Evlilik birliğinin sonlanması anlamına gelen boşanma süreci, eşler arasında yalnızca kişisel ilişkileri değil, aynı zamanda evlilik birliği içinde edinilen malvarlıklarının da akıbetini belirler. Özellikle eşlerden birinin veya her ikisinin şirket hisselerine sahip olduğu ya da önemli gayrimenkullerin bulunduğu durumlarda mal paylaşımı, son derece karmaşık ve hassas bir hale gelebilir. Bu gibi kompleks durumlarda doğru hukuki adımların atılması ve hak kaybı yaşanmaması için profesyonel destek almak hayati önem taşır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Sincan avukat kadromuzla, boşanmada şirket ve gayrimenkul malvarlığının paylaşımına ilişkin hukuki süreçleri detaylı bir şekilde ele alacağız.
Hukuki Terimler Sözlüğü
Boşanmada mal paylaşımı konusunu anlamak için bazı temel hukuki terimlere hakim olmak gerekmektedir. İşte bu makalede sıkça karşılaşacağınız terimlerin kısa açıklamaları:
- Mal Rejimi: Eşlerin evlilik birliği süresince ve boşanma halinde malvarlıkları üzerindeki hak ve yükümlülüklerini düzenleyen hukuk kuralları bütünüdür. Türk Medeni Kanunu'nda dört ana mal rejimi bulunmaktadır.
- Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi: Türk Medeni Kanunu'nda yasal mal rejimi olarak kabul edilen ve eşlerin evlilik birliği içinde karşılığını vererek edindikleri mallar üzerindeki haklarını düzenleyen rejimdir. Bu rejimde, her eşin kişisel malları ile edinilmiş malları ayrıdır, ancak boşanma halinde edinilmiş malların değer artışı üzerinden diğer eşin katılma alacağı hakkı doğar.
- Kişisel Mal: Eşlerden birine ait olan ve edinilmiş mal sayılmayan malvarlığı değerleridir. Örneğin, evlilik öncesi edinilen mallar, miras yoluyla gelen mallar veya kişisel kullanıma özgü eşyalar kişisel mal kabul edilir (TMK Madde 220).
- Edinilmiş Mal: Evlilik birliği içinde emek karşılığı veya kazançla edinilen malvarlığı değerleridir. Maaş, kira geliri, şirket kâr payı, birikimler ve bunlarla alınan gayrimenkul veya şirket hisseleri gibi değerler edinilmiş mal kapsamındadır (TMK Madde 219).
- Değer Artış Payı: Bir eşin, diğer eşin kişisel malına veya edinilmiş malına katkıda bulunması halinde, bu katkı sayesinde malın değerinde meydana gelen artış oranında talep edebileceği alacaktır (TMK Madde 227).
- Katılma Alacağı: Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi (boşanma veya ölüm) halinde, edinilmiş malların tasfiyesi sırasında, her eşin diğer eşin edinilmiş mallarının yarısı üzerinde sahip olduğu alacak hakkıdır (TMK Madde 231).
- Tasfiye: Evlilik birliği sona erdiğinde, eşler arasındaki mal rejiminin hukuki olarak çözümlenmesi ve malvarlıklarının paylaştırılması sürecidir.
- Şirket Hisseleri: Bir sermaye şirketindeki ortaklık payını temsil eden kıymetli evraklardır. Bu hisseler, şirketin kârına ve malvarlığına ortaklık hakkı verir.
- Gayrimenkul: Taşınmaz mal anlamına gelir; arsa, arazi, konut, iş yeri gibi değerleri kapsar.
Boşanmada Mal Paylaşımının Temel Hukuki Çerçevesi Nedir?
Boşanma davalarında mal paylaşımı, Türk Medeni Kanunu'nun 202 ve devamı maddelerinde düzenlenen mal rejimleri kapsamında ele alınır. Türkiye'de yasal mal rejimi, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren evlenen veya bu tarihten sonra edinilmiş mallara katılma rejimini seçen eşler için Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi'dir. Eğer eşler evlilik öncesinde veya evlilik sırasında bir mal rejimi sözleşmesi yapmamışlarsa, bu yasal rejim otomatik olarak uygulanır.
Edinilmiş mallara katılma rejimi, her eşin kendi kişisel mallarını korurken, evlilik birliği içinde emek ve kazanç karşılığı edinilen malların tasfiyesi halinde diğer eşe bir takım haklar tanır. Bu haklar genellikle katılma alacağı ve değer artış payı olarak kendini gösterir. Mal paylaşımı yapılırken öncelikle eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları birbirinden ayrılır.
Kişisel mallar, eşin evlenmeden önce sahip olduğu mallar, miras veya karşılıksız kazandırmalar (bağışlar) yoluyla edindiği mallar, manevi tazminat alacakları ve kişisel kullanıma özgü eşyalardan oluşur. Bu mallar mal paylaşımına dahil edilmez. Ancak, kişisel malların gelirleri (örneğin, evlilik öncesi alınmış bir evin kira geliri) edinilmiş mal sayılır ve tasfiyeye tabidir.
Edinilmiş mallar ise, eşlerin evlilik süresince çalışarak veya başka bir şekilde kazandıkları paralarla edindikleri tüm malvarlığı değerleridir. Bunlar arasında maaş, gelir, emekli ikramiyesi, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler bulunur. Şirket hisseleri ve gayrimenkuller de, edinilme şekline bağlı olarak kişisel mal veya edinilmiş mal statüsünde değerlendirilebilir.
Edinilmiş Mallar ve Kişisel Mallar Arasındaki Farklar Nelerdir?
Mal paylaşımının temelini oluşturan bu ayrım, Türk Medeni Kanunu'nun 219. ve 220. maddeleri ile net bir şekilde çizilmiştir. Bir malvarlığı değerinin bu iki kategoriden hangisine girdiğinin doğru tespiti, tasfiye sürecinin adil ve hukuka uygun ilerlemesi için kritik öneme sahiptir.
- Kişisel Mallar (TMK Madde 220):
- Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar (örneğin, kıyafetler, takılar).
- Evliliğin başlangıcında eşlerden birine ait olan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri (örneğin, miras kalan bir ev, bağışlanan bir araba).
- Manevi tazminat alacakları.
- Kişisel mallar yerine geçen değerler (örneğin, evlilik öncesi alınan bir arabanın satılıp yerine başka bir araba alınması).
- Edinilmiş Mallar (TMK Madde 219):
- Eşlerin çalışma karşılığı elde ettikleri gelirler (maaş, ücret, serbest meslek kazancı).
- Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin ödemeleri (örneğin, emekli maaşı, işsizlik maaşı).
- Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar (iş kazası, trafik kazası sonucu alınan tazminatlar).
- Kişisel malların gelirleri (örneğin, evlilik öncesi edinilen bir konutun kira geliri).
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler (örneğin, evlilik içinde alınan bir evin satılıp yerine başka bir ev alınması).
Bu ayrımın doğru yapılması, mal paylaşımı davasında talep edilecek katılma alacağı ve değer artış payı miktarını doğrudan etkileyecektir. Bu nedenle, malvarlığının detaylı bir envanterinin çıkarılması ve her bir değerin hukuki niteliğinin belirlenmesi sürecinde deneyimli bir Ankara avukat ile çalışmak büyük önem taşır.
Şirket Malvarlığının Boşanmada Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Boşanmada şirket malvarlığının paylaşımı, sıradan mal paylaşımına göre çok daha karmaşık bir süreçtir. Özellikle eşlerden birinin veya her ikisinin bir şirkette ortak, hissedar veya şirketin sahibi olduğu durumlarda, şirketin hukuki yapısı, kuruluş tarihi ve eşlerin şirkete katkıları gibi faktörler paylaşım sürecini doğrudan etkiler. Türk Medeni Kanunu uyarınca, eğer şirket evlilik birliği içinde kurulmuş veya eşlerden birinin şirket hisseleri evlilik içinde edinilmiş ise, bu hisseler kural olarak edinilmiş mal olarak kabul edilir.
Ancak, şirket hisselerinin edinilme kaynağına bakmak gerekir. Eğer hisseler eşlerden birine evlilik öncesinde miras kalmışsa veya bir bağış yoluyla edinilmişse, bu hisseler kişisel mal niteliğindedir ve tasfiyeye dahil edilmez. Fakat bu kişisel mal niteliğindeki hisselerin evlilik birliği içinde elde ettiği kâr payları veya değer artışları, edinilmiş mal olarak kabul edilebilir ve tasfiyeye konu olabilir.
Şirket malvarlığının paylaşımında en kritik adımlardan biri, şirketin ve hisselerinin doğru bir şekilde değerlemesidir. Bu değerleme, şirketin aktif ve pasifleri, piyasa değeri, potansiyel kazancı, sektörel durumu gibi birçok faktör dikkate alınarak yapılır. Genellikle bu süreçte mali müşavirler ve bağımsız denetim uzmanlarından oluşan bilirkişilerin raporlarına başvurulur. Yargıtay, boşanmada şirket hisselerinin değerlemesi konusunda birçok içtihat geliştirmiştir ve bu içtihatlar ışığında adil bir paylaşım hedeflenir.
Şirket Hisse Değerlemesi ve Katılma Alacağı Hesaplaması
Şirket hisselerinin boşanmada mal paylaşımına konu olması durumunda, hisselerin doğru bir şekilde değerlenmesi büyük önem taşır. Değerleme, sadece şirketin defter değeri üzerinden değil, aynı zamanda şirketin gerçek piyasa değeri, gelecekteki kazanç potansiyeli ve aktiflerinin durumu göz önüne alınarak yapılmalıdır. Bu süreçte genellikle şirket değeri, bağımsız denetim firmaları veya mahkeme tarafından atanan mali müşavir bilirkişiler aracılığıyla tespit edilir.
Değerleme yöntemleri arasında net aktif değeri yöntemi, indirgenmiş nakit akışları yöntemi, piyasa değeri yöntemi ve emsal şirket karşılaştırması gibi çeşitli yaklaşımlar bulunabilir. Bilirkişiler, şirketin faaliyet alanı, büyüklüğü, sektörü ve finansal verilerini dikkate alarak en uygun değerleme yöntemini seçerler. Özellikle küçük ve orta ölçekli aile şirketlerinde, şirketin gerçek değerini tespit etmek, şirketin şahsi harcamalar için kullanılması gibi durumlar nedeniyle daha da zorlaşabilir.
Değerleme yapıldıktan sonra, şirketin veya hisselerinin evlilik birliği içinde edinilmiş mal niteliğinde olan kısmı üzerinden katılma alacağı hesaplaması yapılır. TMK Madde 231 uyarınca, her eşin edinilmiş malların yarısı üzerinde alacak hakkı bulunmaktadır. Dolayısıyla, şirketin evlilik birliği içinde artan değeri veya evlilik birliği içinde edinilen hisselerin değeri üzerinden, diğer eşin bu değerin yarısı oranında katılma alacağı doğacaktır. Bu alacak, nakit olarak ödenmesi gereken bir borç niteliğindedir; diğer eşin doğrudan şirkette hisse sahibi olması gibi bir durum söz konusu değildir. Bu karmaşık süreçte Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin haklarını korumak adına detaylı incelemeler yapmakta ve uzman bilirkişi raporlarının doğru bir şekilde hazırlanmasını sağlamaktayız.
Gayrimenkul Malvarlığının Boşanmada Paylaşımı Nasıl Gerçekleşir?
Boşanmada gayrimenkul malvarlığının paylaşımı da şirket hisseleri gibi eşlerin mal rejimine göre farklılık gösterir. Eğer eşler arasında Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi geçerliyse, gayrimenkullerin edinilme tarihi ve finansman kaynağı büyük önem taşır. Evlilik birliği içinde emek ve kazanç karşılığı edinilen tüm gayrimenkuller (konut, arsa, iş yeri vb.) kural olarak edinilmiş mal sayılır ve tasfiyeye tabidir.
Ancak, gayrimenkulün evlilik öncesi edinilmesi, miras yoluyla gelmesi veya bir bağışla kazanılması durumunda bu gayrimenkul kişisel mal niteliğindedir. Kişisel mal niteliğindeki gayrimenkuller doğrudan paylaşıma tabi değildir. Fakat, diğer eşin bu kişisel mala evlilik birliği içinde yaptığı katkılar (örneğin, tadilat giderleri, kredi ödemeleri) nedeniyle bir değer artış payı alacağı doğabilir (TMK Madde 227). Yargıtay içtihatları, bu tür katkıların ispatı ve hesaplanması konusunda titiz bir değerlendirme yapılmasını zorunlu kılar.
Evlilik birliği içinde edinilen gayrimenkullerin finansmanında her iki eşin katkısı olmasa bile, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi gereği, edinilmiş malın değeri üzerinden diğer eşin katılma alacağı hakkı doğar. Örneğin, eşlerden biri maaşıyla bir konut almışsa, diğer eşin bu konutun evlilik birliği içinde artan değeri üzerinden yarı oranında katılma alacağı hakkı bulunur. Ankara'da avukatlık hizmeti veren büromuz, bu tür karmaşık durumların tespiti ve müvekkillerimizin haklarının korunması konusunda detaylı analizler sunar.
Konut ve Diğer Taşınmazların Tasfiyesi ve Değerlemesi
Gayrimenkullerin tasfiyesi sürecinde, öncelikle gayrimenkulün tasfiye tarihindeki sürüm (piyasa) değeri tespit edilir. Bu değer tespiti için mahkeme genellikle keşif yaparak uzman bilirkişiler atar. Bilirkişiler, gayrimenkulün konumu, büyüklüğü, yaşı, durumu ve benzer taşınmazların piyasa değerlerini dikkate alarak bir değerleme raporu hazırlarlar.
Değerleme sonucunda, gayrimenkulün edinilmiş mal niteliğindeki kısmı üzerinden katılma alacağı hesaplanır. Örneğin, 1 milyon TL değerindeki bir gayrimenkulün tamamı edinilmiş mal ise, diğer eşin 500 bin TL katılma alacağı hakkı doğar. Ancak, eğer gayrimenkulün finansmanında kişisel mallardan da katkı bulunulmuşsa (örneğin, evlilik öncesi birikimle peşinat ödenmesi), bu katkı oranı düşülerek kalan miktar üzerinden katılma alacağı hesaplanır. Bu hesaplama, TMK Madde 230 ve 231'e göre yapılır.
Tasfiye sürecinde eşlerden biri, diğer eşe düşen katılma alacağını ödeyerek gayrimenkulün tamamını kendi adına tescil ettirebilir. Eğer bu mümkün olmazsa veya eşler bu konuda anlaşamazsa, gayrimenkulün satılarak bedelinin paylaştırılması yoluna gidilebilir. Özellikle aile konutu niteliğindeki gayrimenkuller için TMK Madde 240 ve 254 uyarınca özel düzenlemeler bulunmaktadır. Aile konutunun kime özgüleneceği veya nasıl tasfiye edileceği konusunda mahkeme, eşlerin ve varsa çocukların menfaatlerini gözeterek karar verir. Sincan bölgesindeki uzman avukat kadromuz, bu süreçte müvekkillerimizin en adil sonuca ulaşması için titizlikle çalışmaktadır.
Mal Rejiminin Tasfiyesi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Boşanmada şirket ve gayrimenkul malvarlığının paylaşımı, sadece hukuki maddeleri uygulamaktan ibaret değildir; aynı zamanda eşlerin evlilik birliği içindeki finansal ilişkilerinin ve katkılarının detaylı bir analizini gerektirir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar şunlardır:
- Mal Rejimi Tespiti: Öncelikle eşler arasında hangi mal rejiminin geçerli olduğunun doğru tespiti gerekir. Eğer mal rejimi sözleşmesi yapılmamışsa, 1 Ocak 2002 sonrası evlilikler için yasal mal rejimi olan Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi uygulanır. Eski evlilikler veya özel sözleşmeler farklı rejimleri (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı) gerektirebilir.
- Malvarlığı Envanteri: Eşlerin evlilik birliği süresince edindiği tüm malvarlığı değerlerinin (şirket hisseleri, gayrimenkuller, banka hesapları, araçlar, ziynet eşyaları vb.) eksiksiz bir listesinin çıkarılması çok önemlidir. Bu envanter, tapu kayıtları, banka hesap dökümleri, şirket kayıtları gibi resmi belgelerle desteklenmelidir.
- Kişisel Mal-Edinilmiş Mal Ayrımı: Her bir malvarlığı değerinin hukuki niteliği (kişisel mal mı, edinilmiş mal mı?) titizlikle belirlenmelidir. Bu ayrım, malın edinilme tarihi, kaynağı (miras, bağış, çalışma karşılığı) ve katkı oranları dikkate alınarak yapılır.
- Katkıların İspatı: Bir eşin diğer eşin malına yaptığı katkıların (örneğin, bir evin tadilat masrafı, şirket sermayesine yapılan katkı) belgelenmesi hayati önem taşır. Banka transferleri, faturalar, kredi ödeme makbuzları gibi somut deliller, değer artış payı veya katılma alacağı taleplerinde ispat aracı olarak kullanılır.
- Değerleme İşlemi: Şirket hisseleri ve gayrimenkuller gibi malvarlığı değerlerinin tasfiye tarihindeki gerçek piyasa değerlerinin doğru bir şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Bu, genellikle mahkemece atanan uzman bilirkişiler aracılığıyla yapılır ve doğru bir değerleme, hakkaniyetli bir paylaşımın temelini oluşturur.
- Gizleme ve Devir İşlemleri: Eşlerden birinin mal kaçırma amacıyla evlilik birliği içinde veya boşanma davası açılmadan hemen önce yaptığı devir veya satış işlemlerine karşı dikkatli olunmalıdır. Bu tür durumlarda, Türk Medeni Kanunu Madde 236 ve 244 uyarınca, muvazaa (danışıklı işlem) iddiaları ile bu işlemlerin iptali talep edilebilir veya gizlenen mallar tasfiyeye dahil edilebilir.
Bu süreçlerin her biri hukuki bilgi ve tecrübe gerektirir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık bürosu olarak, müvekkillerimize Ankara avukat desteği ile bu karmaşık süreçlerde yol göstermekte, haklarını tam ve eksiksiz bir şekilde almalarını sağlamaktayız.
Boşanmada Şirket ve Gayrimenkul Paylaşımında Avukatın Rolü
Boşanma sürecinde şirket ve gayrimenkul malvarlıklarının paylaşımı, teknik ve hukuki detaylarla dolu, oldukça karmaşık bir alandır. Bu süreçte bir avukatın rolü, müvekkilin haklarını en üst düzeyde korumak, hukuki süreci doğru yönetmek ve adil bir sonuç elde edilmesini sağlamaktır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, bu alandaki deneyimimizle müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunmaktayız.
Avukat, öncelikle müvekkilin malvarlığı durumunu detaylı bir şekilde analiz eder. Eşler arasındaki mal rejimini belirler ve evlilik birliği içinde edinilen tüm şirket hisseleri ile gayrimenkullerin bir envanterini çıkarır. Bu envanter oluşturulurken, tapu kayıtları, ticaret sicili kayıtları, banka hesap dökümleri, vergi beyannameleri gibi resmi belgeler titizlikle incelenir. Avukat, malvarlığının kişisel mal mı yoksa edinilmiş mal mı olduğunu hukuki argümanlarla belirler.
Daha sonra, avukat, malvarlığı değerlerinin güncel piyasa değerinin tespiti için gerekli adımları atar. Mahkemeden bilirkişi atanmasını talep eder ve bilirkişi raporlarının doğru ve eksiksiz hazırlanmasını temin eder. Şirket hisseleri için mali müşavir, gayrimenkuller içinse değerleme uzmanı bilirkişilerin atanması ve raporlarının incelenmesi kritik öneme sahiptir. Avukat, bu raporlara itiraz etme veya ek rapor talebinde bulunma yetkisine sahiptir.
Avukatın bir diğer önemli görevi, diğer eşin mal kaçırma girişimlerini tespit etmek ve bunlara karşı hukuki yollara başvurmaktır. Muvazaa iddiaları, gizlenen malvarlıklarının ortaya çıkarılması ve tasfiyeye dahil edilmesi için dava açılması gibi süreçlerde aktif rol oynar. Ayrıca, müvekkilin değer artış payı ve katılma alacağı haklarını doğru bir şekilde hesaplayarak, mahkemeye sunulacak talepleri hukuki delillerle destekler.
Son olarak, avukat, yargılama sürecinin her aşamasında müvekkilini temsil eder; duruşmalara katılır, dilekçeleri hazırlar, delilleri sunar ve hukuki argümanlarını ortaya koyar. Gerekirse temyiz (istinaf ve Yargıtay) süreçlerinde de müvekkiline destek olur. Ankara'da avukat olarak, Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık büromuz, müvekkillerinin en adil ve hızlı çözüme ulaşması için kararlılıkla çalışır. Bu tür karmaşık davalarda erken danışmanlık almak, olası hak kayıplarının önüne geçmek adına büyük önem taşır.
Sık Sorulan Sorular
Şirket hisseleri boşanmada her zaman yarı yarıya mı paylaşılır?
Hayır, şirket hisseleri her zaman yarı yarıya paylaşılmaz. Şirket hisselerinin evlilik birliği içinde edinilmiş mal olması halinde, diğer eşin bu hisselerin evlilik birliği içindeki değer artışı üzerinden katılma alacağı hakkı doğar. Bu katılma alacağı, hisselerin değerinin yarısı kadardır. Ancak diğer eş doğrudan hisse sahibi olmaz, yalnızca nakdi bir alacak hakkına sahip olur. Eğer hisseler evlilik öncesi edinilmiş veya miras gibi kişisel mal niteliğindeyse, sadece bu hisselerin evlilik içindeki gelirleri veya değer artışına yapılan katkı oranında bir alacak hakkı doğabilir.
Evlilik öncesi alınan gayrimenkul boşanmada paylaşılır mı?
Evlilik öncesi edinilen gayrimenkuller, kural olarak kişisel mal niteliğindedir ve doğrudan mal paylaşımına tabi değildir. Ancak, eğer diğer eş bu gayrimenkulün korunması, iyileştirilmesi veya değerinin artırılmasına yönelik (örneğin tadilat, kredi ödemeleri) katkıda bulunmuşsa, bu katkı oranında değer artış payı talep edebilir (TMK Madde 227). Bu katkılar belgelendirildiği takdirde, mahkemece bir alacak hakkı olarak değerlendirilir.
Değer artış payı nasıl hesaplanır?
Değer artış payı (TMK Madde 227), bir eşin diğer eşin kişisel malına veya edinilmiş malına yaptığı katkı nedeniyle malın değerinde meydana gelen artış oranında hesaplanan alacak hakkıdır. Hesaplama, katkının yapıldığı tarihteki malın değeri ile tasfiye tarihindeki değeri arasındaki fark ve katkı oranı dikkate alınarak yapılır. Örneğin, eşlerden birinin kişisel malı olan bir eve diğer eşin 100.000 TL katkı yapması ve bu katkıyla evin değerinin 1.000.000 TL'den 1.500.000 TL'ye çıkması durumunda, katkı oranına göre bir alacak hesaplanır. Bu hesaplamalar genellikle uzman bilirkişiler tarafından yapılır ve karmaşık detaylar içerir.
Mal rejimi sözleşmesi yapmanın avantajı nedir?
Mal rejimi sözleşmesi yapmak, eşlerin evlilik süresince ve boşanma halinde malvarlıklarının nasıl paylaşılacağını önceden belirlemesini sağlar. Bu sözleşme sayesinde, yasal mal rejimi olan Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi'nden farklı bir rejim (örneğin, mal ayrılığı rejimi) seçilerek, boşanma durumunda yaşanabilecek mal paylaşımı anlaşmazlıklarının önüne geçilir. Özellikle şirket sahibi veya önemli gayrimenkul malvarlığı olan eşler için bu sözleşme, gelecekteki olası hukuki süreçleri basitleştirmesi ve belirsizlikleri ortadan kaldırması açısından büyük avantaj sağlar. Sözleşme, noter onayı ile veya evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak yapılmalıdır (TMK Madde 205).
Sonuç ve Tavsiyelerimiz
Boşanmada şirket ve gayrimenkul malvarlığının paylaşımı, Türk Medeni Kanunu'nun detaylı hükümleri ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları çerçevesinde yürütülen, uzmanlık gerektiren bir süreçtir. Malvarlığının doğru tespiti, hukuki niteliğinin belirlenmesi, değerlemesi ve hakkaniyetli bir şekilde tasfiyesi, ancak alanında yetkin bir hukuk profesyonelinin desteğiyle mümkün olabilir. Bu karmaşık süreçlerde hak kaybı yaşamamak ve adil bir sonuca ulaşmak için hukuki danışmanlık almak kritik önem taşır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara ve özellikle Sincan bölgesinde, boşanmada mal paylaşımı davalarında müvekkillerimizin yanında yer alarak, en doğru ve etkili hukuki çözümleri sunmaktan gurur duyarız. Malvarlığınızın geleceği için bugün profesyonel bir avukata danışın.
Burak Sağlam | Hukuk & Danışmanlık Bürosu
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Ankara Etimesgut'ta hukuki danışmanlık ve avukatlık faaliyeti yürüten Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık; başta ağır ceza, asliye ceza, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları olmak üzere geniş bir yelpazede hizmet vermektedir. Hak kayıplarını en aza indirmek ve profesyonel destek almak için alanında uzman bir Etimesgut avukat kadrosu ile çalışmanız tavsiye edilir. Bölgede güvenilir bir Etimesgut ceza avukatı ya da hukuki süreçlerinizde rehberlik edecek bir Etimesgut boşanma avukatı arıyorsanız, büromuzun iletişim bilgilerine ve harita konumuna aşağıdan ulaşarak hızlıca randevu oluşturabilirsiniz.
Adres: Oğuzlar Mah. 1602 Cad. No:1 Hukukçular Plaza D:60 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

