Güncel mevzuatımızın suç tanımına yeni eklenen ve toplumda hızla yayılan bir mağduriyet alanı olan ısrarlı takip, bireylerin huzurunu ve güvenliğini derinden sarsan ciddi bir eylemdir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara ilinde, özellikle Etimesgut ve Sincan bölgelerinde, ısrarlı takip (stalking) mağdurlarına ve bu suçla itham edilen kişilere yönelik kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız. Bu makalemizde, ısrarlı takip suçunun hukuki boyutlarını, toplumdaki yaygın yanlış anlaşılmaları ve bu alandaki hukuki yolları detaylı bir şekilde ele alarak, mağdurların ve ilgili herkesin haklarını doğru bir şekilde öğrenmesini amaçlamaktayız. Ankara ısrarlı takip avukatı ihtiyacı duyan bireyler için yol gösterici olacak bu bilgilerle, hukuki süreçlerde atılması gereken adımları aydınlatacağız.
Yaygın Yanılgı: Israrlı Takip Sadece Rahatsız Edici Bir Davranıştır ve Hukuken Ciddiye Alınmaz
Toplumda, bir kişiyi sürekli aramak, mesaj atmak ya da takip etmek gibi davranışların sadece "rahatsız edici" olduğu ve hukuken ciddi bir karşılığı olmadığı yönünde yaygın bir yanlış algı bulunmaktadır. Bu durum, mağdurların şikayetçi olmaktan çekinmesine veya durumun vahametini yeterince kavrayamamasına yol açabilmektedir. Ancak Türk Ceza Kanunu'nda yapılan düzenleme ile ısrarlı takip, doğrudan suç teşkil eden ve ciddi yaptırımları olan bir eylem olarak tanımlanmıştır.
Hukuki Gerçek: Israrlı Takip (Stalking) Suçu ve Türk Ceza Kanunu'ndaki Yeri (TCK m. 123/A)
Hukuki gerçek ise, ısrarlı takibin, Türk Ceza Kanunu'nun 123/A maddesi ile düzenlenen ve yaptırıma tabi tutulan bağımsız bir suç olduğudur. Bu maddeye göre, "Israrlı bir şekilde; fiziken takip etmek veya haberleşme ve bilişim sistemlerini, yahut üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimsenin huzur ve sükununu bozmak" suç olarak tanımlanmıştır. Kanun, bu suçu işleyen kişiye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörmektedir.
Bu düzenleme, bireylerin psikolojik bütünlüğünü, kişisel huzurunu ve güvenliğini koruma amacı taşımaktadır. Suçun oluşabilmesi için eylemlerin "ısrarlı" olması, yani belli bir süreklilik ve yoğunluk arz etmesi gerekmektedir. Tek bir rahatsız edici eylem genellikle ısrarlı takip olarak değerlendirilmezken, tekrarlayan ve mağdurun hayatını olumsuz etkileyen davranışlar bu kapsamda değerlendirilir. Bu noktada, eylemlerin mağdurun üzerinde yarattığı etki ve failin kastı büyük önem taşır.
Yaygın Yanılgı: Israrlı Takip Sadece Fiziksel Takip Demektir ve Dijital Ortamda Yapılanlar Suç Sayılmaz
Çoğu kişi, ısrarlı takibi yalnızca fiziksel olarak birini peşinden gitmekle sınırlar ve sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları veya e-posta gibi dijital platformlar üzerinden yapılan rahatsız edici eylemlerin hukuken bir karşılığı olmadığını düşünebilir. Bu yanılgı, siber ortamda mağduriyet yaşayan birçok kişinin hak arayışından vazgeçmesine neden olabilmektedir.
Hukuki Gerçek: Dijital Ortamdaki Eylemler de Israrlı Takip Suçunu Oluşturur
Türk Ceza Kanunu'nun 123/A maddesi, ısrarlı takip suçunun işleniş biçimlerini açıkça belirtirken, "haberleşme ve bilişim sistemlerini, yahut üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak" ibaresini özellikle vurgulamıştır. Bu, kanun koyucunun dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen ısrarlı takip eylemlerini de suç kapsamına aldığını net bir şekilde göstermektedir. Sosyal medya hesaplarına sürekli yorum yapmak, mesaj göndermek, e-posta bombardımanı, sahte profillerle iletişime geçmeye çalışmak, hatta üçüncü kişiler aracılığıyla mağdura ulaşmaya çalışmak gibi eylemler, ısrarlı takip suçunun dijital boyutunu oluşturur.
Yargıtay içtihatları da bu yönde gelişmekte olup, bilişim sistemleri üzerinden yapılan ısrarlı ve rahatsız edici nitelikteki eylemlerin TCK 123/A kapsamında değerlendirilebileceğine dair kararlar vermektedir. Önemli olan, bu eylemlerin mağdurun huzur ve sükununu bozma kastıyla ısrarlı bir şekilde yapılmasıdır. Bu nedenle, Ankara'da uzman avukat desteği almak, dijital delillerin toplanması ve hukuki süreçte doğru şekilde sunulması açısından hayati önem taşır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, dijital kanıtların toplanması ve değerlendirilmesi konusunda müvekkillerimize profesyonel destek sunmaktayız.
Yaygın Yanılgı: Israrlı Takip Mağduru Kendini Korumak İçin Hukuki Yollara Başvuramaz veya Süreç Çok Uzun Sürer
Israrlı takip mağdurları genellikle yalnızlık ve çaresizlik hissine kapılabilir, hukuki yolların karmaşık, uzun soluklu veya etkisiz olacağını düşünebilirler. Bu düşünce, mağdurların şikayet etmekten kaçınmasına veya kendilerini daha da savunmasız hissetmelerine neden olabilir. Oysaki Türk hukuku, mağdurları korumak ve failleri cezalandırmak adına çeşitli hızlı ve etkili mekanizmalar sunmaktadır.
Hukuki Gerçek: Mağdurlar İçin Hızlı ve Etkili Koruyucu Tedbirler Mevcuttur (6284 Sayılı Kanun)
Israrlı takip mağdurları için hukuki yollar sadece ceza davasıyla sınırlı değildir. Özellikle 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, ısrarlı takip mağdurlarına yönelik hızlı ve etkili koruyucu tedbirler sunmaktadır. Bu kanun kapsamında, şiddet veya şiddet tehdidi içeren ısrarlı takip eylemleri karşısında mağdurlar, derhal uzaklaştırma kararı, iletişim yasağı, konuta yaklaşmama yasağı, telefonla rahatsız etmeme gibi tedbir kararları talep edebilirler.
Bu tedbir kararları, Aile Mahkemeleri veya Cumhuriyet Savcılığı tarafından kısa sürede verilebilmekte ve ihlal edilmesi durumunda faile hapis cezası uygulanabilmektedir. Mağdurun şikayeti üzerine başlayan ceza soruşturmasının yanı sıra, 6284 Sayılı Kanun ile sağlanan koruyucu tedbirler, mağdurun güvenliğini anında sağlamayı amaçlar. Bu süreçte, Sincan'da avukat desteği almak, hem ceza soruşturmasını başlatmak hem de koruyucu tedbir kararlarının alınması için gereken adımların doğru ve hızlı atılmasını sağlar.
Yaygın Yanılgı: Israrlı Takip Suçunda Delil Toplamak Çok Zordur ve İspat Edilemez
Birçok mağdur, ısrarlı takip eylemlerinin genellikle kapalı kapılar ardında veya dijital ortamda gerçekleşmesi nedeniyle, bu tür eylemleri ispat etmenin çok zor olduğunu düşünür. Özellikle tehdit, hakaret içermeyen, sadece "varlığını hissettirme" şeklinde tezahür eden takip eylemlerinde delil yetersizliği kaygısı ön plana çıkmaktadır. Bu durum, mağdurların şikayetçi olma motivasyonunu düşürebilir.
Hukuki Gerçek: Israrlı Takip Suçunda Her Türlü Delil Değerlendirilebilir ve Doğru Delil Toplama Hayati Önem Taşır
Hukuki süreçte, ısrarlı takip suçunun ispatı için her türlü yasal delil kullanılabilir. Önemli olan, delillerin doğru ve sistemli bir şekilde toplanması ve hukuki prosedürlere uygun olarak sunulmasıdır. Delil toplama konusunda atılabilecek adımlar şunlardır:
- Dijital Deliller: Telefon mesajları (SMS, WhatsApp vb.), e-postalar, sosyal medya mesajları ve yorumları, arama kayıtları, sahte hesaplarla yapılan iletişimler ekran görüntüleri alınarak veya resmi yollarla temin edilerek delil olarak sunulabilir. Bu tür verilerin zaman damgası ve içeriği büyük önem taşır.
- Görsel ve İşitsel Deliller: Güvenlik kamerası kayıtları, mağdur veya tanıklar tarafından çekilen fotoğraf veya videolar, ses kayıtları (ancak ses kayıtlarının hukuka uygunluğu konusunda dikkatli olunmalıdır) delil olarak kullanılabilir.
- Tanık Beyanları: Israrlı takip eylemlerine tanık olan kişilerin (aile üyeleri, arkadaşlar, iş arkadaşları, komşular) ifadeleri, olayın ispatı açısından güçlü bir delil niteliği taşır.
- Resmi Belgeler: Varsa daha önce yapılan şikayetler, uzaklaştırma kararları, hastane raporları (psikolojik etkileri gösteren), adli kayıtlar da delil bütünlüğünü destekleyebilir.
Delillerin düzenli bir şekilde belgelenmesi, tarihlendirilmesi ve saklanması kritik öneme sahiptir. Etimesgut'ta avukat olarak hizmet veren Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, müvekkillerine delil toplama sürecinde profesyonel rehberlik sunarak, hukuki sürecin sağlam temeller üzerinde ilerlemesini sağlamaktadır. Yargıtay'ın ısrarlı takip suçuna ilişkin güncel kararları da delillerin değerlendirilmesi noktasında yol gösterici niteliktedir.
Yaygın Yanılgı: Israrlı Takip Sadece Mağdurun Psikolojisini Etkiler, Başka Bir Zararı Yoktur
Toplumda, ısrarlı takibin en belirgin zararının mağdurun psikolojik sağlığına yönelik olduğu, ancak bunun dışında somut bir mağduriyet yaratmadığına dair yanlış bir algı mevcuttur. Bu durum, suçun ciddiyetinin tam olarak anlaşılmamasına ve mağduriyetin yalnızca içsel bir durum olarak algılanmasına yol açabilir. Oysaki ısrarlı takip, bireyin yaşamının birçok alanını olumsuz etkileyebilir ve somut zararlara da yol açabilir.
Hukuki Gerçek: Israrlı Takip, Bireyin Sosyal, Mesleki ve Ekonomik Hayatını da Olumsuz Etkileyebilir
Israrlı takip, sadece mağdurun psikolojik huzurunu ve güvenliğini bozmakla kalmaz, aynı zamanda onun sosyal, mesleki ve hatta ekonomik hayatında ciddi sorunlara yol açabilir. Bu etkiler şunları içerebilir:
- Sosyal İzolasyon: Mağdur, takip edilme korkusuyla sosyal etkinliklerden, arkadaş toplantılarından veya kamusal alanlardan uzaklaşabilir, bu da sosyal izolasyona ve yalnızlığa yol açar.
- Mesleki ve Akademik Başarısızlık: Sürekli stres, endişe ve odaklanma güçlüğü, mağdurun iş performansını veya akademik başarısını olumsuz etkileyebilir. İşyerinde veya okulda taciz edilmesi, iş veya okul değişikliğine zorlanmasına neden olabilir.
- Ekonomik Kayıplar: İş değişikliği, işten ayrılma, taşınma masrafları, güvenlik önlemleri için yapılan harcamalar (kamera sistemleri, çelik kapı vb.), psikolojik destek için alınan tedaviler ekonomik kayıplara yol açabilir.
- Fiziksel Sağlık Sorunları: Sürekli stres ve anksiyete, uyku bozuklukları, kalp rahatsızlıkları, bağışıklık sistemi zayıflığı gibi fiziksel sağlık sorunlarına da neden olabilir.
Bu somut zararlar, ceza davasının yanı sıra, manevi tazminat davasına da konu olabilir. Mağdurun yaşadığı derin üzüntü, elem ve yıpranma nedeniyle failden manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle, ısrarlı takip mağdurlarının tüm yaşadıkları mağduriyetleri belgelendirmesi ve Ankara'da avukatlık hizmeti veren büromuz gibi uzman bir hukuk bürosundan destek alması, hem cezai hem de hukuki haklarını tam anlamıyla kullanabilmeleri açısından önemlidir.
Yaygın Yanılgı: Israrlı Takip Suçunda Savunma Hakkı Yoktur, Fail Doğrudan Ceza Alır
Toplumda, ısrarlı takip suçlamasıyla karşı karşıya kalan kişilerin, eylemlerin genellikle açık olması nedeniyle kendilerini savunma haklarının kısıtlı olduğu veya suçlu oldukları varsayımının peşinen kabul edildiği yönünde bir yanılgı mevcuttur. Bu durum, sanık konumundaki kişilerin hukuki destek almaktan çekinmelerine veya savunma haklarını yeterince kullanmamalarına yol açabilir.
Hukuki Gerçek: Her Sanığın Savunma Hakkı Vardır ve Uzman Bir Ceza Avukatı Bu Süreçte Hayati Rol Oynar
Türk Ceza Muhakemesi Hukuku'nun temel prensiplerinden biri, her sanığın adil yargılanma ve savunma hakkına sahip olmasıdır. Israrlı takip suçuyla itham edilen bir kişi de bu haklardan tam olarak yararlanabilir. Savunma sürecinde, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, eylemlerin "ısrarlı" nitelikte olup olmadığı, mağdurun huzur ve sükununu bozma kastının bulunup bulunmadığı gibi hususlar detaylıca incelenir. Sanık, kendisine isnat edilen eylemlerin hukuka aykırı olmadığını, mağduriyet iddiasının gerçeği yansıtmadığını veya eylemlerinin TCK 123/A kapsamında suç teşkil etmediğini ispat etmeye çalışabilir.
Bu süreçte, Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, savunma stratejisinin oluşturulması, delillerin toplanması ve sunulması, tanıkların dinlenmesi ve yasal yollara başvurulması gibi konularda kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız. Örneğin, eylemlerin meşru bir iletişim çabası olduğu, mağdurun rızası dahilinde gerçekleştiği veya kasıt unsurunun bulunmadığı gibi savunmalar ileri sürülebilir. Yargıtay kararları da bu tür değerlendirmelerde yol gösterici niteliktedir. Bu nedenle, Ankara'da uzman avukat yardımı, sanığın haklarını korumak ve adil bir yargılama sürecinden geçmesini sağlamak adına vazgeçilmezdir. Özellikle Etimesgut avukat ve Sincan avukat olarak, bu bölgelerdeki müvekkillerimize etkin savunma hizmetleri sunmaktayız.
Israrlı Takip Suçunda Hukuki Süreç Nasıl İşler?
Israrlı takip suçu, şikayete bağlı bir suçtur. Yani, mağdurun veya suçtan zarar görenin şikayeti olmadan savcılık resen soruşturma başlatmaz. Bu durum, hukuki sürecin ilk adımının şikayet dilekçesiyle atılmasını zorunlu kılar.
1. Şikayet ve Soruşturma Aşaması
Mağdurun, olayı öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na veya kolluk kuvvetlerine (polis, jandarma) şikayette bulunması gerekmektedir. Şikayet dilekçesi, olayın detaylarını, delilleri ve varsa tanık bilgilerini içermelidir. Cumhuriyet Savcılığı, şikayet üzerine bir soruşturma başlatır. Bu aşamada, şüphelinin ifadesi alınır, deliller toplanır, tanıklar dinlenir ve gerekli görülen diğer araştırmalar yapılır. Toplanan deliller neticesinde savcılık, kovuşturmaya yer olmadığına veya iddianame düzenlenerek kamu davası açılmasına karar verir.
2. Kovuşturma (Dava) Aşaması
Savcılık tarafından düzenlenen iddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle kamu davası açılır ve kovuşturma aşamasına geçilir. Israrlı takip suçuna ilişkin davalar genellikle Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Mahkeme, dosyadaki delilleri değerlendirir, sanık ve mağdurun beyanlarını alır, tanıkları dinler ve varsa yeni delillerin toplanmasına karar verebilir. Yargılama sonucunda mahkeme, sanığın beraatine, cezalandırılmasına veya davanın düşürülmesine hükmedebilir. Bu aşamada, Ankara ısrarlı takip avukatı müvekkilini en iyi şekilde temsil ederek, haklarının korunmasını sağlar.
3. Koruyucu ve Önleyici Tedbirler
Ceza yargılamasının yanı sıra, mağdurlar 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler de talep edebilirler. Bu tedbirler, soruşturma veya kovuşturma devam ederken de alınabilir ve mağdurun güvenliğini anında sağlamaya yöneliktir. Uzaklaştırma, iletişim yasağı gibi kararlar bu kapsamdadır ve ihlali halinde faile zorlama hapsi uygulanabilir.
Israrlı Takip Suçunda Yargıtay İçtihatları ve Güncel Yaklaşım
Türk Ceza Kanunu'nun 123/A maddesi nispeten yeni bir düzenleme olduğu için, Yargıtay'ın bu konudaki içtihatları, suçun unsurlarının yorumlanması ve uygulanması açısından büyük önem taşımaktadır. Yargıtay, ısrarlı takip suçunun oluşumu için "ısrar" kavramını, eylemlerin belirli bir süreklilik ve yoğunlukta olması, mağdurun huzur ve sükununu bozma kastının bulunması ve mağdurun hayatını olumsuz etkilemesi şeklinde yorumlamaktadır. Tek seferlik rahatsız edici bir eylem genellikle bu suçu oluşturmazken, tekrarlayan ve mağdurda endişe, korku veya stres yaratan davranışlar ısrarlı takip olarak kabul edilmektedir.
Yargıtay, dijital ortamda yapılan eylemleri de ısrarlı takip kapsamında değerlendirmektedir. Özellikle sosyal medya platformları, mesajlaşma uygulamaları ve e-posta yoluyla yapılan tekrarlayan ve rahatsız edici iletişim kurma çabaları, bu suçun bilişim sistemleri aracılığıyla işlenmiş hali olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, failin üçüncü kişiler aracılığıyla mağdura ulaşmaya çalışması da suçun işleniş biçimlerinden biri olarak içtihatlarda yerini almıştır.
İçtihatlar, suçun oluşumu için "huzur ve sükunun bozulması" şartını, mağdurun objektif olarak rahatsız olması, yaşam düzeninin bozulması ve kendisini güvende hissetmemesi şeklinde açıklamaktadır. Bu durum, mağdurun subjektif beyanlarının yanı sıra, eylemlerin dışarıdan gözlemlenebilir etkilerinin de değerlendirilmesini gerektirir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimize güncel Yargıtay içtihatları ışığında en doğru hukuki danışmanlığı sunmaktayız.
Sık Sorulan Sorular
Israrlı takip suçunun cezası nedir?
Türk Ceza Kanunu'nun 123/A maddesine göre, ısrarlı takip suçunu işleyen kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eğer suçun işlenmesiyle mağdurun cinsel dokunulmazlığına karşı bir suç işleme kastı ortaya çıkarsa, ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına yükselir.
Israrlı takip şikayeti ne kadar sürede yapılmalıdır?
Israrlı takip suçu şikayete bağlı bir suçtur. Mağdurun, ısrarlı takip eylemlerini ve failini öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na veya kolluk kuvvetlerine şikayette bulunması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
Uzaklaştırma kararı nasıl alınır ve ısrarlı takip suçunda ne işe yarar?
Israrlı takip mağdurları, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında Aile Mahkemesinden veya acil durumlarda Cumhuriyet Savcılığından uzaklaştırma kararı talep edebilirler. Bu karar, failin mağdura yaklaşmasını, iletişim kurmasını veya belirli yerlere gitmesini yasaklar. Kararın ihlali durumunda faile hapis cezası uygulanabilir, bu da mağdurun güvenliğini sağlamak adına caydırıcı bir unsurdur.
Sosyal medyadan yapılan rahatsız etmeler ısrarlı takip sayılır mı?
Evet, Türk Ceza Kanunu'nun 123/A maddesi, "haberleşme ve bilişim sistemlerini" kullanarak temas kurmaya çalışmayı da ısrarlı takip suçu kapsamında değerlendirmektedir. Bu nedenle, sosyal medya üzerinden yapılan sürekli ve rahatsız edici mesajlar, yorumlar veya takip eylemleri de ısrarlı takip suçunu oluşturabilir.
Israrlı takip suçunda avukat desteği neden önemlidir?
Israrlı takip suçu, delil toplama, hukuki süreçlerin takibi, koruyucu tedbirlerin alınması ve yargılama aşamasında doğru stratejilerin belirlenmesi açısından uzmanlık gerektiren bir alandır. Bir Ankara ısrarlı takip avukatı, mağdurun haklarını korumak, delilleri doğru şekilde sunmak ve hızlı sonuç almak için kritik rol oynar. Sanık tarafında ise, savunma haklarının tam olarak kullanılması ve adil yargılanma prensibinin sağlanması için profesyonel hukuki destek vazgeçilmezdir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimize bu süreçte kapsamlı hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktayız.
Aklınızda Kalması Gerekenler
Israrlı takip suçu, sanıldığının aksine, Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış ve ciddi yaptırımlara tabi tutulmuş, bireylerin huzur ve güvenliğini tehdit eden önemli bir suç tipidir. Hem mağdurların hem de bu suçla itham edilenlerin haklarını bilmeleri ve hukuki süreçleri doğru yönetmeleri, adil bir sonuca ulaşmak açısından hayati önem taşımaktadır. Bu süreçte Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara'da avukatlık hizmeti sunan büromuzla her iki tarafa da güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda profesyonel hukuki destek sağlamaktayız. Unutmayın, hukuki haklarınızı bilmek ve etkin bir şekilde kullanmak, adaletin tecellisi için ilk adımdır.
AVUKAT | BURAK SAĞLAM
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, Ankara Etimesgut'taki ofisinde müvekkillerine şeffaf ve sonuç odaklı avukatlık hizmeti vermektedir. Ceza yargılamaları, boşanma protokolleri, velayet davaları ve alacak taleplerinde haklarınızı korumak için deneyimli bir Etimesgut avukatı desteği almanız faydalı olacaktır. Uyuşmazlıkların profesyonelce çözülmesi için aradığınız Etimesgut ceza avukatı ya da uzman Etimesgut boşanma avukatı desteğine aşağıdaki güncel iletişim bilgilerimiz ve Google Haritalar yol tarifi aracılığıyla hızlıca ulaşabilirsiniz.
Adres: Yeşilova Mah. 4001. Cad. No:10 Linova Apt. B Blok Daire:27 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

