Evlilik birliğinin temelden sarsılmasıyla ortaya çıkan boşanma süreçleri, taraflar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle yıpratıcı ve uzun soluklu olabilmektedir. Ancak Türk hukuk sistemi, eşlerin karşılıklı mutabakatıyla bu süreci daha hızlı ve sorunsuz atlatmalarına imkan tanıyan "Anlaşmalı Boşanma Davası" müessesesini düzenlemiştir. Bu yol, tarafların hem maddi hem de manevi olarak daha az yıpranmasını sağlarken, özellikle ortak çocukların menfaatlerinin korunmasında kritik bir rol oynar. Ancak anlaşmalı boşanma sürecinin başarıyla tamamlanması, belirli yasal şartların titizlikle yerine getirilmesine ve eksiksiz bir protokol hazırlanmasına bağlıdır. Bu süreçte yapılan bazı kritik hatalar, davanın uzamasına, hatta çekişmeli bir boşanma davasına dönüşmesine neden olabilir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara Sincan'da avukat arayan müvekkillerimizin anlaşmalı boşanma davalarında karşılaşabileceği olası 5 kritik hatayı ve doğru adımları bu makalede detaylıca ele alacağız. Bu 5 hatayı yapıyorsanız, hakkınızı kaybedebilir veya sürecinizi gereksiz yere uzatabilirsiniz.
Kritik Hata 1: Protokol Hazırlığında Detay Eksikliği ve Belirsizlikler
Ne yapılıyor? Eşler, anlaşmalı boşanma protokolünü genellikle internetten buldukları taslaklar üzerinden veya yeterli hukuki bilgiye sahip olmadan hazırlamaya çalışırlar. Bu durum, nafaka, tazminat, mal paylaşımı, ortak çocukların velayeti ve kişisel ilişki gibi temel konularda yüzeysel, eksik veya belirsiz ifadeler içeren protokollerin ortaya çıkmasına neden olur. Örneğin, "mal paylaşımı konusunda anlaşıldı" gibi genel bir ifade kullanmak veya belirli bir taşınmazın kime kalacağını açıkça belirtmemek sıkça rastlanan bir hatadır. Bu tür protokoller, mahkeme tarafından yetersiz bulunarak reddedilebilir veya tarafların gelecekte yeni anlaşmazlıklar yaşamasına zemin hazırlayabilir.
Ne olmalı? Anlaşmalı boşanma protokolü, taraflar arasındaki tüm hukuki ve mali konuları en ince ayrıntısına kadar açık ve net bir şekilde düzenlemelidir. Protokolde, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat miktarları ve ödeme şekilleri, ev eşyalarının paylaşımı, banka hesapları, araçlar, taşınmazlar gibi tüm malvarlığı değerlerinin nasıl paylaşılacağı, ortak çocukların velayeti, velayeti almayan eş ile çocuklar arasındaki kişisel ilişkinin gün ve saatleri (tatil, bayram, özel günler dahil), çocukların eğitim ve sağlık giderlerinin nasıl karşılanacağı gibi hususlar detaylıca belirtilmelidir. Ayrıca, protokolün kesin ve uygulanabilir olması için herhangi bir yoruma açık ifadeye yer verilmemelidir. Ankara'da avukatlık hizmeti sunan büromuz, müvekkillerimizin bu tür detayları eksiksiz bir şekilde protokole yansıtmasına yardımcı olmaktadır.
Yasal dayanağı nedir? Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 166/3, anlaşmalı boşanma için hakimin tarafların boşanma ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda yaptığı düzenlemeyi uygun bulması gerektiğini belirtir. Hakimin uygun bulabilmesi için protokolün eksiksiz, net ve yasalara uygun olması şarttır. Ayrıca, TMK Madde 174 (maddi ve manevi tazminat), TMK Madde 175 (yoksulluk nafakası), TMK Madde 176 (nafaka ve tazminatın şekli), TMK Madde 327 (iştirak nafakası), TMK Madde 336 (velayet), TMK Madde 339 (kişisel ilişki) gibi maddeler, protokolde yer alması gereken hususların yasal çerçevesini oluşturur. Protokolün bu maddelere uygun olmaması halinde, hakim protokolü uygun bulmayabilir ve taraflara eksiklikleri gidermeleri için süre verebilir veya davayı reddedebilir.
Kritik Hata 2: Tarafların İrade Beyanının Yetersiz Olması veya Baskı Altında Kalınması
Ne yapılıyor? Anlaşmalı boşanma davalarında, eşlerin mahkeme huzurunda bizzat hazır bulunarak boşanma iradelerini ve protokoldeki tüm hususları kabul ettiklerini beyan etmeleri zorunludur. Ancak bazı durumlarda, taraflardan biri veya her ikisi de mahkeme önünde yeterince açık ve ikna edici bir irade beyanında bulunamaz. Bazı kişiler, protokolde yazanları tam olarak anlamadan veya üzerinde düşünmeden kabul edebilir, hatta bir tarafın diğer taraf üzerinde baskı kurarak anlaşmayı sağlaması söz konusu olabilir. Mahkeme, tarafların iradelerinin serbestçe oluşup oluşmadığını titizlikle denetler. Eğer hakim, taraflardan birinin baskı altında olduğunu veya protokolün içeriğini tam olarak anlamadığını fark ederse, anlaşmalı boşanma talebini reddedebilir.
Ne olmalı? Taraflar, mahkeme huzurunda boşanma iradelerini ve protokolün tüm maddelerini özgür ve samimi bir şekilde beyan etmelidir. Protokolün her bir maddesi hakkında bilgi sahibi olmalı, hakimin sorularına tutarlı ve net cevaplar verebilmelidirler. Hakim, tarafların boşanma iradelerinin serbestçe oluşup oluşmadığını, protokoldeki düzenlemelerin adil olup olmadığını ve özellikle ortak çocukların menfaatlerine uygunluğunu değerlendirecektir. Bu nedenle, tarafların mahkemeye hazırlıklı gitmeleri, protokoldeki her detayı bilmeleri ve kendi iradelerini açıkça ortaya koymaları büyük önem taşır. Etimesgut'ta avukat arayan müvekkillerimize, mahkeme sürecinde nasıl bir duruş sergilemeleri gerektiği konusunda detaylı danışmanlık sağlıyoruz.
Yasal dayanağı nedir? TMK Madde 166/3, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına ve yapılan düzenlemelerin uygun bulunduğuna kanaat getirmesi gerektiğini açıkça belirtir. Bu madde, hakime tarafların irade beyanlarını ve protokolün içeriğini denetleme yetkisi ve sorumluluğu verir. Eğer hakim, taraflardan birinin iradesinin sakatlandığını (hata, hile, korkutma gibi nedenlerle) tespit ederse, anlaşmalı boşanma talebini reddedebilir. Ayrıca, TMK Madde 2'de yer alan dürüstlük kuralı da, tarafların yargılama sürecinde samimi ve dürüst davranmalarını gerektirir. Mahkeme önünde serbest iradeyle hareket etmek, anlaşmalı boşanmanın temelini oluşturur.
Kritik Hata 3: Mali Konuların Yetersiz veya Hatalı Düzenlenmesi
Ne yapılıyor? Anlaşmalı boşanma davalarında eşler, çoğu zaman sadece boşanmaya odaklanarak mali konuları ya hiç düzenlemez ya da çok yüzeysel geçerler. Özellikle nafaka miktarlarının belirlenmesinde veya tazminat taleplerinde gerçekçi olmayan, geçici veya taraflardan birini mağdur edecek düzenlemeler yapılabilir. Mal paylaşımı konusunda ise sadece büyük kalemler üzerinde durulur, ancak banka hesapları, ziynet eşyaları, araçlar, kredi borçları gibi daha küçük ama önemli detaylar göz ardı edilir. Bu tür eksik veya hatalı mali düzenlemeler, boşanma sonrasında taraflar arasında yeni hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir, hatta bir tarafın ekonomik anlamda ciddi mağduriyetler yaşamasına neden olabilir.
Ne olmalı? Anlaşmalı boşanma protokolünde, tarafların mali geleceğini doğrudan etkileyecek tüm hususlar büyük bir titizlikle ele alınmalıdır. Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminatın miktarı, ödeme şekli, ne zaman başlayıp ne zaman sona ereceği gibi detaylar net bir şekilde belirlenmelidir. Mal paylaşımı konusunda, evlilik birliği içinde edinilen tüm malvarlığı değerlerinin (taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, hisse senetleri, ev eşyaları, ziynet eşyaları vb.) ve varsa borçların nasıl paylaşılacağı açıkça protokole yansıtılmalıdır. Bu düzenlemelerin, her iki tarafın da hakkaniyetli bir şekilde korunmasını sağlayacak biçimde yapılması önemlidir. Ankara Sincan bölgesindeki avukatlık büromuz, müvekkillerimizin mali haklarının korunması adına en uygun ve dengeli çözümleri bulmalarına destek olmaktadır.
Yasal dayanağı nedir? Türk Medeni Kanunu'nun mali konulardaki hükümleri, protokolün temelini oluşturur. TMK Madde 169, boşanma veya ayrılık davası açılınca hakimin davanın devamı süresince, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alacağını belirtir. Anlaşmalı boşanmada ise bu önlemler protokolde kararlaştırılır. TMK Madde 174, maddi ve manevi tazminat taleplerini düzenlerken, TMK Madde 175 yoksulluk nafakasına, TMK Madde 176 ise nafaka ve tazminatın ödeme şekli ve sona erme koşullarına ilişkindir. Mal rejimlerinin tasfiyesi ise TMK Madde 202 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Protokolün bu yasal dayanaklara uygun olarak hazırlanması, ileride yaşanabilecek mali uyuşmazlıkları önler ve mahkemenin protokolü onaylamasını kolaylaştırır.
Kritik Hata 4: Çocukların Velayeti ve Şahsi İlişki Kurulması Konusunda Eksiklikler
Ne yapılıyor? Anlaşmalı boşanma protokollerinde, ortak çocukların velayeti konusunda genellikle sadece "velayet anneye/babaya bırakılacaktır" şeklinde kısa ve yetersiz bir ifade kullanılır. Velayeti almayan eş ile çocuklar arasındaki kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı, hangi gün ve saatlerde görüşüleceği, tatil dönemleri, bayramlar, özel günler gibi kritik detaylar ya hiç belirtilmez ya da çok genel ifadelerle geçiştirilir. Ayrıca, çocukların eğitim, sağlık, barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması için ödenecek iştirak nafakası miktarı ve ödeme şekli de eksik veya gerçekçi olmayan bir şekilde belirlenebilir. Bu tür belirsizlikler, boşanma sonrasında velayet ve kişisel ilişki konularında sıkça yeni anlaşmazlıklara ve hatta yeni davalara yol açar.
Ne olmalı? Ortak çocukların velayeti ve kişisel ilişkisi konusundaki düzenlemeler, anlaşmalı boşanma protokolünün en hassas ve önemli bölümünü oluşturur. Protokolde, velayetin hangi eşe verileceği açıkça belirtilmeli, velayeti almayan eş ile çocuklar arasındaki kişisel ilişkinin detayları (görüşme günleri, saatleri, yatılı kalma süreleri, yaz tatili, ara tatil, dini ve milli bayramlar, özel günler, doğum günleri vb.) ayrıntılı ve net bir şekilde düzenlenmelidir. Bu düzenlemeler yapılırken, çocuğun üstün yararı ilkesi her şeyin önünde tutulmalıdır. Ayrıca, çocukların eğitim, sağlık, barınma, giyim gibi tüm giderlerini karşılamak üzere ödenecek iştirak nafakası miktarı, ödeme şekli ve gelecekteki olası artışları (örneğin, yıllık TEFE/TÜFE oranında artış) da protokole işlenmelidir. Ankara avukatlık büromuz, çocukların menfaatlerini en iyi şekilde koruyacak ve taraflar arasında gelecekteki olası uyuşmazlıkları önleyecek düzenlemelerin protokole yansıtılması konusunda titizlikle çalışır.
Yasal dayanağı nedir? Türk Medeni Kanunu'nun çocukların korunmasına ilişkin hükümleri, anlaşmalı boşanma protokolündeki velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerinin temelini oluşturur. TMK Madde 336, evlilik devam ettiği sürece velayetin ana ve babada olduğunu, boşanma halinde ise hakimin velayeti eşlerden birine bırakacağını belirtir. TMK Madde 337, velayet düzenlemesinde çocuğun menfaatlerinin esas alınacağını vurgular. TMK Madde 323, ana ve babanın çocukla kişisel ilişki kurma hakkını düzenlerken, TMK Madde 339 ise velayetin kapsamını ve sınırlarını belirler. İştirak nafakası ise TMK Madde 327 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Hakim, protokoldeki velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerini onaylarken, her şeyden önce çocuğun üstün yararını gözetir. Bu nedenle, protokolün bu maddelere uygun ve çocuğun menfaatlerini en iyi şekilde koruyacak biçimde hazırlanması kritik öneme sahiptir.
Kritik Hata 5: Mahkeme Önünde Beyanların Protokole Aykırı Olması veya Çelişkiler
Ne yapılıyor? Eşler, anlaşmalı boşanma protokolünü imzaladıktan sonra mahkemeye çıkarlar. Ancak mahkeme huzurunda, hakimin sorularına cevap verirken protokolde yazanlardan farklı beyanlarda bulunabilir veya çelişkili ifadeler kullanabilirler. Örneğin, protokolde velayetin anneye bırakıldığı yazarken, mahkemede baba "velayeti ben istiyorum" diyebilir; ya da nafaka miktarını onayladığını belirtmesine rağmen, hakimin sorusu üzerine "çok buluyorum" şeklinde bir beyanda bulunabilir. Bu tür tutarsızlıklar veya protokolün içeriğine aykırı beyanlar, hakimin anlaşmalı boşanmaya dair şüphe duymasına neden olur. Hakim, tarafların iradelerinde bir uyuşmazlık olduğunu veya baskı altında olduklarını düşünebilir.
Ne olmalı? Anlaşmalı boşanma davası duruşmasında, eşlerin her ikisinin de protokolde yazılı olan tüm hususları eksiksiz ve aynen kabul ettiklerini, boşanma iradelerinin serbest olduğunu ve protokolden vazgeçmediklerini açıkça beyan etmeleri gerekmektedir. Mahkemeye çıkmadan önce, protokolün tüm maddeleri taraflarca tekrar gözden geçirilmeli, akıllardaki tüm sorular giderilmeli ve mahkeme huzurunda ne şekilde beyanlarda bulunulacağı konusunda hazırlık yapılmalıdır. Hakimin soracağı "protokoldeki maddeleri kabul ediyor musunuz?" veya "boşanmak istiyor musunuz?" gibi sorulara net ve protokol ile uyumlu cevaplar verilmelidir. Bu, hakimin tarafların anlaşmasına güven duymasını ve boşanma kararını vermesini sağlayacaktır. Ankara'nın Sincan ilçesindeki avukatlık büromuz olarak, müvekkillerimizi mahkeme duruşmasına en iyi şekilde hazırlayarak, süreçteki bu tür riskleri en aza indiriyoruz.
Yasal dayanağı nedir? TMK Madde 166/3'ün açıkça belirttiği üzere, hakim tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına ve yapılan düzenlemelerin uygun bulunduğuna kanaat getirmesi gerekir. Tarafların mahkeme huzurundaki beyanları, bu kanaatin oluşmasında belirleyici rol oynar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 145 ve devamı maddeleri, dava sırasında tarafların beyanlarının önemini ve hakimin bu beyanları nasıl değerlendireceğini düzenler. Eğer tarafların beyanları protokol ile çelişirse, hakim anlaşmanın sağlanamadığına hükmederek anlaşmalı boşanma talebini reddedebilir ve davayı çekişmeli boşanma davası olarak devam ettirebilir. Bu durum, sürecin uzamasına ve tarafların maddi-manevi yıpranmasına yol açar. Yargıtay kararları da, hakimin tarafların duruşmadaki beyanları ile protokol arasındaki tutarlılığa önem verdiğini defalarca vurgulamıştır.
Doğru Adımlar: Anlaşmalı Boşanma Sürecinde Başarı İçin Rehber
Anlaşmalı boşanma davası, taraflar için hızlı ve daha az yıpratıcı bir çözüm sunsa da, yukarıda belirtilen kritik hatalar nedeniyle sürecin aksaması veya istenmeyen sonuçlarla karşılaşılması mümkündür. Bu nedenle, anlaşmalı boşanma sürecinde doğru adımları atmak ve olası risklerden kaçınmak büyük önem taşır. İşte anlaşmalı boşanma sürecinde başarı için izlenmesi gereken doğru adımlar:
- Profesyonel Hukuki Destek Alın: Anlaşmalı boşanma sürecine başlamadan önce mutlaka uzman bir avukattan hukuki destek alın. Avukatınız, haklarınızı ve yükümlülüklerinizi detaylı bir şekilde anlatacak, size özel bir protokol taslağı hazırlayacak ve tüm yasal süreç boyunca rehberlik edecektir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara Sincan'da uzman avukatlarımızla müvekkillerimize bu süreçte kapsamlı danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
- Kapsamlı ve Detaylı Protokol Hazırlayın: Protokol, sadece boşanma iradesini değil, nafaka, tazminat, mal paylaşımı, ortak çocukların velayeti ve kişisel ilişkisi gibi tüm konuları açık, net ve detaylı bir şekilde içermelidir. Gelecekte yaşanabilecek her türlü anlaşmazlığı önleyecek şekilde titizlikle hazırlanmalıdır.
- İrade Beyanınızda Samimi ve Özgür Olun: Mahkeme huzurunda boşanma iradenizi ve protokoldeki tüm maddeleri özgür ve samimi bir şekilde beyan edin. Herhangi bir baskı altında kalmadan, protokolün tüm içeriğini anladığınızı ve kabul ettiğinizi açıkça ifade edin.
- Mali Hususları Eksiksiz Düzenleyin: Nafaka miktarları, tazminat talepleri, mal paylaşımı ve borçların tasfiyesi gibi tüm mali konuları gerçekçi ve hakkaniyetli bir şekilde protokole yansıtın. Gelecekteki ekonomik dengeyi gözetecek düzenlemeler yapmaya özen gösterin.
- Çocukların Menfaatini Önceliklendirin: Ortak çocukların velayeti, iştirak nafakası ve kişisel ilişki düzenlemelerini yaparken, çocuğun üstün yararı ilkesini daima ön planda tutun. Görüşme gün ve saatlerini, tatil planlarını ve eğitim/sağlık giderlerini detaylıca belirleyin.
- Mahkemede Tutarlı ve Hazırlıklı Olun: Duruşma sırasında hakimin sorularına protokol ile uyumlu, net ve tutarlı cevaplar verin. Protokolün içeriğine hakim olun ve herhangi bir çelişkili beyandan kaçının. Bu, davanın hızlı ve sorunsuz bir şekilde sonuçlanmasını sağlayacaktır.
Bu adımları takip ederek, anlaşmalı boşanma sürecinizi çok daha sağlıklı, hızlı ve hukuka uygun bir şekilde tamamlayabilirsiniz. Unutmayın, doğru hukuki adımlar, gelecekteki olası sorunların önüne geçmenin en etkili yoludur. Etimesgut bölgesindeki hukuk büromuz olarak, müvekkillerimizin anlaşmalı boşanma davalarında yanındayız.
Sık Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma davası için en az ne kadar süredir evli olmak gerekir?
Türk Medeni Kanunu'na göre, anlaşmalı boşanma davası açabilmek için eşlerin evliliklerinin en az bir yıl sürmüş olması şarttır. Bir yıldan az süren evliliklerde anlaşmalı boşanma yolu kapalı olup, eşlerin ancak çekişmeli boşanma davası açması mümkündür. Bir yıllık süre, davanın açıldığı tarihte dolmuş olmalıdır.
Anlaşmalı boşanma protokolü mahkemede değiştirilebilir mi?
Anlaşmalı boşanma protokolü, dava açıldıktan sonra ve hakim tarafından onaylanmadan önce, tarafların ortak rızasıyla ve hakimin uygun görmesi halinde değiştirilebilir. Ancak mahkeme huzurunda yapılan duruşmada, taraflardan birinin protokoldeki bir maddeyi kabul etmediğini beyan etmesi halinde, hakim bu durumu tarafların irade uyuşmazlığı olarak değerlendirir ve anlaşmalı boşanma talebini reddederek davayı çekişmeli boşanmaya çevirebilir. Bu nedenle, protokolün son halinin duruşma öncesinde netleştirilmesi büyük önem taşır.
Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?
Anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davalarına göre çok daha hızlı sonuçlanır. Tarafların eksiksiz bir protokol ile başvurması, hakimin protokolü uygun bulması ve duruşmada tarafların irade beyanlarının tutarlı olması halinde, dava genellikle tek celsede sonuçlanabilir. Adliyenin yoğunluğuna göre duruşma tarihi belirlenme süresi değişiklik göstermekle birlikte, ortalama olarak dava birkaç hafta ile birkaç ay içinde tamamlanabilir. Ancak, protokolde eksiklikler olması veya hakimin ek bilgi talep etmesi durumunda süreç uzayabilir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımı zorunlu mudur?
Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımının açıkça düzenlenmesi yasal bir zorunluluk olmamakla birlikte, tarafların gelecekteki olası uyuşmazlıklarını önlemek adına şiddetle tavsiye edilen bir husustur. Türk Medeni Kanunu, boşanma ile birlikte mal rejiminin tasfiyesini öngörür. Eğer protokolde mal paylaşımına ilişkin bir düzenleme yapılmazsa, taraflar boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir "mal rejimi tasfiyesi davası" açmak zorunda kalabilirler. Bu da hem zaman kaybına hem de ek hukuki masraflara yol açacaktır. Bu nedenle, protokolde tüm malvarlığı değerlerinin ve borçların nasıl paylaşılacağının detaylıca belirtilmesi, sürecin eksiksiz tamamlanması açısından kritik öneme sahiptir.
Anlaşmalı boşanmada velayet kime verilir ve velayeti almayan taraf çocukla nasıl görüşür?
Anlaşmalı boşanmada velayet, tarafların anlaşması ve hakimin bu anlaşmayı çocuğun üstün yararına uygun bulması halinde belirlenen eşe verilir. Tarafların velayet konusunda anlaşamaması halinde, anlaşmalı boşanma davası çekişmeliye döner. Velayeti almayan eş ile çocuk arasındaki kişisel ilişki (görüşme hakkı), yine tarafların hazırladığı protokolde gün, saat, yer ve süre belirtilerek detaylıca düzenlenir. Bu düzenlemeler yapılırken de çocuğun menfaati esastır. Tatil, bayram ve özel günler gibi durumlar da protokole dahil edilerek, velayet dışı kalan ebeveynin çocukla düzenli ve sağlıklı bir ilişki kurması sağlanır. Hakim, protokoldeki bu düzenlemelerin çocuğun gelişimine uygunluğunu denetler.
Sonuç ve Tavsiyelerimiz
Anlaşmalı boşanma davası, evlilik birliğini sona erdirmek isteyen eşler için hem psikolojik hem de mali açıdan en az yıpratıcı yoldur. Ancak bu sürecin sorunsuz ve hızlı bir şekilde tamamlanabilmesi, hukuki şartların eksiksiz yerine getirilmesine ve titizlikle hazırlanmış bir anlaşmalı boşanma protokolüne bağlıdır. Protokoldeki detay eksiklikleri, irade beyanındaki tutarsızlıklar, mali konuların veya çocukların velayetinin yetersiz düzenlenmesi gibi hatalar, davanın uzamasına, hatta çekişmeli bir sürece dönüşmesine neden olabilir. Bu nedenle, sürecin başından itibaren profesyonel hukuki destek almak hayati önem taşır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara'nın Sincan ilçesindeki büromuzda, anlaşmalı boşanma davalarınızda sizlere en doğru ve etkili hukuki danışmanlığı sağlamak için hazırız. Haklarınızın korunması, geleceğe güvenle bakmanız ve sürecin tüm aşamalarını sorunsuz atlatmanız için yanınızdayız.
Tavsiyemiz: Haklarınızın korunması için uzman bir avukattan profesyonel destek alın.
AVUKAT | BURAK SAGLAM

