma ihtimalinin değerlendirilmesi ve terk eyleminin ciddiyetinin anlaşılması için konulmuş bir kanuni süredir.
Terk İhtarının Yapılması ve İhtar Süresinin Geçmesi
Terk nedeniyle boşanma davası açabilmenin en temel ve özel şartlarından biri, terk eden eşe usulüne uygun bir ihtar gönderilmesidir. Eş evi terk ettikten ve üzerinden en az altı ay geçtikten sonra, davacı eşin noter aracılığıyla terk eden eşe ortak konuta dönmesi için bir ihtar göndermesi zorunludur. Bu ihtarın tebliğinden itibaren iki ay içinde ortak konuta dönülmemesi halinde, boşanma davası açma hakkı doğar. İhtarın şekli ve içeriği son derece önemlidir ve hatalı bir ihtar davanın reddedilmesine yol açabilir. Bu aşamada Etimesgut avukat desteği almak, sürecin doğru yönetilmesi açısından hayati önem taşır.
Terk İhtarının Usulü ve Önemi
Terk nedeniyle boşanma davasının olmazsa olmaz şartı olan ihtar, hukuki niteliği itibarıyla büyük bir titizlik ve dikkatle hazırlanmalıdır. İhtarın usulüne uygun olmaması, tüm dava sürecini olumsuz etkileyebilir ve davanın reddine neden olabilir. Bu nedenle, ihtar aşamasında mutlaka hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.
İhtarın Amacı ve Hukuki Değeri
İhtarın temel amacı, terk eden eşe evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini hatırlatmak ve ona ortak konuta geri dönmesi için son bir fırsat tanımaktır. Bu ihtar, aynı zamanda terk eyleminin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığının ortaya çıkmasını da sağlar. Hukuki değeri ise, boşanma davası açabilmek için yerine getirilmesi zorunlu olan bir ön şart olmasıdır. İhtar olmadan açılan dava, doğrudan usulden reddedilecektir.
İhtarın Şekli ve İçeriği
İhtar, mutlaka noter aracılığıyla yapılmalı ve terk eden eşe tebliğ edilmelidir. İhtarın içeriğinde aşağıdaki hususlar açıkça belirtilmelidir:
- Eşin hangi adrese dönmesi gerektiği (ortak konutun adresi).
- Dönüş için tanınan iki aylık süre (ihtarın tebliğinden itibaren başlar).
- Dönüş masraflarının davet eden eş tarafından karşılanacağı taahhüdü (genellikle standart bir ibare olarak eklenir).
- Dönülmemesi halinde boşanma davası açılacağı uyarısı.
Eksik veya hatalı bir ihtar, Yargıtay tarafından geçersiz sayılarak davanın reddine neden olabilir. Bu sebeple Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, ihtar sürecinin profesyonel bir avukat tarafından yürütülmesini tavsiye etmekteyiz.
İhtar Süresi ve Sonuçları
Noter aracılığıyla gönderilen ihtarın terk eden eşe usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinden itibaren iki aylık yasal süre işlemeye başlar. Bu iki aylık süre içinde eşin ortak konuta dönmemesi halinde, ihtar süresinin bitiminden sonraki altı ay içinde boşanma davası açılabilir. Eğer bu altı aylık dava açma süresi kaçırılırsa, ihtarın hukuki geçerliliği sona erer ve yeniden ihtar çekilmesi gerekir. Bu süreler, davanın doğru zamanda açılması için dikkatle takip edilmelidir.
İhtar Gönderilemeyecek Durumlar
Her terk eylemi için ihtar çekilemez. Eğer eş, haklı bir sebeple evi terk etmişse (örneğin, fiziksel şiddet, tehdit, eşin sadakatsizliği gibi durumlarda), bu eşe ihtar çekilemez ve çekilse bile hukuki bir sonuç doğurmaz. Ayrıca, ortak hayatın çekilmez hale geldiği, eşler arasında fiili ayrılığın uzun süredir devam ettiği durumlarda da ihtar çekilmesi anlamsız hale gelebilir. Bu gibi istisnai durumların tespiti için uzman bir Ankara avukatından görüş almak önemlidir.
Terk Nedeniyle Boşanma Davasında İspat Yükümlülüğü
Boşanma davalarında, iddia edilen vakıaların ispatı büyük önem taşır. Terke dayalı boşanma davasında da, davacı eşin (evi terk edilen eş) kanunda belirtilen tüm şartların gerçekleştiğini ispat etmesi gerekmektedir. İspat yükümlülüğü, davanın seyrini doğrudan etkileyen bir faktördür.
Terk Eyleminin İspatı
Davacı, eşinin ortak konutu ne zaman ve nasıl terk ettiğini ispatlamakla yükümlüdür. Bu ispat için çeşitli deliller kullanılabilir. Komşu tanıklıkları, eşin evden taşınırken görüldüğüne dair beyanlar, eşyaların taşındığına dair belgeler, güvenlik kamerası kayıtları, terk eden eşin başka bir adreste yaşamaya başladığını gösteren resmî kayıtlar veya yazışmalar gibi somut deliller büyük önem taşır. Bu delillerin toplanması ve mahkemeye sunulması, davanın güçlendirilmesi açısından kritik rol oynar.
Haklı Sebep Yokluğunun İspatı
Davacı eş, terk eden eşin evi terk etmek için haklı bir sebebinin bulunmadığını da ispat etmelidir. Genellikle, terk eden eşin "haklı bir sebebim vardı" savunmasıyla karşılaşılır. Bu durumda davacı, eşinin iddia ettiği haklı sebebin gerçek olmadığını veya yeterli olmadığını kanıtlamak zorundadır. Örneğin, eşin şiddet gördüğü iddiasına karşı, şiddet olayının yaşanmadığına dair tanık veya kamera kayıtları sunulabilir. Bu, hukuki mücadelede önemli bir aşamadır ve Sincan avukat ekibimiz, bu tür durumlarda delil toplama ve sunma konusunda profesyonel destek sağlamaktadır.
İhtarın Tebliği ve Sürelerin İspatı
Terk ihtarının usulüne uygun olarak gönderildiği ve terk eden eşe tebliğ edildiği, tebliğ mazbatası ile ispat edilir. Ayrıca, ihtarın tebliğ tarihinden itibaren iki aylık dönme süresinin geçtiği ve bu süre içinde eşin dönmediği de mahkemece tespit edilir. Tüm bu resmi belgeler, davanın geçerliliği için eksiksiz olmalıdır.
Terk Nedeniyle Boşanma Davasında Talep Edilebilecek Haklar
Terke dayalı boşanma davası açan eş, sadece evliliğin sona ermesini değil, aynı zamanda bu süreçte uğradığı zararların telafisini ve çocuklarının menfaatlerinin korunmasını da talep edebilir. Bu talepler, boşanma davasının dilekçesinde açıkça belirtilmelidir.
Maddi ve Manevi Tazminat
Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi uyarınca, boşanmaya neden olan olaylarda kusursuz veya daha az kusurlu olan taraf, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenmişse maddi tazminat; kişilik hakları saldırıya uğramışsa manevi tazminat talep edebilir. Eşin evi haklı bir sebep olmaksızın terk etmesi, genellikle terk edilen eş için maddi ve manevi bir kayıp ve üzüntü nedeni oluşturur. Bu durumda, terk eden eşin kusurlu olduğu kabul edilerek diğer eş lehine tazminata hükmedilebilir. Tazminat miktarı, eşlerin ekonomik ve sosyal durumları, kusur oranları ve uğranılan zararın büyüklüğüne göre mahkemece takdir edilir.
Nafaka Türleri (Yoksulluk, İştirak, Tedbir)
Boşanma davası sürecinde ve sonrasında çeşitli nafaka türleri gündeme gelebilir:
- Tedbir Nafakası: Boşanma davası süresince, ayrı yaşamaya başlayan eşlerden birinin ve varsa çocukların geçimini sağlamak amacıyla mahkemece hükmedilen nafakadır. Terke dayalı boşanma davasında, terk edilen eş kendisi ve çocukları için tedbir nafakası talep edebilir.
- Yoksulluk Nafakası: Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafa, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer eşin gelir durumu göz önüne alınarak ödenen nafakadır. Terk nedeniyle boşanmada, terk edilen eş genellikle yoksulluk nafakası talep etme hakkına sahip olur.
- İştirak Nafakası: Ortak çocukların eğitim, sağlık ve bakım giderlerine katkı sağlamak amacıyla boşanma sonrasında velayeti alan tarafa diğer eş tarafından ödenen nafakadır. Terke dayalı boşanma sonucunda velayet kendisine verilen eş, diğer eşten iştirak nafakası talep edebilir.
Velayet Düzenlemesi
Eğer eşlerin ortak çocukları varsa, boşanma davasıyla birlikte çocukların velayetinin kimde kalacağı da mahkemece karara bağlanır. Velayet düzenlemesinde temel ilke, çocuğun üstün menfaatidir. Mahkeme, terk eyleminin çocuk üzerindeki etkilerini, eşlerin yaşam koşullarını, çocukların eğitim ve sağlık durumlarını dikkate alarak velayet konusunda en uygun kararı verir. Terk eden eşin kusurlu olması, velayet konusunda doğrudan tek belirleyici faktör olmamakla birlikte, diğer faktörlerle birlikte değerlendirilir.
Evi Terk Eden Eşin Hukuki Durumu ve Hakları
Evi terk eden eşin de boşanma davası sürecinde belirli hakları ve yükümlülükleri bulunmaktadır. Terk eden eşin hukuki durumu, terk eyleminin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığına göre değişiklik gösterebilir. Bu durum, davanın savunma stratejisi açısından önemlidir ve Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak hem davacı hem de davalı tarafa hukuki destek sağlamaktayız.
Terk Eden Eşin Hakları
Terk eden eş, kendisine karşı açılan boşanma davasında savunma hakkına sahiptir. Bu kapsamda, evin terk edilmesinin haklı bir nedene dayandığını iddia ederek delillerini sunabilir. Örneğin, şiddet veya tehdit altında olduğunu, eşinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini veya ortak hayatın kendisi için çekilmez hale geldiğini ispatlamaya çalışabilir. Ayrıca, terk eden eş de şartları varsa karşı dava açarak boşanma, tazminat ve nafaka taleplerinde bulunabilir. Bu haklar, adil yargılanma ilkesinin bir gereğidir.
Terk Eden Eşin Yükümlülükleri
Evi terk eden eşin en temel yükümlülüğü, kendisine gönderilen ihtara uyarak ortak konuta geri dönmektir. Eğer haklı bir sebebi yoksa ve ihtara rağmen dönmezse, terke dayalı boşanma davasının açılmasına zemin hazırlamış olur. Ayrıca, evlilik birliği devam ettiği sürece eşine ve çocuklarına karşı olan bakım, yardım ve dayanışma yükümlülükleri devam eder. Bu yükümlülükleri yerine getirmemesi, boşanma davasında kusurunun artmasına ve aleyhine tazminat ile nafaka hükmedilmesine yol açabilir.
Terk Nedeniyle Boşanma Davası Süreci ve Hukuki Yardımın Önemi
Terk nedeniyle boşanma davaları, diğer boşanma davalarına göre daha özel ve teknik şartlar içerir. Bu süreçte atılacak her adımın hukuka uygun olması, davanın sağlıklı ilerlemesi ve hak kaybı yaşanmaması için kritik öneme sahiptir. Bu nedenle, profesyonel hukuki destek almak vazgeçilmezdir.
Dava Dilekçesinin Hazırlanması
Boşanma davası, görevli mahkeme olan Aile Mahkemesi'ne sunulacak bir dava dilekçesi ile başlar. Dilekçede, terk eyleminin detayları, ihtarın ne zaman ve nasıl çekildiği, yasal sürelerin tamamlandığı, talep edilen tazminat, nafaka ve velayet gibi hususlar açıkça belirtilmelidir. Delillerin de dilekçeye eklenmesi veya dilekçede belirtilmesi gerekmektedir. Özellikle Ankara avukatı olarak hizmet veren büromuz, dava dilekçesinin hukuki terminolojiye uygun ve eksiksiz hazırlanmasında müvekkillerine yardımcı olmaktadır.
Mahkeme Süreci ve Duruşmalar
Dava dilekçesinin mahkemeye sunulmasının ardından, mahkeme ilk incelemeyi yapar ve dilekçeyi karşı tarafa tebliğ eder. Karşı tarafın cevap dilekçesini sunmasıyla birlikte ön inceleme duruşması yapılır. Bu duruşmada, davanın esasıyla ilgili hususlar görüşülür, delillerin toplanması için gerekli kararlar alınır. Ardından tahkikat aşamasına geçilir; tanıklar dinlenir, belgeler incelenir, keşif ve bilirkişi incelemesi gibi işlemler yapılabilir. Bu aşamaların her birinde hukuki temsil, hakların korunması açısından önemlidir.
Yargıtay Süreci
Yerel mahkemenin verdiği karar, taraflardan herhangi birinin itirazı (istinaf başvurusu) üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşınabilir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına karşı da temyiz yolu açıktır ve dosya Yargıtay'a gönderilebilir. Yargıtay, kararın hukuka uygunluğunu denetler. Bu uzun ve karmaşık süreçlerin her aşamasında Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak müvekkillerimize etkin bir hukuki temsil sunmaktayız. Özellikle Etimesgut avukat kadromuzla, bu tür davalarda yüksek başarı oranlarına ulaşmayı hedeflemekteyiz.
Yapmanız Gerekenler ve Yapmamanız Gerekenler
Eşinizin evi terk etmesi durumunda atacağınız adımlar, hukuki sürecin başarısı için büyük önem taşır. İşte bu süreçte dikkat etmeniz gerekenler:
Yapmanız Gerekenler:
- Eşinizin evi terk ettiği tarihi ve saati not alın. Bu, altı aylık sürenin başlangıcı için önemlidir.
- Terk eylemine dair delilleri (mesajlaşmalar, tanık beyanları, kamera kayıtları, banka hareketleri vb.) toplamaya başlayın.
- Bir avukata danışarak terk ihtarının usulüne uygun şekilde hazırlanmasını ve gönderilmesini sağlayın.
- İhtarın tebliğ mazbatasını ve tüm resmi belgeleri dikkatlice saklayın.
- Çocuklarınız varsa, onların menfaatlerini ön planda tutacak adımlar atın ve velayet konusunda avukatınızla görüşün.
- Maddi durumunuzu gösteren belgeleri (maaş bordroları, banka hesap dökümleri, mal varlığı bilgileri) hazır bulundurun.
- Avukatınızın talimatlarına harfiyen uyun ve süreç hakkında düzenli bilgi alışverişinde bulunun.
Yapmamanız Gerekenler:
- Eşinizi telefonla veya mesajla tehdit etmeyin, hakaret etmeyin veya taciz edici davranışlarda bulunmayın. Bu durumlar aleyhinize delil olarak kullanılabilir.
- Eşinizin eşyalarını zorla dışarı atmayın veya izinsiz olarak el koymayın.
- Kendi başınıza ihtar çekmeye çalışmayın veya hukuki bilgisi olmayan kişilerden tavsiye almayın.
- Terk süresi dolmadan ve ihtar çekilmeden boşanma davası açmaya kalkışmayın.
- Eşinizle ortak konut dışında bir yerde buluşup barışma görüşmeleri yapmayın, bu terk iradesinin ortadan kalktığı şeklinde yorumlanabilir.
- Çocukları eşinizle görüştürmekten haksız yere kaçınmayın.
- Sosyal medyada veya üçüncü kişilerle eşiniz hakkında olumsuz paylaşımlarda bulunmayın, dedikodu yapmayın.
Sık Sorulan Sorular
Eşim beni telefonla terk ettiğini söylerse bu geçerli bir terk sayılır mı?
Hayır, Türk Medeni Kanunu'na göre terk, eşin ortak konutu fiilen terk etmesi ve evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla dönmemesi anlamına gelir. Sadece sözlü veya yazılı olarak "terk ettim" demek yeterli değildir, fiili bir ayrılık ve bu ayrılığın belirli bir süre devamı şarttır.
Terk eden eşin haklı bir sebebi olduğunu ispatlaması durumunda ne olur?
Eğer terk eden eş, evi terk etmek için haklı bir sebebinin olduğunu mahkemeye sunduğu delillerle ispatlarsa, terke dayalı boşanma davası reddedilir. Bu durumda, davacı eşin genel boşanma sebepleri (evlilik birliğinin sarsılması gibi) üzerinden dava açması gerekebilir.
Terk nedeniyle boşanma davası ne kadar sürer?
Davanın süresi, mahkemenin iş yüküne, delillerin toplanma hızına, tarafların uzlaşıp uzlaşmamasına ve istinaf/temyiz süreçlerine göre değişiklik gösterir. Ortalama olarak ilk derece mahkemesi süreci 1 ila 2 yıl arasında sürebilirken, istinaf ve temyiz süreçleriyle birlikte bu süre daha da uzayabilir. Ankara avukat kadromuz, davaların en hızlı şekilde sonuçlanması için titizlikle çalışır.
Terk eden eşe ihtar çekmeden boşanma davası açabilir miyim?
Hayır, Türk Medeni Kanunu'nun 164. maddesi uyarınca, terk nedeniyle boşanma davası açabilmek için usulüne uygun bir ihtarın çekilmesi ve bu ihtarın tebliğinden itibaren iki aylık sürenin dolmuş olması zorunlu bir şarttır. İhtar çekilmeden açılan dava, usulden reddedilecektir.
Eşim evi terk etti ancak ben nafaka ödemek zorunda kalır mıyım?
Terke dayalı boşanma davasında terk eden eşin kusurlu olduğu kabul edilir. Eğer terk edilen eşin kusuru daha ağır değilse ve boşanma sonucunda yoksulluğa düşecekse, terk eden eşin yoksulluk nafakası ödemesine hükmedilebilir. Çocuk varsa, iştirak nafakası velayeti alan tarafa ödenir. Mahkeme, her iki eşin ekonomik durumunu ve kusur oranlarını değerlendirir.
Sonuç ve Tavsiyelerimiz
Eşin evi terk etmesi, evlilik birliğini derinden sarsan ve hukuki sonuçları ağır olabilen bir durumdur. Terke dayalı boşanma davası açmak, belirli ve hassas yasal şartların bir araya gelmesini gerektirir. Özellikle terk ihtarının usulüne uygun çekilmesi, delillerin eksiksiz toplanması ve yasal sürelerin doğru takip edilmesi, davanın seyri açısından hayati öneme sahiptir. Bu süreçte karşılaşılabilecek hukuki zorluklar ve olası hak kayıplarının önüne geçmek için uzman bir avukatın rehberliğine ihtiyaç duyulmaktadır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara'da avukatlık hizmeti sunan büromuz, terke dayalı boşanma davalarında müvekkillerimize kapsamlı ve güvenilir hukuki danışmanlık ve temsil sağlamaktadır. Özellikle Etimesgut avukat ve Sincan avukat arayışında olan müvekkillerimiz için, tecrübeli ekibimizle profesyonel destek sunmaktayız.
Tavsiyemiz: Haklarınızın korunması ve sürecin doğru yönetilmesi için uzman bir avukattan profesyonel destek alın.
AVUKAT | BURAK SAGLAM
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Ankara Etimesgut ve çevre ilçelerinde avukatlık hizmeti sunan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, hukuki ihtilafların en kısa sürede çözümlenmesi için çalışmaktadır. Ceza davaları, velayet, nafaka ve boşanma davaları gibi hassas konularda hak kaybına uğramamak adına uzman bir Etimesgut avukatı ile yol almanız önerilir. Gerek Etimesgut ceza avukatı kadromuzdan danışmanlık almak gerekse Etimesgut boşanma avukatı olarak davalarınızı takip ettirmek için aşağıda yer alan iletişim kanallarımızdan veya haritamızdan faydalanabilirsiniz.
Adres: Oğuzlar Mah. 1602 Cad. No:1 Hukukçular Plaza D:60 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

