Uyuşturucu Suçları Nedir? Türk Ceza Kanunu'ndaki Yeri ve Kapsamı
Türk Ceza Kanunu (TCK) uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle ilgili suçları geniş bir yelpazede düzenlemiştir. Bu suçlar, toplum sağlığını koruma ve genç nesilleri zararlı alışkanlıklardan uzak tutma amacı taşır. En temel ve sık karşılaşılan uyuşturucu suçları, imal ve ticareti ile kullanmak için bulundurma suçlarıdır.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, TCK'nın 188. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal eden, ithal eden, ihraç eden, satan, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişileri kapsar. Bu suçun cezası oldukça ağırdır ve eylemin niteliğine göre değişen hapis cezaları öngörür. Özellikle organize suç örgütleri tarafından işlenmesi veya çocuklara yönelik olması durumunda cezalar artırılmaktadır.
Diğer yandan, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçu ise TCK'nın 191. maddesinde yer almaktadır. Bu suç, genellikle kişinin kendi kullanımı için belirli miktarda uyuşturucu maddeyi üzerinde taşıması veya evinde bulundurması durumunda ortaya çıkar. Bu suçun cezası, imal ve ticareti suçuna göre daha hafiftir ancak yine de hapis cezası ve tedavi ile denetimli serbestlik tedbirlerini içerir. Bu ayrım, yargılama sürecinde sanığın savunması açısından kritik bir rol oynar.
`Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık` olarak, Ankara uyuşturucu suçları avukatı olarak bu iki suç tipi arasındaki ayrımın iyi anlaşılmasının ve delillerin buna göre değerlendirilmesinin önemini vurgulamaktayız. Zira, madde miktarının tespiti, maddenin ele geçirildiği yer, sanığın geçmişi ve diğer somut olaylar, suçun vasfını ve dolayısıyla uygulanacak kanun hükümlerini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, soruşturma aşamasından itibaren uzman bir avukatın hukuki desteği elzemdir.
Uyuşturucu Suçlarında Şüpheli ve Sanık Hakları Nelerdir?
Uyuşturucu suçlamalarıyla karşı karşıya kalan her birey, hukukun üstünlüğü ilkesi gereği belirli haklara sahiptir. Bu haklar, adil yargılanma hakkının temelini oluşturur ve soruşturma ile kovuşturma aşamalarının her anında geçerlidir. Bu hakların bilinmesi ve doğru kullanılması, savunmanın etkinliğini artırır ve olası hak kayıplarını engeller.
Gözaltı ve Tutukluluk Süreçlerinde Hukuki Destek ve Haklar
Uyuşturucu suçları, genellikle şüphelilerin gözaltına alınması ve ardından tutuklanması gibi koruma tedbirleriyle başlar. Bu süreçte şüphelinin en temel hakkı, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 147. maddesi uyarınca susma hakkıdır. Şüpheli, kendisine yöneltilen suçlamalar hakkında ifade vermekten kaçınabilir ve bu durum aleyhine delil olarak kullanılamaz. Ayrıca, yine CMK 147. maddesi gereğince, müdafi (avukat) seçme hakkı ve avukatının hukuki yardımından yararlanma hakkına sahiptir. Gözaltı sırasında avukatla görüşme, hukuki sürecin doğru yönetilmesi ve kişinin haklarının korunması açısından kritik öneme sahiptir.
Şüpheli veya sanığın, üzerine atılı suçu öğrenme hakkı, delillere erişim hakkı ve aleyhindeki delillere karşı savunma hazırlama hakkı da bulunmaktadır. Tutukluluk hali, bir koruma tedbiri olup ceza değildir. Dolayısıyla tutuklu bulunan kişinin de belirli periyotlarla tutukluluğunun gözden geçirilmesini talep etme hakkı (CMK 108) ve haksız yere tutukluluk halinde tazminat isteme hakkı vardır. `Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık` olarak, Ankara'da uzman avukatlarımızla gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde müvekkillerimizin haklarını titizlikle takip etmekteyiz.
Avukat Seçme ve Hukuki Yardımdan Yararlanma Hakkı
Her şüpheli ve sanık, müdafi seçme hakkına sahiptir ve seçtiği avukatın hukuki yardımından yararlanabilir (CMK 149). Eğer şüpheli veya sanık avukat tutacak maddi güce sahip değilse veya belirli ağır suçlarda (uyuşturucu suçları da dahil) zorunlu müdafilik sistemi devreye girer ve kendisine baro tarafından bir avukat atanır (CMK 150). Avukatın soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında hazır bulunması, ifade alma süreçlerine katılması, delillerin toplanmasını denetlemesi ve hukuka aykırı durumlara itiraz etmesi, adil bir yargılamanın vazgeçilmezidir. Avukatın varlığı, müvekkilin haklarının ihlal edilmesini önler ve savunma stratejisinin sağlam temeller üzerine kurulmasını sağlar.
Etkin Hukuki Savunmanın Önemi ve Avukatın Rolü
Uyuşturucu suçları gibi karmaşık ve ağır yaptırımları olan davalarda etkin bir hukuki savunma, davanın seyrini ve sonucunu doğrudan etkileyebilir. Alanında uzman bir Ankara uyuşturucu suçları avukatı, müvekkilin haklarını korumakla kalmaz, aynı zamanda adil bir yargılama süreci için gerekli tüm adımları atar. Savunmanın temel amacı, müvekkilin masumiyetini kanıtlamak veya suçun niteliğini değiştirerek daha hafif bir ceza almasını sağlamaktır.
Delillerin Toplanması ve Değerlendirilmesi Süreci
Uyuşturucu suçlarında delillerin toplanma şekli ve hukuka uygunluğu büyük önem taşır. Arama kararı olmaksızın yapılan aramalar, hukuka aykırı yollarla elde edilen dinlemeler veya deliller, yargılama sürecinde geçersiz sayılabilir. CMK'nın 217. maddesi, hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağını açıkça belirtir. Uzman bir avukat, kolluk kuvvetlerinin delil toplama yöntemlerini dikkatle inceler, arama ve el koyma tutanaklarının usulüne uygunluğunu denetler ve hukuka aykırı delillere karşı itirazlarda bulunur. Bu süreçte, delillerin eksiksiz ve doğru bir şekilde analiz edilmesi, savunmanın temelini oluşturur.
Madde miktarının tespiti, maddenin ele geçirildiği ortam, sanığın parmak izi veya DNA örneklerinin delillerle uyumu gibi hususlar teknik analiz gerektirebilir. Avukat, gerekli gördüğü durumlarda bağımsız uzman görüşleri alınmasını talep edebilir. Tanık ifadelerinin çelişkili olup olmadığı, mağdur veya ihbarcının güvenilirliği gibi unsurlar da delil değerlendirme sürecinde göz önünde bulundurulur. `Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık` olarak, Etimesgut'ta avukatlık yapan büromuz, müvekkillerimizin lehine olabilecek tüm delilleri toplama ve sunma konusunda titiz bir çalışma yürütmektedir.
Yargılama Süreci ve Savunma Stratejileri
Uyuşturucu suçlarında yargılama süreci, iddianamenin kabulüyle başlar ve ilk derece mahkemelerinde (Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi) devam eder. Avukat, duruşmalarda müvekkilini temsil eder, çapraz sorgular yapar, savunma dilekçeleri sunar ve müvekkilinin menfaatlerini korur. Savunma stratejisi, suçun vasfının belirlenmesinde (kullanım mı, ticaret mi), etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılıp yararlanılmayacağında ve diğer indirim sebeplerinin uygulanmasında hayati rol oynar.
TCK'nın 192. maddesi, uyuşturucu madde suçlarında etkin pişmanlık hükümlerini düzenler. Bu hüküm, suça iştirak eden kişinin yetkili makamlara bilgi vererek suçun ortaya çıkmasına veya faillerin yakalanmasına yardımcı olması halinde cezasının indirilmesini veya hiç verilmemesini öngörür. Etkin pişmanlık, yargılama sürecinde sanık için önemli bir fırsat olabilir. Ancak, bu hükümlerden nasıl yararlanılacağı ve hangi koşulların gerektiği konusunda hukuki bilgi ve deneyim şarttır.
Ayrıca, TCK 191. maddesi kapsamındaki kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya denetimli serbestlik tedbirleri gibi seçenekler değerlendirilebilir. CMK 231. maddesi uyarınca, belirli koşullar altında HAGB kararı verilebilir ve sanığın belirli bir denetim süresi içinde suç işlememesi halinde hüküm ortadan kaldırılır. Bu ve benzeri hukuki imkanların doğru zamanda ve doğru şekilde kullanılması, müvekkilin geleceği açısından kritik öneme sahiptir.
Uyuşturucu Madde Kullanımı Suçu ve Tedavi Yükümlülüğü
Türk Ceza Kanunu, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak için satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçunu TCK'nın 191. maddesi ile düzenler. Bu madde, uyuşturucu madde bağımlılığı ile mücadelede sadece cezalandırıcı değil, aynı zamanda rehabilite edici bir yaklaşım benimsemektedir. Suçun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır, ancak bu suç için özel bir infaz rejimi ve denetimli serbestlik uygulamaları söz konusudur.
TCK 191. maddeye göre, bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada, Cumhuriyet savcısı beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verebilir. Bu erteleme kararı ile birlikte şüpheli hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu denetim süresi içinde şüpheliye uyuşturucu madde bağımlılığı tedavisi görüp görmeyeceği yönünde bir test yapılır ve tedaviye tabi tutulabilir. Eğer şüpheli bu bir yıllık denetimli serbestlik süresince uyuşturucu madde kullanmamayı başarır ve yükümlülüklerine uyarsa, hakkında kamu davası açılmaz ve dosya kapanır. Ancak, denetim süresi içinde uyuşturucu madde kullanmaya devam etmesi veya yükümlülükleri ihlal etmesi halinde kamu davası açılır.
Bu durum, bireyin bağımlılık sorununu çözmesi için bir fırsat sunarken, aynı zamanda ciddi yasal sonuçları da beraberinde getirir. Tedaviye uyum, düzenli idrar testleri ve diğer denetim tedbirleri, sürecin başarılı bir şekilde tamamlanması için zorunludur. Denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması veya denetim süresi içinde yeniden uyuşturucu madde kullanılması durumunda, dosya yeniden canlanır ve şüpheli hakkında kamu davası açılır. Bu nedenle, sürecin her aşamasında hukuki danışmanlık almak ve yükümlülüklere eksiksiz uymak büyük önem taşır. `Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık` olarak, Sincan avukatları arasında uyuşturucu madde kullanımı suçlarına ilişkin denetimli serbestlik süreçlerinde müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunmaktayız.
Tekerrür Durumu ve İkinci Kez Suç İşleme
Eğer kişi, TCK 191. madde kapsamındaki suçtan dolayı daha önce denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmuş ve bu tedbir süresi içinde tekrar uyuşturucu madde kullanmış veya denetim yükümlülüklerini ihlal etmişse, hakkında kamu davası doğrudan açılır. Bu durumda, daha önce verilen kamu davasının ertelenmesi kararı geçerliliğini yitirir ve kişi hakkında hapis cezası uygulanabilir. Ayrıca, denetimli serbestlik süresi içinde işlenen ikinci suç için daha ağır cezalar öngörülmüştür. Bu durum, uyuşturucu suçlarında tekerrürün sonuçlarını ve bağımlılığın hukuki boyutta ne kadar ciddi ele alındığını göstermektedir. Bu nedenle, ilk aşamada doğru bir hukuki strateji belirlemek ve denetimli serbestlik tedbirlerine uymak hayati önem taşır.
Uyuşturucu Suçlarında Zamanaşımı Süreleri
Zamanaşımı, hukuki bir hakkın belirli bir süre içinde kullanılmaması durumunda o hakkın talep edilemez hale gelmesini ifade eder. Uyuşturucu suçları gibi ceza davalarında da hem soruşturma hem de kovuşturma süreçleri için zamanaşımı süreleri mevcuttur. Bu sürelerin doğru bir şekilde takip edilmesi, müvekkilin haklarının korunması açısından kritik öneme sahiptir.
Dava Zamanaşımı
Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belirli bir süre geçmekle kamu davası açma veya açılmış davaya devam etme hakkının düşmesini ifade eder. Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesi, ceza davalarında dava zamanaşımı sürelerini suçun ağırlığına göre belirlemiştir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK 188) gibi ağır suçlarda dava zamanaşımı süreleri daha uzundur. Örneğin, on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda dava zamanaşımı süresi yirmi yıldır. Beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektiren suçlarda ise on beş yıldır. Uyuşturucu madde kullanma (TCK 191) suçunda ise bu süreler daha kısa olabilir, ancak yine de suçun işlenme şekli ve diğer koşullar zamanaşımını etkileyebilir.
Dava zamanaşımı süreleri, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak, bazı durumlarda zamanaşımı süreleri durabilir veya kesilebilir. Örneğin, sanık hakkında yakalama kararı çıkarılması, sorguya çekilmesi veya hüküm giymesi gibi durumlar zamanaşımını keser ve süre baştan işlemeye başlar (TCK 67). Bu hukuki incelikler, davanın takibi açısından büyük önem taşır ve deneyimli bir ceza avukatının uzmanlığını gerektirir. `Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık` olarak, Ankara'daki davalarınızda zamanaşımı sürelerini dikkatle takip ederek müvekkillerimizin hak kaybına uğramasını engelliyoruz.
Ceza Zamanaşımı
Ceza zamanaşımı ise, mahkeme tarafından verilen kesinleşmiş bir cezanın belirli bir süre içinde infaz edilmemesi durumunda, bu cezanın infaz edilemez hale gelmesini ifade eder. Türk Ceza Kanunu'nun 68. maddesi, ceza zamanaşımı sürelerini cezanın ağırlığına göre belirlemiştir. Örneğin, yirmi yıldan fazla hapis cezalarında otuz yıl, beş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezalarında yirmi yıl, beş yıla kadar hapis cezalarında ise on yıl ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Uyuşturucu suçları gibi ağır cezalar öngören suçlarda ceza zamanaşımı süreleri de oldukça uzundur.
Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Tıpkı dava zamanaşımında olduğu gibi, ceza zamanaşımı da bazı durumlarda durabilir veya kesilebilir. Hükümlünün yakalanması, cezanın infazına başlanması veya hükümlünün kaçması gibi durumlar ceza zamanaşımını keser. Bu sürelerin doğru bir şekilde hesaplanması ve hukuki süreçte doğru adımların atılması, özellikle hükümlülerin hakları açısından kritik öneme sahiptir. `Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık` olarak, Sincan'da uzman avukatlık hizmeti veren büromuz, müvekkillerimizin ceza zamanaşımı süreleri ile ilgili tüm hukuki süreçlerini titizlikle yönetmektedir.
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık'ın Ankara'daki Rolü
Uyuşturucu suçları, hem hukuki karmaşıklığı hem de sosyal sonuçları nedeniyle büyük bir hassasiyetle ele alınması gereken davalardır. `Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık` olarak, Ankara'da avukatlık hizmeti sunan bir hukuk bürosu olarak, bu alandaki derin bilgi birikimimiz ve tecrübemizle müvekkillerimize etkin ve güvenilir hukuki destek sağlamaktayız. Büromuz, uyuşturucu suçları kapsamında soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerinin her aşamasında müvekkil odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.
Ankara uyuşturucu suçları avukatı olarak, müvekkillerimizin anayasal haklarını ve adil yargılanma prensiplerini en üst düzeyde korumayı hedefliyoruz. Gözaltı süreçlerinde hukuki danışmanlık sağlamaktan, tutukluluk kararlarına itiraz etmeye, delillerin hukuka uygunluğunu denetlemekten, etkin savunma stratejileri geliştirmeye kadar geniş bir yelpazede hizmet sunmaktayız. Özellikle Etimesgut bölgesinde ve Sincan avukatları arasında uyuşturucu suçları konusunda uzmanlaşmış kadromuzla, müvekkillerimizin haklarını titizlikle savunuyoruz.
Uyuşturucu suçları davalarında, her vakanın kendine özgü koşulları ve detayları bulunmaktadır. Bu nedenle, genelgeçer çözümler yerine, her müvekkilin durumu özelinde detaylı bir hukuki analiz yaparak en uygun savunma stratejisini belirliyoruz. Etkin pişmanlık hükümleri, denetimli serbestlik uygulamaları ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi hukuki imkanlardan müvekkillerimizin en iyi şekilde yararlanmasını sağlıyoruz. `Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık`, müvekkillerine sadece hukuki temsil sunmakla kalmayıp, aynı zamanda sürecin psikolojik ve sosyal boyutlarında da destek olmaya özen göstermektedir.
Sık Sorulan Sorular
Uyuşturucu kullanma suçu ile uyuşturucu ticareti suçu arasındaki temel fark nedir?
Temel fark, eylemin amacı ve madde miktarıdır. Uyuşturucu kullanma suçu (TCK 191), kişinin kendi kullanımı için uyuşturucu maddeyi satın alması, kabul etmesi veya bulundurması halidir. Uyuşturucu ticareti suçu (TCK 188) ise, uyuşturucu maddeyi imal etmek, satmak, satışa arz etmek, başkalarına vermek, nakletmek, depolamak gibi ticari amaçlı eylemleri kapsar. Ticaret suçunun cezası çok daha ağırdır ve genellikle daha yüksek miktarlarda madde bulundurma veya birden fazla kişiye satış yapma durumlarında uygulanır. Maddenin ele geçiriliş şekli, miktarı, paketlenme biçimi gibi unsurlar bu ayrımda belirleyici rol oynar.
Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık hükümleri nasıl uygulanır?
Etkin pişmanlık (TCK 192), uyuşturucu suçlarında faillerin pişmanlık göstererek suçun ortaya çıkmasına veya diğer faillerin yakalanmasına yardımcı olmaları durumunda cezalarında indirime gidilmesini veya ceza verilmemesini öngören bir düzenlemedir. Bu hüküm, suçun niteliğine ve yardımın derecesine göre farklılık gösterir. Örneğin, imal ve ticareti suçunda suç ortaklarını veya maddenin yerini bildiren kişi hakkında ceza indirimi uygulanırken, kullanma suçunda pişmanlık genellikle tedaviye yönelme ve madde kullanmama şeklinde ortaya çıkar. Bu hükümlerden yararlanabilmek için belirli şartların sağlanması ve yargılama makamlarıyla iş birliği yapılması gerekmektedir.
Denetimli serbestlik tedbiri ne anlama gelir ve uyuşturucu suçlarında nasıl uygulanır?
Denetimli serbestlik tedbiri, hükümlünün veya şüphelinin cezaevine girmeksizin veya hapis cezasının belirli bir kısmını dışarıda, çeşitli yükümlülükler altında geçirmesini sağlayan bir infaz sistemidir. Uyuşturucu kullanma suçu (TCK 191) kapsamında, Cumhuriyet savcısı beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteleyerek şüpheli hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verebilir. Bu süre zarfında şüpheli, madde kullanmamak, düzenli olarak idrar testlerine katılmak ve gerekirse tedavi olmak gibi yükümlülüklere uymak zorundadır. Yükümlülüklere uyulması halinde dava açılmaz; aksi takdirde kamu davası açılır ve hapis cezası gündeme gelebilir.
Ankara'da uyuşturucu suçları avukatı seçerken nelere dikkat etmeliyim?
Uyuşturucu suçları davaları, hukuki bilgi, tecrübe ve stratejik düşünme gerektiren karmaşık süreçlerdir. Ankara'da uyuşturucu suçları avukatı seçerken, öncelikle ilgili ceza mevzuatına hakim, güncel Yargıtay kararlarını takip eden ve bu alanda deneyim sahibi bir avukat tercih etmelisiniz. Avukatın müvekkiliyle açık iletişim kurabilmesi, sürecin her aşamasında bilgilendirme yapabilmesi ve müvekkilinin haklarını kararlılıkla savunabilmesi önemlidir. Ayrıca, büronun konumu (örneğin Etimesgut'ta avukat veya Sincan avukatları arasında bir seçim yapıyorsanız) ve dava takibi konusundaki profesyonelliği de göz önünde bulundurulmalıdır. `Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık` olarak, bu konularda müvekkillerimize tam güven veren bir hizmet anlayışı sunmaktayız.
Sonuç ve Tavsiyelerimiz
Uyuşturucu suçları, Türk Ceza Kanunu kapsamında oldukça ciddi yaptırımları olan ve bireylerin hayatını derinden etkileyen hukuki süreçleri beraberinde getirir. Bu tür bir suçlama ile karşı karşıya kalındığında, haklarınızı ve yasal sorumluluklarınızı tam olarak bilmek ve bu süreçleri doğru yönetmek hayati önem taşır. Soruşturma aşamasından başlayarak yargılamanın her evresinde, uzman bir avukatın rehberliği, adil bir savunma yapabilmenin ve olası hak kayıplarını önlemenin temelidir.
`Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık` olarak, Ankara'da avukatlık hizmeti sunan bir hukuk bürosu olarak, uyuşturucu suçları alanındaki geniş tecrübemizle müvekkillerimizin yanındayız. Özellikle Etimesgut ve Sincan bölgelerindeki müvekkillerimize, etkin hukuki savunma stratejileri geliştirerek ve güncel mevzuata uygun hareket ederek en iyi hukuki desteği sağlamayı taahhüt ediyoruz. Unutulmamalıdır ki, hukuki süreçlerde atılacak her adımın geri dönülmez sonuçları olabilir; bu nedenle doğru ve zamanında hukuki danışmanlık almak vazgeçilmezdir.
Tavsiyemiz: Haklarınızın korunması için uzman bir avukattan profesyonel destek alın.
AVUKAT | BURAK SAGLAM
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Hukuki haklarınızın etkin şekilde savunulmasını amaçlayan Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, Ankara Etimesgut'ta avukatlık ve danışmanlık hizmetlerini yürütmektedir. Ağır ceza yargılamalarından çekişmeli boşanma davalarına kadar uzanan süreçlerde uzman bir Etimesgut avukat desteği büyük önem taşımaktadır. Haklarınızı koruma altına almak amacıyla, Etimesgut ceza avukatı veya Etimesgut boşanma avukatı talepleriniz için aşağıda bulunan harita bilgimiz ve iletişim adreslerimiz üzerinden bize kolayca ulaşarak randevu alabilirsiniz.
Adres: Oğuzlar Mah. 1602 Cad. No:1 Hukukçular Plaza D:60 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

