Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir ve Temel İlkeleri Nelerdir?
Evlilik birliği içinde eşlerin malvarlıklarının yönetimi ve evliliğin sona ermesi halinde bu malvarlıklarının paylaşımı, Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) düzenlenen mal rejimleri ile belirlenir. Taraflar evlenirken bir mal rejimi sözleşmesi yapmamışlarsa, kanun gereği “edinilmiş mallara katılma rejimi” uygulanır. Bu rejim, Türk Medeni Kanunu'nun 218. ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminin temel amacı, evlilik birliği içinde eşlerin ortak çabalarıyla elde ettikleri ekonomik değerlerin adil bir şekilde paylaşılmasını sağlamaktır. Bu rejimde, evlilik birliğinin devamı süresince eşlerin karşılıklı güven ve dayanışma içinde edindikleri mallar, boşanma veya diğer sona erme hallerinde belirli oranlarda paylaştırılır. Bu durum, eşlerin evlilik hayatına yaptıkları katkıları tanıma ve koruma prensibine dayanır.
Bu rejim, evlilik birliğinin yasal olarak sona erdiği (boşanma, ölüm gibi) an itibarıyla tasfiyeye tabi tutulur. Tasfiye sürecinde, eşlerin edinilmiş malları ile kişisel malları ayrı ayrı tespit edilir ve bu ayrıma göre bir paylaşım planı oluşturulur. Özellikle Ankara avukat kadromuzun deneyimi, bu ayrımın doğru ve eksiksiz yapılmasında kritik öneme sahiptir.
Edinilmiş Mallar ile Kişisel Mallar Arasındaki Fark Nedir?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde, malların tasfiyesi ve paylaşımı sürecinde en kritik ayrım, “edinilmiş mallar” ile “kişisel mallar” arasında yapılan ayrımdır. Bu ayrım, mal paylaşımının nihai sonucunu doğrudan etkiler. Türk Medeni Kanunu Madde 219, edinilmiş malları tanımlarken; Türk Medeni Kanunu Madde 220 ise kişisel malları detaylandırmıştır.
Edinilmiş mallar, eşlerin evlilik birliği devam ettiği sürece karşılığını vererek edindikleri malvarlığı değerleridir. Buna örnek olarak, eşlerin çalışarak elde ettikleri maaşlar, ikramiyeler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım ödemeleri, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar (manevi tazminat hariç), kişisel malların gelirleri (örneğin kira geliri) ve edinilmiş malların yerine geçen değerler (örneğin bir arabanın satılıp yerine başka bir araba alınması) gösterilebilir. Bu mallar, tasfiye sürecinde eşler arasında yarı yarıya paylaşıma tabi tutulur.
Öte yandan, kişisel mallar, eşlerin evlilik öncesinde sahip oldukları veya evlilik sırasında karşılıksız kazandıkları (miras, bağış gibi) ya da kanunen kişisel mal sayılan değerlerdir. Örneğin, eşlerden birinin sadece kişisel kullanımına yarayan eşyalar (giyim, takı gibi), evlilik öncesi sahip olunan taşınmazlar, miras yoluyla edinilen mallar, bağış yoluyla elde edilen mallar ve manevi tazminat alacakları kişisel mal kategorisine girer. Kişisel mallar, mal paylaşımı davasında tasfiyeye tabi tutulmaz ve doğrudan ilgili eşe aittir. Ancak, kişisel malların gelirleri, edinilmiş mal kabul edilir.
Bu ayrımın doğru ve eksiksiz yapılması, mal paylaşımı davasının adil bir sonuca ulaşması açısından hayati öneme sahiptir. Özellikle Çankaya gibi büyük bir şehirde, eşlerin malvarlıkları genellikle karmaşık yapıda olabilir ve bu ayrımın yapılmasında bir Çankaya mal paylaşımı avukatının uzmanlığına ihtiyaç duyulur. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, bu tür karmaşık durumların titizlikle incelenmesi ve doğru hukuki tespitlerin yapılması konusunda müvekkillerimize kapsamlı destek sunmaktayız.
Mal Rejiminin Sona Ermesi ve Tasfiye Süreci Nasıl İşler?
Edinilmiş mallara katılma rejimi, Türk Medeni Kanunu'nun 225. maddesi uyarınca belirli hallerde sona erer. Bu haller genellikle boşanma, evliliğin iptali, eşlerden birinin ölümü veya eşlerin başka bir mal rejimini kabul etmesi şeklinde ortaya çıkar. Rejimin sona ermesiyle birlikte, eşlerin malvarlıkları arasındaki hukuki ilişki tasfiye sürecine girer ve bu süreçte edinilmiş malların adil bir şekilde paylaşımı hedeflenir.
Tasfiye süreci, genellikle şu adımları içerir: Öncelikle, mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla eşlerin tüm malvarlıklarının (hem edinilmiş hem de kişisel malların) tespiti yapılır. Ardından, bu malların değerlemesi gerçekleştirilir. Değerleme, genellikle tasfiye tarihi olan dava tarihi itibarıyla yapılır. Sonrasında, her eşin edinilmiş mallarından borçları düşülerek "artık değer" hesaplanır. Bu artık değerin yarısı, diğer eşin "katılma alacağı"nı oluşturur.
Mal paylaşımı davalarında, özellikle Çankaya'da karşılaşılan davalarda, bu tasfiye süreci genellikle bir uzman avukat rehberliğinde yürütülür. Çünkü malvarlığının tespiti, değerlemesi ve hesaplamalar oldukça teknik ve hukuki bilgi gerektiren işlemlerdir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin haklarını en doğru şekilde savunmak ve adil bir paylaşımı sağlamak için titizlikle çalışırız.
Malvarlığı Değerlerinin Belirlenmesi ve Değer Artış Payı Talepleri
Mal rejiminin tasfiyesi sırasında, eşlerin sahip olduğu tüm malvarlığı değerlerinin doğru bir şekilde belirlenmesi ve güncel değerlerinin tespit edilmesi büyük önem taşır. Bu süreçte taşınmazlar (ev, arsa), araçlar, banka hesaplarındaki nakit paralar, şirket hisseleri, ziynet eşyaları gibi her türlü malvarlığı unsuru göz önünde bulundurulur. Değerleme, genellikle davanın açıldığı tarihteki piyasa koşulları esas alınarak yapılır. Bu noktada bilirkişi incelemeleri ve uzman raporları sıkça kullanılır.
Malvarlığı değerlerinin belirlenmesinde, özellikle ziynet eşyaları konusu sıkça tartışma konusu olmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, kadın eşe takılan ziynet eşyaları, aksine bir anlaşma veya iade amacı ispatlanmadıkça, kadının kişisel malı sayılır ve mal paylaşımına dahil edilmez. Ancak düğünde erkeğe takılan ziynet eşyaları veya ortak kullanılan ziynet eşyaları edinilmiş mal sayılabilir. Bu tür detaylar, deneyimli bir Çankaya mal paylaşımı avukatı tarafından dikkatle incelenmelidir.
Bir diğer önemli husus ise değer artış payı alacağıdır (TMK Madde 227). Eğer bir eş, diğer eşin kişisel malına veya edinilmiş malına kendi kişisel malından bir katkıda bulunmuşsa, bu katkının karşılığını değer artış payı alacağı olarak talep edebilir. Örneğin, bir eşin evlilik öncesi sahip olduğu kişisel mal niteliğindeki taşınmaza, diğer eşin evlilik birliği içinde elde ettiği maaşından (edinilmiş malından) katkı sağlayarak değerini artırması durumunda, katkıda bulunan eş, bu katkısının güncel değerdeki karşılığını talep edebilir. Bu alacak, kişisel mallar arasındaki denkleştirmeyi sağlamak amacıyla ortaya çıkar.
Değer artış payı hesaplamaları karmaşık olabilir ve malın edinildiği zamanki değeri ile tasfiye anındaki değeri arasındaki farkı, yapılan katkı oranıyla ilişkilendirerek yapılır. Bu hesaplamalar, hukuki ve mali uzmanlık gerektirdiğinden, Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık bünyesindeki Ankara avukatlar, bu konuda detaylı analizler yaparak müvekkillerinin haklarını korumaktadır. Doğru değerleme ve ispat, bu tür davaların seyrini doğrudan etkiler.
Katılma Alacağı Hesaplaması ve Denkleştirme Nasıl Yapılır?
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde en merkezi kavramlardan biri "katılma alacağı"dır. Türk Medeni Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçları düşüldükten sonra kalan miktar "artık değer" olarak adlandırılır. Kanun koyucu, eşlerin evlilik birliği içinde ortak emek ve katkılarıyla elde ettikleri bu artık değerin yarıya eşit olarak paylaşılmasını öngörmüştür. Yani, her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde bir alacak hakkına sahiptir; bu da "katılma alacağı"dır.
Katılma alacağı hesaplaması yapılırken, öncelikle her eşin ayrı ayrı edinilmiş malları ve bunlara ilişkin borçları tespit edilir. Örneğin, bir eşin evlilik süresince kazandığı maaşlarla aldığı bir evin değeri ile bu evin kredi borçları düşülerek artık değer bulunur. Daha sonra, diğer eş bu artık değerin yarısını talep etme hakkına sahip olur. Bu alacak, nakdi olarak ödenir veya mahkeme kararıyla malvarlığından bir kısmının devri şeklinde de hükmedilebilir.
Denkleştirme ise, eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları arasında yapılan aktarımların veya harcamaların adil bir şekilde düzenlenmesini ifade eder. TMK Madde 228, bir eşin kişisel malından edinilmiş malına veya edinilmiş malından kişisel malına yaptığı katkıları denkleştirmeyi amaçlar. Örneğin, bir eşin evlilik öncesi kişisel malı olan bir miktar parayla, evlilik içinde alınmış edinilmiş bir malın borcunun ödenmesi durumunda, kişisel maldan yapılan bu harcamanın geri alınması denkleştirme yoluyla sağlanır. Bu mekanizma, her iki malvarlığı grubunun da kendi içindeki dengesini korumayı hedefler.
Mal paylaşımı davalarında, özellikle Çankaya'da görülen karmaşık malvarlıklarına sahip ailelerde, bu hesaplamaların doğru yapılması büyük önem taşır. Hatalı hesaplamalar veya eksik belge sunumu, hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, alanında uzman Çankaya mal paylaşımı avukatı ekibimizle, müvekkillerimizin malvarlığı durumunu titizlikle inceler, gerekli tüm belgeleri toplar ve en doğru hesaplamaları yaparak hak ettikleri payı almalarını sağlarız.
Çankaya'da Mal Paylaşımı Davaları ve Avukatın Rolü Nedir?
Çankaya, Ankara'nın en yoğun ve merkezi ilçelerinden biri olarak, mal paylaşımı davalarının sıklıkla görüldüğü bir bölgedir. Bu davalar, genellikle boşanma davasının kesinleşmesinden sonra veya eşlerden birinin vefatı durumunda açılır. Mal paylaşımı davaları, sadece hukuki bilgi değil, aynı zamanda finansal analiz, muhasebe bilgisi ve delil toplama becerisi gerektiren karmaşık süreçlerdir. Bu nedenle, bir Çankaya mal paylaşımı avukatının rolü, sürecin her aşamasında hayati önem taşır.
Avukat, öncelikle müvekkilinin malvarlığı durumunu detaylı bir şekilde analiz eder. Hangi malların edinilmiş, hangilerinin kişisel mal olduğunu tespit eder. Banka kayıtları, tapu kayıtları, araç ruhsatları, şirket ortaklık belgeleri, faturalar ve diğer finansal belgeler gibi tüm delillerin toplanmasını ve mahkemeye sunulmasını sağlar. Bu belgeler, malvarlığının tespiti, değerlemesi ve mal rejimine katkıların ispatı açısından kritik öneme sahiptir.
Yargılama sürecinde, avukat müvekkilini mahkemede temsil eder, savunmalarını yapar, diğer tarafın iddialarına karşı hukuki argümanlar geliştirir ve bilirkişi incelemelerinin doğru bir şekilde yapılmasını takip eder. Özellikle malvarlığının değerlemesi ve artık değer hesaplamaları gibi teknik konularda, avukatın uzmanlığı davanın seyrini doğrudan etkileyebilir. Ankara avukat olarak, bölgemizdeki mahkemelerin işleyişine ve yerel uygulamalara hakimiyetimiz, müvekkillerimize avantaj sağlamaktadır.
Ayrıca, avukat, zamanaşımı süreleri gibi hak düşürücü süreler konusunda müvekkilini bilgilendirir ve dava açma sürecini bu süreler içinde tamamlar. Mal paylaşımı davaları genellikle uzun sürebilen ve taraflar arasında gerilimli olabilen süreçlerdir. Bu süreçte avukat, müvekkilinin hem hukuki hem de psikolojik olarak doğru yönlendirilmesini sağlar, arabuluculuk yoluyla çözüm arayışlarına katkıda bulunabilir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin haklarını en etkin şekilde koruyarak adil bir sonuca ulaşmalarını temin etmek temel hedefimizdir.
Zamanaşımı Süreleri ve Hak Kaybı Riskleri Nelerdir?
Mal paylaşımı davalarında, hak arayışının belirli bir süre içinde yapılması gerekir; aksi takdirde hak kaybı yaşanabilir. Türk Medeni Kanunu'nda mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar için özel bir zamanaşımı süresi açıkça belirtilmemiş olsa da, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu tür davalar, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde düzenlenen genel zamanaşımı süresiyle ilişkilendirilmektedir.
Eğer mal rejimi eşlerden birinin ölümüyle sona ermişse, sağ kalan eşin veya mirasçıların mal paylaşımı davası açma hakkı, mirasın açıldığı (ölüm tarihi) tarihten itibaren 10 yıl içinde kullanılmalıdır. Bu sürelerin kaçırılması, dava açma hakkının ortadan kalkmasına ve dolayısıyla malvarlığı üzerindeki hak taleplerinin düşmesine neden olabilir. Bu nedenle, mal rejiminin sona ermesiyle birlikte derhal hukuki danışmanlık almak büyük önem taşır.
Zamanaşımı sürelerinin doğru tespiti ve bu süreler içinde gerekli hukuki işlemlerin başlatılması, alanında uzman bir avukatın tecrübesini gerektirir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin haklarını korumak adına zamanaşımı sürelerini titizlikle takip eder ve gerekli tüm hukuki adımları zamanında atmalarını sağlarız. Özellikle Çankaya mal paylaşımı avukatı olarak, müvekkillerimizi bu kritik süreler hakkında detaylıca bilgilendiririz.
Yargıtay İçtihatları Işığında Mal Paylaşımı Davaları
Türk Medeni Kanunu mal rejimlerini genel hatlarıyla düzenlese de, uygulamada karşılaşılan sayısız farklı durum ve yorum farkı nedeniyle Yargıtay kararları, mal paylaşımı davalarının seyrini ve sonucunu belirlemede kritik bir rol oynar. Yargıtay, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, kanun hükümlerini somut olaylara uygularken, belirli ilke ve prensipler geliştirmiştir. Bu içtihatlar, bir Çankaya mal paylaşımı avukatı için yol gösterici niteliktedir.
Yargıtay'ın en sık vurguladığı konulardan biri, malvarlığının edinilmiş veya kişisel mal olup olmadığının ispat yüküdür. TMK Madde 222 uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait kişisel mal olduğunu iddia eden tarafın bu durumu ispat etmesi gerekir. Aksi takdirde, mal edinilmiş mal olarak kabul edilir. Bu durum, özellikle evlilik öncesi malların veya miras yoluyla elde edilen değerlerin ispatlanmasında büyük önem taşır.
Değerleme konusunda Yargıtay, malvarlığı değerlerinin "tasfiye anındaki" yani davanın açıldığı tarihteki rayiç değerleri üzerinden hesaplanması gerektiğini benimsemiştir (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları). Bu ilke, enflasyon ve piyasa koşullarındaki değişikliklerin adil paylaşımı etkilememesi için önemlidir. Ayrıca, evlilik birliğinin başlangıcından itibaren elde edilen tüm gelirlerin ve harcamaların titizlikle incelenmesi, Yargıtay tarafından özellikle istenen bir durumdur.
Yargıtay, ziynet eşyaları konusunda da net bir tavır sergilemektedir. Düğünde kadına takılan ziynet eşyalarının, aksine bir anlaşma veya iade amacı ispatlanmadıkça, kadının kişisel malı sayılacağını ve bu malların tasfiyeye tabi olmayacağını birçok kararında belirtmiştir. Ancak, erkeğe takılan ziynet eşyaları veya ortak kullanılan ziynetler edinilmiş mal olarak kabul edilebilir. Bu ayrım, davanın sonucunu önemli ölçüde etkileyebilir.
Ayrıca Yargıtay, eşlerin birbirine yaptığı bağışlamaları da dikkatle ele almaktadır. Evlilik birliği içinde eşlerden birinin diğerine yaptığı bağışlamaların, mal rejimi tasfiyesinde nasıl değerlendirileceği konusu, her somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Genel kural olarak, bağışlanan mal, bağışı alan eşin kişisel malı haline gelir; ancak bunun edinilmiş mallara katkı amacıyla yapıldığı ispatlanırsa durum değişebilir.
Kısacası, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, mal paylaşımı davalarında adil ve hukuka uygun bir sonuca ulaşmak için temel bir rehber niteliğindedir. Bu içtihatları yakından takip etmek ve somut olaya doğru uygulamak, ancak tecrübeli bir Ankara avukat tarafından mümkündür. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, güncel Yargıtay kararlarını sürekli takip ederek müvekkillerimize en doğru hukuki danışmanlığı sunmaktayız.
Etimesgut ve Sincan Bölgesinde Mal Paylaşımı Danışmanlığı
Ankara'nın Etimesgut ve Sincan bölgeleri, hızla gelişen ve nüfusu artan yerleşim yerleri olup, bu bölgelerde de mal paylaşımı davalarına sıklıkla rastlanmaktadır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, sadece Çankaya'da değil, Etimesgut ve Sincan başta olmak üzere Ankara'nın tüm ilçelerinde müvekkillerimize kapsamlı hukuki danışmanlık ve dava takip hizmetleri sunmaktayız. Mal paylaşımı davaları, coğrafi konumdan bağımsız olarak benzer hukuki prensiplere tabi olsa da, yerel mahkemelerin işleyişine ve bölgenin sosyo-ekonomik yapısına hakim olmak, dava sürecinde önemli avantajlar sağlayabilir.
Bir Etimesgut avukat veya Sincan avukat olarak, bölgemizin demografik yapısı, ticari faaliyetleri ve yerel mahkemelerin uygulama pratikleri hakkında derinlemesine bilgiye sahibiz. Bu bilgi birikimi, müvekkillerimizin malvarlığı durumlarını daha etkin bir şekilde değerlendirmemize, olası riskleri öngörmemize ve stratejik hukuki adımlar atmamıza olanak tanır. Mal paylaşımı davasında toplanacak delillerin (tapu kayıtları, banka hesap dökümleri vb.) ilgili kurum ve kuruluşlardan temini sürecinde, yerel bağlantılar ve deneyim, sürecin hızlanmasına yardımcı olabilir.
Etimesgut ve Sincan'da yaşayan bireyler için mal paylaşımı süreçleri, genellikle boşanma davaları ile birlikte veya sonrasında ortaya çıkar. Bu kritik dönemde, deneyimli bir hukuk bürosundan destek almak, hem hak kayıplarını önlemek hem de sürecin daha az yıpratıcı geçmesini sağlamak açısından elzemdir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, müvekkillerine kişiye özel çözümler sunarak, onların haklarını en üst düzeyde korumayı hedefler.
Hukuki süreçlerin karmaşıklığı ve duygusal yoğunluğu göz önüne alındığında, profesyonel bir avukatın rehberliği, müvekkillerin doğru kararlar almasına ve adil bir sonuca ulaşmasına yardımcı olur. İster Etimesgut'ta ister Sincan'da ikamet edin, mal paylaşımı gibi hassas konularda Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık bürosu olarak yanınızdayız.
Sık Sorulan Sorular
Mal paylaşımı davası ne zaman açılabilir?
Mal paylaşımı davası, edinilmiş mallara katılma rejiminin sona erdiği tarihten itibaren açılabilir. Bu sona erme hali genellikle boşanma kararının kesinleşmesi veya eşlerden birinin vefatı ile gerçekleşir. Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açılmalıdır.
Evlilik birliği içinde alınan tüm mallar edinilmiş mal mıdır?
Hayır, evlilik birliği içinde alınan tüm mallar edinilmiş mal değildir. Miras yoluyla veya bağış yoluyla karşılıksız olarak elde edilen mallar ile kişisel kullanıma tahsis edilmiş eşyalar (ziynet eşyaları gibi) kişisel mal olarak kabul edilir ve mal paylaşımına tabi değildir. Ancak kişisel malların gelirleri edinilmiş mal sayılır.
Ziynet eşyaları mal paylaşımına dahil edilir mi?
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, düğünde kadına takılan ziynet eşyaları (altın, bilezik vb.), aksine bir anlaşma veya iade amacı ispatlanmadıkça, kadının kişisel malı kabul edilir ve mal paylaşımı davasında tasfiyeye tabi tutulmaz. Ancak erkeğe takılan veya ortak kullanılan ziynetler, duruma göre edinilmiş mal sayılabilir.
Değer artış payı alacağı nedir?
Değer artış payı alacağı, bir eşin diğer eşin kişisel malına veya edinilmiş malına kendi kişisel malından yaptığı katkının, malın güncel değerindeki karşılığını talep etme hakkıdır. Örneğin, bir eşin kişisel parasıyla diğer eşin edinilmiş malına ait bir borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkar ve TMK Madde 227 ile düzenlenmiştir.
Mal paylaşımı davasında ne tür deliller kullanılır?
Mal paylaşımı davalarında banka hesap dökümleri, tapu kayıtları, araç ruhsatları, şirket ortaklık belgeleri, kredi kartı ekstreleri, maaş bordroları, faturalar, tanık beyanları ve bilirkişi raporları gibi her türlü belge ve bilgi delil olarak kullanılabilir. Bu deliller, malvarlığının tespiti ve değerlemesi açısından kritiktir.
Kapanış Değerlendirmesi
Edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında mal paylaşımı, hukuki bilgi birikimi, titiz bir analiz ve hassas hesaplamalar gerektiren karmaşık bir süreçtir. Bu süreçte doğru adımların atılması, hak kayıplarının önüne geçilmesi ve adil bir sonuca ulaşılması için uzman bir Çankaya mal paylaşımı avukatından destek almak kaçınılmazdır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin malvarlığı haklarını en etkin şekilde korumak adına güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında kapsamlı hukuki danışmanlık ve dava takip hizmetleri sunmaktayız. Mal paylaşımı sürecindeki sorularınız ve hukuki destek ihtiyaçlarınız için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Ankara Etimesgut ve çevre ilçelerinde avukatlık hizmeti sunan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, hukuki ihtilafların en kısa sürede çözümlenmesi için çalışmaktadır. Ceza davaları, velayet, nafaka ve boşanma davaları gibi hassas konularda hak kaybına uğramamak adına uzman bir Etimesgut avukatı ile yol almanız önerilir. Gerek Etimesgut ceza avukatı kadromuzdan danışmanlık almak gerekse Etimesgut boşanma avukatı olarak davalarınızı takip ettirmek için aşağıda yer alan iletişim kanallarımızdan veya haritamızdan faydalanabilirsiniz.
Adres: Yeşilova Mah. 4001. Cad. No:10 Linova Apt. B Blok Daire:27 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

