Ceza infaz kurumlarında hükümlülük sürecini devam ettiren bireyler için açık cezaevine geçiş, hem sosyal yaşama adaptasyon hem de infazın amacına ulaşması açısından büyük önem taşır. Ancak bu süreç, toplumda sıklıkla yanlış anlaşılan ve karmaşık hukuki prosedürler içeren bir alandır. Özellikle Ankara Açık Cezaevine ayrılma süreci ve bu talebin reddi durumunda izlenecek hukuki yollar, doğru bilgiye erişimin hayati olduğu konulardır. Bu makalede, açık cezaevine geçişin başvuru şartları, ret kararına itiraz mekanizmaları ve bu süreçte Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak sunduğumuz profesyonel hukuki desteği ele alacağız. Amacımız, konuyla ilgili yaygın yanılgıları ortadan kaldırarak, hukuki gerçekleri güncel mevzuat ve yargı kararları ışığında sunmaktır.
Açık Cezaevine Ayrılma Nedir ve Kimler Yararlanabilir?
Yaygın Yanılgı: Her Hükümlü Açık Cezaevine Geçebilir mi?
Toplumda yaygın bir kanaat, belirli bir süreyi kapalı cezaevinde geçiren her hükümlünün, suçun niteliğine bakılmaksızın otomatik olarak açık cezaevine geçiş hakkına sahip olduğudur. Bu yanılgı, hükümlü ve yakınları arasında yanlış beklentilere yol açmakta ve sürecin sağlıklı ilerlemesini engellemektedir. Oysa açık cezaevine ayrılma, belirli şartların titizlikle değerlendirildiği, hukuken düzenlenmiş özel bir infaz rejimidir.
Hukuki Gerçek: Açık Cezaevine Ayrılma Şartları Nelerdir?
Açık cezaevine ayrılma şartları, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİK)'un 14. maddesi ve ilgili yönetmeliklerde detaylı olarak düzenlenmiştir. Bu maddeler, bir hükümlünün açık cezaevine geçiş yapabilmesi için yerine getirmesi gereken koşulları açıkça belirtir. Öncelikle, hükümlünün işlediği suçun niteliği büyük önem taşır. Terör suçları, örgütlü suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi bazı suç tiplerinde hükümlüler, belirli istisnalar dışında doğrudan açık cezaevine geçiş hakkından mahrum bırakılırlar. Bu durum, toplum güvenliği ve infazın özel amacı gözetilerek düzenlenmiştir.
Diğer bir kritik şart ise kapalı cezaevinde geçirilmesi gereken süredir. CGTİK Madde 14'e göre, hükümlünün cezasının belirli bir oranını kapalı ceza infaz kurumunda "iyi halle" geçirmesi aranır. Örneğin, on yıldan az hapis cezasına mahkum olanlar bir ayını, on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar ise üç ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmelidir. Bu süreler, hükümlünün disiplinli ve uyumlu bir infaz süreci geçirdiğini gösteren önemli bir göstergedir.
"İyi hal" kavramı, açık cezaevine geçiş şartlarının en sübjektif ve değerlendirmeye açık olanıdır. Hükümlünün ceza infaz kurumu içerisindeki davranışları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılımı, diğer hükümlü ve personel ile ilişkileri, disiplin cezası alıp almadığı gibi faktörler, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından kapsamlı bir şekilde değerlendirilir. Bu kurulun olumlu görüşü, açık cezaevine geçiş için olmazsa olmaz bir koşuldur. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, hükümlünün iyi hal değerlendirmesinde dikkate alınacak tüm unsurları önceden belirleyerek, müvekkillerimizin bu süreci en verimli şekilde yönetmelerine destek olmaktayız.
Son olarak, açık cezaevine ayrılma kararı, İnfaz Hakimliği tarafından verilir. İnfaz Hakimliği, İdare ve Gözlem Kurulu'nun raporunu, hükümlünün dosyasını ve tüm yasal şartları göz önünde bulundurarak nihai kararı verir. Bu aşamada, doğru ve eksiksiz bir başvuru dosyasının hazırlanması, sürecin olumlu sonuçlanması açısından kritik öneme sahiptir.
Açık Cezaevine Ayrılma Başvurusu Nasıl Yapılır?
Yaygın Yanılgı: Başvuru Otomatik Olarak Değerlendirilir mi?
Bazı hükümlüler ve aileleri, açık cezaevine geçiş için belirli bir süre sonra otomatik bir değerlendirme yapılacağını veya infaz kurumunun kendiliğinden bu süreci başlatacağını düşünmektedir. Bu, ne yazık ki doğru değildir. Açık cezaevine geçiş, genellikle hükümlünün veya vekilinin aktif başvurusu ile başlayan ve titizlikle takip edilmesi gereken bir süreçtir. Otomatik bir geçiş mekanizması bulunmamaktadır; her başvuru ayrı ayrı ve detaylı incelenir.
Hukuki Gerçek: Başvuru Süreci ve Gerekli Belgeler
Açık cezaevine ayrılma başvurusu, hükümlünün bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla yapılır ve esasen İnfaz Hakimliği'ne yöneliktir. Başvuru sürecinin ilk adımı, hükümlünün İdare ve Gözlem Kurulu'na dilekçe ile başvurmasıdır. Bu dilekçede, hükümlünün açık cezaevine geçiş talebi ve bu talebi destekleyen gerekçeler açıkça belirtilmelidir. İdare ve Gözlem Kurulu, hükümlünün dosyasını, davranışlarını, iyi halini ve yasal şartları değerlendirerek bir rapor hazırlar. Bu rapor, İnfaz Hakimliği'ne sunulan en önemli belgelerden biridir.
Başvuru dosyasında yer alması gereken temel belgeler şunlardır:
- Hükümlünün açık cezaevine geçiş talebini içeren dilekçe.
- Hükümlünün iyi halini gösteren İdare ve Gözlem Kurulu raporu.
- Hükümlülük kararına ilişkin mahkeme ilamı ve infaz bilgilerini gösteren belgeler.
- Disiplin durumu ve varsa alınan disiplin cezalarına ilişkin kayıtlar.
- Eğitim, meslek edindirme veya sosyal aktivitelere katılım belgeleri.
- Sağlık raporları (gerekli görüldüğü takdirde).
Bu belgelerin eksiksiz ve doğru bir şekilde hazırlanması, başvurunun hızlı ve olumlu bir şekilde sonuçlanması açısından hayati önem taşır. Ankara avukat kadromuzla, özellikle Etimesgut ve Sincan bölgelerindeki müvekkillerimizin bu süreci sorunsuz atlatmaları için gerekli tüm hukuki danışmanlık ve dilekçe hazırlık hizmetlerini sunmaktayız. İnfaz Hakimliği, sunulan tüm belgeleri ve kurulu raporunu değerlendirerek, hükümlünün açık cezaevine ayrılıp ayrılamayacağına karar verir. Bu karar, hükümlüye ve vekiline tebliğ edilir.
Açık Cezaevine Ayrılma Talebinin Reddi ve Gerekçeleri Nelerdir?
Yaygın Yanılgı: Ret Kararı Kesin ve İtiraz Edilemez midir?
Açık cezaevine ayrılma talebinin reddedilmesi, hükümlü ve yakınları için büyük bir hayal kırıklığı yaratabilir ve çoğu zaman bu kararın kesin olduğu, itiraz hakkının bulunmadığı düşünülür. Oysa hukuki sistemimiz, İnfaz Hakimliği kararlarına karşı itiraz yolunu açık tutmaktadır. Ret kararına karşı doğru hukuki adımların atılması, kararın yeniden değerlendirilmesini sağlayabilir ve süreç lehe dönebilir.
Hukuki Gerçek: Ret Kararına Karşı Hukuki Yollar ve İtiraz Süreci
İnfaz Hakimliği'nin açık cezaevine ayrılma talebini reddetmesi halinde, hükümlü veya vekili, bu karara karşı 7 gün içinde itiraz edebilir. İtiraz mercii, İnfaz Hakimliği'nin bulunduğu yerdeki ağır ceza mahkemesidir. 5275 sayılı Kanun Madde 14/A ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 267 vd. hükümleri, bu itiraz sürecinin yasal dayanağını oluşturur. İtiraz dilekçesi, ret kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde İnfaz Hakimliği'ne sunulur ve ilgili ağır ceza mahkemesine gönderilir.
Ret kararının gerekçeleri genellikle şunlar olabilir:
- İyi Halin Tespit Edilememesi: Hükümlünün cezaevi içerisindeki davranışlarının veya kurallara uyumunun yetersiz bulunması. İdare ve Gözlem Kurulu'nun olumsuz raporu bu karara zemin hazırlayabilir. Yargıtay içtihatları, iyi halin soyut değil, somut delillerle desteklenmesi gerektiğini vurgular.
- Suçun Niteliği: Bazı suçlar için kanunda açık cezaevine geçişe engel teşkil eden özel düzenlemeler bulunması. Özellikle terör suçları, cinsel suçlar veya örgütlü suçlar bu kapsamda değerlendirilir.
- Ceza Süresi Şartının Sağlanmaması: Hükümlünün kapalı cezaevinde geçirmesi gereken minimum süreyi henüz tamamlamamış olması.
- Toplum Güvenliği Açısından Risk: Hükümlünün toplum için bir risk oluşturduğu kanaatinin oluşması. Bu genellikle geçmiş suç sicili, infaz sürecindeki davranışlar ve yapılan psikososyal değerlendirmelerle ilişkilidir.
İtiraz dilekçesinde, ret kararının hukuka ve mevcut dosya durumuna aykırı olduğu, hükümlünün iyi halini gösteren somut durumların göz ardı edildiği veya yanlış değerlendirildiği detaylı bir şekilde açıklanmalıdır. Ağır ceza mahkemesi, itirazı inceleyerek ya İnfaz Hakimliği'nin kararını onar ya da kararı kaldırarak hükümlünün açık cezaevine ayrılmasına hükmedebilir. Bu süreçte, Yargıtay'ın benzer konulardaki içtihatları, ağır ceza mahkemesinin kararında yol gösterici olabilir. Örneğin, Yargıtay, iyi hal değerlendirmesinde sadece disiplin cezalarının değil, hükümlünün eğitim ve sosyal gelişim çabalarının da dikkate alınması gerektiğini pek çok kararında belirtmiştir.
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, ret kararının tebliği anından itibaren hızlı ve etkin bir itiraz süreci yürütmekteyiz. İtiraz dilekçesinin hazırlanması, hukuki dayanakların belirtilmesi ve dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi'nde takibi, müvekkillerimizin hak kaybına uğramaması için titizlikle yürütülen hizmetlerimizdendir. Özellikle Ankara'da avukatlık hizmeti veren büromuz, yerel mahkemelerdeki tecrübesiyle sürecin etkin takibini sağlamaktadır.
Ankara Açık Cezaevine Ayrılma Sürecinde Avukatın Rolü ve Önemi
Yaygın Yanılgı: Avukata İhtiyaç Duyulmadan Başvuru Yapılabilir mi?
Birçok kişi, açık cezaevine ayrılma başvurusunun sadece bir dilekçe ile yapılabileceğini ve avukatlık hizmetine gerek olmadığını düşünebilir. Bu yanılgı, sıklıkla ret kararlarıyla sonuçlanan ve hükümlülerin infaz sürecini olumsuz etkileyen durumlara yol açar. İnfaz hukuku, kendine özgü karmaşık kuralları ve dinamikleri olan özel bir hukuk dalıdır; bu alanda uzman bir avukatın desteği, sürecin başarıyla sonuçlanması için vazgeçilmezdir.
Hukuki Gerçek: Uzman Destekle Başvurunun Güçlendirilmesi
Açık cezaevine ayrılma süreci, yasal şartların doğru yorumlanmasından, gerekli belgelerin eksiksiz hazırlanmasına, İdare ve Gözlem Kurulu nezdinde etkili temsil edilmekten, İnfaz Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi önünde güçlü hukuki argümanlar sunmaya kadar birçok kritik aşamayı içerir. Uzman bir Ankara Açık Cezaevine Ayrılma Avukatı, bu sürecin her adımında hükümlüye ve yakınlarına profesyonel destek sağlar.
Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, bu süreçte sunduğumuz başlıca hizmetler şunlardır:
- Durum Değerlendirmesi: Hükümlünün dosyasını detaylı inceleyerek, açık cezaevine geçiş şartlarını taşıyıp taşımadığını değerlendirme ve gerçekçi bir yol haritası çizme.
- Dilekçe ve Belge Hazırlığı: İnfaz Hakimliği'ne sunulacak başvuru dilekçesinin hukuki gerekçelerle güçlendirilmesi ve gerekli tüm belgelerin eksiksiz ve usulüne uygun şekilde hazırlanması.
- İdare ve Gözlem Kurulu Süreci: Kurul önünde hükümlünün iyi halinin ve gelişiminin somut delillerle sunulmasına destek olma, raporun hukuki açıdan doğru tanzim edilmesini sağlama.
- İnfaz Hakimliği Takibi: Başvurunun İnfaz Hakimliği nezdinde etkin bir şekilde takip edilmesi ve olası eksikliklerin giderilmesi.
- Ret Kararına İtiraz: Açık cezaevine ayrılma talebinin reddi halinde, ret kararının gerekçelerini hukuki açıdan değerlendirme ve Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulacak itiraz dilekçesini Yargıtay içtihatları ışığında hazırlama.
- Hukuki Danışmanlık: Sürecin her aşamasında hükümlü ve yakınlarına düzenli ve şeffaf bilgi akışı sağlama, tüm soruları yanıtlama.
Özellikle Ankara ilinde faaliyet gösteren Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, Etimesgut ve Sincan avukat ekibiyle, yerel infaz kurumları ve mahkemelerdeki pratik tecrübesini müvekkillerinin lehine kullanmaktadır. İnfaz süreçlerinin kendine özgü işleyişini bilmek, başvuruların daha hızlı ve olumlu sonuçlanmasına katkı sağlar. Uzman bir avukatın desteği, sadece dilekçe yazmaktan ibaret olmayıp, müvekkilin haklarını en iyi şekilde koruyacak stratejilerin belirlenmesi ve uygulanmasını içerir.
İnfaz Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi Süreçleri: Detaylı İnceleme
İnfaz Hakimliği Kararına İtirazda Dikkat Edilmesi Gerekenler
İnfaz Hakimliği'nin açık cezaevine ayrılma talebi hakkında verdiği karar, hükümlü ve vekili için büyük önem taşır. Bu karara karşı itiraz yolunun açılması, hukukun temel ilkelerinden olan "hukukilik denetimi" gereğidir. İtiraz süreci, CMK Madde 267 ve devamındaki maddeler ile CGTİK Madde 14/A uyarınca yürütülür. İtirazda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, yedi günlük yasal sürenin kaçırılmamasıdır. Bu süre, kararın hükümlüye veya vekiline tebliğinden itibaren işlemeye başlar ve hak düşürücü niteliktedir.
İtiraz dilekçesinde, İnfaz Hakimliği'nin ret kararına neden olan gerekçelerin hukuka, somut olaylara ve dosyadaki belgelere aykırılığı net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Örneğin, "iyi hal" kavramının yanlış yorumlandığı, hükümlünün katıldığı eğitimler, gösterdiği uyum ve aldığı ödüllerin yeterince dikkate alınmadığı savunulabilir. Ayrıca, infaz dosyası içerisinde yer alan tüm olumlu gelişme ve raporlar itiraz dilekçesinde vurgulanmalıdır. Yargıtay'ın infaz hukukuna ilişkin yerleşik içtihatları, itiraz dilekçesinin hukuki argümanlarını güçlendirmede kritik bir rol oynar.
Yargıtay Kararları Işığında Ret Kararlarının Değerlendirilmesi
Ağır ceza mahkemeleri, İnfaz Hakimliği kararlarına yapılan itirazları değerlendirirken, sadece kanun maddelerine değil, aynı zamanda Yargıtay'ın konuya ilişkin içtihatlarına da büyük önem verir. Yargıtay, açık cezaevine ayrılma şartlarının yorumlanmasında, özellikle "iyi hal" kavramının somut ve objektif kriterlere göre değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Yargıtay kararlarında sıkça belirtilen hususlardan biri, iyi halin sadece disiplin cezası almamakla sınırlı olmadığı, hükümlünün topluma uyumu, eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılımı, sosyal ilişkileri ve geleceğe yönelik planlarının da dikkate alınması gerektiğidir.
Örneğin, Yargıtay'ın bazı kararlarında, hükümlünün aldığı disiplin cezalarının niteliği ve ağırlığına göre iyi halin tespiti konusunda farklı yorumlar yapılabileceği belirtilmiştir. Küçük çaplı bir disiplin suçu, otomatik olarak iyi halin kaybolduğu anlamına gelmeyebilirken, tekrar eden veya ciddi disiplin suçları bu kararı etkileyebilir. Ayrıca, suçun niteliğine ilişkin istisnalar konusunda da Yargıtay, kanunun lafzına bağlı kalarak yorum yapmaktadır. Bu nedenle, itiraz sürecinde Yargıtay'ın güncel içtihatlarını bilen ve uygulayan bir avukatın desteği, başarılı bir sonuç elde etmek için hayati öneme sahiptir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin dosyalarını bu içtihatlar ışığında değerlendirerek en güçlü savunmayı oluşturmaktayız.
Açık Cezaevine Ayrılmada Sıkça Yapılan Hatalar ve Kaçınılması Gerekenler
Yanlış Bilgilerle Yapılan Başvuruların Sonuçları
Açık cezaevine ayrılma sürecinde karşılaşılan en büyük hatalardan biri, kulaktan dolma bilgilerle veya yanlış yönlendirmelerle başvuru yapılmasıdır. Her hükümlünün durumu kendine özgü olup, yasal şartların genel bir kalıp içinde değerlendirilmesi doğru sonuç vermez. Örneğin, iyi halin sadece belirli bir süre disiplin cezası almamak olduğu sanılabilirken, İdare ve Gözlem Kurulu'nun değerlendirmesi çok daha kapsamlıdır. Yanlış bilgilerle hazırlanan dilekçeler veya eksik sunulan argümanlar, İnfaz Hakimliği'nin ret kararı vermesine zemin hazırlar. Bu tür hatalar, sadece zaman kaybına yol açmakla kalmaz, aynı zamanda hükümlünün motivasyonunu da olumsuz etkileyebilir.
Eksik veya Hatalı Evrak Sunumunun Olumsuz Etkileri
Açık cezaevine ayrılma başvurusunda, dilekçenin yanı sıra hükümlünün durumunu destekleyici evrakların eksiksiz ve doğru bir şekilde sunulması esastır. Hükümlünün katıldığı eğitim programlarının belgeleri, mesleki kurs sertifikaları, sosyal aktivite raporları, psikososyal destek programlarına katılım kanıtları gibi belgeler, "iyi hal" değerlendirmesinde önemli birer delil niteliğindedir. Bu evrakların eksik veya hatalı sunulması, İnfaz Hakimliği'nin hükümlü hakkında yeterli bilgiye sahip olmamasına ve dolayısıyla olumsuz bir karar vermesine yol açabilir. Ayrıca, bazı suç türleri için özel şartlar veya ek belgeler gerekebilirken, bu detayların göz ardı edilmesi de başvurunun reddedilme riskini artırır.
Bu hatalardan kaçınmak ve sürecin başından itibaren doğru adımları atmak için uzman bir Sincan avukatına danışmak büyük önem taşır. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık, müvekkillerine bu süreçte karşılaşabilecekleri riskler hakkında detaylı bilgi vererek, gerekli tüm evrakların titizlikle toplanmasını ve hukuka uygun bir şekilde sunulmasını sağlar. Profesyonel bir yaklaşımla hazırlanan başvuru dosyaları, hem zaman kazandırır hem de olumlu sonuç alma ihtimalini artırır.
Sık Sorulan Sorular
Açık cezaevine ayrılma başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?
Başvurunun sonuçlanma süresi, İnfaz Hakimliği'nin iş yoğunluğuna ve dosyanın karmaşıklığına göre değişiklik gösterebilir. Genellikle başvuru yapıldıktan sonra birkaç hafta ile birkaç ay arasında bir süre içinde karar verilir. Ancak itiraz süreçleri de dahil edildiğinde bu süre uzayabilir. Bu nedenle, sürecin başından itibaren profesyonel destek almak, zaman kaybını önlemek açısından önemlidir.
Hangi suçlardan hüküm giyenler açık cezaevine ayrılamaz?
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a göre, terör suçları, örgütlü suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, kasten öldürme suçları gibi belirli suçlardan hüküm giyenler, kanunda belirtilen özel şartlar ve istisnalar dışında açık cezaevine ayrılamazlar. Bu suçların detayları ve istisnai durumları için ilgili kanun maddelerinin incelenmesi gerekmektedir.
İyi hal değerlendirmesi nasıl yapılır?
İyi hal değerlendirmesi, hükümlünün ceza infaz kurumu içerisindeki davranışları, kurallara uyumu, diğer hükümlü ve personel ile ilişkileri, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılımı, disiplin durumu gibi birçok faktör göz önüne alınarak İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapılır. Bu değerlendirme sonucunda hazırlanan rapor, İnfaz Hakimliği'ne sunulur ve kararda belirleyici rol oynar.
Açık cezaevine ayrılma ret kararına itiraz ederken nelere dikkat edilmeli?
Ret kararına itiraz ederken, 7 günlük yasal süreye mutlaka uyulmalı, itiraz dilekçesinde ret kararının gerekçelerine hukuki ve somut delillerle karşı çıkılmalı, hükümlünün iyi halini gösteren tüm belgeler eksiksiz sunulmalıdır. Ayrıca, Yargıtay'ın infaz hukuku ile ilgili güncel içtihatları itiraz dilekçesinde vurgulanarak, kararın hukuka uygun olmadığı savunulmalıdır.
Açık cezaevinde hangi haklara sahip olunur?
Açık cezaevine ayrılan hükümlüler, kapalı cezaevlerine göre daha geniş haklara sahiptir. Bunlar arasında dışarıda çalışma imkanı, belli koşullarda izin kullanma hakkı, daha sık ve uzun süreli ziyaretler, eğitim ve meslek edindirme kurslarına daha kolay erişim yer alır. Açık cezaevi, hükümlünün topluma yeniden adaptasyonunu kolaylaştırmayı amaçlar.
Aklınızda Kalması Gerekenler
Açık cezaevine ayrılma süreci, karmaşık hukuki detaylar içeren ve titizlikle yönetilmesi gereken bir infaz hukuku alanıdır. Bu süreçte doğru bilgiye sahip olmak, başvuru şartlarını eksiksiz yerine getirmek ve olası ret kararlarına karşı etkin bir hukuki mücadele vermek, hükümlünün infazını olumlu yönde etkileyecektir. Unutulmamalıdır ki, yasal haklarınızı doğru bir şekilde kullanabilmek ve hukuki süreçleri hatasız yönetebilmek için uzman bir avukatın profesyonel desteği vazgeçilmezdir. Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık olarak, Ankara'da bu zorlu süreçte yanınızda olmaktan ve sizlere en doğru hukuki rehberliği sunmaktan gurur duyarız.
AVUKAT | BURAK SAĞLAM
📍 Etimesgut Avukat Bürosu Konumu ve Hukuki Danışmanlık Bilgileri
Etimesgut ve Sincan başta olmak üzere Ankara genelinde avukatlık faaliyetlerini sürdüren Burak Sağlam Hukuk & Danışmanlık; ceza, boşanma, tazminat ve kira hukuku uyuşmazlıklarında etkin hukuki koruma sağlar. Haklarınızın korunması ve savunulması için yetkin bir Etimesgut avukat bürosu ile çalışmak büyük öneme sahiptir. Davalarınızın takibi, Etimesgut ceza avukatı süreçleri ya da Etimesgut boşanma avukatı ihtiyaçlarınız için aşağıda paylaşılan harita konumumuz ve iletişim numaralarımız üzerinden ofisimizle irtibata geçebilirsiniz.
Adres: Yeşilova Mah. 4001. Cad. No:10 Linova Apt. B Blok Daire:27 Etimesgut / Ankara
Telefon: 0554 334 24 29
E-posta: avsaglamburak@gmail.com

