Birisi tarafından para talep edilerek tehdit edilmek, bireyin hem maddi hem de manevi güvenliğini sarsan, ciddi hukuki sonuçları olan bir durumdur. Bu tür eylemler Türk Ceza Kanunu kapsamında çeşitli suç tiplerini oluşturmakta olup, mağdurların haklarını korumak ve adaleti sağlamak için hızlı ve doğru hukuki adımlar atması hayati önem taşımaktadır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara'nın Etimesgut ve Sincan bölgelerinde müvekkillerimize bu hassas süreçlerde uzman hukuki destek sağlamaktayız. Bu makalemizde, para isteyerek tehdit etme fiilinin hukuki niteliğini, ilgili suç tiplerini, mağdurların haklarını ve atılması gereken adımları detaylı bir şekilde ele alacağız.
Tehdit Suçu ve Hukuki Temelleri: Türk Ceza Kanunu Madde 106
Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) tehdit suçu, Madde 106'da düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." Tehdit suçunun temel amacı, bireylerin huzur ve sükununu, kendilerini güvende hissetme haklarını korumaktır. Para isteyerek yapılan tehditler, genellikle "malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından" veya "sair bir kötülük edeceğinden" bahisle yapılan tehditler kapsamına girer.
Tehdit fiilinin gerçekleşmesi için, tehdidin mağdur üzerinde korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Tehdidin ciddi ve inandırıcı olması, mağdurun iradesini etkileyecek nitelikte bulunması gerekmektedir. Örneğin, "bana bu parayı vermezsen işini batırırım" veya "bu parayı ödemezsen sana zarar veririm" gibi ifadeler, tehdit suçunu oluşturabilir. Bu tür durumlarda, Etimesgut avukat desteği almak, hukuki sürecin doğru bir şekilde başlatılması ve yürütülmesi için büyük önem taşır.
Nitelikli Tehdit Halleri ve Para İstemek
TCK'nın 106. maddesinin ikinci fıkrası, tehdidin malvarlığına yönelik olması durumunu özel olarak düzenler. "Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." Bu fıkra, doğrudan para isteyerek yapılan tehditlerin temelini oluşturur. Yargıtay içtihatları da, tehdidin ciddiyetini ve mağdurun iradesi üzerindeki etkisini değerlendirirken, tehdidin yöneltildiği menfaatin büyüklüğünü ve yaratılan korkunun derecesini dikkate alır. Para istenmesi, çoğu zaman bu nitelikli tehdit kapsamına girer.
Tehdidin bir bilişim sistemi veya iletişim aracıyla yapılması halinde ceza artırımı söz konusu olabilir. Örneğin, e-posta, SMS, WhatsApp gibi dijital mecralar üzerinden para istenerek yapılan tehditler, suçun işleniş biçimi nedeniyle daha ağır cezayı gerektirebilir. Bu durum, delillerin toplanması ve değerlendirilmesi açısından da farklılıklar arz eder. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, dijital delillerin hukuka uygun şekilde toplanması ve sunulması konularında müvekkillerimize rehberlik ediyoruz.
Şantaj Suçu ve Unsurları: Türk Ceza Kanunu Madde 107
Para isteyerek tehdit etme eylemi, bazı durumlarda tehdit suçundan daha ağır olan şantaj suçunu oluşturabilir. Türk Ceza Kanunu'nun 107. maddesi şantaj suçunu düzenlemektedir: "Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya yahut haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek fıkra: 29/6/2005 – 5377/13 md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kimsenin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur."
Şantaj suçu, tehditten farklı olarak, mağdurun bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlanması veya haksız bir çıkar sağlanması amacıyla gerçekleştirilen daha karmaşık bir fiildir. Özellikle, bir sırrın açıklanması, özel hayatın ifşa edilmesi veya şeref ve saygınlığa zarar verecek nitelikteki hususların kamuoyuna duyurulacağı tehdidiyle para istenmesi, doğrudan şantaj suçunu oluşturur. Örneğin, "eğer bana bu parayı vermezsen, uygunsuz fotoğraflarını herkese yayarım" şeklindeki bir talep, şantaj suçunun tipik bir örneğidir. Bu tür durumlarda, Ankara avukat desteği, mağdurun haklarının korunması ve suçluların cezalandırılması için hayati öneme sahiptir.
Tehdit ve Şantaj Arasındaki Temel Farklar
Tehdit ve şantaj suçları arasındaki temel fark, failin amacında ve kullanılan baskı unsurundadır. Tehditte, fail sadece bir kötülük yapacağından bahisle mağduru korkutmayı amaçlar. Şantajda ise, fail mağduru belirli bir davranışa zorlamayı veya haksız bir menfaat elde etmeyi hedefler. Özellikle para talebiyle birlikte, mağdurun kişisel sırlarının veya itibarını zedeleyecek bilgilerin açıklanacağı yönündeki tehditler, şantaj suçunun nitelikli halini oluşturur ve daha ağır cezalar öngörür. Bu ayrımın doğru yapılması, doğru hukuki sürecin başlatılması açısından kritik öneme sahiptir.
Yargıtay kararları, şantaj suçunda failin menfaat sağlama kastının açıkça ortaya konulmasını şart koşmaktadır. Sadece bir kötülük yapma tehdidi, eğer bu kötülük karşılığında bir menfaat elde etme amacı güdülmüyorsa, şantaj değil, tehdit suçu olarak değerlendirilebilir. Ancak para talebinin doğrudan bu kötülüğün engellenmesi karşılığında yapılması, şantajın varlığına işaret eder. Bu karmaşık hukuki ayrım, alanında uzman bir avukatın değerlendirmesini gerektirir.
Hukuki Süreç: Tehdit veya Şantaj Durumunda Atılması Gereken Adımlar
Para isteyerek tehdit veya şantaja maruz kalan bir kişinin atması gereken ilk ve en önemli adım, hukuki yardım almaktır. Erken aşamada uzman bir avukata danışmak, hem delillerin doğru şekilde toplanmasını sağlar hem de mağdurun haklarının korunmasına yönelik en etkili stratejilerin belirlenmesine yardımcı olur. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin bu zorlu süreçte yanındayız.
Delillerin Toplanması ve Korunması
Tehdit veya şantaj fiilinin ispatı için delillerin toplanması hayati önem taşır. Bu deliller, suçun işlendiğini kanıtlayacak nitelikte olmalıdır. Başlıca delil türleri şunlardır:
- Yazılı İletişimler: SMS, WhatsApp mesajları, e-postalar, sosyal medya yazışmaları gibi dijital ortamdaki tüm metinler, ekran görüntüleri alınarak veya resmi yollarla kayıt altına alınarak saklanmalıdır. Bu kayıtlar, delil olarak kullanılabilirlik açısından önemlidir.
- Ses Kayıtları: Tehdit veya şantajın telefon görüşmesi veya yüz yüze konuşma sırasında yapılması durumunda, hukuka uygun şekilde alınmış ses kayıtları önemli bir delil teşkil edebilir. Ancak ses kayıtlarının hukuka uygunluğu konusunda Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümleri ve Yargıtay içtihatları dikkate alınmalıdır. Genel kural olarak, kendinizin de içinde bulunduğu bir konuşmayı kaydetmeniz hukuka aykırı değildir; ancak üçüncü kişilerin konuşmalarını onların izni olmadan kaydetmek suç teşkil edebilir.
- Tanık Beyanları: Tehdit veya şantaja şahit olan kişiler varsa, bu kişilerin beyanları da delil olarak kullanılabilir.
- Kamera Kayıtları: Özellikle tehdidin fiziksel olarak yapıldığı veya para transferinin gerçekleştirildiği yerlerdeki güvenlik kamerası kayıtları da önemli delillerdendir.
Delillerin eksiksiz ve hukuka uygun bir şekilde toplanması, savcılık soruşturması ve olası bir yargılama sürecinde lehinize kullanılmasını sağlar. Bu süreçte Sincan avukat ekibimizden destek almak, delillerin doğru değerlendirilmesi açısından kritik rol oynar.
Suç Duyurusunda Bulunma ve Şikayet Hakkı
Tehdit veya şantaj eylemine maruz kalan kişi, delilleri topladıktan sonra vakit kaybetmeden Cumhuriyet Savcılığı'na veya en yakın kolluk kuvvetlerine (polis, jandarma) suç duyurusunda bulunmalıdır. Suç duyurusu, bir dilekçe ile yapılabileceği gibi, sözlü olarak da yapılabilir ve tutanağa bağlanır. Şantaj suçu ve TCK 106/1'deki tehdit suçu (hayat, vücut, cinsel dokunulmazlığa yönelik) re'sen (kendiliğinden) soruşturulan suçlardır; yani şikayet olmasa dahi savcılık tarafından soruşturulabilir. Ancak TCK 106/2'deki tehdit (malvarlığına yönelik) suçu şikayete bağlıdır ve şikayet süresi fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır. Para isteyerek yapılan tehditlerin çoğu bu kapsama girdiğinden şikayet süresine dikkat etmek gerekir.
Suç duyurusunda bulunurken, olayın tüm detayları, failin kimliği (biliniyorsa), deliller ve mağdurun talepleri açıkça belirtilmelidir. Bu aşamada bir avukatın rehberliği, dilekçenin hukuki niteliğinin güçlendirilmesi ve sürecin doğru yönetilmesi açısından vazgeçilmezdir. Avukat, soruşturma aşamasında mağduru temsil ederek, delillerin sunulması ve gerekli hukuki takibin yapılması konusunda destek sağlar. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, müvekkillerine suç duyurusu süreçlerinde kapsamlı danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktadır.
Türk Ceza Kanunu'nda İlgili Diğer Suçlar ve Cezaları
Para isteyerek tehdit etme fiili, koşullara bağlı olarak tehdit ve şantaj suçlarının yanı sıra Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen başka suç tiplerini de oluşturabilir. Bu suçların doğru tespiti, uygulanacak ceza hükümlerini ve hukuki süreci doğrudan etkiler.
Yağma Suçu (Gasp) ile İlişki: TCK Madde 148
Eğer para talebiyle birlikte, mağdurun iradesini cebir veya tehdit kullanarak ortadan kaldırılarak bir malın alınması söz konusu ise, bu durum yağma (gasp) suçunu oluşturabilir. Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesi yağma suçunu düzenler: "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya almasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
Yağma suçunda, tehdidin veya cebirin doğrudan malın alınmasına yönelik olması ve mağdurun bu tehdit veya cebir altında malı teslim etmesi veya alınmasına karşı koymaması gerekir. Para isteğiyle yapılan tehdit, eğer doğrudan paranın cebren veya tehditle alınması sonucunu doğuruyorsa, yağma suçuna dönüşebilir. Tehdit ve şantajdan farklı olarak yağma, hem tehdit/cebir hem de malın fiilen ele geçirilmesini içerir. Bu ayrım, ceza miktarı açısından oldukça önemlidir ve hukuki değerlendirme gerektirir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, bu tür karmaşık durumlarda en doğru hukuki nitelendirmenin yapılması için müvekkillerine destek olmaktadır.
Dolandırıcılık Suçu ile İlişki: TCK Madde 157
Para isteyerek yapılan eylemler, doğrudan tehdit içermese de, hileli davranışlarla mağdurun aldatılması ve bu yolla kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlanması durumunda dolandırıcılık suçunu oluşturabilir. Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi dolandırıcılık suçunu düzenler: "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir."
Dolandırıcılık suçunda ana unsur, "hileli davranış" ile mağdurun "aldatılması" ve bu aldatma sonucunda mağdurun kendi iradesiyle malvarlığını devretmesidir. Tehdit ve şantajdan farklı olarak, dolandırıcılıkta mağdurun iradesi cebir veya korkutma ile sakatlanmaz, aksine hile ile yanıltılır. Ancak, bazı durumlarda tehdit ve dolandırıcılık unsurları bir arada bulunabilir. Örneğin, "eğer bu parayı bana göndermezsen, hakkındaki asılsız iddiaları yayarım" diyerek mağduru korkutup, sonra da "bu iddiaları durdurmak için şu kadar para lazım" şeklinde hileli bir talepte bulunulması karmaşık bir durumu ortaya çıkarabilir. Her vakanın kendi özelinde değerlendirilmesi, doğru hukuki adımların atılması için elzemdir.
Koruyucu Tedbirler ve Mağdur Hakları
Tehdit veya şantaj mağdurlarının sadece cezai süreçlerle değil, aynı zamanda kendilerini güvence altına alacak koruyucu tedbirlerle de desteklenmesi önemlidir. Türk hukuk sistemi, mağdurların korunmasına yönelik çeşitli mekanizmalar sunmaktadır.
Uzaklaştırma Kararları ve Güvenlik Tedbirleri
Mağdurun can güvenliğinin tehlikede olması veya sürekli bir tehdit altında bulunması durumunda, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları alınabilir. Her ne kadar bu Kanun genellikle aile içi şiddetle ilişkilendirilse de, şiddet veya tehdit eyleminin varlığı halinde, taraflar arasında herhangi bir akrabalık bağı olmasa bile Kanun'un ruhuna uygun olarak tedbir kararı alınması mümkündür. Özellikle ısrarlı takip, taciz ve tehdit içeren durumlarda, şüpheli hakkında uzaklaştırma, iletişim yasağı, konuta yaklaşmama gibi tedbirler talep edilebilir. Bu kararlar, mağdurun güvenliğini sağlamak amacıyla hızla alınabilir ve infazı kolluk kuvvetleri tarafından sağlanır.
Ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında da mağdurun korunmasına yönelik tedbirler mevcuttur. Örneğin, tanıkların korunması, duruşmaların kapalı yapılması gibi hususlar CMK Madde 58 ve ilgili diğer maddelerde düzenlenmiştir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin güvenliğini temin etmek adına gerekli tüm koruyucu tedbirlerin alınması için hukuki başvuruları titizlikle yürütmekteyiz.
Mağdurun Katılan Sıfatı ve Tazminat Talepleri
Ceza yargılamasında mağdur, belirli şartlar altında "katılan" sıfatını alarak yargılamaya aktif olarak katılma hakkına sahiptir. CMK Madde 237'ye göre, suçtan zarar gören herkes, soruşturma evresinde veya kovuşturma evresinde şikayetçi olduğunu bildirmek suretiyle davaya katılan sıfatıyla katılabilir. Katılan sıfatı, mağdura duruşmalara katılma, delil sunma, tanık dinletme ve sanığa soru sorma gibi haklar tanır.
Cezai sürecin yanı sıra, tehdit veya şantaj fiilinden dolayı maddi veya manevi zarara uğrayan mağdur, fail aleyhine hukuk mahkemelerinde tazminat davası açma hakkına da sahiptir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 49 ve devamı hükümlerine göre, hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Para isteyerek yapılan tehdit veya şantaj sonucunda uğranılan maddi kayıplar (örneğin ödenen para) ve yaşanan elem, keder, utanç gibi manevi zararlar için tazminat talep edilebilir. Bu iki süreç (ceza davası ve tazminat davası) birbirinden bağımsız yürüyebilir. Ankara'da avukatlık hizmeti sunan büromuz, müvekkillerimize hem cezai hem de hukuki süreçlerde kapsamlı danışmanlık ve temsil imkanı sunmaktadır.
Hukuki Destek ve Profesyonel Danışmanlık
Birisi tarafından para isteyerek tehdit edilmek, bireyin psikolojik sağlığını derinden etkileyen ve acil hukuki müdahale gerektiren bir durumdur. Bu tür durumlarda, yasal haklarınızı tam olarak bilmek ve doğru adımları atmak, hem kendinizi korumanız hem de adaletin tecellisini sağlamanız açısından kritik öneme sahiptir. Hukuki sürecin karmaşıklığı, delil toplama zorlukları ve yasalara uygun hareket etme gerekliliği, profesyonel hukuki desteği vazgeçilmez kılar.
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, ceza hukuku alanındaki derin tecrübemiz ve güncel mevzuat bilgimizle, para isteyerek tehdit veya şantaja maruz kalan müvekkillerimize kapsamlı hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sunmaktayız. Soruşturma aşamasından başlayarak kovuşturma evresi ve olası temyiz süreçlerine kadar her adımda müvekkillerimizin yanında yer alıyoruz. Delillerin toplanmasından suç duyurusunun hazırlanmasına, koruyucu tedbir kararlarının alınmasından maddi ve manevi tazminat davalarının açılmasına kadar tüm süreçleri titizlikle yönetiyoruz. Etimesgut avukat ve Sincan avukat olarak, bölgedeki müvekkillerimizin hukuki güvenliğini sağlamak için çalışıyoruz.
İlgili Mevzuat Özeti
- Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 106: Tehdit Suçu
- Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 107: Şantaj Suçu
- Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 148: Yağma (Gasp) Suçu
- Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 157: Dolandırıcılık Suçu
- Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 58: Tanığın Korunması
- Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 237: Katılan Sıfatı
- Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 49 ve Devamı: Haksız Fiilden Doğan Tazminat
- 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun: Koruyucu ve Önleyici Tedbirler
Sık Sorulan Sorular
Soru 1: Birisi benden para isteyerek tehdit ediyorsa ilk olarak ne yapmalıyım?
Öncelikle sakin kalmaya çalışın ve tehdit eden kişiyle iletişimi kesmeyin, ancak taleplerini kabul etmeyin. Tüm tehdit mesajlarını, ses kayıtlarını veya diğer delilleri güvenli bir şekilde saklayın. Ardından, vakit kaybetmeden Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık gibi uzman bir hukuk bürosundan hukuki destek alarak Cumhuriyet Savcılığı'na veya kolluk kuvvetlerine suç duyurusunda bulunun.
Soru 2: Tehdit veya şantaj durumunda delil toplarken nelere dikkat etmeliyim?
Delillerin hukuka uygun yollarla toplanması çok önemlidir. SMS, WhatsApp, e-posta gibi yazılı iletişimleri ekran görüntüsü alarak veya elektronik ortamda kaydederek muhafaza edin. Telefon görüşmelerini kendinizin de dahil olduğu durumlarda ses kaydı alabilirsiniz, ancak üçüncü kişilerin izinsiz kayıtları hukuka aykırı olabilir. Tanıkların ve kamera kayıtlarının da mevcut olup olmadığını kontrol edin. Tüm bu süreçte Ankara avukat desteği, delillerin hukuki geçerliliğini sağlamak adına kritik öneme sahiptir.
Soru 3: Şikayetçi olduktan sonra hukuki süreç nasıl ilerler ve ne kadar sürer?
Şikayetiniz üzerine Cumhuriyet Savcılığı tarafından bir soruşturma başlatılır. Bu aşamada deliller toplanır, ifadeler alınır ve gerekli araştırmalar yapılır. Soruşturma sonucunda, savcılık iddianame düzenleyerek dava açabilir veya takipsizlik kararı verebilir. Eğer dava açılırsa, ceza mahkemesinde kovuşturma aşaması başlar. Süreç, olayın karmaşıklığına, delillerin durumuna ve mahkemelerin yoğunluğuna göre değişiklik gösterebilir. Ortalama olarak birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Soru 4: Tehdit eden kişi yurt dışındaysa hukuki süreç nasıl işler?
Eğer tehdit eden kişi yurt dışındaysa, hukuki süreç daha karmaşık hale gelebilir. Türk Ceza Kanunu'nun "yer bakımından uygulama" prensipleri ve uluslararası hukuki işbirliği anlaşmaları devreye girer. Türk vatandaşlarına karşı yurt dışında işlenen suçlar veya yabancılar tarafından Türkiye aleyhine işlenen suçlar için yargılama yapılabilme imkanı bulunabilir. Bu durumda, uluslararası adli yardım talepleri ve ilgili ülkenin hukuk sistemi ile uyumlu hareket etmek gerekir. Bu tür durumlarda Sincan avukat desteği, uluslararası hukuki süreçlerde uzmanlaşmış bir avukatın rehberliğini gerektirir.
Uzman Görüşümüz
Para isteyerek tehdit veya şantaja maruz kalmak, bireylerin maruz kalabileceği en rahatsız edici ve tehlikeli durumlardan biridir. Bu tür eylemler karşısında sessiz kalmak veya korkuya teslim olmak yerine, yasal haklarınızı kullanarak hukuki mücadele vermek hayati önem taşır. Hukuk büromuz, mağdurların bu zorlu süreçten en az zararla çıkabilmeleri için tüm hukuki imkanları kullanmakta, delillerin eksiksiz toplanmasından yargılama aşamasına kadar her adımda profesyonel ve güvenilir bir yol arkadaşlığı sunmaktadır. Unutmayın ki, haklarınızın korunması ve adaletin tecellisi için atılacak doğru adımlar, uzman bir avukatın rehberliğinde çok daha güçlü olacaktır.
Av. Burak Sağlam
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Hukuki sorunların çözümünde profesyonel yaklaşımı benimseyen Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, Ankara Etimesgut bölgesinde müvekkillerine ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku alanlarında destek olmaktadır. Karşılaştığınız hukuki problemlerde süreci deneyimli bir Etimesgut avukatı eşliğinde yürütmek menfaatinizedir. Özellikle Etimesgut ceza avukatı danışmanlığı ya da aile mahkemelerindeki davalarınız için Etimesgut boşanma avukatı desteğine ihtiyaç duyduğunuzda, aşağıdaki haritadan büromuzun konumuna bakabilir ve randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Adres: Oğuzlar Mah. 1602 Cad. No:1 Hukukçular Plaza D:60 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

