Çalışma hayatı, bireylerin ekonomik ve sosyal yaşamlarının temelini oluştururken, beraberinde bazı riskleri de getirmektedir. Bu risklerden biri de, mesleki faaliyetler sırasında ortaya çıkan ve çalışan sağlığını olumsuz etkileyen meslek hastalıklarıdır. Meslek hastalıkları, sadece bireyin sağlığını değil, aynı zamanda ailesinin ve sosyal çevresinin yaşam kalitesini de derinden etkileyen ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Bu tür durumlarla karşılaşıldığında, mağduriyetin giderilmesi ve hakların korunması amacıyla hukuki destek almak hayati önem taşır. Özellikle Ankara meslek hastalığı tazminat avukatı hizmetleri, bu süreçte sigortalıların ve hak sahiplerinin yanında yer alarak, hem maddi hem de manevi zararların telafisi için gerekli hukuki adımları atmaktadır. Ayrıca, işverenin kusurlu olduğu durumlarda Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) ödediği tazminat ve gelirlerin işverene rücu etme süreci olan SGK rücu davası danışmanlığı da bu alandaki önemli hizmetlerimizdendir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara'nın Etimesgut ve Sincan bölgelerinde müvekkillerimize meslek hastalığı ve SGK rücu davalarında kapsamlı hukuki destek sunmaktayız.
Meslek Hastalığı Kavramı ve Hukuki Temelleri Nelerdir?
Meslek hastalığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 14. maddesinde açıkça tanımlanmıştır. Buna göre meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir etki veya işin yürütüm koşulları nedeniyle uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halidir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, bir hastalığın meslek hastalığı olarak kabul edilebilmesi için belirli şartların bir arada bulunması gerekmektedir. Bu şartların doğru bir şekilde tespiti ve belgelenmesi, tazminat ve rücu süreçlerinin başarılı bir şekilde yürütülmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Meslek Hastalığının Tanımı ve Şartları Nelerdir?
Bir hastalığın meslek hastalığı sayılabilmesi için öncelikle Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Yönetmeliği'nde yer alan meslek hastalıkları listesinde bulunması veya listede bulunmasa dahi, yapılan iş ile hastalık arasında uygun illiyet bağının bilimsel ve tıbbi delillerle kanıtlanması gerekir. Hastalığın, sigortalının çalışma ortamında mevcut olan risk faktörlerine maruz kalması sonucu ortaya çıkması, yani işyeri ortamı ile hastalık arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi bulunması esastır. Ayrıca, hastalığın, kanunda belirtilen yükümlülük süresi içinde ortaya çıkması da önemli bir şarttır. Yükümlülük süresi, sigortalının meslek hastalığına neden olan işinden ayrıldığı tarih ile hastalığın ortaya çıktığı tarih arasındaki azami süreyi ifade eder. Bu süreler, hastalığın türüne göre farklılık göstermekte olup, ilgili yönetmelikte detaylı olarak düzenlenmiştir.
Meslek Hastalığına Yakalanma Halinde İzlenecek Adımlar Nelerdir?
Meslek hastalığı şüphesi durumunda izlenmesi gereken adımlar, mağduriyetin tespiti ve hukuki sürecin doğru başlatılması için büyük önem taşır. İlk olarak, sigortalının sağlık kuruluşuna başvurarak durumunu bildirmesi ve detaylı bir muayeneden geçmesi gerekir. Sağlık kuruluşu, şüphe üzerine sigortalıyı meslek hastalıkları hastanelerine sevk eder. Bu hastaneler, hastalığın mesleki olup olmadığını tespit ederek bir rapor düzenler. İşveren ise, meslek hastalığı vakasını öğrendiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirmekle yükümlüdür (5510 sayılı Kanun Madde 14/3). Sigortalının kendisi de hastalığı öğrendiği tarihten itibaren 8 gün içinde SGK'ya bildirimde bulunabilir. Bu bildirimler, hukuki sürecin başlaması için zorunlu olup, sürelerin kaçırılması hak kayıplarına yol açabilir. Bu karmaşık süreçte, Ankara avukat kadromuzla sigortalılara ve hak sahiplerine doğru yönlendirme ve vekalet hizmeti sunmaktayız.
Meslek Hastalığı Tazminat Davaları ve Türleri Nelerdir?
Meslek hastalığına yakalanan sigortalılar ve vefatı halinde hak sahipleri, uğradıkları zararların tazmini için çeşitli davalar açma hakkına sahiptir. Bu davalar genellikle maddi ve manevi tazminat davaları olarak iki ana kategoriye ayrılır. İşverenin, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu meslek hastalığının ortaya çıkması durumunda, işverenin hukuki sorumluluğu doğar. Bu sorumluluk kapsamında, sigortalıya veya hak sahiplerine karşı tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Tazminat davaları, sigortalının yaşamını sürdürmesi, tedavi giderleri ve ekonomik geleceğinin korunması açısından büyük önem arz etmektedir.
Maddi Tazminat Talepleri Neleri Kapsar?
Meslek hastalığı nedeniyle açılan maddi tazminat davalarında, sigortalının maluliyet oranı, yaşı, geliri, bakmakla yükümlü olduğu kişiler gibi faktörler dikkate alınarak zararın miktarı hesaplanır. Maddi tazminat talepleri genellikle şu kalemleri içerir:
- Kazanç Kaybı: Hastalık nedeniyle çalışma gücünün azalması veya tamamen kaybedilmesi sonucu uğranılan mevcut ve gelecekteki kazanç kayıpları.
- Tedavi Giderleri: Hastalığın teşhisi, tedavisi ve rehabilitasyonu için yapılan veya yapılacak olan tüm masraflar.
- Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Zararlar: Hastalık nedeniyle mesleki ilerleme veya kariyer imkanlarının kaybolması gibi gelecekteki ekonomik zararlar.
- Bakım Giderleri: Hastalık nedeniyle başkasının bakımına muhtaç kalınması durumunda ortaya çıkan giderler.
Bu kalemlerin hesaplanması, aktüerya bilimine dayanan karmaşık hesaplamalar gerektirmekte olup, uzman bir Etimesgut avukat desteği bu süreçte mağdurun lehine sonuçlar elde edilmesini sağlar.
Manevi Tazminat Talepleri Hangi Durumlarda Talep Edilebilir?
Manevi tazminat, meslek hastalığı nedeniyle sigortalının yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap gibi bedensel ve ruhsal yıpranmaların bir nebze olsun hafifletilmesi amacıyla talep edilen tazminat türüdür. Manevi tazminatın miktarı, hakimin takdirine bağlı olup, hastalığın ağırlığı, mağdurun yaşı, sosyal ve ekonomik durumu, kusurun derecesi gibi çeşitli faktörler göz önünde bulundurularak belirlenir. Borçlar Kanunu (TBK) Madde 56 hükmü uyarınca, bedensel bütünlüğü zedelenen kişinin manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Meslek hastalığı gibi travmatik bir durumun neden olduğu manevi zararın karşılanması, mağdurun psikolojik iyileşme sürecine de katkıda bulunur.
Sürekli İş Göremezlik Geliri ve Fark Tazminatı İlişkisi Nasıldır?
Meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik durumunda, SGK tarafından sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmaktadır. Ancak bu gelir, sigortalının uğradığı tüm zararı karşılamayabilir. İşverenin kusuru oranında, SGK'nın bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değeri ile sigortalının toplam zararı arasındaki fark, "fark tazminatı" olarak işverenden talep edilebilir. Yargıtay içtihatları, bu fark tazminatının hesaplanmasında SGK'nın bağladığı gelirin peşin sermaye değerinin indirim unsuru olarak kabul edilmesini benimsemiştir. Bu nedenle, meslek hastalığı tazminat davalarında, SGK'dan alınan veya alınacak olan gelirlerin de hesaplamalara dahil edilmesi ve fark tazminatı talebinin doğru bir şekilde formüle edilmesi gerekmektedir.
SGK Rücu Davası Nedir ve Süreci Nasıl İşler?
SGK rücu davası, meslek hastalığı veya iş kazası sonucunda sigortalıya yapılan ödemelerin (sürekli iş göremezlik geliri, ölüm geliri, tedavi giderleri vb.) kusurlu işverenden veya üçüncü kişilerden tahsil edilmesi amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan davadır. Bu davaların temelinde, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihlal etmesi ve bu ihlal sonucunda meslek hastalığının meydana gelmesi yatmaktadır. SGK, sigortalıya yaptığı ödemelerle oluşan zararı, kusurlu taraftan geri alma hakkına sahiptir. Bu süreç, işverenler açısından ciddi mali yükümlülükler doğurabilir ve bu nedenle hukuki danışmanlık almak büyük önem taşır.
İşverenin Sorumluluğu ve Rücu Sebepleri Nelerdir?
İşveren, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, çalışanlarının sağlığını ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, işyerindeki riskleri değerlendirme, gerekli önlemleri alma, çalışanları bilgilendirme ve eğitme gibi birçok sorumluluğu içerir. İşverenin bu yükümlülüklerini kusurlu bir şekilde yerine getirmemesi ve bu kusurun meslek hastalığının ortaya çıkmasında etkili olması durumunda, SGK'nın rücu hakkı doğar. Örneğin, gerekli havalandırmayı sağlamamak, kişisel koruyucu donanım temin etmemek veya kullanımı konusunda denetim yapmamak gibi durumlar, işverenin kusuruna işaret edebilir. 5510 sayılı Kanun Madde 21, işverenin meslek hastalığının oluşmasında kusuru bulunduğu takdirde, SGK tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ödemelerin işverene rücu edileceğini açıkça belirtir.
SGK'nın Rücu Hakkının Hukuki Dayanağı ve Kapsamı
SGK'nın rücu hakkı, kamu hukuku niteliğinde bir haktır ve sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği açısından kritik bir role sahiptir. 5510 sayılı Kanun Madde 21'e göre, SGK tarafından ödenen gelir ve tazminatlar ile yapılan tedavi giderleri, meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan işveren veya üçüncü kişilerden tahsil edilir. Bu maddede ayrıca, işverenin kasıtlı davranışları veya suç teşkil eden fiilleri sonucunda meslek hastalığının ortaya çıkması halinde, SGK'nın yaptığı tüm masrafları rücu edebileceği de belirtilmiştir. Rücu hakkının kapsamı, SGK'nın yaptığı tüm ödemeleri ve masrafları içerir; bu da işverenler için önemli bir mali yük anlamına gelebilir. Bu nedenle, SGK rücu davası danışmanlığı, işverenler için de olası riskleri minimize etmek adına elzemdir.
Rücu Davasında Taraflar ve İspat Yükü
SGK rücu davalarında davacı taraf Sosyal Güvenlik Kurumu, davalı taraf ise meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan işveren veya üçüncü kişilerdir. Davanın temelini, işverenin kusurunun tespiti oluşturur. Bu nedenle, davada en önemli ispat yükü, işverenin kusurlu olduğunu kanıtlama noktasında SGK üzerindedir. Ancak işveren de kendi kusursuzluğunu veya kusur oranının daha düşük olduğunu ispatlama çabasında olacaktır. Bu süreçte, iş güvenliği uzmanı raporları, işyeri hekimi kayıtları, bilirkişi incelemeleri, tanık beyanları gibi deliller büyük önem taşır. Yargıtay içtihatları, rücu davalarında işverenin kusurunun belirlenmesinde oldukça titiz davranmakta ve tüm delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesini istemektedir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, hem sigortalıların haklarını savunurken hem de işverenlere rücu davalarında hukuki destek sağlarken, delillerin toplanması ve sunulması konusunda titiz bir çalışma yürütmekteyiz.
Meslek Hastalığı Tazminat Davalarında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Hukuki süreçlerde, hak arama hürriyetinin belirli sürelerle sınırlı olması, zamanaşımı ve hak düşürücü süre kavramlarını ortaya çıkarmıştır. Meslek hastalığı tazminat davaları ve SGK rücu davaları da bu süre kısıtlamalarına tabidir. Bu sürelerin doğru bilinmesi ve takip edilmesi, hak kayıplarının önüne geçmek açısından hayati önem taşır. Aksi takdirde, en haklı durumda dahi dava açma hakkı ortadan kalkabilir.
Genel Zamanaşımı Süreleri ve Meslek Hastalığına Özgü Durumlar
Meslek hastalığı nedeniyle açılacak tazminat davalarında uygulanacak zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu (TBK) Madde 72'de düzenlenen haksız fiil zamanaşımı hükümlerine tabidir. Buna göre, tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak meslek hastalıklarında, hastalığın sinsi seyri ve geç ortaya çıkması nedeniyle "öğrenme tarihi" kavramı büyük önem taşır. Yargıtay içtihatlarına göre, meslek hastalığında zamanaşımı süresi, sigortalının hastalığının meslek hastalığı olduğunun Sağlık Kurulu raporuyla kesinleştiği ve maluliyet oranının tespit edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu, sigortalının hukuki hakkını arayabilmesi için daha geniş bir zaman dilimi sağlamaktadır. Ancak her somut olayın kendine özgü koşulları değerlendirilmeli ve süreler konusunda titiz olunmalıdır.
SGK Rücu Davalarında Zamanaşımı Süreleri
SGK'nın kusurlu işverene veya üçüncü kişilere karşı açacağı rücu davalarında zamanaşımı süresi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Madde 97'de düzenlenmiştir. Buna göre, Kurumun rücu hakkı, olayın meydana geldiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, rücu hakkının doğumu ve zamanaşımının başlaması, Kurumun sigortalıya yaptığı ödemenin kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Bu süre, işverenin veya üçüncü kişinin kusurunun tespit edildiği tarihten bağımsız olarak, SGK'nın ödeme yükümlülüğünün kesinleşmesiyle başlar. İşverenler açısından bu sürelerin takibi, olası bir rücu davasına karşı savunma stratejilerinin belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, gerek sigortalıların gerekse işverenlerin bu süreler konusunda doğru bilgilendirilmesini sağlamaktayız.
Hukuki Süreç ve Delillerin Önemi
Meslek hastalığı tazminat davaları ve SGK rücu davaları, niteliği itibarıyla teknik ve uzmanlık gerektiren hukuki süreçlerdir. Bu davaların başarılı bir şekilde sonuçlanması, doğru delillerin toplanması, hukuki argümanların sağlam bir temele oturtulması ve güncel mevzuat ile Yargıtay içtihatlarının titizlikle uygulanmasına bağlıdır. Deliller, davanın iskeletini oluşturur ve mahkemenin doğru karar vermesi için vazgeçilmezdir.
Uzman Raporları ve Belge Toplama Sürecinin Önemi
Meslek hastalığı davalarında en temel delillerden biri, meslek hastalıkları hastaneleri veya üniversite hastanelerinin ilgili bölümlerinden alınan sağlık kurulu raporlarıdır. Bu raporlar, hastalığın meslek hastalığı olup olmadığını, maluliyet oranını ve hastalığın çalışma ortamıyla illiyet bağını bilimsel olarak ortaya koyar. Ayrıca, işyeri hekimi kayıtları, iş güvenliği uzmanı raporları, risk değerlendirme raporları, işyeri ortam ölçüm raporları, sigortalının özlük dosyası, çalışma sürelerini gösteren belgeler, ücret bordroları ve varsa tanık beyanları da önemli delil niteliğindedir. Bu belgelerin eksiksiz ve doğru bir şekilde toplanması, davanın seyrini doğrudan etkiler. Sincan avukat ekibimiz, müvekkillerimizin bu karmaşık belge toplama sürecinde yanlarında yer alarak, gerekli tüm evrakların temin edilmesini sağlamaktadır.
Yargıtay İçtihatları Işığında Meslek Hastalığı Davalarının Değerlendirilmesi
Türk hukuk sisteminde, Yargıtay'ın meslek hastalığı ve SGK rücu davalarına ilişkin içtihatları, mahkemelerin karar verme süreçlerinde yol gösterici niteliktedir. Yargıtay, özellikle işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma yükümlülüğünü ve bu yükümlülüğün ihlalinin kusur oranına etkisini titizlikle değerlendirmektedir. Örneğin, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin birçok kararında, işverenin işyerindeki riskleri minimize etmek için tüm teknolojik ve bilimsel gelişmeleri takip etme ve uygulama yükümlülüğü olduğu vurgulanmıştır. Yargıtay ayrıca, meslek hastalığının tespitinde Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun kararlarının bağlayıcılığını ve bu kurul kararlarına itiraz mekanizmalarını da içtihatlarıyla şekillendirmiştir. Hukuki süreçte, güncel Yargıtay kararlarının takip edilmesi ve somut olaya uygulanması, davanın lehe sonuçlanması açısından kritik bir faktördür. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, bu alandaki güncel içtihatları yakından takip ederek müvekkillerimize en doğru hukuki stratejileri sunmaktayız.
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık'ın Rolü ve Danışmanlık Süreci
Meslek hastalığı ve SGK rücu davaları gibi karmaşık hukuki süreçlerde, uzman bir hukuk bürosundan destek almak, hak kayıplarının önüne geçmek ve adalete erişimi sağlamak adına vazgeçilmezdir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin bu zorlu süreçlerde yalnız kalmamalarını sağlamak için kapsamlı ve profesyonel hizmetler sunmaktayız. Ankara merkezli büromuz, Etimesgut ve Sincan bölgelerindeki müvekkillerine özel olarak odaklanarak, yerel dinamiklere hakim bir yaklaşımla hareket etmektedir.
Hukuki Danışmanlık ve Dava Takibinde Profesyonel Yaklaşımımız
Meslek hastalığına yakalanan sigortalılar için haklarının tespiti, SGK'ya bildirim süreçleri, maluliyet oranının belirlenmesi, maddi ve manevi tazminat davalarının açılması ve takibi konularında profesyonel hukuki danışmanlık sağlıyoruz. İşverenler için ise, SGK'nın rücu taleplerine karşı savunma stratejilerinin belirlenmesi, kusur oranının itiraz edilmesi ve davanın etkin bir şekilde yürütülmesi konularında destek sunmaktayız. Sürecin her aşamasında, müvekkillerimize güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında en doğru bilgiyi vererek, şeffaf ve güven odaklı bir hizmet anlayışıyla hareket ediyoruz. Dava açma dilekçelerinin hazırlanmasından delillerin sunulmasına, bilirkişi raporlarına itirazlardan duruşma süreçlerine kadar her adımda müvekkillerimizin menfaatlerini en üst düzeyde korumayı hedeflemekteyiz.
Ankara, Etimesgut ve Sincan Bölgelerindeki Hizmetlerimiz
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara ilinin Etimesgut ve Sincan bölgelerinde yoğunlaşan hizmetlerimizle, yerel halkın hukuki ihtiyaçlarına hızlı ve etkili çözümler sunmaktayız. Meslek hastalığı gibi hassas konularda, bölgedeki işyerleri ve çalışma koşulları hakkında bilgi sahibi olmak, dava süreçlerinde önemli bir avantaj sağlamaktadır. Ankara avukat kadromuz, Etimesgut ve Sincan'da ikamet eden veya bu bölgelerde faaliyet gösteren işyerlerinde meslek hastalığına yakalanan müvekkillerimize özel olarak odaklanarak, kişiye özel hukuki çözümler üretmektedir. Büromuz, meslek hastalığı tazminat davaları ve SGK rücu davası danışmanlığı konusunda derinlemesine bilgi ve tecrübeye sahip ekibiyle, adalete erişim yolunda güçlü bir destek sunmaktadır. Hukuki süreçlerin karmaşıklığı karşısında, doğru bir yol haritası çizmek ve haklarınızı en iyi şekilde savunmak için uzman desteği almak, en doğru adımdır.
Sonuç Olarak
Meslek hastalığına maruz kalmak, hem bireysel hem de ailesel düzeyde derin etkiler yaratan ciddi bir durumdur. Bu süreçte mağduriyetin giderilmesi ve hakların eksiksiz bir şekilde temin edilmesi, hukuki bilgi birikimi ve tecrübe gerektiren karmaşık bir yoldur. İşverenin kusurlu olduğu durumlarda ortaya çıkan SGK rücu davaları da, hem sigortalılar hem de işverenler için önemli hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle, meslek hastalığı tazminat ve SGK rücu davalarında, alanında uzman bir avukatın rehberliği, hak kayıplarını önlemek ve adaleti sağlamak adına kritik bir rol oynamaktadır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara'nın Etimesgut ve Sincan bölgelerinde, meslek hastalığına ilişkin tüm hukuki süreçlerde müvekkillerimize güvenilir ve etkili hukuki destek sunmaya devam etmekteyiz.
Burak Sağlam | Hukuk & Danışmanlık Bürosu
Sık Sorulan Sorular
Meslek hastalığı tazminat davası açmak için hangi belgelere ihtiyaç duyulur?
Meslek hastalığı tazminat davası için öncelikle meslek hastalığı tanısı konulduğunu ve maluliyet oranını gösterir kesinleşmiş Sağlık Kurulu raporu gereklidir. Ayrıca, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı kayıtları, risk değerlendirme raporları, SGK işyeri bildirgeleri, hizmet dökümü, ücret bordroları, iş sözleşmesi, varsa tanık beyanları ve tedavi evrakları gibi belgeler de dava dosyasında bulunmalıdır. Tüm bu belgelerin eksiksiz toplanması ve doğru şekilde sunulması, davanın olumlu sonuçlanması açısından büyük önem taşır.
SGK rücu davası ne zaman açılabilir ve bu davanın amacı nedir?
SGK rücu davası, meslek hastalığı nedeniyle SGK tarafından sigortalıya yapılan ödemelerin (sürekli iş göremezlik geliri, ölüm geliri, tedavi giderleri vb.) işverenin kusuru oranında işverenden geri alınması amacıyla açılır. Bu dava, SGK'nın sigortalıya yaptığı ödemelerin kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresi içinde açılabilir. Rücu davasının temel amacı, meslek hastalığına neden olan kusurlu işvereni sorumluluğa davet etmek ve sosyal güvenlik sisteminin mali dengesini korumaktır.
Meslek hastalığına yakalanan bir sigortalının hakları nelerdir?
Meslek hastalığına yakalanan sigortalılar, 5510 sayılı Kanun uyarınca geçici veya sürekli iş göremezlik ödeneği/geliri alma, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinden faydalanma haklarına sahiptir. Ayrıca, işverenin kusuru bulunması halinde, Borçlar Kanunu hükümleri gereğince maddi ve manevi tazminat davası açarak uğradıkları zararların karşılanmasını talep edebilirler. Vefat durumunda ise, sigortalının hak sahipleri ölüm geliri ve cenaze ödeneği gibi haklardan yararlanabilir ve işverene karşı tazminat davası açabilirler. Bu hakların eksiksiz bir şekilde kullanılması için hukuki danışmanlık almak büyük önem taşır.
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Hukuki sorunların çözümünde profesyonel yaklaşımı benimseyen Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, Ankara Etimesgut bölgesinde müvekkillerine ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku alanlarında destek olmaktadır. Karşılaştığınız hukuki problemlerde süreci deneyimli bir Etimesgut avukatı eşliğinde yürütmek menfaatinizedir. Özellikle Etimesgut ceza avukatı danışmanlığı ya da aile mahkemelerindeki davalarınız için Etimesgut boşanma avukatı desteğine ihtiyaç duyduğunuzda, aşağıdaki haritadan büromuzun konumuna bakabilir ve randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Adres: Yeşilova Mah. 4001. Cad. No:10 Linova Apt. B Blok Daire:27 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

