Hukuk düzeni, bireylerin huzur ve güven içinde yaşama hakkını teminat altına almayı hedefler. Bu hakkı ihlal eden eylemlerden biri de tehdit suçudur. Türk Ceza Kanunu'nda önemli bir yer tutan tehdit suçu, mağdur üzerinde korku ve endişe yaratarak irade özgürlüğünü kısıtlayan ciddi bir fiildir. Ankara'nın merkezi Çankaya ilçesinde veya Etimesgut ve Sincan gibi çevre bölgelerde yaşayan bireylerin tehdit suçuyla karşılaşması durumunda hukuki süreçlerin doğru yönetilmesi, hem mağdurların haklarını korumak hem de şüphelilerin adil yargılanmasını sağlamak açısından kritik öneme sahiptir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, tehdit suçlarında şikayet süreçlerinden etkin savunma stratejilerine kadar tüm aşamalarda müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunmaktayız. Bu makalede, tehdit suçunun hukuki niteliği, şikayet ve soruşturma süreçleri, mahkeme aşamaları ve uzman bir avukatın bu süreçlerdeki rolü detaylı bir şekilde ele alınacaktır.
Tehdit Suçu Nedir? Türk Ceza Kanunu'ndaki Yeri ve Unsurları Nelerdir?
Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 106. maddesinde düzenlenmiş olup, bir kişiye veya yakınına karşı hukuka aykırı bir fiilin işleneceğinin bildirilmesiyle meydana gelen bir suç tipidir. Bu suçun temel amacı, mağdurun karar verme özgürlüğünü etkilemek, onda korku ve tedirginlik yaratmaktır. Tehdidin varlığı için failin bu korkuyu yaratma kastıyla hareket etmesi gerekmektedir. Tehdit suçunun en önemli unsuru, yapılan eylemin veya söylenen sözün, mağdurun gelecekte bir kötülüğe maruz kalacağı endişesini uyandırmaya elverişli olmasıdır. Bu kötülük, kişinin hayatına, vücut bütünlüğüne, cinsel dokunulmazlığına veya malvarlığına yönelik olabilir.
Tehdit Suçunun Basit ve Nitelikli Halleri Nelerdir?
TCK Madde 106, tehdit suçunun farklı ağırlıktaki hallerini düzenlemektedir. Buna göre, tehdit suçunun basit hali ve nitelikli halleri bulunmaktadır.
Basit Tehdit (TCK Madde 106/1): Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Aynı şekilde, malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit eden kişi de mağdurun şikayeti üzerine altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
Nitelikli Tehdit (TCK Madde 106/2): Tehdit fiilinin bazı özel durumlar altında işlenmesi, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerini oluşturur. Bu haller şunlardır:
- Silahla işlenmesi.
- Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle işlenmesi.
- Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi.
- Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi.
Bu durumlarda, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülür. Nitelikli tehdit suçları, mağdurun şikayetine bağlı olmaksızın re'sen takip edilir, yani savcılık durumu öğrendiği anda soruşturma başlatmakla yükümlüdür. Yargıtay içtihatları, tehdidin ciddiyetini ve mağdur üzerindeki etkisini değerlendirirken tehdit anındaki koşulları, taraflar arasındaki ilişkiyi ve tehdidin yöneltildiği kişiyi dikkate almaktadır.
Tehdit Suçunda Şikayet Süreci: Mağdur Ne Yapmalıdır?
Tehdit suçuyla karşı karşıya kalan bir mağdurun haklarını korumak için atması gereken ilk adım, hukuki süreci doğru bir şekilde başlatmaktır. Bu süreç, tehdidin niteliğine göre farklılık gösterebilir ancak genel hatlarıyla şikayet ve delil toplama aşamalarını içerir.
Şikayet Süresi ve Şikayet Hakkı Kime Aittir?
Tehdit suçunun basit hali, şikayete tabi bir suçtur. Bu, savcılığın soruşturma başlatabilmesi için mağdurun veya suçtan zarar görenin şikayetçi olması gerektiği anlamına gelir. Şikayet hakkı, fiili ve faili öğrenme tarihinden itibaren altı ay içinde (TCK Madde 73/1) kullanılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, sürenin geçirilmesi halinde şikayet hakkı ortadan kalkar ve soruşturma başlatılamaz. Nitelikli tehdit suçları ise şikayete tabi değildir; yani bu suçlar re'sen takip edilir ve savcılık, suçu öğrendiği anda kendiliğinden harekete geçer.
Şikayet hakkı, tehdit eyleminden doğrudan zarar gören kişiye aittir. Ancak, mağdur küçük veya kısıtlı ise, yasal temsilcileri (veli veya vasi) bu hakkı kullanabilir. Tehdit suçunun niteliğine göre, bazen suçtan zarar gören birden fazla kişi de olabilir.
Şikayet Dilekçesi Nasıl Hazırlanır ve Nereye Sunulur?
Şikayet dilekçesi, hukuki sürecin başlangıç noktasıdır ve eksiksiz, açık ve doğru bilgiler içermesi büyük önem taşır. Dilekçede şu bilgilere yer verilmelidir:
- Şikayetçinin kimlik bilgileri ve iletişim adresi.
- Şüpheli veya şüphelilerin kimlik bilgileri (biliniyorsa) veya eşkali.
- Suçun işlendiği tarih, yer ve saati de içeren olayın tüm detayları.
- Tehdidin içeriği (sözlü, yazılı mesaj, sosyal medya paylaşımı vb.).
- Deliller (tanık isimleri, mesaj ekran görüntüleri, ses kayıtları, kamera görüntüleri gibi).
- Hukuki talep (soruşturma yapılması ve şüphelinin cezalandırılması).
Şikayet dilekçesi, Cumhuriyet Başsavcılığı'na veya kolluk kuvvetleri (polis, jandarma) aracılığıyla sunulabilir. Kolluk kuvvetlerine yapılan şikayetler tutanak altına alınır ve Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletilir. Dilekçenin bir Ankara avukat desteğiyle hazırlanması, hukuki terimlerin doğru kullanılması, olayın eksiksiz aktarılması ve dilekçenin hukuki geçerliliğinin sağlanması açısından kritik öneme sahiptir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Çankaya'da tehdit suçu mağdurlarına bu süreçte profesyonel danışmanlık ve temsil hizmetleri sunmaktayız.
Delillerin Toplanması ve Önemi
Tehdit suçunun ispatı, sunulan delillerin gücüne bağlıdır. Mağdurun, şikayet dilekçesi ile birlikte veya sonrasında, elindeki tüm delilleri savcılığa sunması gerekmektedir. Önemli delil türleri şunlardır:
- Yazılı Deliller: Tehdit içerikli mektuplar, e-postalar, SMS mesajları, WhatsApp veya diğer sosyal medya platformlarındaki yazışmaların ekran görüntüleri veya çıktılar.
- Ses ve Görüntü Kayıtları: Tehdidin kaydedildiği ses kayıtları veya kamera görüntüleri. Bu tür delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması (CMK Madde 217/2) esastır. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller yargılamada kullanılamaz.
- Tanık Beyanları: Tehdit olayına şahit olan kişilerin ifadeleri. Tanıkların isimleri, iletişim bilgileri ve olaya dair bildikleri hususlar şikayet dilekçesinde belirtilmelidir.
- Diğer Belgeler: Tehdit sonrası oluşan psikolojik veya fiziksel zararları gösteren doktor raporları gibi belgeler de delil niteliği taşıyabilir.
Delillerin eksiksiz ve hukuka uygun şekilde toplanması, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında davanın seyrini doğrudan etkiler. Bu nedenle, delil toplama konusunda bir Sincan avukat veya Etimesgut avukat ile çalışmak, sürecin profesyonelce yürütülmesini sağlar.
Soruşturma Aşaması: Tehdit İddiaları Nasıl İncelenir?
Şikayet dilekçesinin Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaşmasıyla birlikte soruşturma aşaması başlar. Bu aşama, suçun işlenip işlenmediğinin, şüphelinin kimliğinin ve eylemin tüm detaylarının ortaya çıkarılmaya çalışıldığı evredir. Cumhuriyet Savcısı, soruşturmanın temel yürütücüsüdür.
Cumhuriyet Savcısının Rolü ve Delil Toplama Faaliyetleri
Cumhuriyet Savcısı, şikayet üzerine veya re'sen (nitelikli tehdit hallerinde) soruşturma başlatır. Soruşturma sürecinde savcının temel görevleri şunlardır:
- Delil Toplama: Şikayet dilekçesinde belirtilen delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, kamera kayıtlarının incelenmesi, telefon kayıtlarının (mahkeme kararıyla) ve mesajlaşma içeriklerinin temin edilmesi.
- Şüpheli İfadesi: Şüphelinin ifadesinin alınması. Şüpheli, ifade verme aşamasında avukat bulundurma hakkına sahiptir ve susma hakkını kullanabilir.
- Keşif ve Bilirkişi İncelemesi: Gerekli durumlarda olay yerinde keşif yapılması veya teknik konularda bilirkişi raporu alınması (örneğin, ses kaydının orijinalliği).
- Koruma Tedbirleri: Şüphelinin kaçmasını engellemek veya delilleri karartmasını önlemek amacıyla gözaltı, adli kontrol veya tutuklama gibi koruma tedbirlerinin uygulanması için mahkemeden talepte bulunulması.
Soruşturma sonunda Cumhuriyet Savcısı, toplanan delilleri değerlendirir. Eğer suçun işlendiğine dair yeterli şüphe varsa, bir iddianame düzenleyerek dava açar. Yeterli şüpheye ulaşılamazsa veya suçun unsurları oluşmamışsa, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik kararı) verir. Bu karar, şikayetçi tarafından itiraz edilebilir.
Uzlaştırma Kurumu ve Tehdit Suçundaki Uygulaması
Türk Ceza Muhakemesi Hukuku'nda, bazı suçlar için uzlaştırma kurumu öngörülmüştür. Uzlaştırma, tarafların bağımsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek anlaşma sağlamaları ve böylece yargılama sürecinin sonlandırılması esasına dayanır. Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun basit hali, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253. maddesi uyarınca uzlaştırmaya tabi suçlar arasında yer alır.
Soruşturma aşamasında, eğer suç uzlaştırmaya tabi ise, Cumhuriyet Savcısı dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Uzlaştırmacı, mağdur ve şüpheli ile ayrı ayrı veya birlikte görüşmeler yaparak anlaşma zemini arar. Uzlaşma sağlanması durumunda, dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve dava açılmaz. Eğer dava açılmışsa, mahkeme uzlaşma sonucunda davanın düşmesine karar verir. Uzlaşma sağlanamazsa, soruşturma veya kovuşturma kaldığı yerden devam eder. Uzlaştırma süreci, taraflar için daha hızlı ve daha az yıpratıcı bir çözüm sunabilir, ancak tarafların uzlaşma konusunda rızası esastır. Bu süreçte de Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık gibi bir hukuk bürosundan hukuki destek almak, müvekkillerin haklarının korunması ve en uygun sonucun elde edilmesi açısından önemlidir.
Kovuşturma Aşaması: Mahkeme Süreci ve Yargılama
Cumhuriyet Savcısının iddianame düzenleyip mahkemeye sunması ve iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte kovuşturma aşamasına geçilir. Bu aşama, Asliye Ceza Mahkemesi'nde yürütülen yargılama sürecini kapsar. Hem mağdur hem de sanık için hukuki hakların etkin bir şekilde kullanılması büyük önem taşır.
İddianamenin Kabulü ve İlk Duruşma
Mahkeme, kendisine sunulan iddianameyi CMK Madde 170 ve devamı uyarınca inceleyerek, yasal şartları taşıyıp taşımadığına karar verir. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte dava açılmış sayılır ve ilk duruşma için gün belirlenir. Taraflara (sanık, mağdur/müşteki) duruşma davetiyeleri gönderilir. İlk duruşmada, sanığın kimlik tespiti yapılır, iddianame okunur ve sanığa isnat edilen suçlamalar anlatılır. Sanığa savunma yapma hakkı tanınır ve delillerin sunulması için süre verilebilir. Mağdur veya vekili de bu duruşmada hazır bulunarak şikayetlerini ve taleplerini dile getirebilir.
Savunma Hakları ve Etkin Bir Savunmanın Önemi
Sanığın, tehdit suçlamasıyla yargılandığı süreçte sahip olduğu savunma hakları, adil yargılanma ilkesinin temelini oluşturur. CMK Madde 147 ve devamında düzenlenen bu haklar şunlardır:
- Suskunluk Hakkı: Sanık, kendisine yöneltilen suçlamalar karşısında ifade vermeme hakkına sahiptir.
- Avukat Yardımından Yararlanma Hakkı: Sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafii (avukat) yardımından faydalanabilir. Bu, etkin bir savunma için vazgeçilmezdir.
- Delil Sunma Hakkı: Sanık, lehine olan delilleri mahkemeye sunabilir, tanık dinletme talebinde bulunabilir.
- Soru Sorma Hakkı: Sanık veya avukatı, duruşmada tanıklara, mağdura ve bilirkişilere soru yöneltebilir.
Etkin bir savunma, sadece masumiyet iddiasını ortaya koymakla kalmaz, aynı zamanda suçun unsurlarının oluşmadığını, tehdidin ciddiyetten uzak olduğunu veya hukuka aykırı delillerle ispat edilmeye çalışıldığını göstermeyi de içerir. Özellikle tehdit suçunun nitelikli halleri söz konusu olduğunda, cezanın ağırlığı dikkate alındığında profesyonel bir savunma stratejisi geliştirmek hayati öneme sahiptir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, sanıkların savunma haklarını en üst düzeyde koruyarak, hukuki dayanakları güçlü ve ikna edici savunmalar hazırlıyoruz.
Ceza Hukukunda Tehdit Suçunun Cezaları ve Cezayı Etkileyen Faktörler
TCK Madde 106 uyarınca tehdit suçunun cezaları, suçun basit veya nitelikli hallerine göre farklılık gösterir. Basit tehdit suçu için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülürken, malvarlığına yönelik basit tehditte altı aya kadar hapis veya adli para cezası uygulanabilir. Nitelikli tehdit hallerinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası söz konusudur.
Yargılama sürecinde, mahkeme ceza tayin ederken birçok faktörü göz önünde bulundurur. Bu faktörler, cezayı artırıcı veya azaltıcı etki yaratabilir:
- Haksız Tahrik: Tehdit fiilinin, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlenmesi durumunda, cezada indirim yapılabilir (TCK Madde 29).
- İyi Hal İndirimi (Takdiri İndirim Nedenleri): Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, pişmanlığı gibi faktörler, cezada indirim yapılmasını sağlayabilir (TCK Madde 62).
- Etkin Pişmanlık: Tehdit suçu için TCK'da doğrudan etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır; ancak genel hükümler çerçevesinde değerlendirme yapılabilir.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): Belirli şartların varlığı halinde, mahkeme sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Bu karar, sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulması ve bu süre içinde kasıtlı bir suç işlememesi halinde hükmün ortadan kalkması anlamına gelir (CMK Madde 231).
- Cezanın Ertelenmesi: Hapis cezasının belirli bir süreyi geçmemesi ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması gibi şartlarla cezanın infazı ertelenebilir (TCK Madde 51).
Bu hukuki müesseselerin doğru anlaşılması ve uygulanması, yargılama sonucunu önemli ölçüde etkiler. Bu nedenle, deneyimli bir Çankaya tehdit avukatı ile çalışmak, sürecin her aşamasında müvekkillerin menfaatlerini en iyi şekilde korumak adına kritik bir adımdır.
Tehdit Suçlarında Hukuki Destek ve Çankaya Tehdit Avukatının Rolü
Tehdit suçu, hem mağdur hem de şüpheli veya sanık açısından karmaşık ve psikolojik olarak yıpratıcı bir süreçtir. Bu süreçte doğru hukuki adımları atmak, hak kayıplarını önlemek ve adil bir sonuca ulaşmak için uzman bir hukuk bürosundan destek almak kaçınılmazdır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara'da, özellikle Çankaya, Etimesgut ve Sincan bölgelerinde tehdit suçlarıyla ilgili hukuki süreçlerde kapsamlı danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktayız.
Uzman bir avukatın tehdit suçları ile ilgili süreçteki rolü çok yönlüdür:
- Hukuki Danışmanlık: Olayın tüm detaylarının hukuki perspektiften değerlendirilmesi, olası sonuçların analizi ve atılması gereken adımlar hakkında detaylı bilgilendirme.
- Şikayet Dilekçesi Hazırlama ve Takip: Mağdurlar adına etkili ve eksiksiz şikayet dilekçelerinin hazırlanması, delillerin sunulması ve soruşturma aşamasının titizlikle takip edilmesi.
- Delil Toplama ve Değerlendirme: Hukuka uygun delillerin toplanması, mevcut delillerin güçlendirilmesi ve hukuka aykırı delillere karşı itiraz edilmesi.
- Soruşturma Aşamasında Temsil: Savcılık ifadelerinde mağduru temsil etme, şüphelinin ifadesi sırasında savunma haklarının korunması. Uzlaştırma sürecinde müvekkilin menfaatlerini gözeterek en uygun anlaşmaya varılması için rehberlik etme.
- Kovuşturma Aşamasında Savunma: Mahkeme huzurunda güçlü bir savunma stratejisi oluşturma, delillerin sunulması, tanıkların sorgulanması ve hukuki itirazların yapılması.
- Hukuki Sürecin Yönetimi: Duruşma tarihlerinin takibi, gerekli dilekçelerin zamanında sunulması ve tüm yasal prosedürlerin eksiksiz yerine getirilmesi.
- Yargıtay Kararları ve Mevzuat Bilgisi: Güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında davanın değerlendirilmesi ve stratejilerin bu doğrultuda güncellenmesi.
Tehdit suçunda hem mağdur hem de sanık pozisyonunda bulunan kişilerin, hukuki süreçlerin karmaşıklığı ve ceza hukukunun özel hükümleri nedeniyle mutlaka uzman bir Ankara avukat desteği alması önerilir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin haklarını korumak ve adil yargılanma prensibini gözeterek en iyi hukuki çözümleri sunmak için çalışmaktayız. Tehdit suçlarıyla ilgili her türlü hukuki sorununuzda, bizimle iletişime geçerek profesyonel destek alabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Tehdit suçu şikayetten vazgeçme durumunda düşer mi?
Tehdit suçunun basit hali (TCK Madde 106/1), şikayete bağlı bir suçtur. Bu nedenle, soruşturma veya kovuşturma aşamasında mağdurun şikayetinden vazgeçmesi halinde, dosya hakkında takipsizlik kararı verilir veya dava düşer. Ancak, tehdit suçunun nitelikli halleri (TCK Madde 106/2) re'sen takip edildiği için şikayetten vazgeçme, davanın düşmesine neden olmaz; yargılama süreci devam eder.
Sözlü tehdit de suç sayılır mı?
Evet, tehdit suçu yalnızca yazılı veya görsel materyallerle değil, sözlü olarak da işlenebilir. Önemli olan, sarf edilen sözlerin mağdur üzerinde korku ve endişe yaratmaya elverişli olması ve failin bu kastla hareket etmesidir. Sözlü tehdidin ispatı genellikle tanık beyanları veya hukuka uygun şekilde elde edilmiş ses kayıtları ile mümkün olabilir.
Tehdit mesajları delil olarak kullanılabilir mi?
Evet, tehdit içerikli SMS, WhatsApp, e-posta veya diğer sosyal medya mesajları, hukuka uygun şekilde elde edilmiş olmaları kaydıyla delil olarak kullanılabilir. Bu mesajların ekran görüntüleri, çıktılar veya ilgili platformlardan resmi yollarla temin edilecek kayıtlar, mahkeme tarafından değerlendirilir. Ancak, delillerin hukuka aykırı yollarla (örneğin, izinsiz dinleme veya hackleme) elde edilmesi durumunda, bu deliller yargılamada kullanılamaz (CMK Madde 217/2).
Tehdit suçu uzlaştırmaya tabi midir?
Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen tehdit suçunun basit hali (TCK 106/1), Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır. Eğer tehdit suçunun nitelikli hali söz konusu ise, uzlaştırma hükümleri uygulanmaz ve dosya doğrudan yargılama sürecine devam eder.
Tehdit suçu nedeniyle maddi veya manevi tazminat davası açılabilir mi?
Evet, tehdit suçu nedeniyle mağdurun uğradığı maddi (örneğin, tedavi giderleri, iş kaybı) ve manevi (psikolojik rahatsızlık, korku, elem) zararların tazmini için ceza davasının yanı sıra veya sonrasında ayrı bir hukuk davası (tazminat davası) açılabilir. Bu davalar, genellikle Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde görülür ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Tazminat taleplerinin ispatı için delillerin toplanması ve hukuki süreçlerin doğru yürütülmesi de uzman bir avukatın desteğini gerektirir.
Aklınızda Kalması Gerekenler
Tehdit suçuyla karşılaştığınızda veya bu suçla itham edildiğinizde, hukuki sürecin inceliklerini bilmek ve haklarınızı doğru bir şekilde kullanmak için zaman kaybetmeden uzman bir avukata danışmanız en doğru adımdır. Erken aşamada alınacak profesyonel hukuki destek, sürecin lehinize ilerlemesi ve hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır.
Burak Sağlam | Hukuk & Danışmanlık Bürosu
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Hukuki sorunların çözümünde profesyonel yaklaşımı benimseyen Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, Ankara Etimesgut bölgesinde müvekkillerine ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku alanlarında destek olmaktadır. Karşılaştığınız hukuki problemlerde süreci deneyimli bir Etimesgut avukatı eşliğinde yürütmek menfaatinizedir. Özellikle Etimesgut ceza avukatı danışmanlığı ya da aile mahkemelerindeki davalarınız için Etimesgut boşanma avukatı desteğine ihtiyaç duyduğunuzda, aşağıdaki haritadan büromuzun konumuna bakabilir ve randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Adres: Yeşilova Mah. 4001. Cad. No:10 Linova Apt. B Blok Daire:27 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

