Borçlunun Oturduğu Evin İcradan Satışı Mümkün Müdür? Genel Bakış
Türk İcra ve İflas Kanunu (İİK), alacaklının borcunu tahsil edebilmesi için borçlunun malvarlığına başvurma hakkını düzenler. Genel kural olarak, borçlunun borcuna yetecek miktardaki her türlü malı ve hakkı haczedilebilir niteliktedir. Ancak bu genel kuralın önemli istisnaları bulunur. Borçlunun oturduğu evin icradan satışı da bu istisnalar çerçevesinde değerlendirilir. Kanun koyucu, kişilerin temel yaşam hakkını güvence altına almak amacıyla, belirli koşullar altında borçlunun meskeninin haczedilmezliğini kabul etmiştir. Bu düzenleme, borçlunun tamamen barınaksız kalmasını önlemeyi ve insani bir yaşam standardını korumasını sağlamayı amaçlar. Bu konuda İcra ve İflas Kanunu Madde 82 büyük önem taşır.Borçlunun meskeninin haczedilemezliği, mutlak bir yasak olmayıp, belirli şartlara bağlıdır. Eğer borçlu, kanunda belirtilen şartları yerine getirerek "meskeniyet şikayeti"nde bulunursa, evi icradan satılamaz. Ancak bu şikayetin belirli süreler içinde ve usulüne uygun yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde, meskeniyet şikayetinde bulunulmayan veya şartları taşımayan bir ev, diğer malvarlığı unsurları gibi icra yoluyla satılabilir. Ankara avukat kadromuzla bu tür süreçlerde müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunmaktayız.
Haczedilemezlik İlkesi ve Meskeniyet Şikayeti Nedir?
Haczedilemezlik ilkesi, borçlunun belirli mal ve haklarının, icra takibi sonucunda haczedilerek satılamayacağını ifade eden hukuki bir prensiptir. Bu ilke, borçlunun temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve insanca yaşam sürdürebilmesi için getirilmiş bir koruma kalkanıdır. İcra ve İflas Kanunu Madde 82, hangi mal ve hakların haczedilemeyeceğini detaylıca sıralar. Bu maddede, "Borçlunun haline uygun evi"nin haczedilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bu hüküm, borçlunun barınma hakkını güvence altına alırken, aynı zamanda bu hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla "haline uygun" olma koşulunu da getirir.Meskeniyet şikayeti ise, borçlunun oturduğu evin haczedilmez olduğunu ileri sürerek, haciz kararının kaldırılmasını talep etmesidir. Bu şikayet, borçlu tarafından icra mahkemesine yapılır. Şikayet hakkını kullanabilmek için, evin borçlunun ve ailesinin barınma ihtiyacını karşılayan yegane mesken olması ve borçlunun sosyal ve ekonomik durumuna uygun olması gerekmektedir. Eğer ev, borçlunun haline uygun olmaktan öte, lüks nitelikte ise, haczedilemezlik iddiası reddedilebilir. Sincan avukatlık hizmetleri sunan büromuz, bu tür hassas davalarda müvekkillerine doğru ve etkili bir yol haritası çizmektedir.
Meskeniyet şikayetinde bulunma süresi oldukça kritiktir. İcra ve İflas Kanunu Madde 16/1 uyarınca, icra dairesinin işlemlerine karşı şikayet süresi yedi gündür. Bu süre, borçlunun haczi öğrendiği tarihten itibaren başlar. Eğer borçlu haczi öğrendikten sonra yedi gün içinde meskeniyet şikayetinde bulunmazsa, bu hakkını kaybedebilir ve evi satılma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle, haciz işlemiyle karşılaşıldığında derhal hukuki danışmanlık almak hayati önem taşır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimize bu sürelerin takibi ve şikayet dilekçelerinin hazırlanması konusunda profesyonel destek sağlıyoruz.
Meskeniyet Şikayetinin Şartları ve Kapsamı Nelerdir?
Meskeniyet şikayetinin kabul edilebilmesi için belirli şartların bir arada bulunması gerekir. Bu şartlar, Yargıtay içtihatları ve doktrin tarafından şekillendirilmiştir:- Evin Borçlu Tarafından Fiilen İkamet Edilmesi: Haczedilmesi istenen taşınmazın, borçlunun ve ailesinin fiilen oturduğu, yaşamını sürdürdüğü mesken olması şarttır. Borçlunun bu evde ikamet etmemesi, örneğin kiraya vermesi veya başka bir yerde oturması durumunda meskeniyet şikayeti reddedilir. Geçici bir süre ile başka bir yerde kalmak, bu durumu değiştirmez; önemli olan evin asıl ikametgah niteliğini korumasıdır.
- Evin Tapuda Mesken Olarak Kayıtlı Olması veya Mesken Niteliğinde Kullanılması: Tapu kayıtlarında evin niteliği "mesken" olarak geçmelidir. Ticari amaçla kullanılan iş yerleri veya arsa gibi taşınmazlar için meskeniyet şikayeti yapılamaz. Ancak tapuda başka bir nitelikte görünse dahi, fiilen mesken olarak kullanıldığı ispat edilebilirse bu durum lehine değerlendirilebilir.
- Evin Borçlunun Haline Uygun Olması (Lüks Olmaması): Bu şart, meskeniyet şikayetinin en tartışmalı ve subjektif değerlendirmeye açık kısmıdır. "Haline uygunluk", borçlunun sosyal, ekonomik durumu ve yaşam standardıyla orantılı olması anlamına gelir. Evin büyüklüğü, konumu, oda sayısı, kullanılan malzeme kalitesi, çevresel özellikleri gibi faktörler, evin lüks olup olmadığını belirlemede rol oynar. Yargıtay, bu konuda somut olayın özelliklerine göre karar vermektedir. Örneğin, büyük bir villada oturan ve maddi durumu ortalamanın çok altında olan bir borçlunun evi lüks kabul edilebilirken, aynı villa, çok yüksek gelirli bir borçlu için lüks kabul edilmeyebilir.
- Evin Değerinin Belirli Bir Sınırı Aşmaması: Kanun, evin haczedilemeyecek değerini açıkça belirtmez. Ancak Yargıtay kararlarıyla belirlenen bir uygulama mevcuttur. Eğer evin değeri, borçlunun haline uygun bir başka ev almasına yetecek miktardan fazla ise, evin lüks kısmı haczedilerek satılabilir. Bu durumda, ev satılır ve borçluya haline uygun bir ev alması için gereken miktar verilir, artan kısım alacaklıya ödenir. Bu, evin kısmi haczi olarak da adlandırılabilir.
Meskeniyet şikayetinin kapsamı, evin tamamını veya bir kısmını içerebilir. Eğer ev tamamen borçlunun haline uygunsa, haciz tamamen kaldırılır. Ancak lüks olduğu tespit edilirse, evin değeri bilirkişi marifetiyle tespit edilir. Borçlunun haline uygun bir ev alabilmesi için gerekli miktar belirlenir ve bu miktar borçluya ödenmek üzere, ev icrada satılır. Satış bedelinden borçlunun yeni ev alması için gereken miktar ayrıldıktan sonra kalan kısım, alacaklının borcuna mahsup edilir. Bu karmaşık süreçlerde, Etimesgut avukat olarak hizmet veren büromuz Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, müvekkillerine en doğru hukuki adımları atma konusunda rehberlik eder.
Aile Konutu Şerhinin Borçlunun Evinin Satışına Etkisi
Aile konutu şerhi, Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen ve aile kurumunun korunmasını amaçlayan önemli bir hukuki güvencedir. Türk Medeni Kanunu Madde 194'e göre, eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu hüküm, evlilik birliği içinde eşlerin ortak yaşam alanı olan konutun keyfi tasarruflarla elden çıkarılmasını engeller. Aile konutu şerhi, tapu kütüğüne işlenerek aleniyet kazanır ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.Peki, aile konutu şerhi, borçlunun oturduğu evin icradan satışını nasıl etkiler? Aile konutu şerhi bulunan bir taşınmaz, eşlerden birinin borcu nedeniyle haczedilirse, diğer eşin rızası olmadan satışı mümkün olmayabilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, aile konutu şerhi, meskeniyet şikayetinden bağımsız bir koruma sağlar. Şerh konulmuş bir aile konutu, eşlerden birinin borcundan dolayı haczedilip satılmak istense bile, diğer eşin rızası olmadan bu işlem gerçekleştirilemez. Bu durum, özellikle ipotekli borçlarda veya eşlerden birinin tek başına borçlandığı durumlarda büyük önem taşır.
Ancak, aile konutu şerhinin de mutlak bir koruma sağlamadığını belirtmek gerekir. Örneğin, evin edinildiği sırada üzerinde ipotek bulunması ve bu ipotek nedeniyle borcun ödenmemesi durumunda, ipotek alacaklısının haciz ve satış hakkı, aile konutu şerhinden önce tesis edildiği için devam edebilir. Ayrıca, aile konutunun lüks nitelikte olması durumunda da meskeniyet şikayeti yoluyla evin kısmen veya tamamen haczedilme riski bulunabilir. Bu nedenle, aile konutu şerhinin varlığına rağmen hukuki sürecin doğru yönetilmesi ve uzman bir avukatın desteği elzemdir. Sincan avukatları olarak, bu tür ihtilaflarda müvekkillerimize yol gösterici danışmanlık hizmetleri sunuyoruz.
İcra Hukukunda Lüks Mesken Kavramı ve Değerleme Süreci
"Lüks mesken" kavramı, İcra ve İflas Kanunu Madde 82'de yer alan "haline uygun ev" ifadesinin zıddını teşkil eder. Kanun koyucu, borçlunun barınma hakkını korurken, bu hakkın suistimal edilmesini veya borçlunun lüks içinde yaşarken alacaklıların mağdur edilmesini engellemek istemiştir. Bu nedenle, borçlunun sosyal ve ekonomik durumuna göre aşırı lüks kabul edilen meskenler, haczedilemezlik kapsamının dışında tutulabilir.Lüks meskenin belirlenmesinde objektif bir ölçüt bulunmamakla birlikte, Yargıtay'ın belirlediği bazı kriterler mevcuttur:
- Evin Niteliği ve Büyüklüğü: Evin oda sayısı, metrekaresi, mimari yapısı ve genel konfor düzeyi.
- Konumu ve Çevresel Faktörler: Evin bulunduğu semt, bölgenin sosyal ve ekonomik durumu, çevre düzenlemeleri.
- Malzeme ve İşçilik Kalitesi: Evin yapımında kullanılan malzemelerin kalitesi, iç ve dış tasarımın lüks unsurları (örneğin özel tasarım mutfak, jakuzi, sauna, yüzme havuzu gibi eklentiler).
- Borçlunun Sosyal ve Ekonomik Durumu: Borçlunun mesleği, geliri, ailedeki kişi sayısı, eğitim durumu ve yaşam tarzı.
Değerleme süreci, icra mahkemesi tarafından atanan bilirkişiler aracılığıyla yürütülür. Bilirkişi heyeti, taşınmazın yerinde incelemesini yapar, piyasa değerini belirler ve borçlunun haline uygun bir meskenin ortalama değerini de tespit eder. Eğer evin değeri, borçlunun haline uygun bir başka ev almasına yetecek miktardan fazlaysa, evin bu fazla kısmı "lüks" kabul edilir. Bu durumda, ev icra yoluyla satılır ve satış bedelinden borçlunun haline uygun bir ev alması için gerekli olan miktar borçluya ödenir (İİK Madde 82/12). Kalan miktar ise alacaklıların borçlarına mahsup edilir. Bu süreçte, bilirkişi raporuna itiraz etme hakkı da bulunmaktadır. Ankara'da avukatlık hizmeti veren Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi ve itiraz süreçlerinde müvekkillerine profesyonel destek sunar.
Borçlunun Evinin Satışında İzlenecek Hukuki Prosedürler ve Süreç
Borçlunun oturduğu evin icradan satışı, belirli hukuki prosedürlere tabidir ve bu süreç titizlikle takip edilmelidir.1. İcra Takibinin Başlatılması ve Haciz Kararı: Alacaklı, borcun tahsili için icra dairesine başvurarak icra takibi başlatır. Borçluya ödeme emri gönderilir ve borçlu yasal süre içinde borcu ödemez veya itiraz etmezse takip kesinleşir. Takibin kesinleşmesinin ardından alacaklı, borçlunun taşınmaz mallarının haczedilmesini talep edebilir. İcra dairesi, borçlunun tapu kayıtlarındaki taşınmazları üzerine haciz şerhi koyar.
2. Kıymet Takdiri (Değer Tespiti): Haciz konulan taşınmazın satışından önce, icra dairesi tarafından bir veya birden fazla bilirkişi atanarak taşınmazın değeri tespit edilir. Bu işleme "kıymet takdiri" denir. Bilirkişi, taşınmazın konumunu, yüzölçümünü, niteliğini, imar durumunu, yıpranma payını ve piyasa koşullarını dikkate alarak bir değer belirler. Kıymet takdiri raporu taraflara tebliğ edilir. Tarafların, tebliğden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine kıymet takdirine itiraz etme hakları vardır (İcra ve İflas Kanunu Madde 128). Bu itiraz süresi kaçırılmamalıdır, zira yanlış bir değerleme borçlu veya alacaklı açısından hak kayıplarına yol açabilir.
3. Satış İlanı ve İhale: Kıymet takdiri kesinleştikten sonra, icra dairesi taşınmazın satış ilanını hazırlar. Satış ilanı, taşınmazın özelliklerini, tahmini değerini, ihale şartlarını ve satış tarihlerini içerir. İlan, ulusal gazetelerde, elektronik ortamda ve icra dairesinin ilan panosunda yayımlanır. Genellikle iki kez açık artırma yoluyla satış yapılır. İlk ihale sonucunda taşınmaz satılamazsa, belirli bir süre sonra ikinci ihale yapılır (İcra ve İflas Kanunu Madde 129).
4. İhale Bedelinin Ödenmesi ve Tescil: İhaleyi kazanan kişi, belirlenen süre içinde ihale bedelini ve ihale harçlarını icra dairesine öder. İhale bedelinin ödenmesinin ardından icra dairesi, taşınmazın tapu sicilinde alıcı adına tescil edilmesini talep eder. Bu aşamada, borçlunun ev sahibi sıfatı sona erer.
5. Tahliye: Taşınmazın yeni malik adına tescil edilmesinin ardından, yeni malik icra dairesinden taşınmazın tahliyesini talep edebilir. Borçlu, genellikle yeni malikin talebi üzerine veya icra dairesinin tahliye emriyle evi boşaltmak zorunda kalır. Bu süreçte, borçlunun meskeniyet şikayeti hakkını doğru zamanda ve doğru şekilde kullanması, evin satışını engelleyebilir veya en azından süreci uzatabilir. Etimesgut'ta avukatlık yapan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, bu karmaşık süreçlerde müvekkillerine hukuki danışmanlık ve temsil hizmetleri sunar.
Borçlunun Evinin Satışına İlişkin Yargıtay Kararlarının Önemi
İcra ve İflas Kanunu'ndaki hükümlerin uygulanmasında, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları büyük bir rehber niteliği taşır. Özellikle "borçlunun haline uygun ev" ve "lüks mesken" kavramlarının yorumlanması, meskeniyet şikayetinin kabul şartları, aile konutu şerhinin etkisi gibi konularda Yargıtay kararları, alt mahkemeler ve uygulayıcılar için yol göstericidir. Yargıtay, her somut olayın özelliklerini dikkate alarak farklı kararlar verebilmekle birlikte, genel prensipleri belirlemiştir.Örneğin, Yargıtay, meskeniyet şikayetinde evin fiilen oturulması şartına büyük önem verirken, borçlunun başka bir yerde kirada oturup kendi evini kiraya vermesi durumunda meskeniyet iddiasını genellikle reddetmektedir. "Haline uygunluk" kriterinde ise, borçlunun sosyal ve ekonomik durumunu, ailesindeki kişi sayısını, sağlık durumunu ve hatta mesleğini dahi değerlendirmeye almaktadır. Bir memurun veya asgari ücretle çalışan bir işçinin oturduğu evin lüks olup olmadığı ile yüksek gelirli bir iş insanının oturduğu evin lüks olup olmadığı farklı değerlendirilir. Ayrıca, Yargıtay, haczedilemezlik iddiası üzerine yapılan değerlemede, borçlunun haline uygun bir ev almasına yetecek miktarın belirlenmesinde, güncel piyasa koşullarını ve borçlunun ihtiyaçlarını göz önünde bulundurur. Bu nedenle, icra hukuku süreçlerinde Yargıtay içtihatlarını yakından takip eden ve bu bilgileri uygulamaya yansıtabilen bir hukuk bürosuyla çalışmak büyük avantaj sağlar. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, güncel Yargıtay kararlarını sürekli takip ederek müvekkillerimize en güncel ve doğru hukuki stratejileri sunmaktayız.
Borçlunun Oturduğu Evin İcradan Satışından Korunma Yolları ve Alternatifler
Borçlunun oturduğu evin icradan satışını engellemek veya bu süreci yönetmek için çeşitli hukuki yollar ve alternatifler mevcuttur. Bu yolların doğru zamanda ve doğru şekilde kullanılması, borçlunun lehine sonuçlar doğurabilir.- Borcun Yapılandırılması veya Ödenmesi: En temel ve etkili yol, borcu tamamen ödemek veya alacaklı ile anlaşarak borcu yapılandırmaktır. Alacaklı ile karşılıklı uzlaşma yoluyla borcun taksitlendirilmesi, bir kısmının affedilmesi veya ödeme planı oluşturulması, icra takibini durdurmanın en pratik yoludur. Bu durumda, hacizler kalkar ve evin satışı gündemden düşer.
- Meskeniyet Şikayetinde Bulunmak: Yukarıda detaylarıyla açıklanan meskeniyet şikayeti, borçlunun haline uygun evinin haczedilemez olduğunu ileri sürerek evin satışını engelleme yoludur. Haczi öğrendikten sonra yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak bu şikayetin yapılması gerekir. Bu başvurunun usulüne uygun ve dayanaklı olması önemlidir.
- Aile Konutu Şerhinin Tesis Edilmesi: Eğer evlilik birliği devam ediyorsa ve ev henüz tapuya aile konutu olarak şerh edilmemişse, bu şerhin tapuya işlenmesi, diğer eşin rızası olmadan evin satışını zorlaştırabilir. Bu şerh, taşınmazın satılması veya ipotek edilmesi gibi işlemlerde eşin iznini zorunlu kılar ve bu da borçlu lehine bir koruma sağlayabilir.
- İcra Mahkemesinde Dava Açmak: Kıymet takdirine itiraz, ihale feshi davası gibi çeşitli davalar açarak sürecin hukuka uygunluğunu denetlemek mümkündür. İhale feshi davası, ihalede usulsüzlükler yapıldığı iddiasıyla açılır ve ihalenin iptalini talep eder. Bu tür davaların açılması, satış sürecini durdurabilir veya geciktirebilir.
- Hukuki Danışmanlık Almak: Borçlunun oturduğu evin icradan satışı gibi karmaşık ve teknik süreçlerde, uzman bir hukuk bürosundan destek almak hayati önem taşır. Bir avukat, borçlunun durumuna özel olarak en uygun hukuki stratejileri belirleyebilir, gerekli başvuruları ve davaları süresinde açabilir, hak kayıplarını önleyebilir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Sincan'da avukatlık alanında verdiğimiz hizmetlerle müvekkillerimize bu zorlu süreçlerde yanlarında olduğumuzu hissettiriyoruz.
Bu koruma yollarının her biri, farklı hukuki sonuçlar doğurabilir ve her durum için en uygun strateji, somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir. Bu nedenle, icra takibiyle karşılaşıldığında zaman kaybetmeden hukuki yardım almak, hakların korunması açısından kritik bir adımdır.
Sık Sorulan Sorular
Borçlunun oturduğu evin tamamı mı haczedilemez, yoksa belirli bir kısmı mı?
Kanun, "borçlunun haline uygun evi"nin haczedilemeyeceğini belirtir. Eğer borçlunun evi, sosyal ve ekonomik durumuna göre "lüks" nitelikteyse ve evin değeri, borçlunun haline uygun başka bir ev almasına yetecek miktardan fazlaysa, evin tamamı haczedilip satılabilir. Ancak satış bedelinden borçlunun haline uygun bir ev alması için gereken miktar borçluya ödenir. Bu durumda evin tamamı satılır, ancak bedelin bir kısmı borçluya iade edilir. Dolayısıyla, haczedilemezlik ilkesi her zaman evin tamamını kapsamaz, lüks kısmı için satış mümkündür.
Borçlu, icra takibinden kurtulmak için evini başkasına devredebilir mi?
Borçlu, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla evini üçüncü bir kişiye devretmeye çalışırsa, bu işlem "tasarrufun iptali davası"na konu olabilir (İcra ve İflas Kanunu Madde 277 vd.). Alacaklı, bu tür hileli devirlerin iptali için dava açabilir ve dava sonucunda devir işlemi iptal edilirse, taşınmaz sanki devredilmemiş gibi haczedilerek satılabilir. Bu tür işlemler, hukuka aykırı olup, borçlunun daha büyük hukuki sorunlarla karşılaşmasına neden olabilir. Bu nedenle, icra takibi devam ederken mal kaçırma amaçlı işlemlerden kesinlikle kaçınılmalıdır.
Meskeniyet şikayeti reddedilirse ne olur?
Meskeniyet şikayeti icra mahkemesi tarafından reddedilirse, evin haczedilemezlik iddiası ortadan kalkar ve icra dairesi evin satış işlemlerine devam eder. Bu durumda borçlunun evi, diğer hacizli mallar gibi açık artırma yoluyla satılır. Borçlu, icra mahkemesinin bu kararına karşı istinaf yoluna başvurabilir; ancak istinaf başvurusu satış işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Satışı durdurmak için istinaf mahkemesinden ayrıca "yürütmenin durdurulması" kararı talep edilmesi gerekebilir. Bu süreçlerin takibi için Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık gibi uzman bir hukuk bürosundan destek almak kritik öneme sahiptir.
Sonuç ve Tavsiyelerimiz
Borçlunun oturduğu evin icradan satışı meselesi, hem hukuki hem de insani boyutlarıyla oldukça karmaşık bir konudur. Türk İcra ve İflas Kanunu, borçlunun temel barınma hakkını korurken, alacaklının haklarını da göz ardı etmez. "Meskeniyet şikayeti" ve "aile konutu şerhi" gibi kurumlar, borçluya belirli korumalar sağlasa da, bu korumaların mutlak olmadığı ve belirli şartlara tabi olduğu unutulmamalıdır. Özellikle evin "lüks" niteliğinde olup olmadığı, her somut olayda farklı değerlendirilen ve Yargıtay içtihatlarıyla şekillenen bir kriterdir. İcra takibi süreçleri, süreler, kanun maddeleri ve usul kuralları açısından oldukça hassastır. Yanlış veya eksik bir adım, telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, borçlunun oturduğu evin haczedilmesi ve satışı gibi bir durumla karşılaşıldığında, vakit kaybetmeden alanında uzman bir avukattan hukuki destek almak büyük önem taşır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara'nın Etimesgut ve Sincan bölgelerinde icra hukuku alanında müvekkillerimize profesyonel ve etkili hukuki danışmanlık ve temsil hizmetleri sunmaktayız. Haklarınızın korunması ve en doğru hukuki adımların atılması için bizimle iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Tavsiyemiz: Haklarınızın korunması için uzman bir avukattan profesyonel destek alın. AVUKAT | BURAK SAGLAM📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, Ankara'da ceza ve aile hukuku başta olmak üzere çeşitli hukuki uyuşmazlıklarda müvekkillerini temsil etmektedir. Etimesgut bölgesindeki hukuk büromuzda dava ve uyuşmazlık çözümü süreçleri yürütülmektedir. Hukuki risklerinizi yönetmek için uzman bir Etimesgut avukat danışmanlığı almanız önemle tavsiye olunur. Detaylı bilgi almak, Etimesgut ceza avukatı hizmetlerine ulaşmak ya da Etimesgut boşanma avukatı randevusu oluşturmak için aşağıdaki adresimizi, telefon numaramızı ve harita konumumuzu kullanabilirsiniz.
Adres: Oğuzlar Mah. 1602 Cad. No:1 Hukukçular Plaza D:60 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

