Dolandırıcılık Mağdurlarının Yaptığı 5 Kritik Hata
Dolandırıcılık mağduru olmak, çoğu zaman ani ve sarsıcı bir deneyimdir. Bu durumun yarattığı şok ve öfke, kişilerin mantıklı düşünmesini engelleyebilir ve yanlış adımlar atmasına neden olabilir. İşte dolandırıldığını düşünen kişilerin en sık yaptığı ve hak kaybına yol açabilecek 5 kritik hata:Hata 1: Zaman Kaybı ve Geç Başvuru
Ne Yapılıyor? Dolandırıcılık mağdurları, olayın şokuyla veya durumu kabullenememe haliyle çoğu zaman beklemeyi tercih eder. Kendi imkanlarıyla çözüm bulmaya çalışır, dolandırıcılarla iletişimi sürdürür veya durumu yakın çevresiyle paylaşıp bir süre harekete geçmez. Bazıları ise utandıkları için olayı gizlemeye çalışır.
Yasal Sonucu Ne? Hukukta zaman, delillerin ve hakların korunması açısından kritik öneme sahiptir. Geç yapılan başvurular, delillerin kaybolmasına, dijital izlerin silinmesine, dolandırıcıların elde ettikleri parayı başka hesaplara aktararak izlerini kaybettirmesine neden olabilir. Ayrıca, bazı durumlarda şikayet için belirli hak düşürücü süreler bulunabilmektedir. Gecikme, failin yakalanmasını zorlaştırır ve mağduriyetin giderilme ihtimalini düşürür.
Doğru Yaklaşım Nedir? Dolandırıldığınızı anladığınız anda derhal harekete geçmelisiniz. Hiçbir zaman kaybetmeden, elinizdeki tüm delillerle birlikte bir hukuk bürosundan profesyonel destek alarak savcılığa suç duyurusunda bulunmalısınız. Zamanında atılan adımlar, faillerin yakalanması ve zararın tazmin edilmesi için hayati önem taşır. Bu noktada Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık gibi deneyimli bir Ankara avukatına danışmak, süreci hızlandırır ve doğru yönlendirir.
Hata 2: Hukuki Destek Almaksızın Şikayet ve Takip Süreci
Ne Yapılıyor? Birçok mağdur, avukat masrafından kaçınmak veya hukuki sürecin basit olduğunu düşünerek doğrudan savcılığa giderek kendi başına şikayet dilekçesi sunar. Dilekçede eksik veya yanlış bilgiler verebilir, olayı tam olarak hukuki terimlerle ifade edemeyebilir veya süreci etkin bir şekilde takip edemez.
Yasal Sonucu Ne? Eksik veya hatalı hazırlanmış bir suç duyurusu dilekçesi, soruşturmanın yanlış yönlendirilmesine, önemli delillerin atlanmasına veya dosyanın yeterince güçlü bir şekilde açılmamasına neden olabilir. Delil yetersizliği veya yanlış hukuki vasıflandırma nedeniyle savcılık takipsizlik kararı verebilir veya dava açılsa bile faillerin beraat etmesi ihtimali doğabilir. Ayrıca, mağdurların ceza yargılamasındaki haklarından (katılan sıfatı, delil sunma, itiraz etme vb.) yeterince faydalanamamasına yol açabilir.
Doğru Yaklaşım Nedir? Dolandırıcılık suçu, karmaşık hukuki niteliklere sahip olabilir ve Türk Ceza Kanunu'nda farklı şekillerde düzenlenmiştir. Bu nedenle, alanında uzman bir avukattan hukuki destek almak hayati öneme sahiptir. Bir avukat, olayı doğru hukuki çerçeveye oturtacak, gerekli tüm delilleri toplayacak, etkili bir şikayet dilekçesi hazırlayacak, soruşturma ve kovuşturma süreçlerini titizlikle takip ederek mağdurun haklarını en iyi şekilde savunacaktır. Bu durum, özellikle Sincan avukatlık ofisimiz gibi yerel ve deneyimli bir bürodan alınacak destekle daha da güçlenecektir.
Hata 3: Eldeki Delilleri Yetersiz veya Yanlış Değerlendirme
Ne Yapılıyor? Mağdurlar, dolandırıcılık olayına ilişkin tüm yazışmaları, banka dekontlarını, ses kayıtlarını veya diğer dijital verileri önemsemeyebilir, silebilir veya eksik sunabilir. Bazen de sadece kendi sözlü beyanlarının yeterli olacağını düşünürler. Özellikle sosyal medya veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden yapılan dolandırıcılıklarda ekran görüntüleri veya konuşma kayıtları gibi delillerin değeri göz ardı edilir.
Yasal Sonucu Ne? Türk hukukunda iddia eden tarafın iddiasını ispatlama yükümlülüğü vardır. Yeterli ve somut delil olmadan yapılan bir şikayet veya dava, ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilme riskiyle karşı karşıyadır. Dijital delillerin silinmesi veya doğru şekilde muhafaza edilmemesi, sonradan geri döndürülemez kayıplara yol açabilir. Bu da dolandırıcılık suçunun unsurlarının tam olarak ispatlanmasını engeller.
Doğru Yaklaşım Nedir? Dolandırıcılık olayına ilişkin her türlü belge, dijital veri, yazışma (WhatsApp, SMS, e-posta), banka işlem dekontu, ses kaydı, kamera görüntüsü ve tanık beyanı gibi delil niteliği taşıyabilecek unsurları titizlikle toplamalı ve muhafaza etmelisiniz. Bu delillerin toplanması ve hukuka uygun bir şekilde sunulması, davanın seyrini doğrudan etkiler. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, delillerin hukuki geçerliliğini değerlendirme ve bunları yargı organlarına doğru şekilde sunma konusunda size rehberlik edecektir. Özellikle banka kayıtları, havale ve EFT bilgileri suçun izini sürmek için en somut delillerdendir. Bu nedenle, bankanıza durumu bildirerek işlem detaylarını talep etmelisiniz.
Hata 4: Sadece Ceza Hukuku Yönüne Odaklanıp Maddi Tazminatı Göz Ardı Etme
Ne Yapılıyor? Dolandırıcılık mağdurları genellikle suçluların cezalandırılmasına odaklanır ve sadece ceza davasının açılmasıyla yetinirler. Faillerin hapse girmesiyle birlikte paralarının da otomatik olarak geri geleceğini düşünürler. Maddi zararlarının karşılanması için ayrı bir hukuki yol izlemeleri gerektiği bilincinde olmazlar.
Yasal Sonucu Ne? Türk hukuk sisteminde ceza davaları, suçluların cezalandırılmasını amaçlarken, maddi zararların tazmini için genellikle ayrı bir hukuk davası açılması gerekir. Ceza davası sonucunda fail hapse girse bile, mağdurun uğradığı maddi zarar kendiliğinden tazmin edilmez. Bu durumda, ceza davasının sonucunu beklemek ve ardından ayrı bir alacak veya tazminat davası açmak zorunda kalabilirsiniz. Bu da hem zaman hem de ek hukuki süreç gerektirir.
Doğru Yaklaşım Nedir? Dolandırıcılık mağduruysanız, hem faillerin cezalandırılması hem de uğradığınız maddi zararın tazmini için iki yönlü bir hukuki strateji izlemeniz önemlidir. Ceza davası sürerken veya ceza davasının sonuçlanmasını takiben, alacak davası, tazminat davası veya icra takibi gibi hukuki yollara başvurarak paranızı geri almaya çalışmalısınız. Ceza mahkemesi kararı, hukuk mahkemesinde güçlü bir delil teşkil eder. Bu iki sürecin eşgüdümlü yürütülmesi, Etimesgut avukat desteği ile en verimli şekilde sağlanabilir.
Hata 5: Koruyucu Önlemleri ve Hukuki Tedbirleri Göz Ardı Etme
Ne Yapılıyor? Mağdurlar, hukuki süreci başlatırken, dolandırıcıların mal varlıklarını kaçırma veya devretme ihtimalini göz ardı edebilirler. Bu nedenle, dava açmadan veya dava devam ederken, failin mal varlığı üzerine ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir gibi koruyucu önlemler talep etmeyi düşünmeyebilirler.
Yasal Sonucu Ne? Eğer dolandırıcılar, hukuki süreç devam ederken mal varlıklarını üçüncü kişilere devreder veya kaçırırsa, dava kazanılsa bile paranın tahsil edilmesi imkansız hale gelebilir. Mahkeme kararı uygulanamaz duruma düşer ve mağdurun zararı giderilemez.
Doğru Yaklaşım Nedir? Maddi zararın tazmini amacıyla açılacak alacak veya tazminat davalarında, davanın başında veya dava devam ederken, borçlunun mal varlığı üzerine ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir konulması talep edilmelidir. Bu tedbirler, borçlunun mallarını elden çıkarmasını engeller ve davanın sonunda alınacak kararın icra edilebilirliğini güvence altına alır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 389 ve devamı hükümleri ile İcra ve İflas Kanunu Madde 257 ve devamı hükümleri, bu tedbirlerin hukuki dayanağını oluşturur. Deneyimli bir avukat, bu tür koruyucu önlemlerin zamanında ve doğru bir şekilde talep edilmesini sağlayarak, mağdurun alacağına kavuşma şansını maksimize eder.
Dolandırıcılık Suçu ve Türk Ceza Kanunu'ndaki Yeri
Türk Ceza Kanunu'nda dolandırıcılık suçu, kişilerin hileli davranışlarla aldatılarak, kendilerine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malvarlığına zarar vermesi olarak tanımlanır. Bu suç, Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 157 ve Madde 158'de düzenlenmiştir.Dolandırıcılık Suçunun Unsurları Nelerdir?
TCK Madde 157'ye göre dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için şu unsurların bir arada bulunması gerekir:
- Hileli Davranış: Failin, bir kişiyi aldatmaya yönelik davranışlar sergilemesi. Bu, doğru olmayan bilgileri gerçek gibi sunmak, gerçeği gizlemek veya yanıltıcı eylemlerde bulunmak olabilir. Hile, mağdurun algısını yanıltıcı nitelikte ve aldatmaya elverişli olmalıdır.
- Aldatma: Failin hileli davranışları sonucunda mağdurun aldatılmış olması. Mağdur, yapılan hileye inanarak iradesi sakatlanmalı ve malvarlığına ilişkin tasarrufta bulunmalıdır.
- Mağdurun İradesiyle Yapılan Tasarruf: Aldatılan mağdurun, kendi iradesiyle ve hilenin etkisi altında kalarak kendisine veya bir başkasına zarar verecek şekilde bir tasarrufta bulunması (örneğin, para vermesi, senet imzalaması, mal devretmesi).
- Faile veya Üçüncü Kişiye Sağlanan Haksız Yarar: Mağdurun tasarrufu sonucunda, failin veya failin gösterdiği üçüncü bir kişinin haksız bir menfaat elde etmesi.
- Kasıt: Failin, bu hileli davranışları bilerek ve isteyerek, mağduru aldatıp haksız kazanç sağlama amacıyla hareket etmesi.
Nitelikli Dolandırıcılık Halleri ve Cezaları
TCK Madde 158, dolandırıcılık suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerini düzenlemektedir. Bu haller, suçun işleniş biçimi veya mağdurun durumu gibi faktörlere göre belirlenir. Nitelikli dolandırıcılık, basit dolandırıcılığa göre daha ağır yaptırımlarla karşılanır. Önemli nitelikli hallerden bazıları şunlardır:
- Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle,
- Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına,
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle (günümüzdeki internet, telefon dolandırıcılıkları bu kapsamdadır),
- Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
- Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
- Serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
- Bankaların, kredi kurumlarının veya sigorta şirketlerinin aracı olarak kullanılması suretiyle,
- Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle,
Bu nitelikli hallerin varlığı halinde, ceza miktarı önemli ölçüde artar. Özellikle bilişim sistemleri ve banka araçlarının kullanıldığı dolandırıcılıklar, günümüzde en sık karşılaşılan türlerdendir ve ağır cezalar öngörülmüştür. Bu nedenle, dolandırıldığınızda olayın nitelikli hal kapsamında olup olmadığının tespiti için uzman bir Sincan avukatının hukuki değerlendirmesi kritik öneme sahiptir.
Dolandırılan Parayı Geri Alma Süreci: Adım Adım Yapılması Gerekenler
Dolandırıcılık mağduru olduğunuzda paranızı geri almak için izlemeniz gereken hukuki süreç, hem ceza hukuku hem de icra/tazminat hukuku boyutunu içerir. Bu sürecin doğru ve eksiksiz bir şekilde yürütülmesi, başarı şansınızı artırır.İlk Adım: Delillerin Toplanması ve Muhafaza Edilmesi
Dolandırıldığınızı anladığınız anda ilk yapmanız gereken şey, olaya ilişkin tüm delilleri eksiksiz bir şekilde toplamak ve güvence altına almaktır. Bu deliller, hukuki sürecin temelini oluşturacaktır:
- Banka Kayıtları ve Dekontları: Yapılan havale, EFT veya diğer para transferlerine ilişkin tüm dekontları, banka hesap dökümlerini ve işlem geçmişini derhal bankanızdan talep edin ve saklayın. Bu, paranın nereye ve kim tarafından gönderildiğini ispatlamanın en somut yoludur.
- Yazışmalar: Dolandırıcılarla aranızdaki tüm yazışmaları (WhatsApp, SMS, e-posta, sosyal medya mesajları, forum yazışmaları vb.) silmeden muhafaza edin. Ekran görüntüleri alın, e-postaları kaydedin. Bu yazışmalar, hileli davranışın ve aldatmanın ispatında önemli rol oynar.
- Ses Kayıtları ve Görüntüler: Eğer telefon görüşmesi, video kaydı veya başka bir görsel/işitsel deliliniz varsa, bunları güvenli bir şekilde saklayın. Yargıtay kararları uyarınca, kişinin kendisine karşı işlenen suça ilişkin elde ettiği ses kayıtları delil olarak kabul edilebilir.
- Tanık Beyanları: Olaylara şahit olan kişiler varsa, bu kişilerin iletişim bilgilerini not alın.
- Diğer Belgeler: Varsa sözleşmeler, faturalar, ilanlar veya dolandırıcılıkla ilgili diğer tüm evrakları bir araya getirin.
Bu delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi ve saklanması, sonraki adımlar için hayati önem taşır.
İkinci Adım: Savcılığa Suç Duyurusunda Bulunma
Topladığınız delillerle birlikte en yakın Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılı bir dilekçe ile suç duyurusunda bulunmalısınız. Bu dilekçede, olayı tüm detaylarıyla, dolandırıcının kimliği (biliniyorsa), olayın tarihi, yeri ve nasıl gerçekleştiği açıkça belirtilmelidir. Ayrıca, uğradığınız maddi zararın miktarı ve delilleriniz de dilekçeye eklenmelidir. Suç duyurusunun uzman bir avukat tarafından hazırlanması, hukuki vasıflandırmanın doğru yapılması ve delillerin eksiksiz sunulması açısından büyük önem taşır. Cumhuriyet Savcılığı, suç duyurunuz üzerine bir soruşturma başlatacak, delilleri toplayacak, şüpheli/şüphelileri tespit etmeye çalışacak ve ifadelerini alacaktır.
Üçüncü Adım: Ceza Davası ve Katılma Talebi
Soruşturma sonucunda, Cumhuriyet Savcısı yeterli delil olduğuna kanaat getirirse, dolandırıcılık suçu nedeniyle şüpheli/şüpheliler hakkında iddianame düzenleyerek ceza davası açacaktır. Bu dava, Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi'nde (nitelikli dolandırıcılık hallerinde) görülecektir. Mağdur olarak, bu davaya "katılan" sıfatıyla müdahil olma hakkınız vardır. Katılan sıfatıyla, yargılama sürecini takip edebilir, delil sunabilir, tanık dinletebilir ve sanıkların cezalandırılmasını talep edebilirsiniz. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 237, mağdurun davaya katılma hakkını düzenlemektedir. Bu süreçte bir avukatın desteği, yargılamanın etkinliğini artırır ve haklarınızın korunmasını sağlar.
Dördüncü Adım: Maddi Zararın Tazmini İçin Hukuki Yollar
Ceza davası, failin cezalandırılmasını hedeflerken, mağduriyetinizin maddi boyutunu gidermek için ayrı hukuki yollar izlemeniz gerekmektedir. Bu yollar şunlardır:
- Alacak Davası / Tazminat Davası: Dolandırıldığınız parayı geri almak için Asliye Hukuk Mahkemesi'nde fail aleyhine alacak davası veya tazminat davası açabilirsiniz. Ceza mahkemesi kararı, hukuk mahkemesinde güçlü bir delil teşkil edecektir. Borçlar Kanunu Madde 49 ve devamı, haksız fiillerden doğan tazminat sorumluluğunu düzenler. Bu davada, uğradığınız maddi zararın tamamının faillerden tahsilini talep edersiniz.
- İcra Takibi: Eğer dolandırıcılık suçundan kaynaklanan alacağınız bir belgeye (örneğin, senet, çek, banka dekontu vb.) dayanıyorsa, doğrudan icra takibi de başlatılabilir. Ancak, çoğu dolandırıcılık vakasında somut bir alacak belgesi bulunmadığından, genellikle dava yolu tercih edilir. Ceza mahkemesinde sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra, bu kararı icra takibine koyarak da alacağınızı tahsil etmeye çalışabilirsiniz.
- İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir: Maddi zararın tazmini amacıyla açacağınız hukuk davası veya icra takibi sürecinde, dolandırıcının mal kaçırmasını engellemek için ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir talep etmek çok önemlidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 389 vd. ve İcra ve İflas Kanunu Madde 257 vd. bu tedbirlerin hukuki dayanağını oluşturur. Mahkemeden veya icra dairesinden talep edeceğiniz bu tedbirler sayesinde, failin banka hesaplarına, taşınır veya taşınmaz mallarına el konulabilir ve böylece davanın sonunda alacağınızı tahsil etme şansınız artar.
Bu karmaşık hukuki süreçlerin her adımında, Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık bünyesindeki uzman avukatlar, mağdurlara doğru ve etkin hukuki destek sunarak, kayıplarını geri alma mücadelesinde yanlarında yer almaktadır.
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık ile Profesyonel Destek
Dolandırıcılık mağduru olmak, hem hukuki hem de psikolojik açıdan zorlayıcı bir süreçtir. Bu süreçte, doğru adımların zamanında ve eksiksiz atılması, telafisi güç zararların önüne geçmek ve kaybedilen parayı geri almak için hayati önem taşır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, dolandırıcılık suçlarının her türlüsünde geniş tecrübeye sahibiz. Ankara ve özellikle Etimesgut avukat ile Sincan avukat hizmet bölgelerimizde, müvekkillerimizin yaşadığı mağduriyetleri gidermek için kapsamlı hukuki destek sunmaktayız. Hukuk büromuz, dolandırıcılık olayının tüm detaylarını titizlikle inceleyerek, olayın hukuki vasıflandırmasını doğru yapar, gerekli tüm delilleri toplar ve hukuka uygun bir şekilde yargı organlarına sunar. Ceza soruşturması ve kovuşturma süreçlerini yakından takip ederken, aynı zamanda maddi zararın tazmini için alacak veya tazminat davalarını ve icra takiplerini etkin bir şekilde yürütürüz. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi koruyucu hukuki önlemlerin zamanında alınmasını sağlayarak, alacağınızın güvence altına alınmasına yardımcı oluruz. Amacımız, mağduriyetinizin en kısa sürede ve en etkin yolla giderilmesini sağlamaktır.Sık Sorulan Sorular
Soru 1: Dolandırıldığımı ne zaman fark etmeliyim ve ne kadar sürede şikayet etmeliyim?
Dolandırıldığınızı fark ettiğiniz anda, yani hileli davranışın ve zararın ortaya çıktığı andan itibaren mümkün olan en kısa sürede yetkili mercilere (Cumhuriyet Savcılığı veya emniyet birimleri) şikayette bulunmalısınız. Türk Ceza Kanunu'nda dolandırıcılık suçu için genel dava zamanaşımı süreleri geçerlidir; ancak delillerin kaybolmaması ve faillerin yakalanması açısından zaman kaybetmemek kritik öneme sahiptir. Özellikle bilişim sistemleri üzerinden işlenen suçlarda dijital izler hızla kaybolabilir. Bu yüzden olayın hemen akabinde bir avukata danışarak hukuki süreci başlatmanız önerilir.
Soru 2: Failin kimliğini bilmiyorsam ne yapmalıyım?
Failin kimliğini bilmeseniz bile şikayet hakkınız vardır. Bu durumda, elinizdeki tüm bilgilere (telefon numarası, banka hesap numarası, e-posta adresi, sosyal medya profili, yazışma içerikleri vb.) dayanarak suç duyurusunda bulunmalısınız. Cumhuriyet Savcılığı, kolluk kuvvetleri aracılığıyla (siber suçlar birimi gibi) gerekli araştırmaları yaparak failin kimliğini tespit etmeye çalışacaktır. Özellikle banka hesaplarına yapılan transferler, failin kimliğine ulaşmada önemli bir ipucu olabilir. Bu süreçte uzman bir avukatın rehberliği, soruşturmanın doğru yönlendirilmesi için çok değerlidir.
Soru 3: Paramı geri alma şansım ne kadar yüksek?
Paramı geri alma şansı, olayın özelliklerine, toplanan delillerin gücüne, failin maddi durumuna ve hukuki sürecin ne kadar hızlı ve doğru yönetildiğine bağlıdır. Failin mal varlığı yoksa veya mal varlığını kaçırmışsa, ceza alsa bile paranızı tahsil etmek zorlaşabilir. Ancak, ihtiyati haciz gibi koruyucu tedbirlerin zamanında alınması, failin mal varlığının tespit edilip üzerine el konulması, geri alma şansını önemli ölçüde artırır. Profesyonel hukuki destek ile tüm bu imkanlar değerlendirilerek en yüksek başarı şansı hedeflenir. Dolayısıyla, süreç ne kadar erken ve doğru adımlarla başlarsa, paranızı geri alma ihtimaliniz o kadar artar.
Aklınızda Kalması Gerekenler
Dolandırıldığınızı fark ettiğinizde panik yapmak yerine, derhal profesyonel hukuki destek alarak zaman kaybetmeden hareket etmek ve elinizdeki tüm delilleri titizlikle toplamak, paranızı geri alma mücadelenizde atacağınız en kritik adımlardır. Unutmayın ki, hukuki süreçlerin doğru yönetilmesi ve gerekli önlemlerin alınması, mağduriyetinizin giderilmesinde belirleyici rol oynar.
AVUKAT BURAK SAĞLAM | Hukuk & Danışmanlık
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Ankara Etimesgut ve çevre ilçelerinde avukatlık hizmeti sunan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, hukuki ihtilafların en kısa sürede çözümlenmesi için çalışmaktadır. Ceza davaları, velayet, nafaka ve boşanma davaları gibi hassas konularda hak kaybına uğramamak adına uzman bir Etimesgut avukatı ile yol almanız önerilir. Gerek Etimesgut ceza avukatı kadromuzdan danışmanlık almak gerekse Etimesgut boşanma avukatı olarak davalarınızı takip ettirmek için aşağıda yer alan iletişim kanallarımızdan veya haritamızdan faydalanabilirsiniz.
Adres: Oğuzlar Mah. 1602 Cad. No:1 Hukukçular Plaza D:60 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

