İş kazaları, modern çalışma hayatının maalesef kaçınılmaz bir gerçeği olup, hem çalışanlar hem de işverenler için ciddi hukuki ve maddi sonuçlar doğurabilir. Özellikle Ankara gibi büyük şehirlerde, sanayi ve hizmet sektörlerinin yoğunluğu nedeniyle iş kazalarıyla karşılaşma riski artmaktadır. Bir iş kazası meydana geldiğinde, sürecin doğru yönetilmesi, mağduriyetlerin giderilmesi ve yasal hakların korunması hayati önem taşır. Bu noktada, Çankaya İş Kazası Avukatı desteği almak, iş kazası sonucu yaşanan mağduriyetlerin tazminat hukuku çerçevesinde giderilmesi için atılacak en doğru adımlardan biridir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, iş kazalarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, işveren kusurunun tespiti ve tazminat süreçlerinin yönetimi konularında müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunmaktayız. İş kazası, yalnızca fiziksel bir yaralanma değil, aynı zamanda ciddi psikolojik ve ekonomik travmalar yaratabilen karmaşık bir süreçtir. Bu nedenle, iş kazası mağdurlarının veya yakınlarının haklarını tam anlamıyla koruyabilmeleri için uzman bir hukuk bürosundan destek almaları büyük önem taşımaktadır.
İş Kazası Nedir ve Hukuki Tanımı Nasıldır?
Türk hukukunda iş kazası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesinde açıkça tanımlanmıştır. Bu tanıma göre iş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya görevi gereği işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi sırasında, emzirme izni kullanan kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı bedence veya ruhça engelli hâle getiren olaydır. Bu tanım, iş kazasının kapsamını oldukça geniş tutarak, işçinin sadece işyerinde değil, işverenin kontrolü altındaki her türlü faaliyetteyken başına gelebilecek olumsuz durumları da kapsar.
İş kazasının hukuki niteliği, olayın meydana geldiği an ve şartlarla doğrudan ilişkilidir. Kazanın iş kazası olarak kabul edilebilmesi için, yukarıda belirtilen durumların birinde gerçekleşmesi ve sigortalıda bedensel veya ruhsal bir zarara yol açması gerekmektedir. Kazanın iş kazası olarak kabul edilmesi, sigortalıya 5510 sayılı Kanun kapsamında birçok hak sağlamasının yanı sıra, işverenin hukuki ve cezai sorumluluğunu da gündeme getirir. Ankara'da avukatlık hizmeti sunan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, iş kazasının bu hukuki tanımı çerçevesinde müvekkillerimizin haklarını korumak için titizlikle çalışmaktayız.
İşverenin İş Kazasındaki Kusuru ve Hukuki Sorumluluğu
İş kazalarında işverenin kusuru, tazminat süreçlerinin en kritik noktalarından biridir. Türk Hukuku'nda işveren, iş sağlığı ve güvenliği konusunda geniş kapsamlı yükümlülüklere sahiptir. Bu yükümlülükler, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, İş Kanunu ve Borçlar Kanunu gibi temel yasalarda düzenlenmiştir. İşveren, işyerinde çalışanların sağlığını ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde meydana gelen iş kazalarından sorumlu tutulur.
İşverenin kusuru genellikle aşağıdaki durumlarda ortaya çıkar:
- İş Sağlığı ve Güvenliği Tedbirlerinin Alınmaması: İşyerinde gerekli güvenlik önlemlerinin (koruyucu ekipman, uyarı levhaları, acil durum planları vb.) eksik veya yetersiz olması.
- Eğitim Yetersizliği: Çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli ve düzenli eğitimlerin verilmemesi.
- Denetim Eksikliği: Alınan tedbirlerin ve verilen eğitimlerin etkin bir şekilde denetlenmemesi, kurallara uyulup uyulmadığının kontrol edilmemesi.
- Tehlikeli Ekipman veya Ortam: İşyerinde kullanılan makine, teçhizat veya çalışma ortamının güvenli olmaması, bakımlarının düzenli yapılmaması.
- Risk Değerlendirmesi Yapılmaması: İşyerindeki risklerin belirlenmemesi ve bu risklere karşı önleyici tedbirlerin planlanmaması.
Yargıtay içtihatları, işverenin iş kazalarındaki sorumluluğunu "objektif özen yükümlülüğü" olarak yorumlamaktadır. Bu durum, işverenin kazanın meydana gelmesinde doğrudan kasıtlı bir eylemi olmasa bile, gerekli özeni göstermediği veya tedbirleri almadığı hallerde sorumlu tutulabileceği anlamına gelir. İşverenin kusuru, bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarıyla tespit edilir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, işveren kusurunun tespiti için gerekli delillerin toplanması ve hukuki süreçlerin yürütülmesi konusunda uzman ekibimizle müvekkillerimize destek olmaktayız. İşveren kusuru oranının tespiti, tazminat miktarının belirlenmesinde kilit rol oynar.
İş Kazası Sonrası Tazminat Süreci Nasıl İşler?
İş kazası sonrası tazminat süreci, karmaşık ve çok aşamalı bir hukuki süreçtir. Bu süreç, kazanın bildirilmesiyle başlar ve genellikle iş mahkemelerinde açılan tazminat davalarıyla sonuçlanır. Mağdur işçi veya vefat halinde yakınları, işverene karşı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilirler. Sürecin her aşamasında doğru adımların atılması, hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.
Kaza Bildirimi ve SGK Süreci
İş kazası meydana geldiğinde, işveren tarafından kazanın derhal Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bildirilmesi zorunludur. 5510 sayılı Kanun'a göre, işveren, iş kazasını en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde SGK'ya bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim, SGK'nın soruşturma yapmasını ve sigortalıya gelir bağlama gibi sosyal güvenlik haklarını tanımasını sağlar. Bildirim yapılmaması veya geç yapılması durumunda işveren hakkında idari para cezası uygulanabilir ve işverenin kusuru artırılabilir. Kazanın bildirilmesi ve SGK sürecinin takibi, tazminat davaları için de önemli bir dayanak oluşturur.
Maddi Tazminat Talepleri
Maddi tazminat, iş kazası nedeniyle işçinin uğradığı somut ve parasal zararları karşılamayı amaçlar. Bu zararlar genellikle şunları kapsar:
- Tedavi Giderleri: Kaza sonucu ortaya çıkan tüm tedavi, ilaç, hastane ve rehabilitasyon masrafları.
- Kazanç Kaybı: İşçinin kaza nedeniyle çalışamadığı dönemdeki ücret ve diğer hak kayıpları.
- Sürekli İş Göremezlik Tazminatı: İş kazası sonucu işçinin meslekte kazanma gücünde meydana gelen azalma oranına göre hesaplanan tazminat. Bu oran, SGK tarafından yapılan sağlık kurulu raporuyla belirlenir.
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: İş kazası sonucu işçinin vefat etmesi halinde, vefat eden işçinin desteğinden yoksun kalan yakınlarının (eş, çocuklar, anne-baba vb.) gelecekteki destek kaybı nedeniyle talep edebilecekleri tazminat.
Maddi tazminatın hesaplanması, işçinin yaşı, geliri, iş göremezlik oranı, kaza tarihindeki ekonomik koşullar ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda oldukça detaylı ve teknik bir süreçtir. Bu hesaplamaların doğru yapılması, hakkaniyetli bir tazminata ulaşmak için elzemdir. Etimesgut ve çevresindeki müvekkillerine hukuki danışmanlık sağlayan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, maddi tazminat taleplerinin en doğru şekilde belirlenmesi ve takibi konusunda müvekkillerine profesyonel destek sunar.
Manevi Tazminat Talepleri
Manevi tazminat, iş kazası nedeniyle işçinin yaşadığı bedensel acı, elem, üzüntü, psikolojik travma ve yaşam kalitesindeki düşüş gibi somut olmayan zararların karşılığıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi, ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarının manevi tazminat talep edebileceğini düzenler. Manevi tazminatın miktarı, hakimin takdir yetkisinde olup, olayın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kusur oranları ve benzeri faktörler dikkate alınarak belirlenir. Yargıtay, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, ancak caydırıcı ve telafi edici bir işlevi de olması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu tazminat türü, iş kazası mağdurlarının veya vefat eden işçinin yakınlarının yaşadığı ruhsal yıkımı bir nebze olsun hafifletmeyi hedefler.
İş Kazası Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süreleri
İş kazası tazminat davalarında zamanaşımı süreleri, hak kaybı yaşamamak adına büyük bir öneme sahiptir. Türk Borçlar Kanunu'na göre, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davaları için genel zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren iki yıldır. Ancak her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır. İş kazaları da haksız fiil niteliği taşıdığı için bu genel kurala tabidir.
Ancak, iş kazalarında işçinin sürekli iş göremezlik oranının veya destekten yoksun kalma durumunun netleşmesi zaman alabilir. Özellikle maluliyetin tespiti, SGK tarafından yapılan işlemlerin tamamlanmasıyla gerçekleşir. Yargıtay içtihatları, zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak, maluliyetin kesinleştiği veya mağduriyetin tam olarak ortaya çıktığı tarihi kabul etmektedir. Bu durum, zamanaşımı süresinin kaza tarihinden çok sonra başlayabileceği anlamına gelir. Bu karmaşık zamanaşımı kuralları nedeniyle, bir Çankaya İş Kazası Avukatı ile çalışmak, hak düşürücü sürelerin doğru tespiti ve davaların zamanında açılması için hayati öneme sahiptir. Sincan bölgesindeki uzman avukat kadromuzla, müvekkillerimizin zamanaşımı konusunda mağduriyet yaşamaması için gerekli tüm hukuki takibi yapmaktayız.
İş Kazası Davalarında Deliller ve Bilirkişi Raporları
İş kazası davalarında, işverenin kusurunun tespiti ve tazminat miktarının belirlenmesi açısından deliller ve özellikle bilirkişi raporları merkezi bir rol oynar. Davanın seyrini doğrudan etkileyen bu unsurlar, titizlikle toplanmalı ve değerlendirilmelidir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, iş kazası davalarında delil toplama ve değerlendirme süreçlerine büyük önem vermekteyiz.
Temel Delil Türleri
- İş Kazası Tespit Tutanağı: Kazanın hemen ardından işveren tarafından tutulması gereken, kazanın nasıl ve nerede meydana geldiğini, varsa tanık bilgilerini içeren resmi belge.
- SGK Evrakları: İş kazası bildirimi, SGK müfettişlerinin raporları, SGK tarafından yapılan inceleme ve soruşturma sonuçları, iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri bağlama kararları.
- Sağlık Raporları: İşçinin kaza sonrası aldığı tüm tıbbi raporlar, epikrizler, tedavi süreçleri, ameliyat notları ve nihai sağlık kurulu raporları. Özellikle maluliyet oranını gösteren raporlar kritik öneme sahiptir.
- Tanık Beyanları: Kazaya şahit olan iş arkadaşları veya diğer kişilerin ifadeleri.
- Kamera Kayıtları ve Fotoğraflar: İşyerinde bulunan güvenlik kameraları kayıtları veya kaza anını gösteren fotoğraflar.
- İşyerine Ait Belgeler: Risk değerlendirme raporları, iş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları, makine bakım kayıtları, güvenlik ekipmanları tedarik belgeleri.
Bilirkişi Raporlarının Önemi
İş kazası davalarında, işverenin kusur oranının ve işçinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti gibi teknik konularda mahkeme genellikle bilirkişi incelemesine başvurur. Bilirkişiler, genellikle iş güvenliği uzmanları, makine mühendisleri, doktorlar gibi farklı uzmanlık alanlarından seçilirler. Bilirkişi raporları, mahkemece hükme esas alınacak en önemli delillerden biridir. Bu raporlar, kazanın oluş şeklini, işverenin hangi güvenlik önlemlerini almadığını, işçinin varsa kusurunu, maluliyet oranını ve tazminat hesaplamasına esas olacak diğer teknik bilgileri içerir.
Bilirkişi raporlarına itiraz etme hakkı da bulunmaktadır. Raporun eksik veya hatalı olduğu düşünüldüğünde, uzman bir Çankaya İş Kazası Avukatı aracılığıyla itiraz dilekçesi sunulabilir ve yeni bir bilirkişi raporu talep edilebilir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, bilirkişi raporlarının hazırlanma sürecini yakından takip eder, gerekli itirazları yapar ve müvekkillerimizin lehine en doğru ve adil raporların oluşmasını sağlamaya çalışırız.
İşverenin Rücu Hakkı ve İş Kazası Davalarının Etkileri
İş kazası meydana geldiğinde, sigortalı işçiye SGK tarafından yapılan ödemeler (geçici veya sürekli iş göremezlik geliri, ölüm geliri gibi) sonrasında, SGK'nın bu ödemelerden dolayı işverene rücu etme hakkı bulunmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi bu durumu düzenler. Buna göre, iş kazası işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucunda meydana gelmişse, SGK tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan tüm ödemeler, kusuru oranında işverenden geri istenebilir. Bu durum, işveren için ek bir mali yükümlülük anlamına gelir ve iş kazalarının işveren açısından da ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğinin bir göstergesidir.
İş kazası davaları, sadece maddi ve manevi tazminat talepleriyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda işveren hakkında cezai soruşturma ve kovuşturmaları da tetikleyebilir. Eğer iş kazası sonucunda işçinin ölümü veya yaralanması söz konusu ise, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri (örneğin, taksirle yaralama (Madde 89) veya taksirle öldürme (Madde 85)) kapsamında işveren veya sorumlu yöneticiler hakkında kamu davası açılabilir. Bu nedenle, iş kazası davaları, hem işçi hem de işveren açısından çok yönlü hukuki sonuçlar doğuran karmaşık süreçlerdir.
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, işverenin rücu davaları ve cezai sorumluluk süreçleri dahil olmak üzere, iş kazasının tüm hukuki boyutlarında hem işçi hem de işveren müvekkillerimize profesyonel hukuki destek sağlamaktayız. Bu süreçte doğru stratejilerin belirlenmesi ve hukuki temsilin eksiksiz sağlanması, olası hak kayıplarının önüne geçmek adına hayati öneme sahiptir.
Çankaya İş Kazası Avukatının Rolü ve Önemi
İş kazaları, hem hukuki hem de teknik yönleriyle oldukça karmaşık davalardır. Bu nedenle, kaza sonrası hak arama sürecinde uzman bir Çankaya İş Kazası Avukatı ile çalışmak, sürecin doğru yönetilmesi ve müvekkilin haklarının tam olarak korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. Bir iş kazası avukatı, yalnızca dava açmakla kalmaz, aynı zamanda sürecin her aşamasında müvekkiline rehberlik eder ve stratejik adımlar atmasını sağlar.
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık bünyesindeki iş hukuku avukatları, iş kazası davalarında aşağıdaki konularda müvekkillerine kapsamlı hizmet sunmaktadır:
- Hukuki Danışmanlık: İş kazası sonrası yasal haklarınız, izlenecek yollar ve olası sonuçlar hakkında detaylı bilgilendirme.
- Delil Toplama ve Değerlendirme: Kazayla ilgili tüm belgelerin (tutanaklar, raporlar, kamera kayıtları, tanık ifadeleri vb.) toplanması, incelenmesi ve davanız için en güçlü delillerin oluşturulması.
- SGK Sürecinin Takibi: İş kazası bildiriminin doğru yapılıp yapılmadığının kontrolü, SGK müfettişlerinin raporlarının takibi ve gerekli itirazların yapılması.
- Bilirkişi Raporlarının Takibi: Mahkemece atanan bilirkişilerin raporlarına itiraz edilmesi, eksik veya hatalı kısımların belirlenmesi ve yeni rapor taleplerinin sunulması.
- Tazminat Hesaplamaları: Maddi ve manevi tazminat taleplerinin, güncel mevzuat, Yargıtay içtihatları ve bilimsel hesaplama yöntemleri çerçevesinde en doğru şekilde hesaplanması.
- Dava Açma ve Takip: İşveren aleyhine iş mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davalarının açılması, duruşmaların takibi, gerekli dilekçelerin sunulması ve savunmaların yapılması.
- Arabuluculuk ve Müzakere: Dava öncesi veya dava sürecinde, taraflar arasında uzlaşma sağlanması amacıyla arabuluculuk süreçlerinin yönetilmesi ve müvekkilin menfaatine en uygun anlaşmaların yapılması.
İş kazası davaları, genellikle uzun ve yıpratıcı süreçler olabilir. Bu süreçte yalnız kalmamak, hukuki haklarınızı bilmek ve doğru bir strateji ile hareket etmek için Ankara'da avukatlık hizmeti sunan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık gibi deneyimli bir hukuk bürosundan destek almak, hem zaman hem de maddi kayıpların önüne geçmek adına büyük avantaj sağlar. Biz, müvekkillerimizin adalet arayışında yanlarında durarak, en etkin hukuki çözümleri sunmayı hedeflemekteyiz.
Sık Sorulan Sorular
İş kazası geçirdim, ilk olarak ne yapmalıyım?
Bir iş kazası geçirdiğinizde, öncelikle can güvenliğinizi sağlayarak sağlık kuruluşlarına başvurmalısınız. Tedaviniz yapılırken, kazanın tüm detaylarını (tarih, saat, yer, tanıklar, kaza oluş şekli) not alın. İşvereninize kazayı derhal bildirin ve işverenin SGK'ya bildirim yapmasını sağlayın. Ardından, hak kaybı yaşamamak için vakit kaybetmeden Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık gibi uzman bir Çankaya İş Kazası Avukatı ile iletişime geçmelisiniz.
İş kazasında işveren kusuru nasıl tespit edilir?
İş kazasında işveren kusuru, genellikle mahkeme tarafından atanan iş güvenliği uzmanı veya ilgili meslek dallarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporlarla tespit edilir. Bilirkişiler, işyerindeki güvenlik tedbirlerinin yeterliliğini, risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığını, işçiye eğitim verilip verilmediğini ve kazanın oluş şeklini inceleyerek bir kusur oranı belirler. Bu süreçte, kaza tutanakları, tanık beyanları, kamera kayıtları ve iş sağlığı güvenliği belgeleri gibi tüm deliller değerlendirilir.
İş kazası tazminat davası ne kadar sürer?
İş kazası tazminat davalarının süresi, davanın karmaşıklığına, delil durumuna, bilirkişi incelemesinin detayına ve mahkemelerin yoğunluğuna göre değişmekle birlikte, ortalama olarak 2 ila 4 yıl arasında sürebilmektedir. Hatta Yargıtay aşaması da eklendiğinde bu süre uzayabilir. Sürecin hızlandırılması ve etkin yönetilmesi için uzman bir iş kazası avukatı ile çalışmak büyük önem taşır.
İş kazası geçirdim, işten çıkarılabilir miyim?
İş kazası geçiren bir işçinin, sırf kaza geçirdiği için işten çıkarılması 4857 sayılı İş Kanunu'na aykırıdır ve haksız fesih olarak kabul edilir. İşçi, iş kazası nedeniyle iş göremezlik süresince iş sözleşmesi askıya alınır ve bu süre zarfında işten çıkarılamaz. Ancak, işçinin iş göremezlik süresi belirli yasal süreleri aşarsa veya işçinin işe dönüşü mümkün olmazsa, işverenin haklı fesih imkanı doğabilir. Bu durumlar da kendi içinde hukuki detaylar barındırır ve bir avukat tarafından değerlendirilmelidir.
Destekten yoksun kalma tazminatını kimler talep edebilir?
Destekten yoksun kalma tazminatını, iş kazası sonucu vefat eden işçinin desteğinden yoksun kalan yakınları talep edebilir. Bu kişiler genellikle eş, çocuklar, anne ve babadır. Ancak, vefat eden işçinin düzenli olarak maddi destek sağladığı ve bu desteğin kesilmesiyle mağduriyete uğradığı ispatlanan diğer kişiler de bu tazminatı talep edebilirler. Tazminatın hesaplanmasında, vefat edenin geliri, yaşı, destek görenlerin yaşı ve yaşam süresi gibi faktörler dikkate alınır.
Ne Yapmalısınız?
İş kazası gibi talihsiz bir olayla karşılaştığınızda, hem fiziksel hem de ruhsal olarak zorlu bir süreçten geçiyor olabilirsiniz. Ancak bu süreçte yasal haklarınızı korumak ve olası mağduriyetlerin önüne geçmek için doğru adımlar atmanız büyük önem taşır. Eğer siz veya bir yakınınız bir iş kazası geçirdiyse ve işveren kusuru nedeniyle tazminat haklarınızın olduğunu düşünüyorsanız, vakit kaybetmeden profesyonel hukuki destek almanız gereklidir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Çankaya İş Kazası Avukatı uzmanlığımızla, iş kazası davalarının tüm aşamalarında yanınızda yer alarak haklarınızı en etkili şekilde savunmaya hazırız. Bizimle iletişime geçerek, durumunuza özel detaylı bir değerlendirme ve danışmanlık hizmeti alabilir, adalet arayışınızda güçlü bir hukuki temsil ile ilerleyebilirsiniz.
Av. Burak Sağlam
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, Ankara'da ceza ve aile hukuku başta olmak üzere çeşitli hukuki uyuşmazlıklarda müvekkillerini temsil etmektedir. Etimesgut bölgesindeki hukuk büromuzda dava ve uyuşmazlık çözümü süreçleri yürütülmektedir. Hukuki risklerinizi yönetmek için uzman bir Etimesgut avukat danışmanlığı almanız önemle tavsiye olunur. Detaylı bilgi almak, Etimesgut ceza avukatı hizmetlerine ulaşmak ya da Etimesgut boşanma avukatı randevusu oluşturmak için aşağıdaki adresimizi, telefon numaramızı ve harita konumumuzu kullanabilirsiniz.
Adres: Yeşilova Mah. 4001. Cad. No:10 Linova Apt. B Blok Daire:27 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

